ENGLISH
23.05.2012
10.12.2010 22:04


Selvet Çetin
SDE Uzmanı
scetin@sde.org.tr
CV

Orantısız Güç

 

Başbakan’ın İstanbul’da üniversite rektörleri ile Dolmabahçe’deki ofisinde toplantı yaptığı sırada bir grup öğrencinin düzenlediği eyleme yapılan polis müdahalesi günlerdir tartışılıyor. Henüz bu tartışma devam ederken Ankara Üniversitesinde yaşanan yumurtalı öğrenci protestosu gündeme oturdu. Siyasi yorumlardan ayrı olarak, kolluk güçlerinin şiddet içermeyen sivil gösterilere müdahalesinde uyması gereken yasal çerçeve ve güç kullanımındaki ölçülülük ve orantılık kurallarına uymakta neden bu kadar zorlandığını ayrıntılı olarak değerlendirmek gerekiyor.
 
Türkiye yıllarca sistematik işkencenin yaşandığı ve bu yüzden en kötü sicile sahip ülkelerden biri olarak şöhret yaptı. Son dönemde insan hakları mevzuatında yaşanan reformlarla birlikte kolluk güçlerine yönelik uygulan kapsamlı eğitim programları sayesinde işkence vakalarında ciddi düşüşler yaşandı ve “sistematik işkence” utancından kurtulmuş olduk. Fakat işkenceye sıfır tolerans politikalarında yaşanan başarı, polis şiddetinin önlenmesinde sağlanamadı. Polisin yaptığı görevin özelliği gereği bazı durumlarda güç kullanmak zorunda kalması elbette anlaşılır bir durum. Bununla birlikte bu gücün hangi durumlarda ve nasıl kullanılacağı ise önemli bir sorun olmaya devam ediyor. Bu konuda açılan birçok davada AİHM tarafından verilen mahkumiyet kararlarında uygulayıcıların zihniyet değişimine karşı gösterdikleri isteksizliğe dikkat çekiliyor. Gerçekten de eğitim süreçlerinden sağlanacak başarıyı gölgeleyen en önemli olumsuzluk, değişime karşı zihinsel direnç gösterilmesidir. Bu direncin kırılması için öncelikle kolluk güçlerinin insan hakları değerlerini içselleştirmesi ve bu yönde davranışlarını düzenlemesi gerekmektedir.
 
Orantılı güç kullanımı hakkında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 1. maddesi hukuki bir çerçeve belirlemektedir. Buna göre kolluk görevlileri ancak bir ayaklanma veya isyanı bastırmak, yasal olarak tutuklunun kaçmasını önlemek ya da meşru müdafaa durumlarında güç kullanabilir. Fakat bu güç kullanmanın iki önemli koşulu bulunmaktadır. Güce başvurmak mutlaka bir zorunluluk gerektirmeli ve kullanılan güç ile elde edilmek istenen amaç arasında orantılılık bulunmalıdır. AİHM, sözleşmenin bu hükmü ile ilgili ihlal başvuruları incelerken, Türkiye'de polisin barışçı ve kamu düzenini açıkça tehdit etmeyen gösterilerde yaygın olarak orantısız güç kullandığına ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştur. Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nda yapılan değişiklikler polisin ateşli silah kullanmasına ilişkin kuralları belirlese de bu değişikliklerin, “BM Polisin Güç ve Ateşli Silahlar Kullanmasına İlişkin Temel İlkeler" belgesinde yer alan prensipler dikkate alınarak yapılması gerekirdi. Ne yazık ki kanun bu alandaki boşlukları uluslararası standartlara göre doldurmaktan uzak bir görünümdedir.
 
Tüm yaşananlar, kolluk görevlilerinin güç kullanma sınırlarını hala yeterince kavrayamadığını göstermektedir. İstanbul’da yaşanan olayda protestocu öğrencilerin üzerine cop, biber gazı ve gaz bombaları ile yürüyerek caydırmaya ve dağıtmaya çalışmak, ayrıca kaba dayağa başvurmak kesinlikle orantılı bir güç kullanımı olarak nitelendirilemez. Bu davranışlar bazı polislerdeki öfkenin kontrol edilemediğini ve şiddete eğilimli kişiliklere sahip olduklarını da göstermektedir. Söz konusu olayda emniyet güçlerinin karşısında büyük bir direnç gösterecek gösterici topluluğu bulunmamasına rağmen orantısız bir güce başvurulması, yasal ve hukuki bir davranış değildir.
 
Hukuki olan davranış ise şudur; Kolluk güçleri ancak güç kullanmaktan başka seçenekleri kalmadığı bir durumda ve meşru bir amaç için orantılı şekilde yetkilerini kullanabilirler. Bu güç kullanımı, hedeflenen amaçla orantılı bir şekilde yapılmalı ve kademeli olarak artış gösteren özellik taşımalıdır. Ya yoksa uyarılara rağmen dağılmayan grubu doğrudan fiziki müdahaleyle, gaz bombaları ile dağıtmaya çalışmanın ölçülülük ilkesiyle uzaktan yakından bir ilgisi bulunmamaktadır.  
 
Siyasetçilerin, yumurtalı gösteriler yüzünden üniversite öğrencilerini ağır ve maksadını aşan ifadelerle suçlayıp kolluk görevlilerinin orantısız güç kullanmasını olağan kabul etmelerini haklı görmenin meşru bir tutum olmayacağı açıktır. Öğrencilerin şiddet içermeyen barışçıl gösteri düzenleme hakkını istismar edecek nitelikte saldırgan eylemlere karışmaları elbette eleştirilmelidir. Ancak bu eleştiriyi yaparken örgütlenme ve toplanma özgürlüğünü sınırlayıcı biçimde yorumlar yapmak, öğrencilerle alay etmek ve düşünce dünyalarını küçümsemek hukuki bir değerlendirme olmayacaktır.
 
Öğrencileri suçlamadan önce, bu öğrencileri istenmeyen gösteriler düzenlemeye iten yasal ve fiziki nedenleri araştırmak, polis güçlerinin orantısız ve suç oluşturan uygulamalarını sorgulamak daha isabetli bir yaklaşım olacaktır. Unutmamak gerekir ki Türkiye, hala kolluk güçlerinin ölümle sonuçlanan orantısız kuvvet kullandığı ve polisin yasadışı davranışlarının önlenemediği nadir “demokratik “ ülkelerden biridir.

 


YAZARIN TÜM YAZILARI
Üçüncü Putin Döneminde Kafkasya Sorunu - 13 Mayıs 2012 Pazar 17:44
Makedonya’da Etnik Kriz Nasıl Aşılabilir? - 25 Nisan 2012 Çarşamba 14:34
Şiddeti Önlemedeki Rolü Açısından 6284 Sayılı Yasa - 26 Mart 2012 Pazartesi 09:28
Ortadoğu’da “Balkanlaşma” Riski - 13 Mart 2012 Salı 17:12
Devlet Denetleme Kurulu Raporundaki Dink Davası - 29 Şubat 2012 Çarşamba 14:42
4.Bağımsızlık Yılında Kosova’nın Sorunları - 17 Şubat 2012 Cuma 17:28
Suriye Ateşi Bölgeyi Sararken - 13 Şubat 2012 Pazartesi 10:29
Hukukun Normalleşmesi - 09 Ocak 2012 Pazartesi 09:22
Uludere Faciası: Kontrolsüz Güç, Güç Değildir - 02 Ocak 2012 Pazartesi 13:47
2012 Yılında Balkan Üçlü Mekanizmasından Beklentiler - 29 Aralık 2011 Perşembe 18:51
Sarkozy Gemileri Yaktı mı? - 20 Aralık 2011 Salı 17:50
Geçmişle Yüzleşmenin Kuralları - 08 Aralık 2011 Perşembe 17:56
Balkanlarda Arnavut-Sırp Restleşmesi - 27 Kasım 2011 Pazar 22:20
Sivilleşme Aracı Olarak Vicdani Ret - 21 Kasım 2011 Pazartesi 09:07
Arap Baharının Adalet Arayışına Etkisi - 27 Ekim 2011 Perşembe 15:44
İlerleme Raporu: AB Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - 20 Ekim 2011 Perşembe 10:51
Makedonya Ziyareti ve Bulgaristan Gerginliği - 06 Ekim 2011 Perşembe 08:51
Bağımsız Filistin Rüyasını Gerçekleştirmek - 19 Eylül 2011 Pazartesi 13:15
Palmer Raporu: BM Gözetiminde Hukuk İstismarı - 15 Eylül 2011 Perşembe 18:17
Mülklerin İadesi: Azınlık Haklarında Önemli İlerleme - 30 Ağustos 2011 Salı 01:21
Ses Kayıtları ve Silahlı Kuvvetlerin Denetimindeki Zorluklar - 26 Ağustos 2011 Cuma 17:39
Suriye’de Sona Yaklaşırken - 09 Ağustos 2011 Salı 14:40
Kosovalı Sırpların Ateşle Dansı - 01 Ağustos 2011 Pazartesi 16:18
İlerleme ve Gerileme Arasındaki Sırbistan-ABD İlişkileri - 22 Temmuz 2011 Cuma 09:32
Yunanistan-İsrail İttifakı: Doğu Akdeniz’de Güç Gösterisi mi ? - 12 Temmuz 2011 Salı 09:12
Boykot ve Ergenekon - 30 Haziran 2011 Perşembe 16:17
Cenevre Sözleşmesinin 60.Yılında Mülteci Sorunu - 21 Haziran 2011 Salı 09:16
Bölgesel İnsani Kriz ve Suriyeli Mülteciler - 13 Haziran 2011 Pazartesi 09:14
Bir Dönem Noktası Olarak Cuntacıların Yargılanması - 09 Haziran 2011 Perşembe 17:49
Bosnalı Sırpların Tehlikeli Oyunu - 25 Mayıs 2011 Çarşamba 16:41
Balkanlarda Kültürel Kimlikler Çatışmayı Önleyebilir mi? - 12 Mayıs 2011 Perşembe 21:17
Türk Hukuk Düzenine Etkileri Açısından İzmir Deklarasyonu - 05 Mayıs 2011 Perşembe 15:51
Sırbistan Görüşmeleri ve Balkanlarda Artan Endişe - 30 Nisan 2011 Cumartesi 15:29
Suriye’de Esen Ölüm Rüzgarına Direnmek - 25 Nisan 2011 Pazartesi 14:22
Avrupa’da Üniter Kültüre Doğru - 22 Nisan 2011 Cuma 17:10
12 Eylül’le Hesaplaşmaya Hazır mıyız? - 11 Nisan 2011 Pazartesi 15:02
Goldstone Skandalı ve Hukukun İtibarsızlaştırılması - 05 Nisan 2011 Salı 15:36
Hakikat Komisyonlarının Geçiş Dönemindeki Rolü - 30 Mart 2011 Çarşamba 14:38
Birleşmiş Milletlere İnsani Müdahale Zamanı - 23 Mart 2011 Çarşamba 17:11
Kosova-Sırbistan Görüşmeleri Başlarken - 14 Mart 2011 Pazartesi 11:16
Arnavutluk Siyasi Krizi Aşabilir mi? - 07 Mart 2011 Pazartesi 08:55
28 Şubat ve Ordunun Sivil Denetimi - 28 Şubat 2011 Pazartesi 14:24
Diktatörler Üreten Uluslararası Düzeni Sorgulamak - 25 Şubat 2011 Cuma 08:25
Mısır’daki Halk Hareketinin Etkileri - 29 Ocak 2011 Cumartesi 15:53
Jüristokratik Vesayetin Gücü: Danıştay Örneği - 21 Ocak 2011 Cuma 11:22
Tunus’ta Halk İsyanı ve Değişimin Rengi - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:42
Berlin’den Meriç’e: Avrupa’nın Yeni Duvarı - 04 Ocak 2011 Salı 15:55
Yer İsimlerinin (Bir Hakkın) İadesi - 29 Aralık 2010 Çarşamba 18:31
Yeni Türkiye İçin Bir Fırsat: Balyoz Davası - 18 Aralık 2010 Cumartesi 14:16
Orantısız Güç - 10 Aralık 2010 Cuma 22:04
Askerler Sivil Denetime Ne Kadar Hazır? - 29 Kasım 2010 Pazartesi 09:39
AB İlerleme Raporu; Şartlar Değişti mi? - 12 Kasım 2010 Cuma 09:49
Kosova’da Hükümet Düşerken - 03 Kasım 2010 Çarşamba 10:31
Almanya Kritik Bir Dönemeçte - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:30
Bosna-Hersek Seçimleri: Çözüm mü, Belirsizlik mi? - 08 Ekim 2010 Cuma 21:06
Hrant Dink Kararından Ders Çıkarmak - 22 Eylül 2010 Çarşamba 12:32
Amerika: İslamofobiden Anti-İslamizme Doğru mu? - 14 Eylül 2010 Salı 17:27
İsrail-Filistin Müzakere Masasında Neler Var? - 01 Eylül 2010 Çarşamba 09:23
BM Raporunda Türkiye’ye Son Uyarılar - 24 Ağustos 2010 Salı 11:33
Kosava ve Balkanlarda Yeni Gerilimler - 13 Ağustos 2010 Cuma 13:05
Asker Hesap Vermezse Ne Olur? - 04 Ağustos 2010 Çarşamba 14:06
Kürt Sorunu ve Güvenlik İlişkisi - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 10:51
Yetimhane Kararını Nasıl Okumalı - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 15:02
17. Yılında İki Katliam ve Toplumsal Barışı Korumak - 06 Temmuz 2010 Salı 12:31
Fergana Vadisi’nden Orta Asya’ya Yaklaşan Tehlike: Etnik Çatışmalar - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:16
BM Saldırganı Cezalandırabilir (mi?) - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:41
Uluslararası Sulara Gömülen Hukuk ve İsrail Korsanlığı - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 16:54
Mülteci Politikalarında Yeni Riskler - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:49
Derin İlişkilerde Her Yol Ergenekon’a Çıkıyor - 12 Mayıs 2010 Çarşamba 16:08
Kamu İdaresi ve Sivil Aktörlerin İnsan Haklarının Geleceğindeki Rolü - 06 Mayıs 2010 Perşembe 21:46
Özel Hayata Yıkıcı Etkisiyle Bir İhlal Uygulaması “Fişleme” - 23 Nisan 2010 Cuma 10:43
Kırgızistan: Güvenlik ve Özgürlük Arasında Kaybolmak - 09 Nisan 2010 Cuma 18:01
Sırbistan'ın Özür Dileme Siyasetinin Etkileri - 02 Nisan 2010 Cuma 12:19
Roman Açılımı ya da En Alttakilerin Sesini Duyabilmek - 24 Mart 2010 Çarşamba 13:43
İklim Mültecileri Nereye Gidecek - 17 Mart 2010 Çarşamba 10:32


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya