ENGLISH
23.05.2012
22.06.2010 17:00


Doç. Dr. Ahmet Uysal

auysal@sde.org.tr
CV

Türkiye’nin Ortadoğu’daki Yeni Rolü – II

Ortadoğu’da Mısır ve Arabistan’ın yanında üçüncü alternatif bir güç daha vardır: İran. Özellikle Bush yönetimine ve dolayısıyla Filistin’in ve Irak’ın işgaline muhalefetten dolayı Üçüncü Dünya’da ve özellikle Araplar arasında ciddi bir prestij ve yumuşak güç sahibi olmuştur. Baskı altındaki Arap halklarının savunucusu olarak algılanması ve bölgedeki Şii halklar üzerindeki dini ağırlığı da bu rolünü desteklemektedir. Ancak hem tek süpergüç ABD ile kavgalı olması, yönetimin ideolojik yaklaşımı ve son seçimdeki hile tartışmalarının ortaya çıkardığı demokrasi eksikliği ve bölgenin çoğundan mezhep olarak farklı olması da tam etkili olmasını engellemektedir. Burada Türkiye dengeleyici bir güç olarak devreye girdiği için iyi komşuluk ve barış politikalarından bölgede şikayetçi olan Arap yönetimi pek yoktur.
 
Arap halklarının gönlünü kazanırken yerel halklar üzerindeki nüfuzu ve nükleer santral (veya silah) projesi ile de Arap yönetimlerinin hıncını üzerine İran’dan Türkiye oldukça farklıdır. Eksiden uygulanan tek (Batı) eksenli dış politika yerine çok eksenli, çok boyutlu ve barışçıl politikalar izlemektedir. Bölgeye tarihsel ve sosyolojik yakınlığı yanında Batı ile de yakın ilişkileri, güçlü ekonomisi ve demokrasisi sayesinde bölge halkının teveccühünü kazanırken özellikle Filistin konusunda yaptıklarıyla da Arap yönetimlerin takdirini kazanmaktadır. Bernard Guetta’ya göre, bu gelişme ile Türkiye İran’dan rol çalmaktadır ve Arap Alemi’nin laik, demokrat, ekonomik olarak güçlü ve daha ılımlı Türkiye’ye yakınlık duyması Batı’nın da yararınadır.
 
Bu çok eksenli politika dolayısıyladır ki Türkiye, Ürdün, Mısır ve Arabistan gibi ülkelerin Şii İran’a karşı oluşturmak istediği Sünni kamp oluşturmasına sıcak bakmamıştır. Çünkü Türk Hükümeti genel olarak çatışmalara ve kamplaşmalara karşıdır. Burada İran ile Osmanlı’dan gelen tarihsel rekabet anlayışından bile sıyrılabilmektedir. Ama yine de gerçek şudur ki İran bölge sorunlarına hamasi ve çoğu söylemden öteye geçemeyen tepkileriyle kazandığı yeri belli oranda Türkiye’ye bırakmak zorunda kalıyor. Hatta prensipli politika uğruna çıkarlarına dokunacak olsa bile bölge liderliği için rekabet içinde olduğu İran’ın haksız yere ambargoya maruz kalmamasını müttefiklerini kızdırmayı göze alıyor.
 
AK Parti Hükümeti’nin zımni desteği ile yola çıktığı anlaşılan Özgürlük konvoyu ile Türkiye’nin bölge liderliğini tescillediğini söyleyen birçok analiz ve yorum görüldüğü gibi tersine de yorumlar çıkıyor içerde ve dışarıda. Çoğunluğu olumlu yorumlar oluşturmakta ve Türkiye’nin başkalarının cesaret edemediği insanlık dramına sahip çıkması sayesinden kazandığı saygınlık ve prestijden bahsederken, bölgedeki ağırlığının artması yanı sıra bölgeye ekonomik ve siyasi model oluşturduğu üzerinde duruluyor.
 
AK Parti hükümetini eleştiren yorumlar dışarıda daha çok İsrail ve ABD yanlısı yayınlardı. Avrupa için aynı şey söylenemez, Avrupa basını büyük ölçüde Türkiye’nin haklılığını destekledi. Eksen kayması tartışması ciddi bir sorun olmaktan çok daha ziyade bir endişe olarak dile getirildi. ABD Savunma Bakanı Robert Gates gibi önemli konumdaki bir devlet adamı, Türkiye’nin doğuya dönmesini AB 'ninTürkiye’yi oyalamasına bağladı. ABD bu konuda ciddi bir endişe sahibi görünmüyor. Hatta İran ambargosuna Türkiye’nin hayır demesinden sonra, ABD hükümetinin Türk medya temsilcilerini hemen toplayıp iki ülke arasında bir sorun ve kriz aramayın mesajı vermesi de burada hassasiyet göstermekle birlikte ciddi bir endişe taşımadıklarını gösteriyor.
 
Esken kayması tartışmaları daha çok iç kamuoyunda gündeme getirildi. Bu eleştirileri getirenlerin bir kısmı gerçekten batıcı sayılabilecek yazar-çizerler olmakla birlikte, bazıları da eski elit diye adlandırılan ve AK Parti öncülüğündeki yeni elitlerden hoşlanmayanlardır. Bu elitler daha önce de Hükümet’i fazla batıcı olmakla eleştiriyorlardı. Amaçları daha çok AK Parti ile Batı’daki müttefikleri arasını açmak olduğu anlaşılıyor. Eski dönemdeki gibi taraf seçmeye dayalı alışkanlıklar ve analizler yeni çok yönlü ve çok tercihli sistemi anlamakta ve doğru değerlendirmekte zorlanıyorlar.
 
İçerden ve dışardan eksen tartışması yapanlar Türkiye’nin eski halinden daha memnun olanlardır. Uluslararası alanda zor durumda kalmak istemeyen statükocular başta İsrail olmak üzere, Amerikan neo-konservatifleri ve Türkiye’yi bir sadık bir uydu olarak görmeye alışmış olan bazı batılı merkezlerdir. AB’de eksen ile ilgili endişeler belki vardır ama çok ciddi olarak dile getirilmiş değil. Üstelik Türkiye’nin Gazze ablukasını kaldırmaya yönelik çağrıları yönünde çabalar artıyor. Ama devir artık değişmiştir. Yeni dönemde politikalarını güçlü devletlerin dikte ettiği bir ülke olmaktan çıkıp kendine güvenen, şeffaf ve eşit bir ortak olarak muameleyi hak eden ülkeye içerde ve dışarıda alışsak iyi olur.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Tunus Devrimi İlerliyor, Mısır'ın Yolları Taşlı - 19 Ocak 2012 Perşembe 12:00
Arap Baharı ve Erdoğan’ın Mısır Ziyareti - 12 Eylül 2011 Pazartesi 12:21
'Zenga Zenga' Kaddafi veya Diktatörün Hazin Sonu - 22 Ağustos 2011 Pazartesi 15:32
Suriye'nin Kanlı Oyalama Taktikleri ve Türkiye - 08 Ağustos 2011 Pazartesi 11:37
Suriye’de Geri Dönüş İmkanı Yok - 01 Haziran 2011 Çarşamba 16:55
Otoriter Rejimlerin Reformu Mümkün mü ? - 29 Nisan 2011 Cuma 17:59
Mısır’da Demokrasi Çarkı Dönüyor - 22 Nisan 2011 Cuma 17:04
Suriye Reform Şansını Kaçırıyor mu? - 01 Nisan 2011 Cuma 09:45
Mısır’da Referandum veya Demokrasinin Tadı - 22 Mart 2011 Salı 13:25
Mısır'da Burjuvazi-Asker İttifakı Bozuldu - 08 Şubat 2011 Salı 12:06
Türkiye Mısır’daki Yangını Söndürmelidir - 01 Şubat 2011 Salı 12:35
‘İnzil Paşa’ ya da Mübarek’in Son Hamleleri - 30 Ocak 2011 Pazar 15:41
Lübnan’da Kritik Dönem - 25 Ocak 2011 Salı 15:12
Tunus’ta “Dijital” Devrim - 15 Ocak 2011 Cumartesi 14:18
2011’in İlk Kurbanı: Mısır - 05 Ocak 2011 Çarşamba 09:44
İsrail’le Gizli Görüşme ve Tutarsızlık Görüntüsü - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 09:31
Türkiye’nin Ortadoğu Politikalarının Gayri İktisadi Yararları - 30 Haziran 2010 Çarşamba 17:07
Türkiye’nin Ortadoğu’daki Yeni Rolü – II - 22 Haziran 2010 Salı 17:00
Türkiye’nin Ortadoğu’daki Yeni Rolü - I - 15 Haziran 2010 Salı 11:24
İsrail’le Krizde Türkiye Ne Yapmalı? - 09 Haziran 2010 Çarşamba 17:03
İsrail’le Krizde Kazanan ve Kaybeden - 03 Haziran 2010 Perşembe 10:56
Kılıçdaroğlu ve Dış Politika - 24 Mayıs 2010 Pazartesi 14:55
Arap Milliyetçiliği Nereye? - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 12:02
Arapça TRT ve Türkiye’nin Yumuşak Gücü - 12 Nisan 2010 Pazartesi 11:07
Arap Cephesinde Yeni Bir Şey Var mı? - 01 Nisan 2010 Perşembe 09:25
Süpergüçlerin Meşruiyeti Var Mı? - 23 Mart 2010 Salı 17:59
Küresel Dünyada Siyaset, Kültür ve Sanayimizin Geleceği – II - 10 Mart 2010 Çarşamba 09:43
Küresel Dünyada Siyaset, Kültür ve Sanayimizin Geleceği – I - 02 Mart 2010 Salı 09:54
Artan Azeri-İsrail İlişkileri Üzerine - 18 Şubat 2010 Perşembe 13:50


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya