ENGLISH
23.05.2012
01.11.2010 11:38


Prof. Dr. Yasin Aktay
SDE Başkanı
yaktay@sde.org.tr
CV

Çin'den Bakınca Türkiye, Türkiye'den Bakınca Çin

Bir Çinlinin bir Türk'e "siz Türkler birbirinizi nasıl ayırt edebiliyorsunuz, hayret, o kadar birbirinize benziyorsunuz ki!" deyişi bir fıkra gibi anlatılır. Bununla asıl Çinlilerin o kadar çok birbirine benzedikleri halde ve sayıları tabii ki çok daha kalabalık oldukları halde birbirlerini nasıl olup da tanıyabildiklerinin Türkler tarafından hayretle karşılandığı anlatılıyor. Üstelik sadece Çinliler değil, muhtemelen Türkiye'den bakıldığında Çinlisiyle Japonuyla, Korelisi ve Vietnamlısıyla Uzak Doğu halklarının çoğunu birbirinden ayırt etmek zor, çünkü yakından bakılmadığında, yani uzaktan bakıldığında hepsi birbirine benziyor.  

Geçtiğimiz günlerde bir TV programında başörtülülerin hepsinin tek tip olması ile ilgili bildik laikçi söylemine karşı bu örneği verip işin aslının başörtülülere çok uzaktan bir yabancı gibi bakıyor olmaktan kaynaklandığını anlatmaya çalıştım. Yoksa biraz yakından veya içlerinden bakıldığında başörtü giyim tarzının zaten alabildiğine farklılaşmış olduğunu görmemek mümkün değil. Bu da neresinden bakarsanız başörtüsüne karşı tepkinin ne kadar "yabancı" ve "uzak" olduğunun tipik bir göstergesi aslında.

Bu örneği Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Çin ziyareti esnasında, Çin'e her bakımdan ne kadar uzaktan bakıyor olduğumuzu ve bu yüzden, bırakınız detayları, büyük özellikleri bile fark etmekte ne kadar zorlandığımızı düşünürken sıkça hatırladım. Dünyanın ABD'den sonraki ikinci ekonomisi ve çok değil sadece on yıl sonra 2020 yılında bugünkü gelişme hızını sürdürdüğü takdirde ABD'ye geçerek birinci olacak olan Çin hakkında detayları görmemizi sağlayacak yakın bir bakışa şiddetle ihtiyacımız var.

Ekim ayının başlarında başbakanını ağırladığımız Çin ile ilişkilerimiz 2009 yılının Temmuz ayında Urumçi'de meydana gelen olaylardan dolayı gerilmişti. Ancak kısa bir zaman içinde hem Türkiye'nin hem de Çin'in olumlu yaklaşımları sayesinde ilişkiler eskisinden daha yoğun hale geldi. Bunda kuşkusuz her iki ülkenin benimsedikleri ekonomik açılım politikalarının ciddi bir etkisi var. Ülke ekonomilerinin gelişmesinde yönetici kadrolarının rasyonel tutumları kuşkusuz çok belirleyici oluyor, ama zaten bu zamanda rasyonel davranamayan bir yöneticinin uzun süre işbaşında kalması da zor. Türkiye ve Çin dünyanın yükselen iki ekonomik ve siyasi gücü. Açılımlar ve dünyanın artan bütünleşmesi her iki ülkeyi birbirine kaçınılmaz olarak daha fazla yaklaştırıyor.

Çin Urumçi'de meydana gelen olaylardan hemen sonra hızla durumu tamir etmek üzere bölgenin diğer bölgelere nazaran yüzde 50 daha düşük seviyelerde bulunan milli gelir seviyesini diğer eyaletlerle aynı seviyeye getirmek üzere acil bir eylem planını devreye soktu. Plana göre 2020 yılına kadar Uygurların milli geliri ülkenin geri kalanıyla eşitlenmiş olacak. Bunun için bölgeyi özel ekonomik kalkınma alanı ilan etmiş. Böylece aslında Urumçi'deki muhalefetin ekonomik geri kalmışlıkla ilişkili olduğu tezini işleyerek bizdeki Kürt sorunu konusundaki tanıdık tezi hatırlatıyor.

Bu tezin ne kadar tuttuğu ayrı bir konu, ama Çin'in yükselen ekonomisinin onu her bakımdan daha rasyonel ve daha açık hale gelmeye zorladığı da tartışılmaz bir gerçeklik. Çin kendini dünyaya daha fazla "iyi" gösterme ihtiyacını hissediyor. Dünyaya kendini anlatmayı da önemsiyor. Yani yeni deyimiyle kamu diplomasisine özel bir önem atfediyor. Kamu diplomasisindeki akıl giderek onu da yakalıyor ve kendini iyi tanıtmanın en iyi yolunun fiiliyatıyla iyi olmaktan geçtiğini de fark ediyor ve bunu bir ölçüde uygulamaya koyuyor. Urumçi Çin'in dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olduğu için burada bir daha sorun çıkmaması ve çıkabilecek sorunların imajını yerle bir etmemesi için ciddi bir arayış ve çaba içinde.

İkili ilişkide Çin'in rasyonel olma arayışı kadar Türkiye'nin de bir arayışı var.

Çin'le Türkiye arasındaki ticaret hacmi 2009 yılında 14 milyar dolayı aşmış durumda ama bu hacmin sadece 1,599 milyarı Türkiye7nin ihracatı şeklinde gerçekleşmiş. Bu ticaret açığının kapatılması için Türkiye'nin daha fazla ihracat yapması gerekiyor. Aslında epey zamandır başlamış olan bu arayış şimdiden meyvesini vermemiş değil örneğin 2010 yılının ilk 8 ayında Türkiye'nin Çin'e ihracatı, ekonomik krize rağmen, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 62,8 artarak 1 milyar 451 milyon dolara ulaşmış durumda. Söz konusu dönemde ithalat ise yüzde 37,9 artışla 10 milyar 670 milyon dolar olmuş. Yılın ilk 8 ayındaki ticaret hacmi 12 milyar 121 milyon dolara ulaşmış.

Kuşkusuz krize rağmen bu açığın kapanması kendi kendine olmuyor. Siyasi irade, arayış ve inisiyatifin rolü bu konuda çok önemli. Cumhurbaşkanıyla, Başbakanıyla, Dışişleri bakanıyla bugünkü siyasi kadroların elbirliğiyle bu inisiyatifi aldıklarında kuşku yok. Özellikle Ahmet Davutoğlu'nun stratejik derinliğe sahip vizyonuyla insan takatini aşan diplomasisini takip etmenin bile baş döndürdüğünü bu yolculukta bir kez daha müşahede ediyoruz.

(30.10.2010 tarihinde Yeni Şafak'ta yayınlanmıştır)


YAZARIN TÜM YAZILARI
Kahire'den Siyaset Notları - 26 Mart 2012 Pazartesi 12:38
Ergenekon Davaları ve Yeni Türkiye için Yeni Sözleşme İhtiyacı - 17 Ocak 2012 Salı 17:44
Arap Baharının Küresel ve Bölgesel Etkisi - 19 Aralık 2011 Pazartesi 13:09
Arap Baharında Seçim Rüzgarları ve Türkiye Algısı - 07 Aralık 2011 Çarşamba 16:37
Türkiye ve Mısır’ın Demokratik Deneyim Paylaşımı - 31 Ekim 2011 Pazartesi 18:30
Suriye İmtihanında Türkiye ve Dünya - 16 Ağustos 2011 Salı 14:26
Siyasi Sorumluluk ve Yeni Anayasa - 21 Haziran 2011 Salı 21:22
Niçin "O" kazanıyor? - 16 Haziran 2011 Perşembe 09:29
Seçime Giderken… - 23 Mayıs 2011 Pazartesi 15:45
Kürt Sorununu Metalaştırıp Satmak - 10 Mayıs 2011 Salı 09:45
Siyasal İletişim ve Temsil - 02 Mayıs 2011 Pazartesi 17:02
Darbe, Tecavüzden Daha Yüz Kızartıcı Bir Suçtur - 18 Nisan 2011 Pazartesi 12:22
Aday Listelerindeki Algoritma - 18 Nisan 2011 Pazartesi 12:16
Bir Meslek Olarak Siyaset ve "Milletvekilliği" - 15 Nisan 2011 Cuma 10:13
Alevi Çalıştayları Raporu - 07 Nisan 2011 Perşembe 13:05
Ortadoğu Devrimleri: İslamcılığın Bitişi mi Evrimi mi? - 28 Mart 2011 Pazartesi 13:21
Arap Dünyasında Değişim: Gelecek, Gelmiş midir? - 18 Mart 2011 Cuma 10:12
AP'nin hayli "öğretici" raporu - 14 Mart 2011 Pazartesi 12:21
Sosyal Deprem Olarak Devrim - 23 Şubat 2011 Çarşamba 10:13
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün İran Ziyareti - 21 Şubat 2011 Pazartesi 11:29
Mısır'dan Bakınca Çeşitlenen Türkiye Modeli - 15 Şubat 2011 Salı 10:06
11 Şubat Mısır Devrimi Hayırlı Olsun - 15 Şubat 2011 Salı 10:02
Devrim’in Öznesi ve İslamcı Siyaset - 10 Şubat 2011 Perşembe 18:30
Devrim Dalgalarını Sen, Oyun mu Sandın? - 01 Şubat 2011 Salı 13:03
Arap Dünyasında Değişim Zamanı - 01 Şubat 2011 Salı 12:56
Endişeler ve Tecrübeler - 26 Ocak 2011 Çarşamba 10:11
Hasan Ünal Nalbantoğlu'nun Ardından - 24 Ocak 2011 Pazartesi 12:44
Osmanlıyı Anlatan Kendini Anlatır - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:56
"Araplar Osmanlı'yı Değil Bugünün Türkiye'sini Seviyor" - 12 Ocak 2011 Çarşamba 09:35
Kul Hakkı - 10 Ocak 2011 Pazartesi 11:33
Demokratik özerklik: "Bu mudur?" - 04 Ocak 2011 Salı 16:00
Diyarbakır'dan vicdana sesleniş - 04 Ocak 2011 Salı 10:56
Bu Ne Acele ? - 27 Aralık 2010 Pazartesi 10:44
Kürt Meselesinde Siyasetin Dönüşü(mü)? - 21 Aralık 2010 Salı 12:52
CHP'nin "İktidar" Kurultayı - 20 Aralık 2010 Pazartesi 13:17
Bir Siyaset Olarak "Kendini Değiştirmek" Arap Türk Sosyal Bilimler Kongresi-2 - 15 Aralık 2010 Çarşamba 09:48
Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi (ATCOSS) - 15 Aralık 2010 Çarşamba 09:46
Komplo Okuma Kılavuzu - 07 Aralık 2010 Salı 11:36
Kürt sorununa "kapatma" muamelesi yapmak - 06 Aralık 2010 Pazartesi 12:55
YÖK'ü Kaldırmak - 30 Kasım 2010 Salı 09:42
Kürt Siyasetçinin Sorunu - 29 Kasım 2010 Pazartesi 18:02
İktidar Hevesi - 23 Kasım 2010 Salı 12:12
Bayram ve Endişeli Modernler - 23 Kasım 2010 Salı 12:08
Davutoğlu'ndan "Demokratik NATO" Mesajı - 08 Kasım 2010 Pazartesi 10:49
Çin'den Bakınca Türkiye, Türkiye'den Bakınca Çin - 01 Kasım 2010 Pazartesi 11:38
Toplumsal Talepler AK Parti'nin Uhdesinde Değildir - 25 Ekim 2010 Pazartesi 14:46
Tophane'yle Beşiktaş'ın Arası... - 19 Ekim 2010 Salı 13:28
CHP 29 Ekim'de Haremlik-Selamlık mı İstiyor? - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:34
Değişen Küresel Güç Dengeleri ve Türkiye - 11 Ekim 2010 Pazartesi 12:42
Değiştirilmesi Teklif Dahi Edilemeyen - 05 Ekim 2010 Salı 14:13
Cumhurbaşkanının TBMM Açılış Konuşması - 04 Ekim 2010 Pazartesi 11:58
İçkinin Siyasallaşması - 28 Eylül 2010 Salı 09:44
Tophane'de "Mahalleye Baskı" - 27 Eylül 2010 Pazartesi 12:01
Yüzde 42'yi Anlama Kılavuzu - 21 Eylül 2010 Salı 10:08
Mayını Kimin Döşediğinin Ne Önemi Var? - 20 Eylül 2010 Pazartesi 09:23
Hayır Diyenleri de Rahatlatacak Bir Sonuç - 13 Eylül 2010 Pazartesi 11:53
Bir Tuhaf Operasyon - 13 Eylül 2010 Pazartesi 10:55
"Bir Tatlı Huzur"un Bedeli - 07 Eylül 2010 Salı 10:13
Hukukun Geçerli, Siyasetin Geçersiz Sayamadığı Ses Kayıtları - 06 Eylül 2010 Pazartesi 10:26
Cumhurbaşkanından Şık Hareketler - 31 Ağustos 2010 Salı 10:21
Toplumsal Sözleşme Olarak Anayasa - 24 Ağustos 2010 Salı 11:12
Alevilerin Oyu Kimin Heybesinde? - 21 Ağustos 2010 Cumartesi 17:07
Niyet - 17 Ağustos 2010 Salı 10:52
Yargı Ele Geçirilmiyor, Elden Gidiyor - 16 Ağustos 2010 Pazartesi 09:44
27 Mayıs'ın Hesabı 12 Eylül'de Görülecek - 10 Ağustos 2010 Salı 09:15
Teamül İllüzyonu - 09 Ağustos 2010 Pazartesi 09:05
Bir Darbe Ukdesi Kalmış Kılıçdaroğlu'nda - 02 Ağustos 2010 Pazartesi 09:07
Hem "Hayır" Demek, Hem de Darbeci Olmamayı İstemek - 27 Temmuz 2010 Salı 10:40
Ağlayamayanların Acıları - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 11:14
Herkesin Oyu Kendine - 20 Temmuz 2010 Salı 10:01
Liderlerin Görüşmesi Sadece Liderlerin Görüşmesi Değildir - 19 Temmuz 2010 Pazartesi 16:30
PKK'lıların Cesetleri - 13 Temmuz 2010 Salı 10:02
AYM'ni Günaha Davet Edenlerin Hiç mi Suçu Yok? - 12 Temmuz 2010 Pazartesi 14:05
ESOF 2010 ve Avrupalı Bilimin Kimlik Arayışı - 06 Temmuz 2010 Salı 14:50
Madımak'ta Hayırlı Bir Noktaya Doğru - 05 Temmuz 2010 Pazartesi 11:16
Vesayet ve Demokrasi - 29 Haziran 2010 Salı 12:09
PKK'da "Başarının Sırrı" - 28 Haziran 2010 Pazartesi 13:40
PKK Yine Kimin Mesajını Taşıyor? - 21 Haziran 2010 Pazartesi 18:17
Türkiye'nin Kaybolan Yıllarını Güney Kore'de Görmek - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:06
Tamamen Duygusal Analizler - 15 Haziran 2010 Salı 10:11
Anayasa Mahkemesi Aradan Çekilmek Zorundadır - 14 Haziran 2010 Pazartesi 13:21
Dış Siyasette Çıkar’dan Erdem’e Doğru Bir Eksen Kayması - 09 Haziran 2010 Çarşamba 09:21
Kaderin Enstrümanları - 08 Haziran 2010 Salı 18:15
Yüz Kızartıcı Bir Suç Olarak Darbe - 01 Haziran 2010 Salı 17:33
CHP'nin 18 Brumaire Arayışı - 01 Haziran 2010 Salı 17:29
Bayat Mala Yeni Pazarlamacı - 25 Mayıs 2010 Salı 11:09
Türkiye'nin Yeni Dış Politikasının Yeni Riskleri - 25 Mayıs 2010 Salı 10:25
Muhalefetle İktidar Ne Zaman Aynı Ligde Oynayacak? - 17 Mayıs 2010 Pazartesi 15:07
Beyaz Kürtlerin Siyaseti ve Değerleri - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 15:55
Prof. Arato’nun Etkileyici CV’si - 05 Mayıs 2010 Çarşamba 13:40
İdeoloji ve Danıştay - 29 Nisan 2010 Perşembe 15:00
Namus Davası - 19 Nisan 2010 Pazartesi 14:43
“Ermeni Sorununun Yeni Boyutları” - 10 Nisan 2010 Cumartesi 17:25
Küçük Ama Mümkün Bir Anayasa Düzeltmesine Doğru - 09 Nisan 2010 Cuma 09:39
Muhalefete Katkı - 06 Nisan 2010 Salı 14:45
Anayasa temrinleri - 30 Mart 2010 Salı 10:03
1915'e Dair Yeni Belgeler mi Bulundu? - 25 Mart 2010 Perşembe 10:38
Bir Oy Farkıyla Soykırım - 16 Mart 2010 Salı 09:54
Soykırım Söyleminin Ekonomi-Politiği - 08 Mart 2010 Pazartesi 13:30
Demokratikleşme Sürecinde Hukukun Üstünlüğü ve Yargı - 01 Mart 2010 Pazartesi 09:36
Yargı Reformu Açılış Konuşması - 25 Şubat 2010 Perşembe 15:41
Meziyeti ‘Çılgınlık’ Olan Darbecide Rasyonellik Aramak - 11 Şubat 2010 Perşembe 13:39
Alevi Açılımında 7. Çalıştay - 04 Şubat 2010 Perşembe 19:43
PKK Kürt Siyasetini, Anayasa Mahkemesi DTP’yi Kapattı - 14 Aralık 2009 Pazartesi 15:06
Açılım'a Kandil Molası - 19 Kasım 2009 Perşembe 11:53
Açılım Siyaseti Bağlamında Alevi ve Kürt Sorunları - 07 Kasım 2009 Cumartesi 11:57


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya