ENGLISH
23.05.2012
29.11.2010 09:39


Selvet Çetin
SDE Uzmanı
scetin@sde.org.tr
CV

Askerler Sivil Denetime Ne Kadar Hazır?

İsimleri Balyoz Darbe Planı davasının tutuksuz sanıkları arasında geçen ve 2010 Ağustos Askeri Şura toplantısında terfileri engellenen iki General ve bir Amiralin hükümet tarafından açığa alınmasıyla Türkiye’de bir ilk yaşanmıştır. TSK Personel Kanunu’nun 65.maddesinin sivil yöneticiler tarafından ilk kez çalıştırılması aslında doğal kabul edilmesi gereken bir durum olmasına rağmen, Türkiye gibi askeri vesayetin hala etkili olduğu ülkelerde bu tür uygulamalar olağanüstü ilgiyle karşılanmaktadır. Bununla birlikte haklarında son derece önemli iddialar bulunan ve 16 Aralık’ta ilk duruşması yapılacak davanın sanıkları olan üç komutanın açığa alma işlemiyle görevlerinden el çektirilmesini, sivil siyasetin cesur bir adımı olarak görmek gerekmektedir. 

Türkiye’de askeri unsurların sivil denetim altına alınması bakımından 12 Eylül referandumu önemli bir eşik olarak görülmelidir. Bilindiği gibi referandumla birlikte askeri yargının yetkileri sınırlandırılmıştır. Ayrıca üst düzey askeri yetkililerin sivil mahkemelerde yargılanmasının ve Yüksek Askeri Şura kararlarının yargı denetimine alınmasının önü açılmıştır. Fakat son olaylar da göstermektedir ki, askerlerin sadece siyasete değil hayatın geniş alanlarına müdahalesini engelleyecek çok daha büyük adımların atılması gereklidir. Askeri-sivil yargı gibi ikili yargı sisteminin hukuk devletinde yeri olmadığı defalarca vurgulanmasına rağmen askeri yargının lağvedilmesi için kapsamlı bir düzenleme henüz yapılamamıştır. TSK İç Hizmet Kanunu ve Milli Güvenlik Kurulu Kanunu gibi iki önemli yasal düzenleme, askerlere sivil siyasete müdahale etmek bakımından geniş bir hareket alanı sağlamakla birlikte güvenlik kavramı da bu yasaların sağladığı ortamın yardımıyla aynı genişlikte yorumlanabilmektedir.
 
Bu bağlamda resmin bütününe bakarak, askeri vesayetin temel dinamiklerini oluşturan yasal unsurların yeni anayasayla tamamen ayıklanmasını önemsemek gerekmektedir. Öncelikle sivil siyasetçilerin ordunun anti-demokratik yollarla sivil siyaseti abluka altına almasını ve böylece vesayet yetkisine sahip olmasını “sorun” olarak görmeleri gerekmektedir. Ne yazık ki Türk siyasi tarihi boyunca askerlerin siyasete müdahalesine karşı sivil inisiyatifin kullanıldığı çok az örnek bulunmaktadır.
 
Temel sorun, ülkenin siyasi, sosyal ve ekonomik konularında bugüne kadar belirleyici rolü olan ve bu alanlardaki görüşlerini sivil siyasetçilere kabul ettiren askerlerin bu alışkanlıklarından vazgeçmeme eğilimlerinin devam etme riskidir. Bu konuda askerlerin doğrudan ilham aldıkları en önemli düzenlemelerden biri TSK İç Hizmet Kanunu’nun 35.maddesidir. Bu madde’de yer alan “Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini kollamak ve korumaktır.” ifadesi, son derece muğlak bir anlamı çağrıştırsa da askerlerin mutlak iktidarına ilham hazırlayan niteliktedir. Dolayısıyla bu maddenin içerdiği kavramlar yeniden tanımlanmalı, mevzuat askerlere sadece “askeri güvenlik” ile ilgili sınırlı bir alanda hareket etme yetkisi vermeli ve bu yetkinin de gayet açık biçimde tarifi yapılmalıdır.
 
Polonyalı siyaset bilimci Adam Przeworski’nin ifade ettiği gibi “Silahlı kuvvetlerin sivillerin denetimi dışında kaldığı her ülkede, ‘asker sorunu’ demokratik kurumların istikrarsızlığının sürekli bir nedenidir” Türkiye gibi darbe korkusunun hiç azalmadığı ülkelerde bir süre sonra darbe tehdidinin ortadan kalkmasıyla askeri müdahalelerin de varlığını kaybettiği anlamını çıkarmak fevkalade yanıltıcı bir algıdır. MGK ve İç Hizmet Kanunu gibi yasal düzenlemeler askerlere “rejimin bekçiliği” için kutsal yetkiler tanıdığı sürece Silahlı Kuvvetler’in sivil denetim altına alınması oldukça zordur.
 
Kabul etmek gerekir ki, askeri okullardaki eğitimden başlayan ve özünde çoğulculuğu, çok kültürlülüğü ve insan haklarının evrensel değerlerini dışlayan tek tipçi ve ideolojik şartlanmışlığa dayalı eğitim sisteminin köklü bir reformla yeniden düzenlenmesi bu çerçevede ihtiyaç duyulan temel değişikliklerden biri olmalıdır. MEB’e bağlı okullarda yürürlükte olan ve askeri personelin eğitmenlik yaptığı Milli Güvenlik Derslerinin içeriğinin değiştirilmesi ya da tamamen müfredattan çıkarılmasını sivil toplumsal kesimler önemsemektedir. Bu kapsamda eğitimden güvenliğe, yargıdan ekonomiye kadar hayatın tüm alanlarında politika üretecek yetkinlikte “gerçek” sivillere ne denli ihtiyaç duyulduğu ortadadır. 
 
Askerlerin gerçek sorumluluk alanı olan “dış güvenlik” konularında seçimle işbaşına gelen siyasetçilerin askerlere verdiği görev ve sorumlulukların (tahsis edilen bütçe de dahil olmak üzere) etkin ve düzgün biçimde yerine getirilip getirilmediği yine sivil parlamento tarafından denetlenmelidir. Bu tür bir denetim mekanizmasının işletilebilmesi ve asker-sivil ilişkilerinin normalizasyonu için mevcut güvenlik algısını belirleyen yasal hükümlerin ivedilikle gözden geçirilmesi gerekmektedir. Askeri mevzuatın omurgasını meydana getiren MGK Kanunu ve TSK İç Hizmet Kanunu gibi iki önemli yasal düzenlemede hızlı biçimde köklü reforma gidilmesi ve TSK’nın görev ve yetki alanının kesin ve yoruma yer bırakmayacak şekilde yeniden tanımlanması şarttır. 
 
Türkiye’nin normalleşmesi bakımından yaşanan gelişmeler içinde asker-sivil ilişkilerinin seyri son derece kritik bir öneme sahip bulunmaktadır. Askeri vesayetin zirve yaptığı darbe dönemlerinden kalma bir anayasayla sivil denetimin sağlanamayacağı malumdur. Yeni, özgürlükler hukukuna dayalı ve sivil bir anayasanın hayata geçirilmesi elbette çok önemlidir. Ancak siyasal iktidarın genel seçimlere kadar yapabileceği reform niteliğinde değişiklikler, yeni döneme çok daha umutla girmemizi sağlayacaktır.

 


YAZARIN TÜM YAZILARI
Üçüncü Putin Döneminde Kafkasya Sorunu - 13 Mayıs 2012 Pazar 17:44
Makedonya’da Etnik Kriz Nasıl Aşılabilir? - 25 Nisan 2012 Çarşamba 14:34
Şiddeti Önlemedeki Rolü Açısından 6284 Sayılı Yasa - 26 Mart 2012 Pazartesi 09:28
Ortadoğu’da “Balkanlaşma” Riski - 13 Mart 2012 Salı 17:12
Devlet Denetleme Kurulu Raporundaki Dink Davası - 29 Şubat 2012 Çarşamba 14:42
4.Bağımsızlık Yılında Kosova’nın Sorunları - 17 Şubat 2012 Cuma 17:28
Suriye Ateşi Bölgeyi Sararken - 13 Şubat 2012 Pazartesi 10:29
Hukukun Normalleşmesi - 09 Ocak 2012 Pazartesi 09:22
Uludere Faciası: Kontrolsüz Güç, Güç Değildir - 02 Ocak 2012 Pazartesi 13:47
2012 Yılında Balkan Üçlü Mekanizmasından Beklentiler - 29 Aralık 2011 Perşembe 18:51
Sarkozy Gemileri Yaktı mı? - 20 Aralık 2011 Salı 17:50
Geçmişle Yüzleşmenin Kuralları - 08 Aralık 2011 Perşembe 17:56
Balkanlarda Arnavut-Sırp Restleşmesi - 27 Kasım 2011 Pazar 22:20
Sivilleşme Aracı Olarak Vicdani Ret - 21 Kasım 2011 Pazartesi 09:07
Arap Baharının Adalet Arayışına Etkisi - 27 Ekim 2011 Perşembe 15:44
İlerleme Raporu: AB Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - 20 Ekim 2011 Perşembe 10:51
Makedonya Ziyareti ve Bulgaristan Gerginliği - 06 Ekim 2011 Perşembe 08:51
Bağımsız Filistin Rüyasını Gerçekleştirmek - 19 Eylül 2011 Pazartesi 13:15
Palmer Raporu: BM Gözetiminde Hukuk İstismarı - 15 Eylül 2011 Perşembe 18:17
Mülklerin İadesi: Azınlık Haklarında Önemli İlerleme - 30 Ağustos 2011 Salı 01:21
Ses Kayıtları ve Silahlı Kuvvetlerin Denetimindeki Zorluklar - 26 Ağustos 2011 Cuma 17:39
Suriye’de Sona Yaklaşırken - 09 Ağustos 2011 Salı 14:40
Kosovalı Sırpların Ateşle Dansı - 01 Ağustos 2011 Pazartesi 16:18
İlerleme ve Gerileme Arasındaki Sırbistan-ABD İlişkileri - 22 Temmuz 2011 Cuma 09:32
Yunanistan-İsrail İttifakı: Doğu Akdeniz’de Güç Gösterisi mi ? - 12 Temmuz 2011 Salı 09:12
Boykot ve Ergenekon - 30 Haziran 2011 Perşembe 16:17
Cenevre Sözleşmesinin 60.Yılında Mülteci Sorunu - 21 Haziran 2011 Salı 09:16
Bölgesel İnsani Kriz ve Suriyeli Mülteciler - 13 Haziran 2011 Pazartesi 09:14
Bir Dönem Noktası Olarak Cuntacıların Yargılanması - 09 Haziran 2011 Perşembe 17:49
Bosnalı Sırpların Tehlikeli Oyunu - 25 Mayıs 2011 Çarşamba 16:41
Balkanlarda Kültürel Kimlikler Çatışmayı Önleyebilir mi? - 12 Mayıs 2011 Perşembe 21:17
Türk Hukuk Düzenine Etkileri Açısından İzmir Deklarasyonu - 05 Mayıs 2011 Perşembe 15:51
Sırbistan Görüşmeleri ve Balkanlarda Artan Endişe - 30 Nisan 2011 Cumartesi 15:29
Suriye’de Esen Ölüm Rüzgarına Direnmek - 25 Nisan 2011 Pazartesi 14:22
Avrupa’da Üniter Kültüre Doğru - 22 Nisan 2011 Cuma 17:10
12 Eylül’le Hesaplaşmaya Hazır mıyız? - 11 Nisan 2011 Pazartesi 15:02
Goldstone Skandalı ve Hukukun İtibarsızlaştırılması - 05 Nisan 2011 Salı 15:36
Hakikat Komisyonlarının Geçiş Dönemindeki Rolü - 30 Mart 2011 Çarşamba 14:38
Birleşmiş Milletlere İnsani Müdahale Zamanı - 23 Mart 2011 Çarşamba 17:11
Kosova-Sırbistan Görüşmeleri Başlarken - 14 Mart 2011 Pazartesi 11:16
Arnavutluk Siyasi Krizi Aşabilir mi? - 07 Mart 2011 Pazartesi 08:55
28 Şubat ve Ordunun Sivil Denetimi - 28 Şubat 2011 Pazartesi 14:24
Diktatörler Üreten Uluslararası Düzeni Sorgulamak - 25 Şubat 2011 Cuma 08:25
Mısır’daki Halk Hareketinin Etkileri - 29 Ocak 2011 Cumartesi 15:53
Jüristokratik Vesayetin Gücü: Danıştay Örneği - 21 Ocak 2011 Cuma 11:22
Tunus’ta Halk İsyanı ve Değişimin Rengi - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:42
Berlin’den Meriç’e: Avrupa’nın Yeni Duvarı - 04 Ocak 2011 Salı 15:55
Yer İsimlerinin (Bir Hakkın) İadesi - 29 Aralık 2010 Çarşamba 18:31
Yeni Türkiye İçin Bir Fırsat: Balyoz Davası - 18 Aralık 2010 Cumartesi 14:16
Orantısız Güç - 10 Aralık 2010 Cuma 22:04
Askerler Sivil Denetime Ne Kadar Hazır? - 29 Kasım 2010 Pazartesi 09:39
AB İlerleme Raporu; Şartlar Değişti mi? - 12 Kasım 2010 Cuma 09:49
Kosova’da Hükümet Düşerken - 03 Kasım 2010 Çarşamba 10:31
Almanya Kritik Bir Dönemeçte - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:30
Bosna-Hersek Seçimleri: Çözüm mü, Belirsizlik mi? - 08 Ekim 2010 Cuma 21:06
Hrant Dink Kararından Ders Çıkarmak - 22 Eylül 2010 Çarşamba 12:32
Amerika: İslamofobiden Anti-İslamizme Doğru mu? - 14 Eylül 2010 Salı 17:27
İsrail-Filistin Müzakere Masasında Neler Var? - 01 Eylül 2010 Çarşamba 09:23
BM Raporunda Türkiye’ye Son Uyarılar - 24 Ağustos 2010 Salı 11:33
Kosava ve Balkanlarda Yeni Gerilimler - 13 Ağustos 2010 Cuma 13:05
Asker Hesap Vermezse Ne Olur? - 04 Ağustos 2010 Çarşamba 14:06
Kürt Sorunu ve Güvenlik İlişkisi - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 10:51
Yetimhane Kararını Nasıl Okumalı - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 15:02
17. Yılında İki Katliam ve Toplumsal Barışı Korumak - 06 Temmuz 2010 Salı 12:31
Fergana Vadisi’nden Orta Asya’ya Yaklaşan Tehlike: Etnik Çatışmalar - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:16
BM Saldırganı Cezalandırabilir (mi?) - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:41
Uluslararası Sulara Gömülen Hukuk ve İsrail Korsanlığı - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 16:54
Mülteci Politikalarında Yeni Riskler - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:49
Derin İlişkilerde Her Yol Ergenekon’a Çıkıyor - 12 Mayıs 2010 Çarşamba 16:08
Kamu İdaresi ve Sivil Aktörlerin İnsan Haklarının Geleceğindeki Rolü - 06 Mayıs 2010 Perşembe 21:46
Özel Hayata Yıkıcı Etkisiyle Bir İhlal Uygulaması “Fişleme” - 23 Nisan 2010 Cuma 10:43
Kırgızistan: Güvenlik ve Özgürlük Arasında Kaybolmak - 09 Nisan 2010 Cuma 18:01
Sırbistan'ın Özür Dileme Siyasetinin Etkileri - 02 Nisan 2010 Cuma 12:19
Roman Açılımı ya da En Alttakilerin Sesini Duyabilmek - 24 Mart 2010 Çarşamba 13:43
İklim Mültecileri Nereye Gidecek - 17 Mart 2010 Çarşamba 10:32


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya