ENGLISH
23.05.2012
05.01.2011 09:44


Doç. Dr. Ahmet Uysal

auysal@sde.org.tr
CV

2011’in İlk Kurbanı: Mısır

80 milyona yakın nüfusuyla Ortadoğu’nun en kritik ülkesi olan Mısır yeni yıla büyük bir terör saldırısıyla uyandı. Kıpti olarak bilinen yaklaşık 10 milyon yerli Ortodoks Hıristiyan, daha çok Güney bölgelerde yoğunlaşmakla birlikte Mısır’ın her yerine yayılmış durumdadır. Yeni yıl arefesinde 79 kişinin yaralanıp 21 kişinin öldüğü intihar saldırısı, Mısır’ı etkilediği kadar bölgeyi de etkileyebilecek bir olaydır.
 
Ortadoğu’nun en hassas konularından birisi, Müslüman-Hıristiyan çatışmasıdır. Bölgede Hıristiyan nüfusu çok fazla olmasa bile, kritik ülkelerde sorunları artıracak ve bölgeyi istikrarsızlaştıracak niteliktedir. Örneğin, bu sorun halen Sudan’ı bölünmeye sürüklemekte ve Lübnan ve Irak’ta ciddi sürtüşmelere yol açmaktadır.
 
Mısır’ı 29 yıldır olağanüstü hal kanunuyla yöneten Hüsnü Mubarek’in Demokratik Ulusal Partisi, 2010 yılının sonunda yapılan parlamento seçimlerini yine devlet gücüyle kazanmıştır. İlk turdaki baskıcı uygulamalardan dolayı muhalefetin ikinci turunu boykot ettiği seçimler, yabancı gözlemcilerce adil ve objektif bulunmamıştır. En büyük muhalefet gurubu olarak önceki seçimlerde 88 vekil çıkaran İhvan-ı Müslimin’in, bu seçimlerde ancak bir milletvekili çıkarmasına izin verilmiştir.
 
Parlamento seçimleri, başkan adayının belirlenmesinde kritik önem taşımaktadır. Çünkü Mubarek iyice yaşlanmış ve başkanlıkta 30 yılını doldurmuş, yaşı ve sağlığı konusundaki endişeler arttığı için bu yılki başkanlık seçiminde yerine oğlu Cemal Mubarek’i başkan yapmaya niyetli olduğu anlaşılıyordu. Mısır’ın krallık yıkıldıktan sonra hep asker kökenli başkanlar tarafından yönetilmesi ve kamuoyunun direnci bunu zorlaştırmaktadır. Çok karizmatik olmaması ve sistem içinde yıpranması Cemal’in bu yılki seçimlerde babasının yerine geçme ihtimalini erteleyecek gibi görünmektedir.
 
Yoksulluk, işsizlik ve yolsuzlukla boğuşan Mısır’da Müslüman-Hıristiyan sürtüşmesi yeni değildir. Mısır’ı ele geçirdikten sonra İngilizlerin yerli Hıristiyanlarla işbirliği yapması ve onları üst konumlara getirmesi, yerli Müslüman halk arasında ciddi tepkilere yol açmıştır. Bu tepki daha sonra da sürmüştür. Ülkede hüküm süren yoksulluk ve işsizlik gibi sosyal sorunlar farklı grupların birbirini suçlamasına yol açmaktadır. Hıristiyan azınlıklar devlet kademelerinden dışlandıklarını ve ezildiklerini savunurken, bazı Müslümanlar da otoriter rejimin Hıristiyan azınlık işadamları ile işbirliği içinde ülkeyi yönettiğini dile getirmektedir. Ülkenin en zenginleri arasında Kıpti Sawiris kardeşlerin bulunması, Yusuf Butros Gali’nin Maliye Bakanı olması Mısır’da Hıristiyanların çok önemli konumlarda olduğuna kanıt olarak gösterilmektedir.
 
Henüz üstlenmemekle birlikte İskenderiye’deki Azizler Kilisesi’ne yapılan bombalı saldırının arkasında El-Kaide’nin olduğu tahmin ediliyor ya da onunla bağlantılı yerel bir örgüt de olabilir. Çünkü özellikle ABD’nin Irak işgali dolayısıyla Irak’taki Hıristiyanlara karşı benzer eylemlere çokça şahit olundu. Ayrıca, Amerika ve İsrail yanlısı diye eleştirilen Mısır rejimi bu tür örgütlerinin hedef listesinin başında yer alıyordu. Dolayısıyla, Mısır’daki bu saldırı hesaplı yapılan bir operasyona benzemektedir. Ortadoğu’da her hareketten İsrail’i suçlama kolaycılığı yaygın olsa da kendi politikalarına uygun hareket eden ve kritik bir dönemden geçen Mısır rejimini, ABD ve İsrail’in zayıflatacak bir hareket yapması mantıklı görünmemektedir.
 
Mısır’daki bu saldırı, birçok açıdan etkileri olacak bir eylem olarak görülmelidir. Öncelikle Mısır’da devletin can güvenliğini sağlayamadığı ve görevini yapamadığı anlayışını yaygınlaştıracak bir psikolojik ortam oluşmaktadır. Dolayısıyla, bu durum rejimin daha da zayıflamasına yol açacaktır. Bu güvensizlik ortamı ülkenin temel ekonomik dayanağını oluşturan turizmi de olumsuz etkileyecektir. Belki canlanmaya başlayan yabancı yatırımların da önünü kesebilir. En önemlisi, ülkedeki Müslümanlar ve Hıristiyanlar arasında zaten zayıf olan güveni daha da zedeleyerek, ilerdeki sürtüşmelerin fitilini ateşleyebilir.
 
Dinler arası çatışmalar ve misillemeler artarsa belki de ciddi gerginliğe ve küçük bir ihtimal olsa bile Sudan’da olduğu gibi uzun vadede ayrışmaya yol açacak bir yola girilebilir. Batıda giderek artan İslam düşmanlığı da, bölgedeki Hıristiyan hareketlere cesaret verebileceği gibi dış müdahaleleri de artırabilir. Bu tür saldırıların artması, iki toplumun birlikte yaşayamayacağı tezlerini savunan ayrılıkçıların elini güçlendirebilir. Ülkedeki Müslüman ve Hıristiyan toplum liderleri kardeşlik mesajları verse bile, iki kesim arasındaki güvensizlik ve gerginlik kolay kaybolacak bir şey gibi görünmemektedir.
 
Özet olarak, yoksulluk, demokrasi eksikliği ve işsizlik gibi çok temel sorunlarla boğuşan Mısır’da, 2011 yılında bütün sorunların ciddi biçimde tartışılacağı başkanlık seçimleri yapılacaktır. Dinler arası çatışmanın artmasından dolayı daha da militarize olabilir ve daha da geriye gidebilir. Dolayısıyla, devletin gücünü sarsacak, can güvenliğini azaltacak ve ekonomiyi kötü etkileyebilecek son bombalı intihar saldırısı ile 2011’in ilk kurbanı Mısır olmuştur. Mısır’ın geleceği ise bütün bölgeyi ilgilendirmektedir.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Tunus Devrimi İlerliyor, Mısır'ın Yolları Taşlı - 19 Ocak 2012 Perşembe 12:00
Arap Baharı ve Erdoğan’ın Mısır Ziyareti - 12 Eylül 2011 Pazartesi 12:21
'Zenga Zenga' Kaddafi veya Diktatörün Hazin Sonu - 22 Ağustos 2011 Pazartesi 15:32
Suriye'nin Kanlı Oyalama Taktikleri ve Türkiye - 08 Ağustos 2011 Pazartesi 11:37
Suriye’de Geri Dönüş İmkanı Yok - 01 Haziran 2011 Çarşamba 16:55
Otoriter Rejimlerin Reformu Mümkün mü ? - 29 Nisan 2011 Cuma 17:59
Mısır’da Demokrasi Çarkı Dönüyor - 22 Nisan 2011 Cuma 17:04
Suriye Reform Şansını Kaçırıyor mu? - 01 Nisan 2011 Cuma 09:45
Mısır’da Referandum veya Demokrasinin Tadı - 22 Mart 2011 Salı 13:25
Mısır'da Burjuvazi-Asker İttifakı Bozuldu - 08 Şubat 2011 Salı 12:06
Türkiye Mısır’daki Yangını Söndürmelidir - 01 Şubat 2011 Salı 12:35
‘İnzil Paşa’ ya da Mübarek’in Son Hamleleri - 30 Ocak 2011 Pazar 15:41
Lübnan’da Kritik Dönem - 25 Ocak 2011 Salı 15:12
Tunus’ta “Dijital” Devrim - 15 Ocak 2011 Cumartesi 14:18
2011’in İlk Kurbanı: Mısır - 05 Ocak 2011 Çarşamba 09:44
İsrail’le Gizli Görüşme ve Tutarsızlık Görüntüsü - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 09:31
Türkiye’nin Ortadoğu Politikalarının Gayri İktisadi Yararları - 30 Haziran 2010 Çarşamba 17:07
Türkiye’nin Ortadoğu’daki Yeni Rolü – II - 22 Haziran 2010 Salı 17:00
Türkiye’nin Ortadoğu’daki Yeni Rolü - I - 15 Haziran 2010 Salı 11:24
İsrail’le Krizde Türkiye Ne Yapmalı? - 09 Haziran 2010 Çarşamba 17:03
İsrail’le Krizde Kazanan ve Kaybeden - 03 Haziran 2010 Perşembe 10:56
Kılıçdaroğlu ve Dış Politika - 24 Mayıs 2010 Pazartesi 14:55
Arap Milliyetçiliği Nereye? - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 12:02
Arapça TRT ve Türkiye’nin Yumuşak Gücü - 12 Nisan 2010 Pazartesi 11:07
Arap Cephesinde Yeni Bir Şey Var mı? - 01 Nisan 2010 Perşembe 09:25
Süpergüçlerin Meşruiyeti Var Mı? - 23 Mart 2010 Salı 17:59
Küresel Dünyada Siyaset, Kültür ve Sanayimizin Geleceği – II - 10 Mart 2010 Çarşamba 09:43
Küresel Dünyada Siyaset, Kültür ve Sanayimizin Geleceği – I - 02 Mart 2010 Salı 09:54
Artan Azeri-İsrail İlişkileri Üzerine - 18 Şubat 2010 Perşembe 13:50


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya