ENGLISH
23.05.2012
06.07.2010 12:31


Selvet Çetin
SDE Uzmanı
scetin@sde.org.tr
CV

17. Yılında İki Katliam ve Toplumsal Barışı Korumak

1993 yılı Temmuz ayının ilk günlerinde yaşanan iki kitlesel katliamın üzerinden 17 yıl geçti ancak her iki olayın toplumda meydana getirdiği sarsıntıların etkisinden kurtulmak kolay olmadı. Toplumsal hafızamızın derinliklerine yerleşen bu olayların tekrar yaşanmasına izin verilmemesi için başta yöneticiler olmak üzere herkesin sorumlu davranması gerekiyor. 
 
Türkiye’de Alevi-Sünni çatışmasını çıkarabilmek için önce 2 Temmuz’da Sivas’ta uygulanan kanlı senaryo neticesi Madımak Otelinde çıkan yangında, aralarında Alevi aydınların da bulunduğu 35 kişi yaşamını yitirdi. Hemen ardından kentte iki gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi ve çok sayıda kişi olaylara karıştıkları gerekçesiyle gözaltına alınarak Devlet Güvenlik Mahkemeleri tarafından sorgulandı. Hukukun siyasallaştığı ve tarafsızlığını kaybettiği yorumlarının yapıldığı önemli davalardan biri olarak değerlendirilen Sivas davasında birçok kişi yapılan asılsız ihbarlar sonucunda mağdur edildi, uzun süre gözaltında tutuldu ve itirafa zorlanarak baskı altına alındı.
 
Bu olaydan sadece üç gün sonra bu kez Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyüne düzenlenen saldırıda ise tamamına yakını köyün erkeklerinden oluşan 33 sivil katledildi. İddialara göre baskını düzenleyen grubun elinde bir infaz listesi yer alıyordu ve öldürülen sivillerin üzerine bırakılan “Sivas’ın intikamı alınmıştır” yazılı bildirilerin maksadının mezhep çatışmasını körüklemek olduğu yorumları yapılıyordu.
 
Her Temmuz ayının ilk günlerinde bir kez daha hatırladığımız Sivas ve Başbağlar trajedilerinin toplumsal belleğimizde elem dolu bir yeri olduğu gibi kırılma noktalarımızdan aldığımız darbeleri işaret etmeleri bakımından da ayrı bir önemi bulunmaktadır. Başbağlar’da işlenen toplu cinayetlerin ise etkin bir şekilde soruşturulmaması ve davanın alelacele toplanan sanıkların tutuklanıp hüküm giymeleriyle sonuçlanması dikkat çekicidir. Olaya karıştıklarına dair itirafları bulunan kişilerin bilgileri ve saldırının arka planında bulunanların kimlikleri ile ilgili mahkeme tarafından ayrıntılı bir inceleme yapılmamış ve dava kapatılmıştır.   
 
Türkiye’de farklı etnik ve dini kimlikler üzerinden çatışma siyaseti oluşturmak isteyen güç odaklarının toplumsal barışı kana bulama eylemleri olan Sivas ve Başbağlar katliamlarında bugün Ergenekon’un rolünün tartışılıyor olması, gerçeğin ortaya çıkarılmasına yönelik arayışların bir sonucudur. Aydınlık gazetesinin Sivas olayları öncesi ve sonrasında yaptığı kışkırtıcı yayınlar ve Doğu Perinçek’in Aziz Nesin’i Sivas’a göndermesi, yaşanan trajedinin arkasındaki Ergenekon izlerinin görünmesine imkan tanımaktadır. Alevi toplumunun kanaat önderleri de dahil herkes artık Sivas ve Başbağlar katliamları arasındaki bağın farkındadır ve her iki olayın planlayıcılarının aynı adresi işaret etmekte olduğunun bilincindedir. Bu sağlıklı yaklaşım, sadece dini ve mezhepsel farklılıkların karşılıklı saygı temelinde korunmasına hizmet etmemiş aynı zamanda toplumsal anlayış ve dayanışma duygularını da güçlendirmiştir.
 
Yıllarca Alevi meselesinin siyasi istismar konusu yapıldığı Türkiye’de son dönemde başlatılan demokratik açılım politikaları, Alevi toplumuna kendi dini ve kültürel kimlikleri ile saygın bir yaşam sürdürebilmeleri bakımından umut verici uygulamalar olarak değerlendirilmektedir. Bununla birlikte daha düne kadar Sivas katliamı bahanesiyle dindar-muhafazakar çevreleri aşağılayıcı ve suçlayıcı tutumlar takınan Kemalist sol çevrelerin hala Ergenekon ve benzeri derin devlet yapılanmalarını savunmayı sürdürmeleri oldukça manidardır. Oysa bugün Sivas ve Başbağlar dosyalarının yeniden açılması ve gerekirse Silivri’de görülmekte olan dava ile birleştirilmesi tartışılmakta, kimi Ergenekon sanıklarının bu olaylar nedeniyle ayrıca ifadelerine başvurulması gündeme gelmektedir.
 
Kamuoyu, ne Sivas davasında ve ne de Başbağlar davasında yaşanan hukuki süreçlerin siyasi baskı ve yönlendirmelerden uzak, uluslararası standartlar açısından tarafsız ve bağımsız mahkemelerde görüldüğüne inanmamaktadır. Dolayısıyla DGM’lerin yapısı tamamen değiştiğine göre hukuken bağımsız kabul edilmeyen bu mahkemelerce verilen kararların sürekli olarak tartışılması kaçınılmazdır.
 
Sivas ve Başbağlar olaylarının yaşanmasında dönemin siyasal iktidarının ve resmi makamların ağır ihmalleri olduğu defalarca gündeme getirilmiş olsa da üst düzey sorumlulukları bulunan siyasetçi ve kamu görevlilerine yönelik ciddi bir hukuki yaptırım söz konusu değildir. Bu tür kitlesel mağduriyetlerin yaşandığı ve toplumsal barışı tehdit eden eylemlerle ilgili olarak devlet görevlilerinin ağır ihmal ve kusurlarının tespit edilmesi ve cezasızlığın engellenmesi gerekirken ne yazık ki her iki olayda da bu beklentiler boşa çıkmıştır.
 
Dini ve etnik aidiyetleri ne olursa olsun insanlarımızın özgürce ve kendi kimlikleri ile yaşayabilecekleri, haklarının eşitlik temelinde hukuki olarak güvence altına alındığı bir siyasal-toplumsal düzenin gerçekleşmesi için reform süreçlerinin devam etmesi ve toplumsal gruplar arasında “ötekileşmeye” yol açacak uygulamalardan özenle kaçınılması gerekmektedir. 17 yıl önce yaşanan büyük acıların yeniden yaşanmaması bakımından toplumsal sağduyunun tüm kesimlerce içselleştirilmesi önemlidir ve insan hakları hukukunun evrensel değerleri her insanımız için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacın karşılanmasında görev ve sorumluluk öncelikle devlete aittir.
 
Sivas ve Başbağlar olaylarını planlayanların ve Alevi-Sünni ayrımıyla insanlarımız arasında kin ve intikam ateşini yakmak isteyen çevrelerin bu amaçlarına ulaşamamasında hiç kuşkusuz toplumsal kesimlerin duyarlılığı belirleyici olmuştur. Bu ortak duyarlılığın korunması ve derin yapılanmaların her iki olayla ilgili bağlantılarının ortaya çıkarılması için siyasi sorumluluğu bulunanların daha özenli olarak hareket etmeleri gerekmektedir.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Üçüncü Putin Döneminde Kafkasya Sorunu - 13 Mayıs 2012 Pazar 17:44
Makedonya’da Etnik Kriz Nasıl Aşılabilir? - 25 Nisan 2012 Çarşamba 14:34
Şiddeti Önlemedeki Rolü Açısından 6284 Sayılı Yasa - 26 Mart 2012 Pazartesi 09:28
Ortadoğu’da “Balkanlaşma” Riski - 13 Mart 2012 Salı 17:12
Devlet Denetleme Kurulu Raporundaki Dink Davası - 29 Şubat 2012 Çarşamba 14:42
4.Bağımsızlık Yılında Kosova’nın Sorunları - 17 Şubat 2012 Cuma 17:28
Suriye Ateşi Bölgeyi Sararken - 13 Şubat 2012 Pazartesi 10:29
Hukukun Normalleşmesi - 09 Ocak 2012 Pazartesi 09:22
Uludere Faciası: Kontrolsüz Güç, Güç Değildir - 02 Ocak 2012 Pazartesi 13:47
2012 Yılında Balkan Üçlü Mekanizmasından Beklentiler - 29 Aralık 2011 Perşembe 18:51
Sarkozy Gemileri Yaktı mı? - 20 Aralık 2011 Salı 17:50
Geçmişle Yüzleşmenin Kuralları - 08 Aralık 2011 Perşembe 17:56
Balkanlarda Arnavut-Sırp Restleşmesi - 27 Kasım 2011 Pazar 22:20
Sivilleşme Aracı Olarak Vicdani Ret - 21 Kasım 2011 Pazartesi 09:07
Arap Baharının Adalet Arayışına Etkisi - 27 Ekim 2011 Perşembe 15:44
İlerleme Raporu: AB Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - 20 Ekim 2011 Perşembe 10:51
Makedonya Ziyareti ve Bulgaristan Gerginliği - 06 Ekim 2011 Perşembe 08:51
Bağımsız Filistin Rüyasını Gerçekleştirmek - 19 Eylül 2011 Pazartesi 13:15
Palmer Raporu: BM Gözetiminde Hukuk İstismarı - 15 Eylül 2011 Perşembe 18:17
Mülklerin İadesi: Azınlık Haklarında Önemli İlerleme - 30 Ağustos 2011 Salı 01:21
Ses Kayıtları ve Silahlı Kuvvetlerin Denetimindeki Zorluklar - 26 Ağustos 2011 Cuma 17:39
Suriye’de Sona Yaklaşırken - 09 Ağustos 2011 Salı 14:40
Kosovalı Sırpların Ateşle Dansı - 01 Ağustos 2011 Pazartesi 16:18
İlerleme ve Gerileme Arasındaki Sırbistan-ABD İlişkileri - 22 Temmuz 2011 Cuma 09:32
Yunanistan-İsrail İttifakı: Doğu Akdeniz’de Güç Gösterisi mi ? - 12 Temmuz 2011 Salı 09:12
Boykot ve Ergenekon - 30 Haziran 2011 Perşembe 16:17
Cenevre Sözleşmesinin 60.Yılında Mülteci Sorunu - 21 Haziran 2011 Salı 09:16
Bölgesel İnsani Kriz ve Suriyeli Mülteciler - 13 Haziran 2011 Pazartesi 09:14
Bir Dönem Noktası Olarak Cuntacıların Yargılanması - 09 Haziran 2011 Perşembe 17:49
Bosnalı Sırpların Tehlikeli Oyunu - 25 Mayıs 2011 Çarşamba 16:41
Balkanlarda Kültürel Kimlikler Çatışmayı Önleyebilir mi? - 12 Mayıs 2011 Perşembe 21:17
Türk Hukuk Düzenine Etkileri Açısından İzmir Deklarasyonu - 05 Mayıs 2011 Perşembe 15:51
Sırbistan Görüşmeleri ve Balkanlarda Artan Endişe - 30 Nisan 2011 Cumartesi 15:29
Suriye’de Esen Ölüm Rüzgarına Direnmek - 25 Nisan 2011 Pazartesi 14:22
Avrupa’da Üniter Kültüre Doğru - 22 Nisan 2011 Cuma 17:10
12 Eylül’le Hesaplaşmaya Hazır mıyız? - 11 Nisan 2011 Pazartesi 15:02
Goldstone Skandalı ve Hukukun İtibarsızlaştırılması - 05 Nisan 2011 Salı 15:36
Hakikat Komisyonlarının Geçiş Dönemindeki Rolü - 30 Mart 2011 Çarşamba 14:38
Birleşmiş Milletlere İnsani Müdahale Zamanı - 23 Mart 2011 Çarşamba 17:11
Kosova-Sırbistan Görüşmeleri Başlarken - 14 Mart 2011 Pazartesi 11:16
Arnavutluk Siyasi Krizi Aşabilir mi? - 07 Mart 2011 Pazartesi 08:55
28 Şubat ve Ordunun Sivil Denetimi - 28 Şubat 2011 Pazartesi 14:24
Diktatörler Üreten Uluslararası Düzeni Sorgulamak - 25 Şubat 2011 Cuma 08:25
Mısır’daki Halk Hareketinin Etkileri - 29 Ocak 2011 Cumartesi 15:53
Jüristokratik Vesayetin Gücü: Danıştay Örneği - 21 Ocak 2011 Cuma 11:22
Tunus’ta Halk İsyanı ve Değişimin Rengi - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:42
Berlin’den Meriç’e: Avrupa’nın Yeni Duvarı - 04 Ocak 2011 Salı 15:55
Yer İsimlerinin (Bir Hakkın) İadesi - 29 Aralık 2010 Çarşamba 18:31
Yeni Türkiye İçin Bir Fırsat: Balyoz Davası - 18 Aralık 2010 Cumartesi 14:16
Orantısız Güç - 10 Aralık 2010 Cuma 22:04
Askerler Sivil Denetime Ne Kadar Hazır? - 29 Kasım 2010 Pazartesi 09:39
AB İlerleme Raporu; Şartlar Değişti mi? - 12 Kasım 2010 Cuma 09:49
Kosova’da Hükümet Düşerken - 03 Kasım 2010 Çarşamba 10:31
Almanya Kritik Bir Dönemeçte - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:30
Bosna-Hersek Seçimleri: Çözüm mü, Belirsizlik mi? - 08 Ekim 2010 Cuma 21:06
Hrant Dink Kararından Ders Çıkarmak - 22 Eylül 2010 Çarşamba 12:32
Amerika: İslamofobiden Anti-İslamizme Doğru mu? - 14 Eylül 2010 Salı 17:27
İsrail-Filistin Müzakere Masasında Neler Var? - 01 Eylül 2010 Çarşamba 09:23
BM Raporunda Türkiye’ye Son Uyarılar - 24 Ağustos 2010 Salı 11:33
Kosava ve Balkanlarda Yeni Gerilimler - 13 Ağustos 2010 Cuma 13:05
Asker Hesap Vermezse Ne Olur? - 04 Ağustos 2010 Çarşamba 14:06
Kürt Sorunu ve Güvenlik İlişkisi - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 10:51
Yetimhane Kararını Nasıl Okumalı - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 15:02
17. Yılında İki Katliam ve Toplumsal Barışı Korumak - 06 Temmuz 2010 Salı 12:31
Fergana Vadisi’nden Orta Asya’ya Yaklaşan Tehlike: Etnik Çatışmalar - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:16
BM Saldırganı Cezalandırabilir (mi?) - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:41
Uluslararası Sulara Gömülen Hukuk ve İsrail Korsanlığı - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 16:54
Mülteci Politikalarında Yeni Riskler - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:49
Derin İlişkilerde Her Yol Ergenekon’a Çıkıyor - 12 Mayıs 2010 Çarşamba 16:08
Kamu İdaresi ve Sivil Aktörlerin İnsan Haklarının Geleceğindeki Rolü - 06 Mayıs 2010 Perşembe 21:46
Özel Hayata Yıkıcı Etkisiyle Bir İhlal Uygulaması “Fişleme” - 23 Nisan 2010 Cuma 10:43
Kırgızistan: Güvenlik ve Özgürlük Arasında Kaybolmak - 09 Nisan 2010 Cuma 18:01
Sırbistan'ın Özür Dileme Siyasetinin Etkileri - 02 Nisan 2010 Cuma 12:19
Roman Açılımı ya da En Alttakilerin Sesini Duyabilmek - 24 Mart 2010 Çarşamba 13:43
İklim Mültecileri Nereye Gidecek - 17 Mart 2010 Çarşamba 10:32


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya