ENGLISH
23.05.2012
06.12.2010 12:55


Prof. Dr. Yasin Aktay
SDE Başkanı
yaktay@sde.org.tr
CV

Kürt sorununa "kapatma" muamelesi yapmak

 

İnsanların mücadele ettikleri düşmanlarına hızla benzemeye başlamaları savaşların en trajik sonuçlarındandır. Her zaman böyle olmak zorunda değildir tabi. Üstelik bu benzediğiniz düşman siz ona benzedikçe kendisi değişir de, siz onun eski haline yıllar sonra erişirseniz bu çok daha trajik bir durum ortaya çıkarır.

Kürt sorununu kendine mülk haline getirip kapatmış bulunan PKK'nın kendi halkı üzerinde kurmaya çalıştığı vesayet her bakımdan mücadele ettiği Kemalist ulusalcılığın dilini yakalamış bulunuyor. Elinde silah tutuyor olmayı kendi halkı için bir "bedel ödeme" argümanıyla Kürtler adına tek söz söyleme hakkına dönüştürmek suretiyle Kürt siyaseti üzerinde bir örgüt vesayetini en ağır şekliyle tahkim etmeye çalışıyor.

İşin ilginç tarafı bu haliyle taklit ettiği Türk devleti artık böyle bir devlet değil.

Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir'in üstelik PKK'nın bugünkü resmi söyleminden çok da sapmayan bir çerçevede silahlı mücadelenin miadını doldurmuş olduğuna dair değerlendirmesi dolayısıyla Öcalan tarafından ağır biçimde azarlanışına tanık olmuştuk. Bu azarlamayı Baydemir'in kendisi Öcalan'ın "eleştiri hakkı" olarak saygıyla ve itiraz etmeden karşılamıştı. Biz de bu köşede "Kürt siyasetçinin sorunu" başlıklı bir yazıyla Kürt sorununun hem bugün hem yakın gelecekteki en önemli sorunlarından birini ele almıştık.

Bugün Kürt sorununu doğuran en esnemeyen, en dediğim dedik, en inat taraf olarak devlet bu konuda şaşılacak derecede esnemiş, her türlü eleştiriye açılmış ve eski inadından eser kalmamış olarak Kürt sorununun bir parçası olmaktan tamamen çıkmamışsa bile çıkabileceğinin işaretlerini vermiştir. Oysa Baydemir örneğiyle iyice açığa çıkan ve aslında bölgede siyaset yapan veya varlık mücadelesi veren herkesin iliklerine kadar hissettikleri başka bir sorun Kürt siyaseti üzerindeki silahlı örgüt vesayeti sorunudur. Devlete karşı en ağır eleştirileri yapmaktan çekinmeyen Kürt siyasetçisi Kürt sorununun bütün çerçevesini belirleme tekelini ilan etmiş olan PKK karşısında hiçbir alternatif görüş ileri süremiyor. Çerçevesi silahlı gücün tehditkâr otoriterliğiyle çizilmiş hiçbir çözümden hiçbir hayır çıkmaz, sadece korku ve dehşet çıkar.

Öteden beri PKK'nın tehditlerine maruz kalanlardan biri de Orhan Miroğlu.

Kapatılan DTP'de en ılımlı ve en çözüme odaklı görüşleriyle bilinen Miroğlu'nu Anayasa Mahkemesi diğer en makul partililerden Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk ile birlikte onu da siyasetten yasakladılar. Ömrü Kürt sorunu etrafında verdiği mücadele ve bu sorunun en makul çözümüne adanmış, yaşadıklarından biriktirdiği paha biçilmez tecrübeleriyle tam bir bilge insan Miroğlu sadece Kürt sorununa dair değil genel olarak Türkiye siyasetine ve demokrasisine dair söyledikleriyle her zaman dikkatle dinlenmeyi hak ediyor. Doğal olarak Kürt sorununa dair Türkiye'nin önünü açacak farklı ve ufuk açıcı görüşlere de sahip biri.

Açıkçası Miroglu'nu dinleyen Kürt olmayan insanların Kürt meselesine biraz daha empatik yaklaşmaları ve sorunla yüzleşmeye çok daha fazla yaklaşmaları kuvvetle muhtemel. Oysa şiddeti dışlamamış bir siyasetçinin Kürt sorunun çözümüne dair en ufak bir sempatiyi veya empatiyi harekete geçirmesi mümkün olmuyor. Miroğlu gibi insanlar kimliklerini ve kültürlerini kaliteli bir seviyede tutmak isteyen Kürtler için gerçek anlamda bir şanstır. Ama sorunu kendine ve kendi için "kapattığı bir alan" olarak gören ve silahlarından başka güvenecekleri hiçbir şeyleri olmayanların hedefi haline gelmesi çok kolaydır.

Bugün Miroğlu Kürt siyasetine ve Kürt milletine tam bir kapatma muamelesi yaparak sorun üzerinde kıskanç bir tekelcilik sürdürmeye çalışan silahlı güçlerin hedefi haline gelmiş bulunuyor.

Kürt siyasetine dair söyledikleri bu güçleri kızdırmış, daha önce de tehditler almıştı ancak o söylemekte ısrar etmişti. En son PKK'nın silahlı kanadı olan HPG'nin resmi web sitesinde söylediklerinin kendisini "mortoğlu" yapacağı ve bu inadına devam ettiği takdirde "kırmızı kalemle çekilen bir çizgi(nin) devreye gireceği!" sözleriyle tehdide maruz kalmış.

Ahmet Altan'ın konuyla ilgili nefis yazısında belirttiği gibi silahına güvenerek insanları bu şekilde susturmaya çalışmanın alçaklık olması bir yana, ne yazık ki bu alçaklığın şu anda Kürt siyasetçileri fena halde sindirmiş olduğu da ayrı bir gerçek.

İlk başta Kürt siyasetçinin PKK ile arasına mesafe koyması isteğini doğrusu ben bile fazla ve gereksiz buluyordum. Çünkü ne de olsa PKK bölge halkına her nasıl olmuşsa olmuş Ankara'dan veya İzmir'den göründüğü gibi görünmüyordu ve PKK'ya terörist diyecek bir siyasetçinin siyaset zemini kalmamış oluyordu.

Oysa bugün Miroğlu'nu veya Baydemir'i tehdit eden ve diğer Kürt siyasetçileri sindiren kalleş silahın lanetlenmediği bir zemin ne Kürtlere ne de insanlığa bir değer ifade eder.

Elinde silah tutanların siyasete müdahalesini Türkiye demokrasisi için tehdit olarak görüyoruz da Kürt siyaseti için neden bunu normal görmek zorunda kalmalıyız? 

(04.12.2010 tarihinde Yeni Şafak'ta yayınlanmıştır)


YAZARIN TÜM YAZILARI
Kahire'den Siyaset Notları - 26 Mart 2012 Pazartesi 12:38
Ergenekon Davaları ve Yeni Türkiye için Yeni Sözleşme İhtiyacı - 17 Ocak 2012 Salı 17:44
Arap Baharının Küresel ve Bölgesel Etkisi - 19 Aralık 2011 Pazartesi 13:09
Arap Baharında Seçim Rüzgarları ve Türkiye Algısı - 07 Aralık 2011 Çarşamba 16:37
Türkiye ve Mısır’ın Demokratik Deneyim Paylaşımı - 31 Ekim 2011 Pazartesi 18:30
Suriye İmtihanında Türkiye ve Dünya - 16 Ağustos 2011 Salı 14:26
Siyasi Sorumluluk ve Yeni Anayasa - 21 Haziran 2011 Salı 21:22
Niçin "O" kazanıyor? - 16 Haziran 2011 Perşembe 09:29
Seçime Giderken… - 23 Mayıs 2011 Pazartesi 15:45
Kürt Sorununu Metalaştırıp Satmak - 10 Mayıs 2011 Salı 09:45
Siyasal İletişim ve Temsil - 02 Mayıs 2011 Pazartesi 17:02
Darbe, Tecavüzden Daha Yüz Kızartıcı Bir Suçtur - 18 Nisan 2011 Pazartesi 12:22
Aday Listelerindeki Algoritma - 18 Nisan 2011 Pazartesi 12:16
Bir Meslek Olarak Siyaset ve "Milletvekilliği" - 15 Nisan 2011 Cuma 10:13
Alevi Çalıştayları Raporu - 07 Nisan 2011 Perşembe 13:05
Ortadoğu Devrimleri: İslamcılığın Bitişi mi Evrimi mi? - 28 Mart 2011 Pazartesi 13:21
Arap Dünyasında Değişim: Gelecek, Gelmiş midir? - 18 Mart 2011 Cuma 10:12
AP'nin hayli "öğretici" raporu - 14 Mart 2011 Pazartesi 12:21
Sosyal Deprem Olarak Devrim - 23 Şubat 2011 Çarşamba 10:13
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün İran Ziyareti - 21 Şubat 2011 Pazartesi 11:29
Mısır'dan Bakınca Çeşitlenen Türkiye Modeli - 15 Şubat 2011 Salı 10:06
11 Şubat Mısır Devrimi Hayırlı Olsun - 15 Şubat 2011 Salı 10:02
Devrim’in Öznesi ve İslamcı Siyaset - 10 Şubat 2011 Perşembe 18:30
Devrim Dalgalarını Sen, Oyun mu Sandın? - 01 Şubat 2011 Salı 13:03
Arap Dünyasında Değişim Zamanı - 01 Şubat 2011 Salı 12:56
Endişeler ve Tecrübeler - 26 Ocak 2011 Çarşamba 10:11
Hasan Ünal Nalbantoğlu'nun Ardından - 24 Ocak 2011 Pazartesi 12:44
Osmanlıyı Anlatan Kendini Anlatır - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:56
"Araplar Osmanlı'yı Değil Bugünün Türkiye'sini Seviyor" - 12 Ocak 2011 Çarşamba 09:35
Kul Hakkı - 10 Ocak 2011 Pazartesi 11:33
Demokratik özerklik: "Bu mudur?" - 04 Ocak 2011 Salı 16:00
Diyarbakır'dan vicdana sesleniş - 04 Ocak 2011 Salı 10:56
Bu Ne Acele ? - 27 Aralık 2010 Pazartesi 10:44
Kürt Meselesinde Siyasetin Dönüşü(mü)? - 21 Aralık 2010 Salı 12:52
CHP'nin "İktidar" Kurultayı - 20 Aralık 2010 Pazartesi 13:17
Bir Siyaset Olarak "Kendini Değiştirmek" Arap Türk Sosyal Bilimler Kongresi-2 - 15 Aralık 2010 Çarşamba 09:48
Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi (ATCOSS) - 15 Aralık 2010 Çarşamba 09:46
Komplo Okuma Kılavuzu - 07 Aralık 2010 Salı 11:36
Kürt sorununa "kapatma" muamelesi yapmak - 06 Aralık 2010 Pazartesi 12:55
YÖK'ü Kaldırmak - 30 Kasım 2010 Salı 09:42
Kürt Siyasetçinin Sorunu - 29 Kasım 2010 Pazartesi 18:02
İktidar Hevesi - 23 Kasım 2010 Salı 12:12
Bayram ve Endişeli Modernler - 23 Kasım 2010 Salı 12:08
Davutoğlu'ndan "Demokratik NATO" Mesajı - 08 Kasım 2010 Pazartesi 10:49
Çin'den Bakınca Türkiye, Türkiye'den Bakınca Çin - 01 Kasım 2010 Pazartesi 11:38
Toplumsal Talepler AK Parti'nin Uhdesinde Değildir - 25 Ekim 2010 Pazartesi 14:46
Tophane'yle Beşiktaş'ın Arası... - 19 Ekim 2010 Salı 13:28
CHP 29 Ekim'de Haremlik-Selamlık mı İstiyor? - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:34
Değişen Küresel Güç Dengeleri ve Türkiye - 11 Ekim 2010 Pazartesi 12:42
Değiştirilmesi Teklif Dahi Edilemeyen - 05 Ekim 2010 Salı 14:13
Cumhurbaşkanının TBMM Açılış Konuşması - 04 Ekim 2010 Pazartesi 11:58
İçkinin Siyasallaşması - 28 Eylül 2010 Salı 09:44
Tophane'de "Mahalleye Baskı" - 27 Eylül 2010 Pazartesi 12:01
Yüzde 42'yi Anlama Kılavuzu - 21 Eylül 2010 Salı 10:08
Mayını Kimin Döşediğinin Ne Önemi Var? - 20 Eylül 2010 Pazartesi 09:23
Hayır Diyenleri de Rahatlatacak Bir Sonuç - 13 Eylül 2010 Pazartesi 11:53
Bir Tuhaf Operasyon - 13 Eylül 2010 Pazartesi 10:55
"Bir Tatlı Huzur"un Bedeli - 07 Eylül 2010 Salı 10:13
Hukukun Geçerli, Siyasetin Geçersiz Sayamadığı Ses Kayıtları - 06 Eylül 2010 Pazartesi 10:26
Cumhurbaşkanından Şık Hareketler - 31 Ağustos 2010 Salı 10:21
Toplumsal Sözleşme Olarak Anayasa - 24 Ağustos 2010 Salı 11:12
Alevilerin Oyu Kimin Heybesinde? - 21 Ağustos 2010 Cumartesi 17:07
Niyet - 17 Ağustos 2010 Salı 10:52
Yargı Ele Geçirilmiyor, Elden Gidiyor - 16 Ağustos 2010 Pazartesi 09:44
27 Mayıs'ın Hesabı 12 Eylül'de Görülecek - 10 Ağustos 2010 Salı 09:15
Teamül İllüzyonu - 09 Ağustos 2010 Pazartesi 09:05
Bir Darbe Ukdesi Kalmış Kılıçdaroğlu'nda - 02 Ağustos 2010 Pazartesi 09:07
Hem "Hayır" Demek, Hem de Darbeci Olmamayı İstemek - 27 Temmuz 2010 Salı 10:40
Ağlayamayanların Acıları - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 11:14
Herkesin Oyu Kendine - 20 Temmuz 2010 Salı 10:01
Liderlerin Görüşmesi Sadece Liderlerin Görüşmesi Değildir - 19 Temmuz 2010 Pazartesi 16:30
PKK'lıların Cesetleri - 13 Temmuz 2010 Salı 10:02
AYM'ni Günaha Davet Edenlerin Hiç mi Suçu Yok? - 12 Temmuz 2010 Pazartesi 14:05
ESOF 2010 ve Avrupalı Bilimin Kimlik Arayışı - 06 Temmuz 2010 Salı 14:50
Madımak'ta Hayırlı Bir Noktaya Doğru - 05 Temmuz 2010 Pazartesi 11:16
Vesayet ve Demokrasi - 29 Haziran 2010 Salı 12:09
PKK'da "Başarının Sırrı" - 28 Haziran 2010 Pazartesi 13:40
PKK Yine Kimin Mesajını Taşıyor? - 21 Haziran 2010 Pazartesi 18:17
Türkiye'nin Kaybolan Yıllarını Güney Kore'de Görmek - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:06
Tamamen Duygusal Analizler - 15 Haziran 2010 Salı 10:11
Anayasa Mahkemesi Aradan Çekilmek Zorundadır - 14 Haziran 2010 Pazartesi 13:21
Dış Siyasette Çıkar’dan Erdem’e Doğru Bir Eksen Kayması - 09 Haziran 2010 Çarşamba 09:21
Kaderin Enstrümanları - 08 Haziran 2010 Salı 18:15
Yüz Kızartıcı Bir Suç Olarak Darbe - 01 Haziran 2010 Salı 17:33
CHP'nin 18 Brumaire Arayışı - 01 Haziran 2010 Salı 17:29
Bayat Mala Yeni Pazarlamacı - 25 Mayıs 2010 Salı 11:09
Türkiye'nin Yeni Dış Politikasının Yeni Riskleri - 25 Mayıs 2010 Salı 10:25
Muhalefetle İktidar Ne Zaman Aynı Ligde Oynayacak? - 17 Mayıs 2010 Pazartesi 15:07
Beyaz Kürtlerin Siyaseti ve Değerleri - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 15:55
Prof. Arato’nun Etkileyici CV’si - 05 Mayıs 2010 Çarşamba 13:40
İdeoloji ve Danıştay - 29 Nisan 2010 Perşembe 15:00
Namus Davası - 19 Nisan 2010 Pazartesi 14:43
“Ermeni Sorununun Yeni Boyutları” - 10 Nisan 2010 Cumartesi 17:25
Küçük Ama Mümkün Bir Anayasa Düzeltmesine Doğru - 09 Nisan 2010 Cuma 09:39
Muhalefete Katkı - 06 Nisan 2010 Salı 14:45
Anayasa temrinleri - 30 Mart 2010 Salı 10:03
1915'e Dair Yeni Belgeler mi Bulundu? - 25 Mart 2010 Perşembe 10:38
Bir Oy Farkıyla Soykırım - 16 Mart 2010 Salı 09:54
Soykırım Söyleminin Ekonomi-Politiği - 08 Mart 2010 Pazartesi 13:30
Demokratikleşme Sürecinde Hukukun Üstünlüğü ve Yargı - 01 Mart 2010 Pazartesi 09:36
Yargı Reformu Açılış Konuşması - 25 Şubat 2010 Perşembe 15:41
Meziyeti ‘Çılgınlık’ Olan Darbecide Rasyonellik Aramak - 11 Şubat 2010 Perşembe 13:39
Alevi Açılımında 7. Çalıştay - 04 Şubat 2010 Perşembe 19:43
PKK Kürt Siyasetini, Anayasa Mahkemesi DTP’yi Kapattı - 14 Aralık 2009 Pazartesi 15:06
Açılım'a Kandil Molası - 19 Kasım 2009 Perşembe 11:53
Açılım Siyaseti Bağlamında Alevi ve Kürt Sorunları - 07 Kasım 2009 Cumartesi 11:57


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya