ENGLISH
23.05.2012
05.10.2010 14:13


Prof. Dr. Yasin Aktay
SDE Başkanı
yaktay@sde.org.tr
CV

Değiştirilmesi Teklif Dahi Edilemeyen

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın bazı gazetecilerle sohbeti esnasında Anayasa'nın ilk üç maddesinin bile istenirse değiştirilebileceği yönündeki sözleri ertesi gün gazetelere manşet oldu. Bana göre son derece isabetli ve umut verici olan bu sözleri hem muhalefet hem de AK Parti milletvekilleri tarafından ağır eleştirilere konu oldu. Kılıç da akşam TBMM açılış resepsiyonunda yine sohbet ettiği gazetecilerle konuşurken sözlerinin yanlış anlaşıldığını ve Anayasa'nın ilk üç maddesinin değişemeyeceğini en iyi kendisini bildiğini söyledi. Böylece muhtemelen Anayasa değişikliği ile ilgili açılmış çok umut verici bir fasıl şimdilik kapanmış oldu.  

Ama söz açılmışken hatırlatmakta ve bir iki konunu altını çizmekte büyük fayda var.

1. Anayasasında "değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez" ifadesi bulunan çok nadir ülkelerden biriyiz.

2. "Değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez" ifadesi Anayasanın 4. Maddesi olarak 1982'de, yani 12 Eylül darbesinin hazırlamış olduğu Anayasa metni ile birlikte hayatımıza bu kadar şekilli biçimde girmiştir. Ondan önce de 1961 Anayasasının 9. Maddesinde yine değiştirilmesi teklif edilemeyen bir hükümden bahsediliyor ama bu hüküm sadece "Devlet şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki Anayasa hükmü" nü kapsıyor. Ondan önce bizzat Mustafa Kemal'in yazımına katkıda bulunduğu hatta en önemli belirleyicisi olduğu 1921 ve 1924 anayasalarının hiç birinde böyle bir madde yok.

1961'de 27 Mayıs darbecilerinin ilk defa Anayasaya koymayı akıl ettiği madde ise sadece Cumhuriyet şeklini iktiza eden bir madde iken, 1982 darbecileri tarafından "dokunulmaz maddelerin" kapsamı iyice genişletilmiş ve neredeyse istendiğinde bütün Anayasayı kapsamak üzere yorumlanabilecek şekilde yazılmış. Bu sefer Türkiye Devletinin bir Cumhuriyet olduğu hükmü ile yetinilmemiş, bu cumhuriyetin " toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devleti" olduğu hükümlerini de içerecek şekilde uzatılmış. Bir sonraki maddede de Türkiye Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olduğu, dilinin Türkçe olduğu, bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayrak olduğu, millî marşının "İstiklal Marşı" olduğu ve başkentinin Ankara olduğu hükümleri de sayılarak bütün bu hükümlerin değiştirilemeyeceği ve değiştirilmesi teklif edilemeyeceği 4. maddede belirtilmiş.

3. Şimdi bu hükümlerin hepsi tabii ki değiştirilmesi kolay kolay zaten kimsenin aklına gelmeyecek hükümler. Çoğu Türkiye'de kimsenin itiraz edebileceği hususlar değil. Ama doğrusu ne kadar uzlaşma konusu olsa da kul yapımı bir hükmün "değiştirilmesi teklif edilemezlik" korumasına alınması, hem akla aykırı hem de gelecek nesillerin iradesine ipotek koymak anlamına geliyor. Buna kimsenin hakkı yok. Ayrıca unutmayalım ki, Anayasa Mahkemesi TBMM tarafından yapılmış bazı değişiklikleri doğrudan bu maddelerin içerikleriyle ilişkilendirerek kendine buradan bir çıkış yolu bulmuştu. Bu yol ise bir kez açıldığında "değiştirilmesi teklif edilemez" maddelerle ilişkilendirilemeyecek hiçbir anayasa değişikliği bulunamaz. Böylece milletiyle, devletiyle, TBMM'siyle, siyasetçisiyle koskoca Türkiye Cumhuriyeti birkaç yargıcın yorum vesayetine bağlanabiliyor. Bu tehlikeyi gördük, hep birlikte yaşadık.

4. Ama oraya kadar gitmeyelim. İsterseniz bu maddeleri kimin koyduğunu tekrar hatırlayalım ve bu "değiştirilmesi teklif edilemezlik" düşüncesine neden mahkûm olmamız gerektiğini sorgulayalım. Bugün darbecilerin yaptığı her iş yargıya açıldığına göre, darbecilik eylemi bütün kapsam ve sonuçlarıyla birlikte mahkûm edildiğine göre o darbecilerin başımıza ördüğü bu kokmuş çorabı neden hala başımızda tutmaya devam ediyoruz?

Hiç bir meşruiyetleri zaten bulunmayan darbecilerin yaptıkları anayasa bugün sorgulanırken onların Anayasanın girişine koydukları bu ağır bariyere neden takılalım? Yani darbeciler bu "değiştirilmesi teklif edilemeyen" maddeler arasında bir de mesela Kenan Evren'in konuşma ve demeçlerinin de hayatımızda yol gösterici olacağı hükmünü koysalardı (ki bu pekala mümkündü o şartlarda) o da mı değiştirilemeyecekti? Böyle şey olabilir mi?

5. Aslında bugün geçici 15. maddenin kaldırılmasıyla birlikte, yani darbecilere yargı yolunun açılmasıyla birlikte Anayasanın bu ilk üç maddesine dokunulmazlık duvarı ören zihniyeti daha kolay görebilecek ve hesaplaşabilecek hale gelmiş bulunuyoruz. Bu fikrin absürtlüğü de içerdiği akla ziyan faşizanlığı da görüp kaldırabilecek durumdayız. Bunun siyasi ve psikolojik şartları oluşmuştur.

O yüzden yeni anayasa hazırlık sürecinin işe Anayasanın 4. maddesini kaldırmakla (değiştirmekle uğraşmaksızın) başlaması yerinde olur.

(04.10.2010 tarihinde Yeni Şafak'ta yayınlanmıştır)


YAZARIN TÜM YAZILARI
Kahire'den Siyaset Notları - 26 Mart 2012 Pazartesi 12:38
Ergenekon Davaları ve Yeni Türkiye için Yeni Sözleşme İhtiyacı - 17 Ocak 2012 Salı 17:44
Arap Baharının Küresel ve Bölgesel Etkisi - 19 Aralık 2011 Pazartesi 13:09
Arap Baharında Seçim Rüzgarları ve Türkiye Algısı - 07 Aralık 2011 Çarşamba 16:37
Türkiye ve Mısır’ın Demokratik Deneyim Paylaşımı - 31 Ekim 2011 Pazartesi 18:30
Suriye İmtihanında Türkiye ve Dünya - 16 Ağustos 2011 Salı 14:26
Siyasi Sorumluluk ve Yeni Anayasa - 21 Haziran 2011 Salı 21:22
Niçin "O" kazanıyor? - 16 Haziran 2011 Perşembe 09:29
Seçime Giderken… - 23 Mayıs 2011 Pazartesi 15:45
Kürt Sorununu Metalaştırıp Satmak - 10 Mayıs 2011 Salı 09:45
Siyasal İletişim ve Temsil - 02 Mayıs 2011 Pazartesi 17:02
Darbe, Tecavüzden Daha Yüz Kızartıcı Bir Suçtur - 18 Nisan 2011 Pazartesi 12:22
Aday Listelerindeki Algoritma - 18 Nisan 2011 Pazartesi 12:16
Bir Meslek Olarak Siyaset ve "Milletvekilliği" - 15 Nisan 2011 Cuma 10:13
Alevi Çalıştayları Raporu - 07 Nisan 2011 Perşembe 13:05
Ortadoğu Devrimleri: İslamcılığın Bitişi mi Evrimi mi? - 28 Mart 2011 Pazartesi 13:21
Arap Dünyasında Değişim: Gelecek, Gelmiş midir? - 18 Mart 2011 Cuma 10:12
AP'nin hayli "öğretici" raporu - 14 Mart 2011 Pazartesi 12:21
Sosyal Deprem Olarak Devrim - 23 Şubat 2011 Çarşamba 10:13
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün İran Ziyareti - 21 Şubat 2011 Pazartesi 11:29
Mısır'dan Bakınca Çeşitlenen Türkiye Modeli - 15 Şubat 2011 Salı 10:06
11 Şubat Mısır Devrimi Hayırlı Olsun - 15 Şubat 2011 Salı 10:02
Devrim’in Öznesi ve İslamcı Siyaset - 10 Şubat 2011 Perşembe 18:30
Devrim Dalgalarını Sen, Oyun mu Sandın? - 01 Şubat 2011 Salı 13:03
Arap Dünyasında Değişim Zamanı - 01 Şubat 2011 Salı 12:56
Endişeler ve Tecrübeler - 26 Ocak 2011 Çarşamba 10:11
Hasan Ünal Nalbantoğlu'nun Ardından - 24 Ocak 2011 Pazartesi 12:44
Osmanlıyı Anlatan Kendini Anlatır - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:56
"Araplar Osmanlı'yı Değil Bugünün Türkiye'sini Seviyor" - 12 Ocak 2011 Çarşamba 09:35
Kul Hakkı - 10 Ocak 2011 Pazartesi 11:33
Demokratik özerklik: "Bu mudur?" - 04 Ocak 2011 Salı 16:00
Diyarbakır'dan vicdana sesleniş - 04 Ocak 2011 Salı 10:56
Bu Ne Acele ? - 27 Aralık 2010 Pazartesi 10:44
Kürt Meselesinde Siyasetin Dönüşü(mü)? - 21 Aralık 2010 Salı 12:52
CHP'nin "İktidar" Kurultayı - 20 Aralık 2010 Pazartesi 13:17
Bir Siyaset Olarak "Kendini Değiştirmek" Arap Türk Sosyal Bilimler Kongresi-2 - 15 Aralık 2010 Çarşamba 09:48
Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi (ATCOSS) - 15 Aralık 2010 Çarşamba 09:46
Komplo Okuma Kılavuzu - 07 Aralık 2010 Salı 11:36
Kürt sorununa "kapatma" muamelesi yapmak - 06 Aralık 2010 Pazartesi 12:55
YÖK'ü Kaldırmak - 30 Kasım 2010 Salı 09:42
Kürt Siyasetçinin Sorunu - 29 Kasım 2010 Pazartesi 18:02
İktidar Hevesi - 23 Kasım 2010 Salı 12:12
Bayram ve Endişeli Modernler - 23 Kasım 2010 Salı 12:08
Davutoğlu'ndan "Demokratik NATO" Mesajı - 08 Kasım 2010 Pazartesi 10:49
Çin'den Bakınca Türkiye, Türkiye'den Bakınca Çin - 01 Kasım 2010 Pazartesi 11:38
Toplumsal Talepler AK Parti'nin Uhdesinde Değildir - 25 Ekim 2010 Pazartesi 14:46
Tophane'yle Beşiktaş'ın Arası... - 19 Ekim 2010 Salı 13:28
CHP 29 Ekim'de Haremlik-Selamlık mı İstiyor? - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:34
Değişen Küresel Güç Dengeleri ve Türkiye - 11 Ekim 2010 Pazartesi 12:42
Değiştirilmesi Teklif Dahi Edilemeyen - 05 Ekim 2010 Salı 14:13
Cumhurbaşkanının TBMM Açılış Konuşması - 04 Ekim 2010 Pazartesi 11:58
İçkinin Siyasallaşması - 28 Eylül 2010 Salı 09:44
Tophane'de "Mahalleye Baskı" - 27 Eylül 2010 Pazartesi 12:01
Yüzde 42'yi Anlama Kılavuzu - 21 Eylül 2010 Salı 10:08
Mayını Kimin Döşediğinin Ne Önemi Var? - 20 Eylül 2010 Pazartesi 09:23
Hayır Diyenleri de Rahatlatacak Bir Sonuç - 13 Eylül 2010 Pazartesi 11:53
Bir Tuhaf Operasyon - 13 Eylül 2010 Pazartesi 10:55
"Bir Tatlı Huzur"un Bedeli - 07 Eylül 2010 Salı 10:13
Hukukun Geçerli, Siyasetin Geçersiz Sayamadığı Ses Kayıtları - 06 Eylül 2010 Pazartesi 10:26
Cumhurbaşkanından Şık Hareketler - 31 Ağustos 2010 Salı 10:21
Toplumsal Sözleşme Olarak Anayasa - 24 Ağustos 2010 Salı 11:12
Alevilerin Oyu Kimin Heybesinde? - 21 Ağustos 2010 Cumartesi 17:07
Niyet - 17 Ağustos 2010 Salı 10:52
Yargı Ele Geçirilmiyor, Elden Gidiyor - 16 Ağustos 2010 Pazartesi 09:44
27 Mayıs'ın Hesabı 12 Eylül'de Görülecek - 10 Ağustos 2010 Salı 09:15
Teamül İllüzyonu - 09 Ağustos 2010 Pazartesi 09:05
Bir Darbe Ukdesi Kalmış Kılıçdaroğlu'nda - 02 Ağustos 2010 Pazartesi 09:07
Hem "Hayır" Demek, Hem de Darbeci Olmamayı İstemek - 27 Temmuz 2010 Salı 10:40
Ağlayamayanların Acıları - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 11:14
Herkesin Oyu Kendine - 20 Temmuz 2010 Salı 10:01
Liderlerin Görüşmesi Sadece Liderlerin Görüşmesi Değildir - 19 Temmuz 2010 Pazartesi 16:30
PKK'lıların Cesetleri - 13 Temmuz 2010 Salı 10:02
AYM'ni Günaha Davet Edenlerin Hiç mi Suçu Yok? - 12 Temmuz 2010 Pazartesi 14:05
ESOF 2010 ve Avrupalı Bilimin Kimlik Arayışı - 06 Temmuz 2010 Salı 14:50
Madımak'ta Hayırlı Bir Noktaya Doğru - 05 Temmuz 2010 Pazartesi 11:16
Vesayet ve Demokrasi - 29 Haziran 2010 Salı 12:09
PKK'da "Başarının Sırrı" - 28 Haziran 2010 Pazartesi 13:40
PKK Yine Kimin Mesajını Taşıyor? - 21 Haziran 2010 Pazartesi 18:17
Türkiye'nin Kaybolan Yıllarını Güney Kore'de Görmek - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:06
Tamamen Duygusal Analizler - 15 Haziran 2010 Salı 10:11
Anayasa Mahkemesi Aradan Çekilmek Zorundadır - 14 Haziran 2010 Pazartesi 13:21
Dış Siyasette Çıkar’dan Erdem’e Doğru Bir Eksen Kayması - 09 Haziran 2010 Çarşamba 09:21
Kaderin Enstrümanları - 08 Haziran 2010 Salı 18:15
Yüz Kızartıcı Bir Suç Olarak Darbe - 01 Haziran 2010 Salı 17:33
CHP'nin 18 Brumaire Arayışı - 01 Haziran 2010 Salı 17:29
Bayat Mala Yeni Pazarlamacı - 25 Mayıs 2010 Salı 11:09
Türkiye'nin Yeni Dış Politikasının Yeni Riskleri - 25 Mayıs 2010 Salı 10:25
Muhalefetle İktidar Ne Zaman Aynı Ligde Oynayacak? - 17 Mayıs 2010 Pazartesi 15:07
Beyaz Kürtlerin Siyaseti ve Değerleri - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 15:55
Prof. Arato’nun Etkileyici CV’si - 05 Mayıs 2010 Çarşamba 13:40
İdeoloji ve Danıştay - 29 Nisan 2010 Perşembe 15:00
Namus Davası - 19 Nisan 2010 Pazartesi 14:43
“Ermeni Sorununun Yeni Boyutları” - 10 Nisan 2010 Cumartesi 17:25
Küçük Ama Mümkün Bir Anayasa Düzeltmesine Doğru - 09 Nisan 2010 Cuma 09:39
Muhalefete Katkı - 06 Nisan 2010 Salı 14:45
Anayasa temrinleri - 30 Mart 2010 Salı 10:03
1915'e Dair Yeni Belgeler mi Bulundu? - 25 Mart 2010 Perşembe 10:38
Bir Oy Farkıyla Soykırım - 16 Mart 2010 Salı 09:54
Soykırım Söyleminin Ekonomi-Politiği - 08 Mart 2010 Pazartesi 13:30
Demokratikleşme Sürecinde Hukukun Üstünlüğü ve Yargı - 01 Mart 2010 Pazartesi 09:36
Yargı Reformu Açılış Konuşması - 25 Şubat 2010 Perşembe 15:41
Meziyeti ‘Çılgınlık’ Olan Darbecide Rasyonellik Aramak - 11 Şubat 2010 Perşembe 13:39
Alevi Açılımında 7. Çalıştay - 04 Şubat 2010 Perşembe 19:43
PKK Kürt Siyasetini, Anayasa Mahkemesi DTP’yi Kapattı - 14 Aralık 2009 Pazartesi 15:06
Açılım'a Kandil Molası - 19 Kasım 2009 Perşembe 11:53
Açılım Siyaseti Bağlamında Alevi ve Kürt Sorunları - 07 Kasım 2009 Cumartesi 11:57


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSa