ENGLISH
24.05.2012
21.12.2010 12:52


Prof. Dr. Yasin Aktay
SDE Başkanı
yaktay@sde.org.tr
CV

Kürt Meselesinde Siyasetin Dönüşü(mü)?

 

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana siyasete kapalı olan Kürt meselesinde son zamanlarda yaşananları "siyasetin dönüşü veya dönüşümü" ikileminde almak daha doğru olur. Son otuz yıldır tamamen silahların gölgesinde yaşanan tartışmalarda siyasal alana pek bir yer bırakılmamış olduğu bir gerçektir. Bu konuda yaşanan hareketlilikler konu ile ilgili tartışmaların sonuçlandırılması veya belli bir noktaya getirilmesiyle değil, tamamen güvenlik veya öz-savunma refleksleriyle gerçekleşmiş. Ancak son birkaç yıldır konunun başta bazı yönleriyle daha sonra giderek bütün yönleriyle siyasete açılmış olduğunu da söyleyebiliriz.

Öcalan'ın çatışmasızlık kararıyla birlikte daha önce hükümetin başlatmış olduğu alanın siyasallaşması yönündeki süreç önemli bir gelişme zemini bulmuş oldu. Siyasallaşma süreci esnasında duyduğumuz veya duyacağımız birçok şey çok şaşırtıcı, ürkütücü hatta endişe verici gelebilir, ama unutmamamız gerekir ki zaten bu siyasallaşma deneyimi, yıllardır savaş, kan, silah, nefret, ölüm gibi gerçeklerin yerine ikame olan bir süreç ve bu geçişin böyle bir söylemsel bedeli kaçınılmaz gibi. Siyaset karşıtı şiddetin yerine siyasetin ikame olabilmesi için tarafların yeni konuşma deneyimlerine alışmaları şarttır.

Demokratik Toplum Kongresi'nin Diyarbakır'da hafta sonu gerçekleştirdiği Demokratik Özerklik Çalıştayı, devletin, Kürt sorunu konusunda militarizmden bir nebze temizleyerek siyasete açmış olduğu alanın bir bakıma işlemeye başladığını gösteriyor. Kürt sorunuyla bir şekilde ilgili; genelde olumlu ama Kürt siyasetinin silahlı vesayetine karşı eleştirel tutumlarıyla da bilinen birçok gazeteci, yazar ve akademisyenin davet edildiği toplantıda DTK'nin demokratik özerklikten ne anladığı dinlendi ve bütün boyutlarıyla tartışılarak gerektiğinde en ağır şekillerde de eleştirildi. Bu eleştirileri BDP veya DTK temsilcileri sonuna kadar dinledi ve kendilerine göre cevaplar da verdiler. Ama bu yolla tam da siyasal alanda olması gereken şey oldu ve kanaatimce önemli bir diyalog ve tartışma gerçekleşmiş oldu.

Demokratik özerklik talebinin bir talep olarak dillendirilmesi ve savunulması demokratik bir haktır ve bir siyasal partinin veya hareketin siyasal ve demokratik sınırlarda kalmak şartıyla bunu savunmasından daha doğal bir şey olamaz. Tabii ki bu doğal olan şeyin şimdiye kadarki demokratik alışkanlıklarımıza aykırı olduğunu da unutmuyoruz. Hele çağrıştırdığı "federasyon" sözcüğünün doğrudan "bölünme" ile eş anlamlı görüldüğünü de...

Oysa demokratik özerkliğin tek taraflı ilanı gibi bir tutum hiç de demokratik değildir. Üstelik bu özerkliğin içini kendine göre ayrıntılarıyla boyutlandırarak bir örgüt merkezinden ilan etmenin bağdaşmayacağı belki tek şey demokrasidir.

BDP'liler Güneydoğu'da uygulamaya çalıştıkları kent konseyleri, kömünler, mahalle ve köy örgütlenmelerine "halkın kendi kendini örgütlemesi" ve doğrudan demokrasi örneği olarak bakılmasını istiyorlar. Oysa bu örneklere yakından bakıldığında açıkça görülen şey halkın kendi kendini örgütlemesinden ziyade iyice profesyonelleşmiş ve elinde silah bulunan bir örgütün halkı yönetmesinden başka bir şey değil. Bugün iyi kötü demokratikleşmiş bir devletin yerine otorite iştahlı örgütü ikame eden bu yönetim biçiminin halk üzerinde nasıl bir totaliter ara rejime dönüştüğü de ayrı bir gerçek.

Bu arada demokratik özerklik projesinin bir parçası olarak gündeme getirdikleri öz-savunma birliklerinin kimi kime karşı savunacağı konusunda bölgede bile inandırıcı bir argüman ileri sürülemiyor. Galip Ensarioğlu, bu birliklerin bırakınız ayrılık kaygısını, Kürdün Kürtler üzerindeki silahlı tahakkümünden başka bir sonuç doğurmayacağı uyarısını yapıyor haklı olarak.

Kürt siyasetine soyunanların sürece yaklaşımlarında farklı eğilimler göze çarpıyor. Bir kısmı sürecin bu şekilde gelişiminde devletin demokratikleşme yönündeki değişiminin önemli bir rolü olduğunun farkında. Ama bir kısmının da devletteki yumuşamanın veya Kürt tanınmasının silahlı mücadele sayesinde başarılmış olduğuna inandığı görülüyor. Devlete karşı bir zafer kazanmış olma duygusuyla taleplerini tartışmıyor eylem planını deklare ediyor gibiler. Bu esnada aslında bir müzakere olarak siyasallığı reddeden bir noktaya savruluyorlar. Muhtemelen hesaba katmadıkları şey bugün "Kürdü tanıma" ve giderek "bütün taleplerini görme" noktasına gelen devletin silah zoruyla değil hukuk ve siyasetle bu noktaya gelmiş olduğudur. Demek ki otuz yıldır silahla konuşmaya alışmış olan devletin ölmekten ve öldürmekten hiçbir zaman yılmayacağını hâlâ anlamamışlar.

Oysa silahlı çatışmanın bugün bile yeniden başlamasını can-u gönülden arzu eden ve bu uğurda gerektiğinde bin bir türlü entrika çevirmekten geri durmayan bir devlet katmanı hâlâ mevcut ve bu katman kendi hayatiyeti açısından savaşı bir gereklilik olarak görüyor. O yüzden Kürt siyaseti adına barışı bir zafer olarak algılama yanlışına düşmeye kimsenin hakkı yok. Özellikle Türkiye örneğinde ve Kürt sorunu bağlamında savaşın birileri için "kârlı bir yatırım alanı" olarak görüldüğünü hiçbir zaman unutmamak lazım.

O takdirde bu kârdan pay almak gibi bir hesapları olanlardan başka kim bu alanı açık tutmakta ısrar edebilir acaba?

(20.12.2010 tarihinde Yeni Şafak'ta yayınlanmıştır)


YAZARIN TÜM YAZILARI
Kahire'den Siyaset Notları - 26 Mart 2012 Pazartesi 12:38
Ergenekon Davaları ve Yeni Türkiye için Yeni Sözleşme İhtiyacı - 17 Ocak 2012 Salı 17:44
Arap Baharının Küresel ve Bölgesel Etkisi - 19 Aralık 2011 Pazartesi 13:09
Arap Baharında Seçim Rüzgarları ve Türkiye Algısı - 07 Aralık 2011 Çarşamba 16:37
Türkiye ve Mısır’ın Demokratik Deneyim Paylaşımı - 31 Ekim 2011 Pazartesi 18:30
Suriye İmtihanında Türkiye ve Dünya - 16 Ağustos 2011 Salı 14:26
Siyasi Sorumluluk ve Yeni Anayasa - 21 Haziran 2011 Salı 21:22
Niçin "O" kazanıyor? - 16 Haziran 2011 Perşembe 09:29
Seçime Giderken… - 23 Mayıs 2011 Pazartesi 15:45
Kürt Sorununu Metalaştırıp Satmak - 10 Mayıs 2011 Salı 09:45
Siyasal İletişim ve Temsil - 02 Mayıs 2011 Pazartesi 17:02
Darbe, Tecavüzden Daha Yüz Kızartıcı Bir Suçtur - 18 Nisan 2011 Pazartesi 12:22
Aday Listelerindeki Algoritma - 18 Nisan 2011 Pazartesi 12:16
Bir Meslek Olarak Siyaset ve "Milletvekilliği" - 15 Nisan 2011 Cuma 10:13
Alevi Çalıştayları Raporu - 07 Nisan 2011 Perşembe 13:05
Ortadoğu Devrimleri: İslamcılığın Bitişi mi Evrimi mi? - 28 Mart 2011 Pazartesi 13:21
Arap Dünyasında Değişim: Gelecek, Gelmiş midir? - 18 Mart 2011 Cuma 10:12
AP'nin hayli "öğretici" raporu - 14 Mart 2011 Pazartesi 12:21
Sosyal Deprem Olarak Devrim - 23 Şubat 2011 Çarşamba 10:13
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün İran Ziyareti - 21 Şubat 2011 Pazartesi 11:29
Mısır'dan Bakınca Çeşitlenen Türkiye Modeli - 15 Şubat 2011 Salı 10:06
11 Şubat Mısır Devrimi Hayırlı Olsun - 15 Şubat 2011 Salı 10:02
Devrim’in Öznesi ve İslamcı Siyaset - 10 Şubat 2011 Perşembe 18:30
Devrim Dalgalarını Sen, Oyun mu Sandın? - 01 Şubat 2011 Salı 13:03
Arap Dünyasında Değişim Zamanı - 01 Şubat 2011 Salı 12:56
Endişeler ve Tecrübeler - 26 Ocak 2011 Çarşamba 10:11
Hasan Ünal Nalbantoğlu'nun Ardından - 24 Ocak 2011 Pazartesi 12:44
Osmanlıyı Anlatan Kendini Anlatır - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:56
"Araplar Osmanlı'yı Değil Bugünün Türkiye'sini Seviyor" - 12 Ocak 2011 Çarşamba 09:35
Kul Hakkı - 10 Ocak 2011 Pazartesi 11:33
Demokratik özerklik: "Bu mudur?" - 04 Ocak 2011 Salı 16:00
Diyarbakır'dan vicdana sesleniş - 04 Ocak 2011 Salı 10:56
Bu Ne Acele ? - 27 Aralık 2010 Pazartesi 10:44
Kürt Meselesinde Siyasetin Dönüşü(mü)? - 21 Aralık 2010 Salı 12:52
CHP'nin "İktidar" Kurultayı - 20 Aralık 2010 Pazartesi 13:17
Bir Siyaset Olarak "Kendini Değiştirmek" Arap Türk Sosyal Bilimler Kongresi-2 - 15 Aralık 2010 Çarşamba 09:48
Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi (ATCOSS) - 15 Aralık 2010 Çarşamba 09:46
Komplo Okuma Kılavuzu - 07 Aralık 2010 Salı 11:36
Kürt sorununa "kapatma" muamelesi yapmak - 06 Aralık 2010 Pazartesi 12:55
YÖK'ü Kaldırmak - 30 Kasım 2010 Salı 09:42
Kürt Siyasetçinin Sorunu - 29 Kasım 2010 Pazartesi 18:02
İktidar Hevesi - 23 Kasım 2010 Salı 12:12
Bayram ve Endişeli Modernler - 23 Kasım 2010 Salı 12:08
Davutoğlu'ndan "Demokratik NATO" Mesajı - 08 Kasım 2010 Pazartesi 10:49
Çin'den Bakınca Türkiye, Türkiye'den Bakınca Çin - 01 Kasım 2010 Pazartesi 11:38
Toplumsal Talepler AK Parti'nin Uhdesinde Değildir - 25 Ekim 2010 Pazartesi 14:46
Tophane'yle Beşiktaş'ın Arası... - 19 Ekim 2010 Salı 13:28
CHP 29 Ekim'de Haremlik-Selamlık mı İstiyor? - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:34
Değişen Küresel Güç Dengeleri ve Türkiye - 11 Ekim 2010 Pazartesi 12:42
Değiştirilmesi Teklif Dahi Edilemeyen - 05 Ekim 2010 Salı 14:13
Cumhurbaşkanının TBMM Açılış Konuşması - 04 Ekim 2010 Pazartesi 11:58
İçkinin Siyasallaşması - 28 Eylül 2010 Salı 09:44
Tophane'de "Mahalleye Baskı" - 27 Eylül 2010 Pazartesi 12:01
Yüzde 42'yi Anlama Kılavuzu - 21 Eylül 2010 Salı 10:08
Mayını Kimin Döşediğinin Ne Önemi Var? - 20 Eylül 2010 Pazartesi 09:23
Hayır Diyenleri de Rahatlatacak Bir Sonuç - 13 Eylül 2010 Pazartesi 11:53
Bir Tuhaf Operasyon - 13 Eylül 2010 Pazartesi 10:55
"Bir Tatlı Huzur"un Bedeli - 07 Eylül 2010 Salı 10:13
Hukukun Geçerli, Siyasetin Geçersiz Sayamadığı Ses Kayıtları - 06 Eylül 2010 Pazartesi 10:26
Cumhurbaşkanından Şık Hareketler - 31 Ağustos 2010 Salı 10:21
Toplumsal Sözleşme Olarak Anayasa - 24 Ağustos 2010 Salı 11:12
Alevilerin Oyu Kimin Heybesinde? - 21 Ağustos 2010 Cumartesi 17:07
Niyet - 17 Ağustos 2010 Salı 10:52
Yargı Ele Geçirilmiyor, Elden Gidiyor - 16 Ağustos 2010 Pazartesi 09:44
27 Mayıs'ın Hesabı 12 Eylül'de Görülecek - 10 Ağustos 2010 Salı 09:15
Teamül İllüzyonu - 09 Ağustos 2010 Pazartesi 09:05
Bir Darbe Ukdesi Kalmış Kılıçdaroğlu'nda - 02 Ağustos 2010 Pazartesi 09:07
Hem "Hayır" Demek, Hem de Darbeci Olmamayı İstemek - 27 Temmuz 2010 Salı 10:40
Ağlayamayanların Acıları - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 11:14
Herkesin Oyu Kendine - 20 Temmuz 2010 Salı 10:01
Liderlerin Görüşmesi Sadece Liderlerin Görüşmesi Değildir - 19 Temmuz 2010 Pazartesi 16:30
PKK'lıların Cesetleri - 13 Temmuz 2010 Salı 10:02
AYM'ni Günaha Davet Edenlerin Hiç mi Suçu Yok? - 12 Temmuz 2010 Pazartesi 14:05
ESOF 2010 ve Avrupalı Bilimin Kimlik Arayışı - 06 Temmuz 2010 Salı 14:50
Madımak'ta Hayırlı Bir Noktaya Doğru - 05 Temmuz 2010 Pazartesi 11:16
Vesayet ve Demokrasi - 29 Haziran 2010 Salı 12:09
PKK'da "Başarının Sırrı" - 28 Haziran 2010 Pazartesi 13:40
PKK Yine Kimin Mesajını Taşıyor? - 21 Haziran 2010 Pazartesi 18:17
Türkiye'nin Kaybolan Yıllarını Güney Kore'de Görmek - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:06
Tamamen Duygusal Analizler - 15 Haziran 2010 Salı 10:11
Anayasa Mahkemesi Aradan Çekilmek Zorundadır - 14 Haziran 2010 Pazartesi 13:21
Dış Siyasette Çıkar’dan Erdem’e Doğru Bir Eksen Kayması - 09 Haziran 2010 Çarşamba 09:21
Kaderin Enstrümanları - 08 Haziran 2010 Salı 18:15
Yüz Kızartıcı Bir Suç Olarak Darbe - 01 Haziran 2010 Salı 17:33
CHP'nin 18 Brumaire Arayışı - 01 Haziran 2010 Salı 17:29
Bayat Mala Yeni Pazarlamacı - 25 Mayıs 2010 Salı 11:09
Türkiye'nin Yeni Dış Politikasının Yeni Riskleri - 25 Mayıs 2010 Salı 10:25
Muhalefetle İktidar Ne Zaman Aynı Ligde Oynayacak? - 17 Mayıs 2010 Pazartesi 15:07
Beyaz Kürtlerin Siyaseti ve Değerleri - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 15:55
Prof. Arato’nun Etkileyici CV’si - 05 Mayıs 2010 Çarşamba 13:40
İdeoloji ve Danıştay - 29 Nisan 2010 Perşembe 15:00
Namus Davası - 19 Nisan 2010 Pazartesi 14:43
“Ermeni Sorununun Yeni Boyutları” - 10 Nisan 2010 Cumartesi 17:25
Küçük Ama Mümkün Bir Anayasa Düzeltmesine Doğru - 09 Nisan 2010 Cuma 09:39
Muhalefete Katkı - 06 Nisan 2010 Salı 14:45
Anayasa temrinleri - 30 Mart 2010 Salı 10:03
1915'e Dair Yeni Belgeler mi Bulundu? - 25 Mart 2010 Perşembe 10:38
Bir Oy Farkıyla Soykırım - 16 Mart 2010 Salı 09:54
Soykırım Söyleminin Ekonomi-Politiği - 08 Mart 2010 Pazartesi 13:30
Demokratikleşme Sürecinde Hukukun Üstünlüğü ve Yargı - 01 Mart 2010 Pazartesi 09:36
Yargı Reformu Açılış Konuşması - 25 Şubat 2010 Perşembe 15:41
Meziyeti ‘Çılgınlık’ Olan Darbecide Rasyonellik Aramak - 11 Şubat 2010 Perşembe 13:39
Alevi Açılımında 7. Çalıştay - 04 Şubat 2010 Perşembe 19:43
PKK Kürt Siyasetini, Anayasa Mahkemesi DTP’yi Kapattı - 14 Aralık 2009 Pazartesi 15:06
Açılım'a Kandil Molası - 19 Kasım 2009 Perşembe 11:53
Açılım Siyaseti Bağlamında Alevi ve Kürt Sorunları - 07 Kasım 2009 Cumartesi 11:57


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya