Türkiye 12 Eylül’de tarihi bir karar için sandığa gidecek. Özgürlüklerin çıtasının yükseltilmesi için büyük bir fırsatın eşiğindeyiz. Referandumda oylanacak maddeler, memurlardan işadamlarına, YAŞ mağdurlarından engellilere, yüksek yargı mensuplarından emeklilere kadar hemen herkesi ilgilendiren önemli değişiklikler getiriyor.
12 Eylül 1980 Darbesi sonrası hazırlanan mevcut Anayasa 1982 yılında halkoyuyla kabul edildi. Son 28 yılda neredeyse bütün siyasi partiler ve sivil toplum örgütlerinin talep ettiği Anayasa değişikliği bugüne kadar 16 kez yapıldı. Referanduma sunulacak paket, demokrasi için köklü reformlar içeriyor.
Referandum 2010 Ne Getiriyor?
- Yargıda Büyük reform yapılıyor.
· TBMM, millet adına AYM’ye üye seçecek.
· Yargı üzerinde HSYK baskısı ortadan kalkacak.
· Meslekten atılan hakim ve savcılara yargı yolu açılacak.
· AYM ve HSYK’nın yapısı demokratikleşecek.
- Darbeciler Yargılanacak, Darbeler Sorgulanacak
· Darbecilerin koruma zırhı kalkıyor.
· YAŞ’ta ordudan atılan asker yargıya gidebilecek.
· Fişleme yapılmayacak, kişisel veriler korunacak.
· Askeri yargıda reform yapılıyor.
- Ekonomik ve sosyal haklar getiriyor.
· Vergi borcu olan işadamı yurtdışına çıkabilecek.
· Memura toplu sözleşme hakkı geliyor.
· İşçi ve işveren sendikalarına anayasal güvence geliyor.
- Bireysel Özgürlükler genişletiliyor.
· AYM’ye bireysel başvuru hakkı, AİHM yerine AYM’ye başvuru kolaylığı
· Şehit ve gazi yakınlarına, kadın, çocuk ve özürlülere güvenceler geliyor.
· Partiler kapatılmayacak, milletvekilliği düşmeyecek
Tam demokrasi için köklü reformlar içeren 26 maddelik Anayasa değişiklik paketinin halkoylaması, yeni çağdaş, sivil ve demokratik bir anayasanın ilk adımı olacak, Türkiye’nin demokratik değişiminin önemli bir aşamasını ve kırılma noktasını oluşturacak. Bürokratik vesayetin ve statükonun direncini kıracak bir siyasi sonuç yaratacaktır.
Nelere ‘hayır’ nelere ‘evet’
O halde 12 Eylül halkoylamasında nelere ‘evet’ nelere ‘hayır’ demiş olacağız?
· Jüristokrasiye (yargıçlar iktidarına) hayır
· Vesayet rejimine hayır
· Militokrasiye hayır
· Bürokratik Cumhuriyete hayır
· Darbeye hayır
· Statükoya hayır
· 12 Eylül rejimine hayır
· Ergenekon örgütlenmesine, derin yapılanmalara hayır derken;
· Demokratik değişime, yenilenmeye, reformlara evet
· Hukukun üstünlüğüne, Demokrasiye evet
· Barışa, özgürlüğe, Adalete evet
· Millet iradesine, sivilleşmeye evet
· İnsan hak ve hürriyetlerine, bireysel özgürlüklere evet
· Yeni bir gelecek için ‘Yeni Türkiye’ye evet demiş olacağız.
12 Eylül Nedir Ne Değildir?
- Referandum oylaması AK Parti’ye oy vermek değildir. Türkiye’nin geleceğine irade koymaktır.
- 12 Eylül halkoylaması siyasi partilerin sıradan seçim oylaması değildir. Ülkenin istikbaline sahip çıkmaktır.
- 12 Eylül’de partileri seçmeyeceğiz, geleceğimizi tercih edeceğiz.
- Siyasi propagandalara değil oy vereceğimiz maddelere bakmalıyız.
- 12 Eylül AK Parti’ye Güvenoyu değil, çocuklarımızın geleceğine ve demokrasiye karar kılmaktır.
- Bu anayasa paketine Anayasa Mahkemesi (AYM) bile ‘evet’ dedi
- Bu anayasa paketine ‘hayır’ diyenleri yan yana yaz, gerekçelerini alt alta topla sonra bir düşün, bir daha düşün ve kararını ver.
- Türkiye’nin tek sorunu AK Parti değildir.
- AK Parti’ye hesap sormanın vakti genel seçimlerdir.
- Türkiye yolunu 12 Eylül’den sonra belirleyecektir. Ya değişim ya statüko.
1982 Darbe anayasası ile devam mı tamam mı halkımız bunun kararını verecektir.
Anayasa mahkemesi milletin iradesine çullansın mı, demokratik sistemde yasama iradesine saygılı olsun mu?
HSYK bir jüristokrasi oluşturup kastını güçlendirerek ‘hukukun üstünlüğü’ gibi bir değeri istismar ederek üstünlerin hukukunu mu oluştursun?
HSYK Yargıyı esir alsın, adaleti katletsin, hukuku rezil mi etsin, Tuz gibi aziz olan hukuk’ta onun gibi koksun mu yoksa demokrasi bütün kurumlarla beraber yargıya da egemen olsun mu?
Hukuku, yargıyı, adaleti herkes için eşit olarak istemek mi, yoksa dokunulmaz, layüsel, korunaklı bölgeler mi devam etsin?
Asker için, yargıç için, siyasetçi için, zengin için, fakir için herkes için tek hukuk mu olsun yoksa herkes kendi hukukunu mu yaratsın ve yaşasın?
Daha ileri ekonomik ve sosyal hakları mı gelsin, yoksa bulduğumuzla yetinmeye devam mı edelim?
Daha gelişmiş bireysel özgürlükler mi yoksa ne varsa onunla idare mi edelim?
Türkiye Değişiyor
12 Eylül’de işte bunlara ‘evet’ ya da ‘hayır’ diyeceğiz. Halkın kararı değişimin, demokrasinin, statükonun, vesayetin nihayet Türkiye’nin kaderini belirleyecek. Yeni dünyada, yeni Türkiye’de değişen yepyeni konjonktürde halkın mevcut durumu, geriye adımı tercih etmesi küreselleşen ve değişen dünyanın, değişen Türkiye’yi reddetmesi çok gerçekçi görünmüyor, insanın, toplumun fıtratına, gelişim trendine, hayatın dinamiğine pek yatkın gelmiyor.
İşte bunu bilenler, ‘hayır’a gerekçe bulamayanlar olayı saptırmaya, siyasallaştırmaya, ideolojikleştirmeye, kişiselleştirmeye çabalıyorlar. Statükonun o paslanmış çemberi hepsini kuşatıyor. Farklı gerekçelerle de olsa beslendikleri, varlıkların borçlu oldukları statükoyu korumaya canhıraş savaşıyorlar. İşte ironi dehşeti. İşte statükonun gerçek yüzü. İşte derin karanlık yapıların yıllardır perde arkasında saklanan çirkin suratları farklı yüzleri. Cumhuriyetçi, milliyetçi, PKK’lı, devletçi v.s. görüntüler ortak bir hayır da birleşiverdiler. Bu tablo Türkiye’deki yakın geçmişi ve bugünü net olarak açıklıyor. Halkta Türküyle, Kürdüyle, Sunnisiyle Alevisiyle bu gerçeği apaçık görüyor. Tercihini şaşmaz sağduyusuyla yapıyor ve oyuna gelmiyor. Ne artan terör, ne yaratılan devlet krizleri, ne halkı siyasete esir ederek iradesini çelme çabaları karşılık bulmuyor. Türkiye tam da 12 Eylül gibi anlamlı bir günde “bu sefer darbe değil, demokrasi” diyerek 30 yıl sonra yepyeni ufuklara doğru yelken açıyor.
Türkiye değişiyor.