ENGLISH
24.05.2012
17.01.2011 16:56


Prof. Dr. Yasin Aktay
SDE Başkanı
yaktay@sde.org.tr
CV

Osmanlıyı Anlatan Kendini Anlatır

Osmanlıyı anlatan gerçekten de Osmanlıyı anlatmış olmuyor, sadece kendini anlatmış oluyor. Bunu söylemekle Osmanlı hakkında söylenenleri suçlayıcı ifadelere bir set çekmek de mümkün söylenenlerin tarihle ilgisini sorgulamaya sağlam bir kapı açmak da...  

İşin tabiatına daha uygun olan ve bu tabiatın tabi olduğu temel ilke tarihle ilgilidir. Bu yüzden tarih anlatan kendini anlatır demek daha doğru olur.

Tarihte olup bitenler orda bir yerde bizim keşfetmemizi bekleyen şeyler değil. Daha ziyade bizim yeniden inşa edebileceğimiz, her dem yeniden anlamlandırıp değerlendirebileceğimiz malzemeler olarak durur. Düne kadar lanet okuduğunuz kör ve kel birilerini bir başka gündemde bir anda badem gözlü ve sırma saçlı olarak tasavvur edebilirsiniz.

Tarihte belki vakaların gerçekliğini inkar edemezsiniz, onları olmamış gibi gösteremezsiniz ama o vakaların nasıl olduğunu her zaman yeniden değerlendirebilirsiniz. İstanbul'un Fatih Sultan Mehmet tarafından alınmasının çağ açıp kapatan bir fetih mi olduğu yoksa güzelim Bizans medeniyetinin acımasızca sonlandırıldığı bir barbar işgali mi olduğu nereden baktığınıza bağlı olarak değişebileceği gibi Fatih'in şahsiyetine yaklaşımınız da bir günden başka bir güne değişebilir.

Değişik dönemlerde farklı konularda Osmanlı'nın çok farklı tarihleri yazılmıştır. Bir teokratik devlet olarak Osmanlı 'dan laikliğin en ideal şekliyle uygulandığı bir ülke olarak Osmanlıya, sultanların mutlakçı otoritesiyle yönetildiği bir Osmanlı'dan Şeriat yasasının denetlediği ve sınırladığı bir Osmanlıya, merkezi idarenin katı biçimde uygulandığı bir Osmanlı'dan alabildiğine adem-i merkeziyetçi bir Osmanlıya dair her türlü yelpazede her ağırlıkta bir Osmanlı tarih yazımı mümkün olmuştur.

Bütün bu örneklerde net bir biçimde anlaşılabilecek tek şey var: Tarih yazımları bize Osmanlı'nın gerçekten ne olduğunu değil o tarihi yazanların zihninde nasıl bir şeye denk düştüğünü daha iyi anlatır. Bir bakıma tarihi yazanlar gerçekten tarihte olup bitenleri değil, bu olup bitenler üzerinden kendilerini yazmış oluyorlar.

İsterseniz hiç geçmiş zamana zahmet edip gitmeyelim. Bugün olup biten olayların aynı akşam televizyonlardaki tartışma programlarına nasıl aksettiğine bir bakalım. O olaylarla ilgili hiçbir bilgi eksiği ve o bilgilere erişim zorluğu olmadığı halde, olayların bütün ayrıntıları gün gibi ortada olduğu halde o olaylarla ilgili binbir türlü ihtilafa ve kavgaya tanık olabiliyorsunuz. Bu ihtilaflar daha bugünden yaşanan olayların geleceğe nasıl yansıyacağı hususunda yeterli ipucunu veriyor aslında.

Arapların Osmanlı'yı değil bugünün Türkiye'sini daha çok seviyor olduğunu söylemiştik daha önce. Çünkü yakın zamanlara kadar Arapların gözünde Osmanlı 19. yüzyılın başlarında İttihat ve Terakkicilerin uygulamalarıyla hatırlanan bir karanlık ve ıstıraplı dönemdi ve bugünkü Arap ülkelerinin kendi bağımsızlıkları ve ulus kimliğine sahip olmaları bu Osmanlı'dan kurtulma mitosuna dayandırılıyordu.

Oysa bu tespiti bir de şöyle tashih etmek mümkündür. Düne kadar Arap dünyasında geçerli olan bu tarih algısı da değişmeyen bir algı değil. Türkiye Cumhuriyeti yüzünü batıya çevirip Arap dünyasına bir tür kibirle yaklaşınca Araplar Türkiye ile ilgili algılarını o dönemde dondurmuş oldular. Türklerle ilgili tarihleri o dönemde şekillenmişti. Oysa bugün Türkiye ile ilişkileri geliştikçe tarihleri de bir anda hareketlenip canlanabiliyor ve giderek Osmanlı tarihi de o gözle yeniden yazılabiliyor. O yüzden tarih hiçbir zaman tamamlanmış bir olaylar bütünü değildir. Asırlar önce olup bitmiş olayların tarihine bugün bile yeni katkılarda bulunulabilir. Üstelik yapılan katkılar zannedilebileceği gibi olayla ilgili yeni bilgilerin bulunması sayesinde olmaz, aksine tamamen o olaylara bakanların okuması belirleyici olmaktadır.

On sene öncesine kadarki Türkiye'nin başka hiçbir şey sunmadan sadece yeni-Osmanlı önerisi ile Araplara gitmesi halinde hiç bir hüsnü kabulle karşılaşmayacağı açık. Ancak Türkiye'nin bugün Erdoğan şahsında sergilediği performans ışığında tarihiyle de yani Osmanlı ile birlikte yeniden keşfedilmesi mümkün hale gelmiştir. Bugün Türkiye'nin performansı Araplar gözünde Osmanlı ile ilgili acı hatıralar yerine daha olumlu sahnelerini seçip hatırlamasını sağlıyor.

Ermenilerle ilgili Türkiye'nin tarihinin de bundan farklı bir kurala tabi olmadığını bu vesileyle söyleyebiliriz. 1915 yılına dair yeni bir belge bulunmuş değil ama bir anda birçok malum ülkenin parlamento marifetiyle 1915 Osmanlısının tarihini yazmaya koyulduğunu görüyoruz. Oysa açıktır ki, bu tarihyazımının da ne 1915 ile ne de Ermenilerle bir ilgisi vardır.

Sonuçta herkes tarihe kendi hesaplarını kendi arayışlarını yansıtıyor. Ortaya çıkan tarih ürünleri de geçmişi değil aslında bugünü anlamak için daha sağlam verileri sağlamış oluyorlar. Tabii ki sorun kimsenin bunu ayırt edemiyor olması ve her anlatılan tarihin aynıyla vaki iddiası taşımasıdır.

Tarih okuduğumuz kadar tarih üstüne konuşmamız gerek, bir nebze tarih bilinci için. Devam etmeye değer...  

(15.01.2010 tarihinde Yeni Şafak'ta yayınlanmıştır) 


YAZARIN TÜM YAZILARI
Kahire'den Siyaset Notları - 26 Mart 2012 Pazartesi 12:38
Ergenekon Davaları ve Yeni Türkiye için Yeni Sözleşme İhtiyacı - 17 Ocak 2012 Salı 17:44
Arap Baharının Küresel ve Bölgesel Etkisi - 19 Aralık 2011 Pazartesi 13:09
Arap Baharında Seçim Rüzgarları ve Türkiye Algısı - 07 Aralık 2011 Çarşamba 16:37
Türkiye ve Mısır’ın Demokratik Deneyim Paylaşımı - 31 Ekim 2011 Pazartesi 18:30
Suriye İmtihanında Türkiye ve Dünya - 16 Ağustos 2011 Salı 14:26
Siyasi Sorumluluk ve Yeni Anayasa - 21 Haziran 2011 Salı 21:22
Niçin "O" kazanıyor? - 16 Haziran 2011 Perşembe 09:29
Seçime Giderken… - 23 Mayıs 2011 Pazartesi 15:45
Kürt Sorununu Metalaştırıp Satmak - 10 Mayıs 2011 Salı 09:45
Siyasal İletişim ve Temsil - 02 Mayıs 2011 Pazartesi 17:02
Darbe, Tecavüzden Daha Yüz Kızartıcı Bir Suçtur - 18 Nisan 2011 Pazartesi 12:22
Aday Listelerindeki Algoritma - 18 Nisan 2011 Pazartesi 12:16
Bir Meslek Olarak Siyaset ve "Milletvekilliği" - 15 Nisan 2011 Cuma 10:13
Alevi Çalıştayları Raporu - 07 Nisan 2011 Perşembe 13:05
Ortadoğu Devrimleri: İslamcılığın Bitişi mi Evrimi mi? - 28 Mart 2011 Pazartesi 13:21
Arap Dünyasında Değişim: Gelecek, Gelmiş midir? - 18 Mart 2011 Cuma 10:12
AP'nin hayli "öğretici" raporu - 14 Mart 2011 Pazartesi 12:21
Sosyal Deprem Olarak Devrim - 23 Şubat 2011 Çarşamba 10:13
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün İran Ziyareti - 21 Şubat 2011 Pazartesi 11:29
Mısır'dan Bakınca Çeşitlenen Türkiye Modeli - 15 Şubat 2011 Salı 10:06
11 Şubat Mısır Devrimi Hayırlı Olsun - 15 Şubat 2011 Salı 10:02
Devrim’in Öznesi ve İslamcı Siyaset - 10 Şubat 2011 Perşembe 18:30
Devrim Dalgalarını Sen, Oyun mu Sandın? - 01 Şubat 2011 Salı 13:03
Arap Dünyasında Değişim Zamanı - 01 Şubat 2011 Salı 12:56
Endişeler ve Tecrübeler - 26 Ocak 2011 Çarşamba 10:11
Hasan Ünal Nalbantoğlu'nun Ardından - 24 Ocak 2011 Pazartesi 12:44
Osmanlıyı Anlatan Kendini Anlatır - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:56
"Araplar Osmanlı'yı Değil Bugünün Türkiye'sini Seviyor" - 12 Ocak 2011 Çarşamba 09:35
Kul Hakkı - 10 Ocak 2011 Pazartesi 11:33
Demokratik özerklik: "Bu mudur?" - 04 Ocak 2011 Salı 16:00
Diyarbakır'dan vicdana sesleniş - 04 Ocak 2011 Salı 10:56
Bu Ne Acele ? - 27 Aralık 2010 Pazartesi 10:44
Kürt Meselesinde Siyasetin Dönüşü(mü)? - 21 Aralık 2010 Salı 12:52
CHP'nin "İktidar" Kurultayı - 20 Aralık 2010 Pazartesi 13:17
Bir Siyaset Olarak "Kendini Değiştirmek" Arap Türk Sosyal Bilimler Kongresi-2 - 15 Aralık 2010 Çarşamba 09:48
Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi (ATCOSS) - 15 Aralık 2010 Çarşamba 09:46
Komplo Okuma Kılavuzu - 07 Aralık 2010 Salı 11:36
Kürt sorununa "kapatma" muamelesi yapmak - 06 Aralık 2010 Pazartesi 12:55
YÖK'ü Kaldırmak - 30 Kasım 2010 Salı 09:42
Kürt Siyasetçinin Sorunu - 29 Kasım 2010 Pazartesi 18:02
İktidar Hevesi - 23 Kasım 2010 Salı 12:12
Bayram ve Endişeli Modernler - 23 Kasım 2010 Salı 12:08
Davutoğlu'ndan "Demokratik NATO" Mesajı - 08 Kasım 2010 Pazartesi 10:49
Çin'den Bakınca Türkiye, Türkiye'den Bakınca Çin - 01 Kasım 2010 Pazartesi 11:38
Toplumsal Talepler AK Parti'nin Uhdesinde Değildir - 25 Ekim 2010 Pazartesi 14:46
Tophane'yle Beşiktaş'ın Arası... - 19 Ekim 2010 Salı 13:28
CHP 29 Ekim'de Haremlik-Selamlık mı İstiyor? - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:34
Değişen Küresel Güç Dengeleri ve Türkiye - 11 Ekim 2010 Pazartesi 12:42
Değiştirilmesi Teklif Dahi Edilemeyen - 05 Ekim 2010 Salı 14:13
Cumhurbaşkanının TBMM Açılış Konuşması - 04 Ekim 2010 Pazartesi 11:58
İçkinin Siyasallaşması - 28 Eylül 2010 Salı 09:44
Tophane'de "Mahalleye Baskı" - 27 Eylül 2010 Pazartesi 12:01
Yüzde 42'yi Anlama Kılavuzu - 21 Eylül 2010 Salı 10:08
Mayını Kimin Döşediğinin Ne Önemi Var? - 20 Eylül 2010 Pazartesi 09:23
Hayır Diyenleri de Rahatlatacak Bir Sonuç - 13 Eylül 2010 Pazartesi 11:53
Bir Tuhaf Operasyon - 13 Eylül 2010 Pazartesi 10:55
"Bir Tatlı Huzur"un Bedeli - 07 Eylül 2010 Salı 10:13
Hukukun Geçerli, Siyasetin Geçersiz Sayamadığı Ses Kayıtları - 06 Eylül 2010 Pazartesi 10:26
Cumhurbaşkanından Şık Hareketler - 31 Ağustos 2010 Salı 10:21
Toplumsal Sözleşme Olarak Anayasa - 24 Ağustos 2010 Salı 11:12
Alevilerin Oyu Kimin Heybesinde? - 21 Ağustos 2010 Cumartesi 17:07
Niyet - 17 Ağustos 2010 Salı 10:52
Yargı Ele Geçirilmiyor, Elden Gidiyor - 16 Ağustos 2010 Pazartesi 09:44
27 Mayıs'ın Hesabı 12 Eylül'de Görülecek - 10 Ağustos 2010 Salı 09:15
Teamül İllüzyonu - 09 Ağustos 2010 Pazartesi 09:05
Bir Darbe Ukdesi Kalmış Kılıçdaroğlu'nda - 02 Ağustos 2010 Pazartesi 09:07
Hem "Hayır" Demek, Hem de Darbeci Olmamayı İstemek - 27 Temmuz 2010 Salı 10:40
Ağlayamayanların Acıları - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 11:14
Herkesin Oyu Kendine - 20 Temmuz 2010 Salı 10:01
Liderlerin Görüşmesi Sadece Liderlerin Görüşmesi Değildir - 19 Temmuz 2010 Pazartesi 16:30
PKK'lıların Cesetleri - 13 Temmuz 2010 Salı 10:02
AYM'ni Günaha Davet Edenlerin Hiç mi Suçu Yok? - 12 Temmuz 2010 Pazartesi 14:05
ESOF 2010 ve Avrupalı Bilimin Kimlik Arayışı - 06 Temmuz 2010 Salı 14:50
Madımak'ta Hayırlı Bir Noktaya Doğru - 05 Temmuz 2010 Pazartesi 11:16
Vesayet ve Demokrasi - 29 Haziran 2010 Salı 12:09
PKK'da "Başarının Sırrı" - 28 Haziran 2010 Pazartesi 13:40
PKK Yine Kimin Mesajını Taşıyor? - 21 Haziran 2010 Pazartesi 18:17
Türkiye'nin Kaybolan Yıllarını Güney Kore'de Görmek - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:06
Tamamen Duygusal Analizler - 15 Haziran 2010 Salı 10:11
Anayasa Mahkemesi Aradan Çekilmek Zorundadır - 14 Haziran 2010 Pazartesi 13:21
Dış Siyasette Çıkar’dan Erdem’e Doğru Bir Eksen Kayması - 09 Haziran 2010 Çarşamba 09:21
Kaderin Enstrümanları - 08 Haziran 2010 Salı 18:15
Yüz Kızartıcı Bir Suç Olarak Darbe - 01 Haziran 2010 Salı 17:33
CHP'nin 18 Brumaire Arayışı - 01 Haziran 2010 Salı 17:29
Bayat Mala Yeni Pazarlamacı - 25 Mayıs 2010 Salı 11:09
Türkiye'nin Yeni Dış Politikasının Yeni Riskleri - 25 Mayıs 2010 Salı 10:25
Muhalefetle İktidar Ne Zaman Aynı Ligde Oynayacak? - 17 Mayıs 2010 Pazartesi 15:07
Beyaz Kürtlerin Siyaseti ve Değerleri - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 15:55
Prof. Arato’nun Etkileyici CV’si - 05 Mayıs 2010 Çarşamba 13:40
İdeoloji ve Danıştay - 29 Nisan 2010 Perşembe 15:00
Namus Davası - 19 Nisan 2010 Pazartesi 14:43
“Ermeni Sorununun Yeni Boyutları” - 10 Nisan 2010 Cumartesi 17:25
Küçük Ama Mümkün Bir Anayasa Düzeltmesine Doğru - 09 Nisan 2010 Cuma 09:39
Muhalefete Katkı - 06 Nisan 2010 Salı 14:45
Anayasa temrinleri - 30 Mart 2010 Salı 10:03
1915'e Dair Yeni Belgeler mi Bulundu? - 25 Mart 2010 Perşembe 10:38
Bir Oy Farkıyla Soykırım - 16 Mart 2010 Salı 09:54
Soykırım Söyleminin Ekonomi-Politiği - 08 Mart 2010 Pazartesi 13:30
Demokratikleşme Sürecinde Hukukun Üstünlüğü ve Yargı - 01 Mart 2010 Pazartesi 09:36
Yargı Reformu Açılış Konuşması - 25 Şubat 2010 Perşembe 15:41
Meziyeti ‘Çılgınlık’ Olan Darbecide Rasyonellik Aramak - 11 Şubat 2010 Perşembe 13:39
Alevi Açılımında 7. Çalıştay - 04 Şubat 2010 Perşembe 19:43
PKK Kürt Siyasetini, Anayasa Mahkemesi DTP’yi Kapattı - 14 Aralık 2009 Pazartesi 15:06
Açılım'a Kandil Molası - 19 Kasım 2009 Perşembe 11:53
Açılım Siyaseti Bağlamında Alevi ve Kürt Sorunları - 07 Kasım 2009 Cumartesi 11:57


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya