ENGLISH
24.05.2012
21.01.2011 11:22


Selvet Çetin
SDE Uzmanı
scetin@sde.org.tr
CV

Jüristokratik Vesayetin Gücü: Danıştay Örneği

Eğitim hakkını eşitlik ilkesi ve insan hakları değerleri çerçevesinde düzenlemeye yönelik tüm siyasi ve hukuki düzenlemeler bugüne kadar Danıştay duvarına çarparak geri döndü. Anayasa referandumu sonrasında gerek siyasi çevrelerden gelen müspet mesajlar ve gerekse YÖK Başkanı’nın attığı cesur adımlar toplumu yeniden umutlandırsa da son Danıştay kararı yargıçlar iktidarının bireysel özgürlükler karşısındaki direncini kolay kolay kaybetmeyeceğini gözler önüne serdi.
 
Danıştay’ın son marifetine çanak tutan ilginç bir sendika var. Laik, çağdaş ve bilimsel eğitimi savunan ve Ergenekon’a verdiği destekle adını duyuran Eğitim-İş adındaki bu sendika başörtüsü düşmanlığı yaparak “Özgür eğitime” katkıda bulunmayı sürdürüyor.! Danıştay kapılarında bilimsel eğitim nöbeti tutmaya devam eden sendika yöneticilerinin başvurusuyla 8.daire bu kez YÖK'ün 2010 Akademik Personel ve Lisans Üstü Eğitim Giriş Sınavı'na (ALES) başörtülü adayların da girişine izin veren özgürlükçü düzenlemesinin yürütmesini durdurdu.
 
Yürütmeyi durdurma gerekçesi ise evlere şenlik. Alışılmış bolca ideolojik yorumun devrim yasaları ve laiklik kavramı ile harmanlanarak “hukukiliğinin” ispatlanmaya çalışıldığı kararda “ÖSYM kılavuzundaki sınava başı açık gelinmesini zorunlu kılan düzenlemenin kaldırılması nedeniyle erkek ve kız adayların birbirinden ayırt edilemeyeceği” savunuluyor. Bu trajikomik gerekçeyle Danıştay bir ilke daha imza atıyor ve sınava giren kişilerin erkek-kadın olarak teşhis edilmesinin önündeki en büyük engelin başörtüsü olduğu ve bu durumun sınav güvenliği açısından sorun yaratabileceği kaydediliyor. Böylece Danıştay güvenlik konusuna da müdahil olarak öğrencilerin bizatihi dış görünüşlerini ve kimlik kartlarındaki fotoğraflarını “tanınmak” için yeterli bulmuyor. ÖSYM’nin sorumluluğundaki bir konuda hem kurumu ve hem de sınav görevlilerini küçük düşüren bu yorumuyla Danıştay ne olursa olsun kız öğrencilerin saçını görmeden rahat edemiyor ya yoksa büyük bir güvenlik krizi ortaya çıkıyor..! 
 
Danıştay, yasal ve hukuki hiçbir dayanağı olmayan “negatif işlem denetimi” yaparak başörtülü bir sınav öğrencisinin fiziki görünümüyle kimliğinin teşhis edilmesinin imkansızlığını ispatlama gayreti içinde olamaz. Bu tür bir gerekçeden yola çıkarak öğrencilerin sınava girişlerini yasaklamaya kalkmak akıl ve mantığın da kavrayabileceği bir durum değildir. Yani sözkonusu kararı hukuken değerlendirmeyi gerektirecek bir zemin dahi bulunmamaktadır. Üstelik AİHM, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’ın geçmişte insan hakları hukuku ile açıkça çelişen ve tarafsız tüm hukuk otoriteleri tarafından eleştirilen yorumlarını dayanak olarak kullanmak, bir mahkemenin özgürlükten yana değil, yasaklardan yana olduğunu gösterir. Kaldı ki AİHM’in Leyla Şahin kararını dahi ideolojik tabulardan kurtularak okuyup kavrayabilme yeteneğinin bu mahkemede bulunduğunu söylemek çok zordur. Israrla yasakçı tutumunu sürdüren bir yargı erki, adalet arayışındaki en büyük engellerden biri haline dönüşür ve nitekim öyle de olmuştur.
 
Gerçekten de Türkiye’de her yönüyle yaşanan yargı despotizminin ve hukuk garabetinin sona ermesi bakımından hukuk eğitimi başta olmak üzere tüm yargı sisteminin baştan aşağı sıfırlanması ve evrensel hukuk ilkelerini, insani hukukun bütün değerlerini özümseyen yeni bir “hukuk insanı” yetişmesi gerekiyor. Aksi halde Danıştay benzeri kurumların yetki alanı dışına çıkarak kendilerini yasama ve yürütmenin yerine koymasıyla tam bir jüristokratik vesayet rejimine doğru gideceğiz.
 
Yasama organının sosyal ihtiyaçlardan yola çıkarak gerçekleştirdiği hukuki düzenlemelerin ve bu düzenlemelerle elde edilen temel hak ve özgürlüklerin kullanımının önündeki en ciddi risk unsuru olarak yargı oligarşisi karşımıza çıkmaktadır. Bizde siyasal iktidarların yetkilerini kullanarak güç elde etmek konusunda çok istekli iki yapı vardır. Bunlardan biri askeri bürokrasi ise bir diğeri hiç şüphesiz yargı bürokrasisidir. Günümüzün anayasal düzenlerinde hukukun araçsallaştırılarak seçilmişlerin güçlerinin yargıçlar eliyle dizginlenmesi ise çok daha yıkıcı sonuçlar doğurmaktadır. Çünkü hukuk ilkesinin hukuk adına işlenen cinayetleri meşrulaştırmak için kullanılması bütün toplumun adalete olan güvenini derinden sarsar. Jüristokrasi tam da bunu yapmakta ve hukukun üstünlüğünü imtiyazlı bir konum elde etmek amacıyla yine hukuk adına kullanmaktadır.
 
Yargıda yaşanan son gelişmeler, başta siyasal iktidar olmak üzere tüm siyasi partilere bir kez daha yepyeni, sivil ve her yönüyle özgürlükçü bir anayasa oluşturmadaki sorumluluklarını hatırlatmaktadır. Jüristokrasi’nin pençesinden kurtulmamız için elbirliği ile nasıl bir anayasaya ihtiyacımız olduğunu hep birlikte tartışmaya bugün her zamankinden daha çok ihtiyacımız vardır.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Üçüncü Putin Döneminde Kafkasya Sorunu - 13 Mayıs 2012 Pazar 17:44
Makedonya’da Etnik Kriz Nasıl Aşılabilir? - 25 Nisan 2012 Çarşamba 14:34
Şiddeti Önlemedeki Rolü Açısından 6284 Sayılı Yasa - 26 Mart 2012 Pazartesi 09:28
Ortadoğu’da “Balkanlaşma” Riski - 13 Mart 2012 Salı 17:12
Devlet Denetleme Kurulu Raporundaki Dink Davası - 29 Şubat 2012 Çarşamba 14:42
4.Bağımsızlık Yılında Kosova’nın Sorunları - 17 Şubat 2012 Cuma 17:28
Suriye Ateşi Bölgeyi Sararken - 13 Şubat 2012 Pazartesi 10:29
Hukukun Normalleşmesi - 09 Ocak 2012 Pazartesi 09:22
Uludere Faciası: Kontrolsüz Güç, Güç Değildir - 02 Ocak 2012 Pazartesi 13:47
2012 Yılında Balkan Üçlü Mekanizmasından Beklentiler - 29 Aralık 2011 Perşembe 18:51
Sarkozy Gemileri Yaktı mı? - 20 Aralık 2011 Salı 17:50
Geçmişle Yüzleşmenin Kuralları - 08 Aralık 2011 Perşembe 17:56
Balkanlarda Arnavut-Sırp Restleşmesi - 27 Kasım 2011 Pazar 22:20
Sivilleşme Aracı Olarak Vicdani Ret - 21 Kasım 2011 Pazartesi 09:07
Arap Baharının Adalet Arayışına Etkisi - 27 Ekim 2011 Perşembe 15:44
İlerleme Raporu: AB Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - 20 Ekim 2011 Perşembe 10:51
Makedonya Ziyareti ve Bulgaristan Gerginliği - 06 Ekim 2011 Perşembe 08:51
Bağımsız Filistin Rüyasını Gerçekleştirmek - 19 Eylül 2011 Pazartesi 13:15
Palmer Raporu: BM Gözetiminde Hukuk İstismarı - 15 Eylül 2011 Perşembe 18:17
Mülklerin İadesi: Azınlık Haklarında Önemli İlerleme - 30 Ağustos 2011 Salı 01:21
Ses Kayıtları ve Silahlı Kuvvetlerin Denetimindeki Zorluklar - 26 Ağustos 2011 Cuma 17:39
Suriye’de Sona Yaklaşırken - 09 Ağustos 2011 Salı 14:40
Kosovalı Sırpların Ateşle Dansı - 01 Ağustos 2011 Pazartesi 16:18
İlerleme ve Gerileme Arasındaki Sırbistan-ABD İlişkileri - 22 Temmuz 2011 Cuma 09:32
Yunanistan-İsrail İttifakı: Doğu Akdeniz’de Güç Gösterisi mi ? - 12 Temmuz 2011 Salı 09:12
Boykot ve Ergenekon - 30 Haziran 2011 Perşembe 16:17
Cenevre Sözleşmesinin 60.Yılında Mülteci Sorunu - 21 Haziran 2011 Salı 09:16
Bölgesel İnsani Kriz ve Suriyeli Mülteciler - 13 Haziran 2011 Pazartesi 09:14
Bir Dönem Noktası Olarak Cuntacıların Yargılanması - 09 Haziran 2011 Perşembe 17:49
Bosnalı Sırpların Tehlikeli Oyunu - 25 Mayıs 2011 Çarşamba 16:41
Balkanlarda Kültürel Kimlikler Çatışmayı Önleyebilir mi? - 12 Mayıs 2011 Perşembe 21:17
Türk Hukuk Düzenine Etkileri Açısından İzmir Deklarasyonu - 05 Mayıs 2011 Perşembe 15:51
Sırbistan Görüşmeleri ve Balkanlarda Artan Endişe - 30 Nisan 2011 Cumartesi 15:29
Suriye’de Esen Ölüm Rüzgarına Direnmek - 25 Nisan 2011 Pazartesi 14:22
Avrupa’da Üniter Kültüre Doğru - 22 Nisan 2011 Cuma 17:10
12 Eylül’le Hesaplaşmaya Hazır mıyız? - 11 Nisan 2011 Pazartesi 15:02
Goldstone Skandalı ve Hukukun İtibarsızlaştırılması - 05 Nisan 2011 Salı 15:36
Hakikat Komisyonlarının Geçiş Dönemindeki Rolü - 30 Mart 2011 Çarşamba 14:38
Birleşmiş Milletlere İnsani Müdahale Zamanı - 23 Mart 2011 Çarşamba 17:11
Kosova-Sırbistan Görüşmeleri Başlarken - 14 Mart 2011 Pazartesi 11:16
Arnavutluk Siyasi Krizi Aşabilir mi? - 07 Mart 2011 Pazartesi 08:55
28 Şubat ve Ordunun Sivil Denetimi - 28 Şubat 2011 Pazartesi 14:24
Diktatörler Üreten Uluslararası Düzeni Sorgulamak - 25 Şubat 2011 Cuma 08:25
Mısır’daki Halk Hareketinin Etkileri - 29 Ocak 2011 Cumartesi 15:53
Jüristokratik Vesayetin Gücü: Danıştay Örneği - 21 Ocak 2011 Cuma 11:22
Tunus’ta Halk İsyanı ve Değişimin Rengi - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:42
Berlin’den Meriç’e: Avrupa’nın Yeni Duvarı - 04 Ocak 2011 Salı 15:55
Yer İsimlerinin (Bir Hakkın) İadesi - 29 Aralık 2010 Çarşamba 18:31
Yeni Türkiye İçin Bir Fırsat: Balyoz Davası - 18 Aralık 2010 Cumartesi 14:16
Orantısız Güç - 10 Aralık 2010 Cuma 22:04
Askerler Sivil Denetime Ne Kadar Hazır? - 29 Kasım 2010 Pazartesi 09:39
AB İlerleme Raporu; Şartlar Değişti mi? - 12 Kasım 2010 Cuma 09:49
Kosova’da Hükümet Düşerken - 03 Kasım 2010 Çarşamba 10:31
Almanya Kritik Bir Dönemeçte - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:30
Bosna-Hersek Seçimleri: Çözüm mü, Belirsizlik mi? - 08 Ekim 2010 Cuma 21:06
Hrant Dink Kararından Ders Çıkarmak - 22 Eylül 2010 Çarşamba 12:32
Amerika: İslamofobiden Anti-İslamizme Doğru mu? - 14 Eylül 2010 Salı 17:27
İsrail-Filistin Müzakere Masasında Neler Var? - 01 Eylül 2010 Çarşamba 09:23
BM Raporunda Türkiye’ye Son Uyarılar - 24 Ağustos 2010 Salı 11:33
Kosava ve Balkanlarda Yeni Gerilimler - 13 Ağustos 2010 Cuma 13:05
Asker Hesap Vermezse Ne Olur? - 04 Ağustos 2010 Çarşamba 14:06
Kürt Sorunu ve Güvenlik İlişkisi - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 10:51
Yetimhane Kararını Nasıl Okumalı - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 15:02
17. Yılında İki Katliam ve Toplumsal Barışı Korumak - 06 Temmuz 2010 Salı 12:31
Fergana Vadisi’nden Orta Asya’ya Yaklaşan Tehlike: Etnik Çatışmalar - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:16
BM Saldırganı Cezalandırabilir (mi?) - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:41
Uluslararası Sulara Gömülen Hukuk ve İsrail Korsanlığı - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 16:54
Mülteci Politikalarında Yeni Riskler - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:49
Derin İlişkilerde Her Yol Ergenekon’a Çıkıyor - 12 Mayıs 2010 Çarşamba 16:08
Kamu İdaresi ve Sivil Aktörlerin İnsan Haklarının Geleceğindeki Rolü - 06 Mayıs 2010 Perşembe 21:46
Özel Hayata Yıkıcı Etkisiyle Bir İhlal Uygulaması “Fişleme” - 23 Nisan 2010 Cuma 10:43
Kırgızistan: Güvenlik ve Özgürlük Arasında Kaybolmak - 09 Nisan 2010 Cuma 18:01
Sırbistan'ın Özür Dileme Siyasetinin Etkileri - 02 Nisan 2010 Cuma 12:19
Roman Açılımı ya da En Alttakilerin Sesini Duyabilmek - 24 Mart 2010 Çarşamba 13:43
İklim Mültecileri Nereye Gidecek - 17 Mart 2010 Çarşamba 10:32


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya