ENGLISH
23.05.2012
14.09.2010 17:27


Selvet Çetin
SDE Uzmanı
scetin@sde.org.tr
CV

Amerika: İslamofobiden Anti-İslamizme Doğru mu?

 

11 Eylül saldırılarının yıldönümünde bir rahibin Kur’an yakma eylemi gerçekleştireceğini açıklamasıyla birlikte gözler yeniden ABD yönetiminin İslam ve Müslümanlar konusunda izleyeceği politikalara odaklanmış durumda. New York’ta yıkılan İkiz Kuleler’e yakın bir yerde yapılması planlanan cami ile ilgili Amerikan kamuoyunda devam eden tartışmalar, çok kültürlülük ve açık toplum değerleriyle sürekli övünen Amerikalıların Müslümanlar sözkonusu olduğunda bu değerlere ne kadar bağlı kalacaklarını göstermesi bakımından ciddi ipuçları veriyor.
 
Bir dinin kutsal kitabının başka bir dinin temsilcileri tarafından ısrarla yakılmak istenmesini ve üstelik bu eylemin bir kampanyaya dönüştürülmeye çalışılmasını dini özgürlükler ya da ifade özgürlüğü bağlamında haklı bir talep olarak değerlendirmek mümkün değildir. Bu tür bir davranış, sadece Müslümanlar tarafından kendi dinlerine yapılmış açık bir saldırı olarak değerlendirilmiyor. Aynı zamanda farklı dini çevreler tarafından da büyük bir tepki ile karşılanıyor. Vatikan tarafından bu konuda yapılan açıklamalar, Hıristiyan dünyaya çok net mesajlar vermektedir.
 
Yaklaşan Kimlik Krizi
Bununla birlikte farklı dini kesimler arasında kin ve düşmanlığı kışkırtmaya yönelik provokatif bir yönü bulunan Kur’an yakma girişiminin sadece İslamofobi ile izah edilmesi oldukça güçtür. Cami projesinin Obama yönetimi ve birçok çevre tarafından desteklenmesi ve Kuran yakma eylemine karşı gösterilen tepkiler ne yazık ki Amerikan toplumunda İslam ve Müslümanlarla ilgili derin bir kimlik krizinin yaklaşmakta olduğu gerçeğini görmemizi engelleyemiyor. Her iki olay nedeniyle kamuoyu ikiye bölünmüş durumda ve Müslümanlara yönelik hoşgörüsüz tutumlar son örnekte de görüldüğü gibi yerini giderek nefret söylemi ve davranışlarına bırakıyor. Doğal olarak Amerikalı Müslümanlar İslamofobik duygu ve davranışların hedefi olmaya devam ederken aynı zamanda “Anti-İslamizm” propagandası ile de baş etmek zorunda kalacaklar.
 
11 Eylül saldırılarından bu yana Batı’da genel olarak önyargılara dayalı gelişen İslamofobinin yayılmasını önlemeye dönük bugüne kadar çok sayıda etkinlik gerçekleştirildi. Medeniyetler ittifakı ya da dinler arası diyalog başlıkları altında Doğu ve Batı’da düzenlenen siyasi ve sosyal içerikli çalışmalar İslamofobi ile mücadele etmek bakımından önemli olmakla birlikte bu çabalardan çok daha önemli olan konu, farklı toplumsal kesimler arasındaki diyalog ve iletişim kanallarının açık tutulmasıydı. Sağlıklı bir iletişim ortamı oluşturulamadığı sürece önyargıların, tehdit algılamalarının ve benzeri olumsuz düşüncelerin giderilmesini sağlamak kolay olmayacaktır. Amerika, Avrupa ülkelerine göre bu kanalları açık tutmak konusunda daha elverişli sosyal ve siyasi koşullara sahip olsa da 11 Eylül sendromu’nun toplumda yarattığı travma ve dolayısıyla İslam söz konusu olduğunda yaşanan kutuplaşmalar kaygı uyandıracak boyutlara ulaşabiliyor.
 
Dini hoşgörüsüzlüğe karşı bugüne kadar net mesajlar verme çabasındaki Amerika’nın, Batı ve Doğu toplumlarını zaten yeterince ayrıştıran ve birbirinden uzaklaştıran 11 Eylül saldırılarından sonra Irak ve Afganistan işgallerine girişmesi ve yüz binlerce masum insanın yaşamına kastetmesini, Müslüman dünya büyük bir insanlık suçu olarak nitelendirmektedir. Dolayısıyla Bush döneminin yarattığı acı ve ızdırap halen devam ederken Obama’nın İslam dünyasına verdiği olumlu mesajlara itibar edilmeyeceğini söylemek mümkündür.
 
İsrail Lobisi ve Neoconlar’ın İşbirliği
Amerikan toplumunda Cami projesine karşı çıkan muhafazakar çevrelerin 11 Eylül saldırılarından Müslümanları sorumlu tutmaya devam ettiklerini görüyoruz. Müslümanların ABD toplumu içinde güç kazanması ile ilgili kaygılar bu çevrelerde İslam’a karşı ölçüsüz ve saldırgan davranışların gelişmesine zemin hazırlıyor. İsrail lobisinin de dahil olduğu Sağ Muhafazakar- Cumhuriyetçiler ve Neoconlar bu cephenin en ateşli taraftarları olarak İslam karşıtlığına dayalı kara bir propaganda yürütüyorlar. Floridalı Rahip’in bu propagandadan cesaret almadığını söylemek mümkün müdür?
 
Temel hak ve özgürlükler temelinde bir siyaset izlemeye çalışan Liberal ve Demokrat blok ise karşı cepheyi oluşturarak Amerikan toplumunun değerleri ve ideallerine vurguda bulunuyor ve ABD’nin tüm dini, etnik ve kültürel gruplara olduğu gibi Müslümanlara da açık ve çok kültürlü bir ülke olarak yoluna devam etmesi gerektiğini söylüyorlar. Bu kutuplaşmanın Amerika’nın İslam ve Müslümanlarla kurduğu ilişkiyi nasıl tartışmalı bir hale getirdiği ve kaçınılmaz olarak bir kimlik tartışmasını alevlendirdiği ortada. Yaşanan siyasi bölünmüşlük ve çekişmenin arka planında ise Neoconlar’ın Bush döneminde kontrolü ele alan etkinliklerinin Obama dönemi ile birlikte kaybedilmesinden duyulan rahatsızlık ve iktidarı yeniden elde etme hesapları yatıyor. Bu yüzden Camiyi de içine alan İslam Toplumu Merkezi projesine karşı çıkmaktan ve Muhafazakar Amerikan toplumunu Müslümanlara karşı örgütlemekten vazgeçmeyeceklerdir. İslam karşıtlığı kampanyasıyla birlikte Cumhuriyetçiler Kasım ayında yapılacak ara seçimlerde Obama iktidarını sarsmayı isteyecekler ve Kongre’de önemli bir güç elde ettikleri taktirde de dış politikada ciddi bir ağırlık elde edeceklerdir. Böyle bir gelişmenin yaşanması halinde ise Neoconlar’ın, Obama’dan yeterli ilgiyi görmeyen İsrail lobisi ile birlikte yarım kalan Büyük Ortadoğu Projesine kaldıkları yerden devam etmeleri hiç de sürpriz sayılmamalıdır.
 
Amerika’nın Müslümanlar ile ilişkilerinin geleceği konusunda atacağı adımlar sadece ABD içinde değil, tüm İslam coğrafyasında da yakından izlenecektir. Amerikan toplumu bu konuda ya bir kimlik bunalımına sürüklenecek ya da haklar ve özgürlükler bağlamında eşitlik hukukundan yana tavır alacaktır. Geçmiş siyasi tarihinde ırkçı nefretin derin izleri bulunan ABD’nin İslam’la ilişkisinde çok çetin bir sınav vermekte olduğuna dikkat etmek gerekmektedir.
 
Sonuçta meselenin geleceği yol ayrımında; Müslümanlık ya meşru bir kimlik olarak saygın bir şekilde varlığını sürdürecek, ya da ülkede dışlanan, ezilen ve ötekileştirilen yeni bir “Siyah zümre” oluşacaktır.

 


YAZARIN TÜM YAZILARI
Üçüncü Putin Döneminde Kafkasya Sorunu - 13 Mayıs 2012 Pazar 17:44
Makedonya’da Etnik Kriz Nasıl Aşılabilir? - 25 Nisan 2012 Çarşamba 14:34
Şiddeti Önlemedeki Rolü Açısından 6284 Sayılı Yasa - 26 Mart 2012 Pazartesi 09:28
Ortadoğu’da “Balkanlaşma” Riski - 13 Mart 2012 Salı 17:12
Devlet Denetleme Kurulu Raporundaki Dink Davası - 29 Şubat 2012 Çarşamba 14:42
4.Bağımsızlık Yılında Kosova’nın Sorunları - 17 Şubat 2012 Cuma 17:28
Suriye Ateşi Bölgeyi Sararken - 13 Şubat 2012 Pazartesi 10:29
Hukukun Normalleşmesi - 09 Ocak 2012 Pazartesi 09:22
Uludere Faciası: Kontrolsüz Güç, Güç Değildir - 02 Ocak 2012 Pazartesi 13:47
2012 Yılında Balkan Üçlü Mekanizmasından Beklentiler - 29 Aralık 2011 Perşembe 18:51
Sarkozy Gemileri Yaktı mı? - 20 Aralık 2011 Salı 17:50
Geçmişle Yüzleşmenin Kuralları - 08 Aralık 2011 Perşembe 17:56
Balkanlarda Arnavut-Sırp Restleşmesi - 27 Kasım 2011 Pazar 22:20
Sivilleşme Aracı Olarak Vicdani Ret - 21 Kasım 2011 Pazartesi 09:07
Arap Baharının Adalet Arayışına Etkisi - 27 Ekim 2011 Perşembe 15:44
İlerleme Raporu: AB Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - 20 Ekim 2011 Perşembe 10:51
Makedonya Ziyareti ve Bulgaristan Gerginliği - 06 Ekim 2011 Perşembe 08:51
Bağımsız Filistin Rüyasını Gerçekleştirmek - 19 Eylül 2011 Pazartesi 13:15
Palmer Raporu: BM Gözetiminde Hukuk İstismarı - 15 Eylül 2011 Perşembe 18:17
Mülklerin İadesi: Azınlık Haklarında Önemli İlerleme - 30 Ağustos 2011 Salı 01:21
Ses Kayıtları ve Silahlı Kuvvetlerin Denetimindeki Zorluklar - 26 Ağustos 2011 Cuma 17:39
Suriye’de Sona Yaklaşırken - 09 Ağustos 2011 Salı 14:40
Kosovalı Sırpların Ateşle Dansı - 01 Ağustos 2011 Pazartesi 16:18
İlerleme ve Gerileme Arasındaki Sırbistan-ABD İlişkileri - 22 Temmuz 2011 Cuma 09:32
Yunanistan-İsrail İttifakı: Doğu Akdeniz’de Güç Gösterisi mi ? - 12 Temmuz 2011 Salı 09:12
Boykot ve Ergenekon - 30 Haziran 2011 Perşembe 16:17
Cenevre Sözleşmesinin 60.Yılında Mülteci Sorunu - 21 Haziran 2011 Salı 09:16
Bölgesel İnsani Kriz ve Suriyeli Mülteciler - 13 Haziran 2011 Pazartesi 09:14
Bir Dönem Noktası Olarak Cuntacıların Yargılanması - 09 Haziran 2011 Perşembe 17:49
Bosnalı Sırpların Tehlikeli Oyunu - 25 Mayıs 2011 Çarşamba 16:41
Balkanlarda Kültürel Kimlikler Çatışmayı Önleyebilir mi? - 12 Mayıs 2011 Perşembe 21:17
Türk Hukuk Düzenine Etkileri Açısından İzmir Deklarasyonu - 05 Mayıs 2011 Perşembe 15:51
Sırbistan Görüşmeleri ve Balkanlarda Artan Endişe - 30 Nisan 2011 Cumartesi 15:29
Suriye’de Esen Ölüm Rüzgarına Direnmek - 25 Nisan 2011 Pazartesi 14:22
Avrupa’da Üniter Kültüre Doğru - 22 Nisan 2011 Cuma 17:10
12 Eylül’le Hesaplaşmaya Hazır mıyız? - 11 Nisan 2011 Pazartesi 15:02
Goldstone Skandalı ve Hukukun İtibarsızlaştırılması - 05 Nisan 2011 Salı 15:36
Hakikat Komisyonlarının Geçiş Dönemindeki Rolü - 30 Mart 2011 Çarşamba 14:38
Birleşmiş Milletlere İnsani Müdahale Zamanı - 23 Mart 2011 Çarşamba 17:11
Kosova-Sırbistan Görüşmeleri Başlarken - 14 Mart 2011 Pazartesi 11:16
Arnavutluk Siyasi Krizi Aşabilir mi? - 07 Mart 2011 Pazartesi 08:55
28 Şubat ve Ordunun Sivil Denetimi - 28 Şubat 2011 Pazartesi 14:24
Diktatörler Üreten Uluslararası Düzeni Sorgulamak - 25 Şubat 2011 Cuma 08:25
Mısır’daki Halk Hareketinin Etkileri - 29 Ocak 2011 Cumartesi 15:53
Jüristokratik Vesayetin Gücü: Danıştay Örneği - 21 Ocak 2011 Cuma 11:22
Tunus’ta Halk İsyanı ve Değişimin Rengi - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:42
Berlin’den Meriç’e: Avrupa’nın Yeni Duvarı - 04 Ocak 2011 Salı 15:55
Yer İsimlerinin (Bir Hakkın) İadesi - 29 Aralık 2010 Çarşamba 18:31
Yeni Türkiye İçin Bir Fırsat: Balyoz Davası - 18 Aralık 2010 Cumartesi 14:16
Orantısız Güç - 10 Aralık 2010 Cuma 22:04
Askerler Sivil Denetime Ne Kadar Hazır? - 29 Kasım 2010 Pazartesi 09:39
AB İlerleme Raporu; Şartlar Değişti mi? - 12 Kasım 2010 Cuma 09:49
Kosova’da Hükümet Düşerken - 03 Kasım 2010 Çarşamba 10:31
Almanya Kritik Bir Dönemeçte - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:30
Bosna-Hersek Seçimleri: Çözüm mü, Belirsizlik mi? - 08 Ekim 2010 Cuma 21:06
Hrant Dink Kararından Ders Çıkarmak - 22 Eylül 2010 Çarşamba 12:32
Amerika: İslamofobiden Anti-İslamizme Doğru mu? - 14 Eylül 2010 Salı 17:27
İsrail-Filistin Müzakere Masasında Neler Var? - 01 Eylül 2010 Çarşamba 09:23
BM Raporunda Türkiye’ye Son Uyarılar - 24 Ağustos 2010 Salı 11:33
Kosava ve Balkanlarda Yeni Gerilimler - 13 Ağustos 2010 Cuma 13:05
Asker Hesap Vermezse Ne Olur? - 04 Ağustos 2010 Çarşamba 14:06
Kürt Sorunu ve Güvenlik İlişkisi - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 10:51
Yetimhane Kararını Nasıl Okumalı - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 15:02
17. Yılında İki Katliam ve Toplumsal Barışı Korumak - 06 Temmuz 2010 Salı 12:31
Fergana Vadisi’nden Orta Asya’ya Yaklaşan Tehlike: Etnik Çatışmalar - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:16
BM Saldırganı Cezalandırabilir (mi?) - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:41
Uluslararası Sulara Gömülen Hukuk ve İsrail Korsanlığı - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 16:54
Mülteci Politikalarında Yeni Riskler - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:49
Derin İlişkilerde Her Yol Ergenekon’a Çıkıyor - 12 Mayıs 2010 Çarşamba 16:08
Kamu İdaresi ve Sivil Aktörlerin İnsan Haklarının Geleceğindeki Rolü - 06 Mayıs 2010 Perşembe 21:46
Özel Hayata Yıkıcı Etkisiyle Bir İhlal Uygulaması “Fişleme” - 23 Nisan 2010 Cuma 10:43
Kırgızistan: Güvenlik ve Özgürlük Arasında Kaybolmak - 09 Nisan 2010 Cuma 18:01
Sırbistan'ın Özür Dileme Siyasetinin Etkileri - 02 Nisan 2010 Cuma 12:19
Roman Açılımı ya da En Alttakilerin Sesini Duyabilmek - 24 Mart 2010 Çarşamba 13:43
İklim Mültecileri Nereye Gidecek - 17 Mart 2010 Çarşamba 10:32


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya