ENGLISH
09.02.2012
19.07.2010 16:30


Prof. Dr. Yasin Aktay
SDE Başkanı
yaktay@sde.org.tr
CV

Liderlerin Görüşmesi Sadece Liderlerin Görüşmesi Değildir

Başbakan Erdoğan ile CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun görüşmesine medyanın gösterdiği anormal ilgi soğuk savaş yıllarında SSCB ile ABD devlet başkanlarının görüşmelerine gösterilen ilgiyle karşılaştırılmayı hak edecek cinsten. Eninde sonunda iki siyasi liderin görüşmelerini bu kadar ilginç kılan, kuşkusuz her iki siyasi liderin, hatta genel olarak Türkiye'deki bütün siyasi liderlerin siyaset yapma tarzı ile ilgilidir. Birbirleriyle medya önünde konuşurken o kadar çok gerilim üretiyorlar ki, bir araya gelme ihtimalleri bile haber konusu oluşturabiliyor.  

Siyasi liderlerimiz öteden beri iki siyasi partinin lideri gibi değil hiçbir ortak değeri olmayan ve birbirlerini imha etmekten başka birbirleri hakkında hiçbir iyi hesap taşımayan iki savaş kumandanı gibi davranıyorlar. Böyle olunca bir araya gelmeleri zor oluyor, zaten bir araya gelseler de konuşacakları anlamlı bir bağlam veya zemin kalmamış oluyor.

Siyasi liderlerin sert konuşmaları aslında kimi zaman temsil ettikleri tabanların duygu ve duyarlılıklarını ifade edip onları rahatlatmak, dolayısıyla gerilimi azaltmak açısından oldukça yararlı bile sayılabilir. Ancak genellikle bu endişeleri temsil edip dile getirmenin ötesine iştahla geçip endişeleri tahrik edip kışkırtmaya daha fazla yatkın oluyor liderler, çünkü bu politik olarak daha kârlı görünüyor. Bunu yapınca da tabandaki gerilimi azaltmak yerine daha fazla artırıyor ve toplumsal kesimler arasında aşılmaz mesafelerin oluşmasına yol açıyorlar.

Bir yandan avazı çıktı kadar bağırarak "milli birlik beraberlik" nutukları atarken, "bölücü" olmakla suçladığı insanların kendisi gibi bu siyasetin bir tarafı olduğunu unutup onlarla her türlü duygusal bağı koparıyor. "Bölücü" derken kendisi fiilen milleti bölmüş oluyor zaten.

Esasen siyaset farklı görüşlerin en iddialı biçimde savunulduğu ve ihtilafın asıl, uzlaşmanın istisna olduğu bir alandır. O yüzden liderlerin bir araya gelmeleri çok da alışmamız gereken bir konu değildir. Ancak yine aynı ölçüde alışık olmamamız gereken ve ne yazık ki bugün siyasetin neredeyse normu haline gelmiş olan şey, siyasetin meşru sınırlar içinde bir rekabet alanı olmaktan ziyade birbirine karşı her türlü hile, desise ve ittifakın reva görüldüğü bir düşmanlık alanı olarak görülmesidir. Biri iktidara geldiğinde muhaliflerinin Türkiye'den kaçmak zorunda kalacağını vaat ediyor, diğeri yüce divana göndereceğini. Biri diğerine uyguladığı bir siyaset dolayısıyla vatan haini diyor, öbürü ondan aşağı kalmıyor, kendilerine dağı adres olarak gösteriyor.

Bu sözlerin sarf edildiği bir ortam siyasetin de imkânsız hale gelmesine yol açıyor. Tamam, fraklı siyasetleri uygulayanların birbirleriyle romantik uzlaşma ve kardeşlik görüşmeleri yapmalarını tabii ki beklemeyelim, hatta herkes savunduğu tezin arkasında sonuna kadar dursun, ısrar etsin, tezini daha da geliştirsin, ama siyasi söylemin biraz daha sorumluluk sınırlarında tutulmasını beklemeye de hakkımız var.

Bu açıdan başbakan ile CHP lideri Kılıçdaroğlu arasındaki görüşme siyasette görüş ve tutumların terk edilip ortak bir tavrın ikame edildiği bir sonuç vermesini beklememek lazım, ama en azından gerçekten görüşlerin tartışıldığı bir havanın oluşmasını umabiliriz. Peşin peşin hiçbir görüşmenin hiçbir faydasının olmadığını düşünmemek gerekiyor. İnsani temasların mutlaka bir etkisi oluyor, çünkü insan tanımı gereği etkileşerek var olan, hiçbir etkiye kayıtsız kalamayan bir varlıktır. Kılıçdaroğlu'nun, örneğin, Erdoğan ile görüşmesinden sonra soruna dair yaklaşımı, görüşmeye girmeden önceki yaklaşımlarından farklılaşmış görünmüyor. Sorunun özünün aş-iş olduğunu ve istihdam imkanları yaratıldığı taktirde terör sorununun da çözüleceğine dair öngörüsünü Başbakanın yüzüne okumuş olduğunu bir zafer edasıyla açıkladı. Ama bu açıklamasında bile 11 dakika içinde daha Erdoğan'a tam 27 kez "sayın başbakan" diye atıfta bulunduğu sayıldı. Bu bizatihi yüzyüze insani temasın doğal bir sonucu olmalı. Üstelik etkinin bununla sınırlı kaldığını hiç sanmıyorum.

Keşke tam da bu aşamada hem MHP ile hem de BDP ile de köprüler tamamen atılmış olmasa. Bahçeli ile Erdoğan'ın ve Demirtaş'ın görüşmesinin sadece liderler arasındaki bir görüşme ile sınırlı kalmayacağını bilmek gerekiyor. Bunun mutlaka halkta bir yansıması olacaktır ve bu yansımanın her taraf için ortak kazanımı siyasetin daha makul ve daha yüksek bir anlayış zemininde icra edilmesi olacaktır. Herkes yine bildiğini okusun ve söylesin ama herkesin söylediğini yine kendisinin dinlemesinin nasılsa hiç kimseye hiçbir faydası yok. Herkesin kendi derdini anlatabilmek için bir başkasının dinlemesine ihtiyacı var.

Eğitim Bir-Sen için bizzat yürüttüğüm ve sonuçları yakında sendika yetkilileri tarafından açıklanacak olan "ötekilik" araştırmasının ortaya çıkardığı en açık sonuç, Türkiye'de hemen herkesin bir tek kendi derdiyle ilgilendiği ve başkalarının derdini yok sayıyor olma noktasında tuhaf bir benzeşme durumudur. O kadar ki "ötekilik" herkesin "ortak kimliği" olarak açıklansa yeridir. Birbirimize kulağımız tıkalı çünkü kendi dünyamıza fena halde tıkılmış durumdayız. O yüzden hiç kimsenin hak mücadelesi sonuç alamıyor. Birbirimize açılarak başlayabilir birçok şey. O yüzden liderler görüşmesini hafife almamak gerekiyor.

(17.07.2010 tarihinde Yeni Şafak'ta yayınlanmıştır)


YAZARIN TÜM YAZILARI
Ergenekon Davaları ve Yeni Türkiye için Yeni Sözleşme İhtiyacı - 17 Ocak 2012 Salı 17:44
Arap Baharının Küresel ve Bölgesel Etkisi - 19 Aralık 2011 Pazartesi 13:09
Arap Baharında Seçim Rüzgarları ve Türkiye Algısı - 07 Aralık 2011 Çarşamba 16:37
Türkiye ve Mısır’ın Demokratik Deneyim Paylaşımı - 31 Ekim 2011 Pazartesi 18:30
Suriye İmtihanında Türkiye ve Dünya - 16 Ağustos 2011 Salı 14:26
Siyasi Sorumluluk ve Yeni Anayasa - 21 Haziran 2011 Salı 21:22
Niçin "O" kazanıyor? - 16 Haziran 2011 Perşembe 09:29
Seçime Giderken… - 23 Mayıs 2011 Pazartesi 15:45
Kürt Sorununu Metalaştırıp Satmak - 10 Mayıs 2011 Salı 09:45
Siyasal İletişim ve Temsil - 02 Mayıs 2011 Pazartesi 17:02
Darbe, Tecavüzden Daha Yüz Kızartıcı Bir Suçtur - 18 Nisan 2011 Pazartesi 12:22
Aday Listelerindeki Algoritma - 18 Nisan 2011 Pazartesi 12:16
Bir Meslek Olarak Siyaset ve "Milletvekilliği" - 15 Nisan 2011 Cuma 10:13
Alevi Çalıştayları Raporu - 07 Nisan 2011 Perşembe 13:05
Ortadoğu Devrimleri: İslamcılığın Bitişi mi Evrimi mi? - 28 Mart 2011 Pazartesi 13:21
Arap Dünyasında Değişim: Gelecek, Gelmiş midir? - 18 Mart 2011 Cuma 10:12
AP'nin hayli "öğretici" raporu - 14 Mart 2011 Pazartesi 12:21
Sosyal Deprem Olarak Devrim - 23 Şubat 2011 Çarşamba 10:13
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün İran Ziyareti - 21 Şubat 2011 Pazartesi 11:29
Mısır'dan Bakınca Çeşitlenen Türkiye Modeli - 15 Şubat 2011 Salı 10:06
11 Şubat Mısır Devrimi Hayırlı Olsun - 15 Şubat 2011 Salı 10:02
Devrim’in Öznesi ve İslamcı Siyaset - 10 Şubat 2011 Perşembe 18:30
Devrim Dalgalarını Sen, Oyun mu Sandın? - 01 Şubat 2011 Salı 13:03
Arap Dünyasında Değişim Zamanı - 01 Şubat 2011 Salı 12:56
Endişeler ve Tecrübeler - 26 Ocak 2011 Çarşamba 10:11
Hasan Ünal Nalbantoğlu'nun Ardından - 24 Ocak 2011 Pazartesi 12:44
Osmanlıyı Anlatan Kendini Anlatır - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:56
"Araplar Osmanlı'yı Değil Bugünün Türkiye'sini Seviyor" - 12 Ocak 2011 Çarşamba 09:35
Kul Hakkı - 10 Ocak 2011 Pazartesi 11:33
Demokratik özerklik: "Bu mudur?" - 04 Ocak 2011 Salı 16:00
Diyarbakır'dan vicdana sesleniş - 04 Ocak 2011 Salı 10:56
Bu Ne Acele ? - 27 Aralık 2010 Pazartesi 10:44
Kürt Meselesinde Siyasetin Dönüşü(mü)? - 21 Aralık 2010 Salı 12:52
CHP'nin "İktidar" Kurultayı - 20 Aralık 2010 Pazartesi 13:17
Bir Siyaset Olarak "Kendini Değiştirmek" Arap Türk Sosyal Bilimler Kongresi-2 - 15 Aralık 2010 Çarşamba 09:48
Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi (ATCOSS) - 15 Aralık 2010 Çarşamba 09:46
Komplo Okuma Kılavuzu - 07 Aralık 2010 Salı 11:36
Kürt sorununa "kapatma" muamelesi yapmak - 06 Aralık 2010 Pazartesi 12:55
YÖK'ü Kaldırmak - 30 Kasım 2010 Salı 09:42
Kürt Siyasetçinin Sorunu - 29 Kasım 2010 Pazartesi 18:02
İktidar Hevesi - 23 Kasım 2010 Salı 12:12
Bayram ve Endişeli Modernler - 23 Kasım 2010 Salı 12:08
Davutoğlu'ndan "Demokratik NATO" Mesajı - 08 Kasım 2010 Pazartesi 10:49
Çin'den Bakınca Türkiye, Türkiye'den Bakınca Çin - 01 Kasım 2010 Pazartesi 11:38
Toplumsal Talepler AK Parti'nin Uhdesinde Değildir - 25 Ekim 2010 Pazartesi 14:46
Tophane'yle Beşiktaş'ın Arası... - 19 Ekim 2010 Salı 13:28
CHP 29 Ekim'de Haremlik-Selamlık mı İstiyor? - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:34
Değişen Küresel Güç Dengeleri ve Türkiye - 11 Ekim 2010 Pazartesi 12:42
Değiştirilmesi Teklif Dahi Edilemeyen - 05 Ekim 2010 Salı 14:13
Cumhurbaşkanının TBMM Açılış Konuşması - 04 Ekim 2010 Pazartesi 11:58
İçkinin Siyasallaşması - 28 Eylül 2010 Salı 09:44
Tophane'de "Mahalleye Baskı" - 27 Eylül 2010 Pazartesi 12:01
Yüzde 42'yi Anlama Kılavuzu - 21 Eylül 2010 Salı 10:08
Mayını Kimin Döşediğinin Ne Önemi Var? - 20 Eylül 2010 Pazartesi 09:23
Hayır Diyenleri de Rahatlatacak Bir Sonuç - 13 Eylül 2010 Pazartesi 11:53
Bir Tuhaf Operasyon - 13 Eylül 2010 Pazartesi 10:55
"Bir Tatlı Huzur"un Bedeli - 07 Eylül 2010 Salı 10:13
Hukukun Geçerli, Siyasetin Geçersiz Sayamadığı Ses Kayıtları - 06 Eylül 2010 Pazartesi 10:26
Cumhurbaşkanından Şık Hareketler - 31 Ağustos 2010 Salı 10:21
Toplumsal Sözleşme Olarak Anayasa - 24 Ağustos 2010 Salı 11:12
Alevilerin Oyu Kimin Heybesinde? - 21 Ağustos 2010 Cumartesi 17:07
Niyet - 17 Ağustos 2010 Salı 10:52
Yargı Ele Geçirilmiyor, Elden Gidiyor - 16 Ağustos 2010 Pazartesi 09:44
27 Mayıs'ın Hesabı 12 Eylül'de Görülecek - 10 Ağustos 2010 Salı 09:15
Teamül İllüzyonu - 09 Ağustos 2010 Pazartesi 09:05
Bir Darbe Ukdesi Kalmış Kılıçdaroğlu'nda - 02 Ağustos 2010 Pazartesi 09:07
Hem "Hayır" Demek, Hem de Darbeci Olmamayı İstemek - 27 Temmuz 2010 Salı 10:40
Ağlayamayanların Acıları - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 11:14
Herkesin Oyu Kendine - 20 Temmuz 2010 Salı 10:01
Liderlerin Görüşmesi Sadece Liderlerin Görüşmesi Değildir - 19 Temmuz 2010 Pazartesi 16:30
PKK'lıların Cesetleri - 13 Temmuz 2010 Salı 10:02
AYM'ni Günaha Davet Edenlerin Hiç mi Suçu Yok? - 12 Temmuz 2010 Pazartesi 14:05
ESOF 2010 ve Avrupalı Bilimin Kimlik Arayışı - 06 Temmuz 2010 Salı 14:50
Madımak'ta Hayırlı Bir Noktaya Doğru - 05 Temmuz 2010 Pazartesi 11:16
Vesayet ve Demokrasi - 29 Haziran 2010 Salı 12:09
PKK'da "Başarının Sırrı" - 28 Haziran 2010 Pazartesi 13:40
PKK Yine Kimin Mesajını Taşıyor? - 21 Haziran 2010 Pazartesi 18:17
Türkiye'nin Kaybolan Yıllarını Güney Kore'de Görmek - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:06
Tamamen Duygusal Analizler - 15 Haziran 2010 Salı 10:11
Anayasa Mahkemesi Aradan Çekilmek Zorundadır - 14 Haziran 2010 Pazartesi 13:21
Dış Siyasette Çıkar’dan Erdem’e Doğru Bir Eksen Kayması - 09 Haziran 2010 Çarşamba 09:21
Kaderin Enstrümanları - 08 Haziran 2010 Salı 18:15
Yüz Kızartıcı Bir Suç Olarak Darbe - 01 Haziran 2010 Salı 17:33
CHP'nin 18 Brumaire Arayışı - 01 Haziran 2010 Salı 17:29
Bayat Mala Yeni Pazarlamacı - 25 Mayıs 2010 Salı 11:09
Türkiye'nin Yeni Dış Politikasının Yeni Riskleri - 25 Mayıs 2010 Salı 10:25
Muhalefetle İktidar Ne Zaman Aynı Ligde Oynayacak? - 17 Mayıs 2010 Pazartesi 15:07
Beyaz Kürtlerin Siyaseti ve Değerleri - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 15:55
Prof. Arato’nun Etkileyici CV’si - 05 Mayıs 2010 Çarşamba 13:40
İdeoloji ve Danıştay - 29 Nisan 2010 Perşembe 15:00
Namus Davası - 19 Nisan 2010 Pazartesi 14:43
“Ermeni Sorununun Yeni Boyutları” - 10 Nisan 2010 Cumartesi 17:25
Küçük Ama Mümkün Bir Anayasa Düzeltmesine Doğru - 09 Nisan 2010 Cuma 09:39
Muhalefete Katkı - 06 Nisan 2010 Salı 14:45
Anayasa temrinleri - 30 Mart 2010 Salı 10:03
1915'e Dair Yeni Belgeler mi Bulundu? - 25 Mart 2010 Perşembe 10:38
Bir Oy Farkıyla Soykırım - 16 Mart 2010 Salı 09:54
Soykırım Söyleminin Ekonomi-Politiği - 08 Mart 2010 Pazartesi 13:30
Demokratikleşme Sürecinde Hukukun Üstünlüğü ve Yargı - 01 Mart 2010 Pazartesi 09:36
Yargı Reformu Açılış Konuşması - 25 Şubat 2010 Perşembe 15:41
Meziyeti ‘Çılgınlık’ Olan Darbecide Rasyonellik Aramak - 11 Şubat 2010 Perşembe 13:39
Alevi Açılımında 7. Çalıştay - 04 Şubat 2010 Perşembe 19:43
PKK Kürt Siyasetini, Anayasa Mahkemesi DTP’yi Kapattı - 14 Aralık 2009 Pazartesi 15:06
Açılım'a Kandil Molası - 19 Kasım 2009 Perşembe 11:53
Açılım Siyaseti Bağlamında Alevi ve Kürt Sorunları - 07 Kasım 2009 Cumartesi 11:57


SDE'de 11 Şubat 2012 Cumartesi günü saat 13.00'da "Emerging Powers and World Order: Turkish and Chinese Perspectives" başlıklı bir konferans gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 18:43:24

SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya