ENGLISH
09.02.2012
07.07.2010 09:31


Doç. Dr. Ahmet Uysal

auysal@sde.org.tr
CV

İsrail’le Gizli Görüşme ve Tutarsızlık Görüntüsü

Gazze’ye Özgürlük Konvoyu’na İsrail’in vahşi saldırısı ve sivil vatandaşlarımızın öldürülmesi olayı Türkiye’nin Ortadoğu’daki rolünde Davos’tan da önemli etkileri olan bir olaydır. Bu süreçte yaşananlar ve yaşanacaklar uluslararası güç dengeleri, ahlaki prensipler, ekonomik güç ve hatta gelecek seçimler açısından da önemlidir. Bu sürecin iç kamuoyu, Batı kamuoyu, İslam Dünyası ve Arap kamuoyu açısından iyi yönetilmesi gerekir. Bu yazıda özellikle İsrail ve Türk Dışişleri bakanlarının gizli görüşmesinin Arap Dünyası’ndaki yankısı ve etkisi tartışılacaktır.
 
Özgürlük Konvoyu ile Türkiye birçok Arap yönetiminin ve hatta İran’ın yaptığının tersine yalnızca İsrail’i eleştirmekle yetinmemiş, söylemden eyleme geçmiştir. Arapların çok hassas olduğu Filistin sorununa dünyanın ilgisini çekmeyi başarmıştır. Ayrıca, bu yolda şehit verilmesi de yalnızca ekonomik çıkarı için değil, bölgenin sorunlarına gerçekten samimi olarak ilgilendiğini göstererek liderliğe layık olduğu anlayışı pekişmiştir.
 
Ancak bu güçlü liderlik imajı İsrail’le son gizli görüşmenin basına sızmasının ardından biraz darbe almıştır. Çünkü Özgürlük Konvoyu’na saldırıdan sonra Türkiye’nin İsrail’den net beklentileri vardı: Özür dilenmesi, uluslararası soruşturma komisyonu kurulması, tazminat ödenmesi ve Gazze’ye uygulanan ablukanın kaldırılması. İsrail ise yalnızca sonuncu istek konusunda adım atacağını söyleyerek diğerlerini duymazdan gelmiştir. İsrail Hükümeti, Araplara karşı uzun zamandır sürdürdüğü kibirli tutumunu geçenlerde Obama’ya ve şimdi de Türkiye’ye takınmaktadır.
 
Herkesle görüşülebilir ama bu kadar aceleye gerek yoktu. Görüşülecekse görüşülür ama böyle erken ve kibirli bir hükümetle olmasa iyi olurdu. Çünkü Türkiye’nin taleplerini umursamayan bir hükümetin bakanıyla – Türkiye’ye sempati ile baksa da – görüşülmesi özellikle dışarda ciddi bir tutarlılık sorunu yarattı. Görüşmenin gizli yapılması da ayrı bir sorun çünkü teknoloji çağında gizli diye bir şey kalmıyor ve Türkiye’nin isteklerini bütün dünya biliyor. İsrail tarafının bu gizli görüşmeyi ifşa etmesi de kendilerine güvenilmemesi gerektiğini de ispatlar gibiydi.
 
Görüşme talebinin kimden geldiği görüşme kadar önemli değil. İsrail’in görüşmek istediğini tahmin edebiliriz çünkü masabaşı müzakelerde ve diplomasi oyununda çok tecrübeli. Ayrıca, diplomasi dışı kaba askeri gücüne güvenerek ve müzakere varmış gibi yaparak kendisine zaman ve meşruiyet kazandırmayı her zaman çok iyi başarıyor. Burada belki taktiksel açısından İsrail Hükümeti içinde ihtilaf çıkartılması bir kazanç sayılabilir. Ancak bu olayın oluşturduğu tutarsızlık imajı yanında bu Türkiye’nin kazanım çok önemli sayılmaz.
 
‘Yumuşak güç’ kavramını ortaya atan Joshep Nye, inanılırlık ve saygınlığı yumuşak gücün en temel ögesi olarak görmüştür. Türkiye’nin bölgede artan ağırlığı, demokrasisi ve adalete verdiği önemle kazandığı saygınlık ile bağlantılıdır. Türkiye’nin Ortadoğu’daki kredisi, konvoy olayında İsrail’e verdiği sert ve net tavrı sayesinde ciddi artmıştır. İsrail’le gizli görüşme Arap dünyasında Türkiye’nin niyeti ve güvenilirliği konusunda ciddi bir kuşku uyandırmıştır. Bütün yorumlar olumsuz olmasa bile Türkiye’nin bölge sorunlarına yönelik tavrı ve liderliği konusunda ciddi eleştiriler gelmiştir. Örneğin, bir Mısırlı gazeteci, “Türkiye bu çelişkilerle ondan bölgede liderlik bekleyenleri hayal kırıklığına uğratacak” demiştir.
 
Türkiye’nin popüleritesi arttıkça bölgede rahatsız olanlar da artıyor, artacaktır da. Türkiye’nin Gazze’deki dramı umursadığından değil, bütün her şeyi çıkarı için yaptığı yönünde ciddi söylemler var. Bu gizli görüşme, Türkiye’nin ahlaki ve insani bir derdi olmadığı ve yalnızca çıkarı peşinde koştuğunu söyleyenlere ciddi bir koz vermiş oluyor. Türkiye’nin belki pratikte çok fark etmeyecek gibi görünen hareketleri iyi tartarak atması ve bunu da dünyaya iyi anlatması gerekiyor.
 
Türkiye’nin özellikle Ortadoğu’ya dönük kamu diplomasisi yetersiz. Türkiye’nin dış ilişkileri siyasi, ekonomik ve kültürel alanlara kaydıkça ve Batı’dan Kafkaslara, Ortadoğu ve Afrika’ya geliştikçe daha daha da karmaşıklaşıyor. Özellikle Batı kamuoyu ve Arap kamuoyu farklı dinamiklere sahip. Hepsi için farklı yöntem ve nüanslar geliştirilmeli. Bu zamana kadar Davutoğlu Hoca’nın kişisel birikimi ve dar kadrosuyla idare edildi ve başarılı da olundu. Ama daha geniş ve kaliteli bir ekip de gerekiyor. Ayrıca, Türkiye bir dünya devleti oldukça atılan adımların yalnızca iç kamuoyunu değil komşularımız ve dünya kamuoyundaki algılanışını da hesaba katmalıdır.
 
Son yıllarda Türkiye genelde başkalarını çok rahatsız etmeyecek barış için arabuluculuk gibi uluslararası konularla önplana çıkıyordu. Ancak sırtını süpergüç Amerika’ya dayayarak taşkınlık yapan İsrail Hükümeti ile ve Ortadoğu’nun karmaşık sorunlarıyla uğraşmak, aynı şey değil. Hükümetin ve Dışişleri bakanının sinirleri, sınırları ve kapasitesi uluslararası alanda bu tür sorunlarla test edilecek. Başarabileceğinden dolayı umutsuz olmak için çok neden yok. Türkler kervanı yolda düzmeyi sever ama çok da geç kalmamak lazım.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Tunus Devrimi İlerliyor, Mısır'ın Yolları Taşlı - 19 Ocak 2012 Perşembe 12:00
Arap Baharı ve Erdoğan’ın Mısır Ziyareti - 12 Eylül 2011 Pazartesi 12:21
'Zenga Zenga' Kaddafi veya Diktatörün Hazin Sonu - 22 Ağustos 2011 Pazartesi 15:32
Suriye'nin Kanlı Oyalama Taktikleri ve Türkiye - 08 Ağustos 2011 Pazartesi 11:37
Suriye’de Geri Dönüş İmkanı Yok - 01 Haziran 2011 Çarşamba 16:55
Otoriter Rejimlerin Reformu Mümkün mü ? - 29 Nisan 2011 Cuma 17:59
Mısır’da Demokrasi Çarkı Dönüyor - 22 Nisan 2011 Cuma 17:04
Suriye Reform Şansını Kaçırıyor mu? - 01 Nisan 2011 Cuma 09:45
Mısır’da Referandum veya Demokrasinin Tadı - 22 Mart 2011 Salı 13:25
Mısır'da Burjuvazi-Asker İttifakı Bozuldu - 08 Şubat 2011 Salı 12:06
Türkiye Mısır’daki Yangını Söndürmelidir - 01 Şubat 2011 Salı 12:35
‘İnzil Paşa’ ya da Mübarek’in Son Hamleleri - 30 Ocak 2011 Pazar 15:41
Lübnan’da Kritik Dönem - 25 Ocak 2011 Salı 15:12
Tunus’ta “Dijital” Devrim - 15 Ocak 2011 Cumartesi 14:18
2011’in İlk Kurbanı: Mısır - 05 Ocak 2011 Çarşamba 09:44
İsrail’le Gizli Görüşme ve Tutarsızlık Görüntüsü - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 09:31
Türkiye’nin Ortadoğu Politikalarının Gayri İktisadi Yararları - 30 Haziran 2010 Çarşamba 17:07
Türkiye’nin Ortadoğu’daki Yeni Rolü – II - 22 Haziran 2010 Salı 17:00
Türkiye’nin Ortadoğu’daki Yeni Rolü - I - 15 Haziran 2010 Salı 11:24
İsrail’le Krizde Türkiye Ne Yapmalı? - 09 Haziran 2010 Çarşamba 17:03
İsrail’le Krizde Kazanan ve Kaybeden - 03 Haziran 2010 Perşembe 10:56
Kılıçdaroğlu ve Dış Politika - 24 Mayıs 2010 Pazartesi 14:55
Arap Milliyetçiliği Nereye? - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 12:02
Arapça TRT ve Türkiye’nin Yumuşak Gücü - 12 Nisan 2010 Pazartesi 11:07
Arap Cephesinde Yeni Bir Şey Var mı? - 01 Nisan 2010 Perşembe 09:25
Süpergüçlerin Meşruiyeti Var Mı? - 23 Mart 2010 Salı 17:59
Küresel Dünyada Siyaset, Kültür ve Sanayimizin Geleceği – II - 10 Mart 2010 Çarşamba 09:43
Küresel Dünyada Siyaset, Kültür ve Sanayimizin Geleceği – I - 02 Mart 2010 Salı 09:54
Artan Azeri-İsrail İlişkileri Üzerine - 18 Şubat 2010 Perşembe 13:50


SDE'de 11 Şubat 2012 Cumartesi günü saat 13.00'da "Emerging Powers and World Order: Turkish and Chinese Perspectives" başlıklı bir konferans gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 18:43:24

SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya