ENGLISH
23.05.2012
21.06.2010 17:16


Selvet Çetin
SDE Uzmanı
scetin@sde.org.tr
CV

Fergana Vadisi’nden Orta Asya’ya Yaklaşan Tehlike: Etnik Çatışmalar

Kırgızistan’da birkaç ay önce yaşanan siyasi kaos ile birlikte ülkede yaşanan gerginliğin ardından eski Cumhurbaşkanı Kırmanbek Bakıyev’in ülkeyi terk etmesi ve geçici yönetimin kurulması, farklı gruplar arasındaki etnik çatışma riskini ne yazık ki ortadan kaldırmaya yetmedi. Nisan 2010 tarihinden beri ülkede çözülemeyen siyasi sorunlar Özbekler ve Kırgızlar arasındaki etnik gerginliğin sıcak çatışmaya dönüşmesine yol açtı. Özbek nüfusun yoğun olarak bulunduğu güneydeki Oş ve Celalabat kentlerinde Kırgız silahlı milis güçlerinin ve askeri kıyafet giymiş grupların Özbek sivillere karşı düzenledikleri saldırılar sonucu yaklaşık 2000 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda sivil yaralandı ve yüzbinlerce Özbek ülkelerini terk ederek mülteci durumuna düştü. Özbekistan’a sığınan mülteci sayısının 400.000’e ulaştığına dair yapılan açıklamalar ise gerçek bir insani trajediyi yansıtması bakımından önemlidir ve yerinden edilen insanların güvenli bir biçimde ülkelerine geri dönebilmeleri için Kırgızistan’da siyasi istikrarın kalıcı olarak sağlanması gerekmektedir.

Özbekler ve Kırgızlar Arasındaki Etnik Sorunlar
 
Kırgız silahlı milislerinin hiçbir kural tanımaksızın Özbeklere karşı düzenledikleri etnik saldırıların arka planında birden çok siyasi ve ekonomik neden bulunmaktadır. Sadece verimli toprakları ile değil aynı zamanda stratejik önemi nedeniyle de bölge ülkeleri için vazgeçilmez bir önemi bulunan Fergana Vadisi, hatırlanacağı gibi Stalin döneminde Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan arasında üçe bölündü ve o günden bugüne her zaman birbirine rakip muhalif grupların kullandıkları bir üs olma özelliğini korudu. Nüfusunun yarısı Özbeklerden oluşan Fergana Vadisi içindeki Oş ve Celalabat kentlerinde Özbeklerin Kırgızlara oranla ekonomik olarak daha iyi durumda olmaları ve iki etnik grup arasında uzun yıllara yayılan toprak anlaşmazlıklarının bulunması, geçmişte de benzer çatışmaların yaşanmasına neden oldu. 1990’da yine bu bölgede iki etnik grup arasında çıkan silahlı çatışmalarda yüzlerce kişi yaşamını yitirmişti. Son dönemin siyasi anlaşmazlık konularının odağında ise eski Cumhurbaşkanı Kırmanbek Bakıyev bulunuyordu. Nisan’da çıkan olaylar sonrası Bakıyev’in devrilmesi ve ardından Belarus’a sığınmasıyla birlikte Özbekler çoğunlukla yeni geçici yönetime destek verirken, bölgedeki Kırgızlar Bakıyev’i desteklemeyi sürdürdüler. Bu durum kaçınılmaz olarak Bakıyev taraftarlarının geçici yönetime destek olan Özbeklere karşı etnik hoşgörüsüzlüğün de etkisiyle düşmanca tutumlarını çoğaltan bir etki yarattı ve sonuçta korkulan oldu. Beş milyon nüfusu bulunan ve yoksulluğun kol gezdiği Kırgızistan'da yaşayan 1 milyon Özbek’in can güvenliklerinin halen tehdit altında olduğu bir gerçek.
 
Saldırıların yaşandığı sırada Taşkent’te toplantı halinde olan Şanghay İşbirliği Örgütü üyesi ülkelerden yaşanan cinayetlere yönelik herhangi bir tepki gelmemesi düşündürücüdür. Özbekistan Cumhurbaşkanı Kerimov’un ise bu trajedi karşısında hiçbir önlem almaması ve konuyu “Kırgızistan’ın iç meselesi” olarak değerlendirmesi bölgedeki etnik kaosun derinleşmesine yol açmıştır. Kırgızistan geçici yönetiminin saldırgan Kırgız grupları engellemekte yetersiz kalması ve bölgedeki denetimi kaybetmesi de Özbek sivillerin katledilmesine zemin hazırlamıştır.
 
Orta Asya’yı Tehdit Eden Gelişmeler
 
Kırgızistan, yoksulluğu ve etnik anlaşmazlıkları ile olduğu kadar sahip olduğu askeri üsleri ile de çokça tartışılmaktadır ve halen ABD ile Rusya’nın her ikisinin askeri üslerine ev sahipliği yapan ender ülkelerden biridir. Dolayısıyla bu ülkedeki üsleri aracılığı ile bölgede güç mücadelesi veren ABD ve Rusya’nın yanı sıra Çin’de küresel bir aktör olarak bu mücadeleye dolaylı yollardan katılmaktadır. Yakın bir döneme kadar bölgenin en sakin ülkesi olan Kırgızistan’ın özellikle 2005 yılından beri devam eden siyasi sorunlarının temelinde küresel güçlerin bitmek tükenmek bilmeyen egemenlik stratejileri bulunmaktadır. Afganistan’daki NATO güçlerinin her türlü lojistik ihtiyacı ve askeri birliklerin transferleri Kırgızistan’daki ABD üssünden gerçekleşmektedir. Fergana Vadisi aynı zamanda Afganistan’da üretilerek dünyaya yayılan uyuşturucunun en önemli pazar güzergahlarından ve dağıtım istasyonlarından biri konumundadır. Bu kirli ticaretten elde edilen büyük miktarlardaki para, Fergana Vadisindeki mücadeleyi daha da alevlendirecek unsurlardan biridir. Afganistan’da son beş yılda afyon üretiminin korkunç boyutlarda artmış olması, ABD işgalinin bu ülkeye “demokrasi ve özgürlük” getirmekten çok uyuşturucu mafyasına eşsiz fırsatlar sunmasının ve bu endüstrinin büyümesine NATO güçlerinin göz yummasının işaretlerinden biridir.
 
ABD, Rusya ve Çin’in Asya’daki çıkarlarını korumak için Kırgızistan’ı savaş alanına çevirmeleri Orta Asya’yı yangın yerine dönüştürebilir ve böylesi bir ihtimal bile bölgeyi yıllarca kanlı çatışmalarla yüz yüze bırakabilir. Fergana Vadisindeki katliam çok hassas olan bölgesel dengelerin tamamen bozulmasıyla sonuçlanabilir ve bu durumda etnik kargaşa Orta Asya’ya yayılabilir. Afganistan’ı büyük bir yıkıma iten ABD ve NATO güçleri şimdilerde Pakistan’ı iç savaşın eşiğine getirmekte ve bu ateş Orta Asya’yı tehdit etmektedir. Fergana Vadindeki çatışma ve kaos çözümlenmediği taktirde Tacikistan, Özbekistan ve Kırgızistan’la sınırlı kalmayacak çok daha büyük bir krizin eşiğinde bulunduğumuzu görmek gerekmektedir. Bu yönüyle Fergana Vadisi ya bölgesel barışın sağlanmasında ya da Orta Asya’dan Güney Asya’ya kadar uzanan coğrafyada kanlı iç savaşların yaşanmasında kilit bir rol oynayacaktır.
 
Sonuç
 
Küresel güçlerin aralarındaki acımasız rekabet, henüz ekonomik kaynaklar ve etnik anlaşmazlıklar yüzünden silahlı çatışmalarla karşılaşmayan Orta Asya’nın durumunu daha da kırılgan hale getirmektedir. Kırgızistan örneğinde olduğu gibi bu güç savaşları bölgenin diğer ülkelerinde de askeri üs açma, enerji koridoru oluşturma gibi uygulamalarla yayılma riski göstermektedir. Orta Asya ülkeleri ne yazık ki ABD, Rusya ve Çin gibi ülkeler için siyasi olarak birer “garnizon devlet” şeklinde görülmekte ve bu amaç doğrultusunda istikrarsızlıktan, yoksulluktan ve etnik kaostan yana politikalar üretilerek liderlik sorunları yaratılmaktadır. Bu yüzden biran önce Kırgızistan başta olmak üzere bölge ülkelerinde siyasi istikrarın sağlanması, kitlesel kıyımların sona ermesi ve etnik gruplar arasında diyalog sürecinin başlatılması gerekmektedir. Bu ilerlemeler gerçekleşmeden bölgede insani felaketlerin önlenmesi ve yerlerinden edilen yüzbinlerce mültecinin ülkelerine geri dönebilmeleri olanaklı görünmemektedir.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Üçüncü Putin Döneminde Kafkasya Sorunu - 13 Mayıs 2012 Pazar 17:44
Makedonya’da Etnik Kriz Nasıl Aşılabilir? - 25 Nisan 2012 Çarşamba 14:34
Şiddeti Önlemedeki Rolü Açısından 6284 Sayılı Yasa - 26 Mart 2012 Pazartesi 09:28
Ortadoğu’da “Balkanlaşma” Riski - 13 Mart 2012 Salı 17:12
Devlet Denetleme Kurulu Raporundaki Dink Davası - 29 Şubat 2012 Çarşamba 14:42
4.Bağımsızlık Yılında Kosova’nın Sorunları - 17 Şubat 2012 Cuma 17:28
Suriye Ateşi Bölgeyi Sararken - 13 Şubat 2012 Pazartesi 10:29
Hukukun Normalleşmesi - 09 Ocak 2012 Pazartesi 09:22
Uludere Faciası: Kontrolsüz Güç, Güç Değildir - 02 Ocak 2012 Pazartesi 13:47
2012 Yılında Balkan Üçlü Mekanizmasından Beklentiler - 29 Aralık 2011 Perşembe 18:51
Sarkozy Gemileri Yaktı mı? - 20 Aralık 2011 Salı 17:50
Geçmişle Yüzleşmenin Kuralları - 08 Aralık 2011 Perşembe 17:56
Balkanlarda Arnavut-Sırp Restleşmesi - 27 Kasım 2011 Pazar 22:20
Sivilleşme Aracı Olarak Vicdani Ret - 21 Kasım 2011 Pazartesi 09:07
Arap Baharının Adalet Arayışına Etkisi - 27 Ekim 2011 Perşembe 15:44
İlerleme Raporu: AB Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - 20 Ekim 2011 Perşembe 10:51
Makedonya Ziyareti ve Bulgaristan Gerginliği - 06 Ekim 2011 Perşembe 08:51
Bağımsız Filistin Rüyasını Gerçekleştirmek - 19 Eylül 2011 Pazartesi 13:15
Palmer Raporu: BM Gözetiminde Hukuk İstismarı - 15 Eylül 2011 Perşembe 18:17
Mülklerin İadesi: Azınlık Haklarında Önemli İlerleme - 30 Ağustos 2011 Salı 01:21
Ses Kayıtları ve Silahlı Kuvvetlerin Denetimindeki Zorluklar - 26 Ağustos 2011 Cuma 17:39
Suriye’de Sona Yaklaşırken - 09 Ağustos 2011 Salı 14:40
Kosovalı Sırpların Ateşle Dansı - 01 Ağustos 2011 Pazartesi 16:18
İlerleme ve Gerileme Arasındaki Sırbistan-ABD İlişkileri - 22 Temmuz 2011 Cuma 09:32
Yunanistan-İsrail İttifakı: Doğu Akdeniz’de Güç Gösterisi mi ? - 12 Temmuz 2011 Salı 09:12
Boykot ve Ergenekon - 30 Haziran 2011 Perşembe 16:17
Cenevre Sözleşmesinin 60.Yılında Mülteci Sorunu - 21 Haziran 2011 Salı 09:16
Bölgesel İnsani Kriz ve Suriyeli Mülteciler - 13 Haziran 2011 Pazartesi 09:14
Bir Dönem Noktası Olarak Cuntacıların Yargılanması - 09 Haziran 2011 Perşembe 17:49
Bosnalı Sırpların Tehlikeli Oyunu - 25 Mayıs 2011 Çarşamba 16:41
Balkanlarda Kültürel Kimlikler Çatışmayı Önleyebilir mi? - 12 Mayıs 2011 Perşembe 21:17
Türk Hukuk Düzenine Etkileri Açısından İzmir Deklarasyonu - 05 Mayıs 2011 Perşembe 15:51
Sırbistan Görüşmeleri ve Balkanlarda Artan Endişe - 30 Nisan 2011 Cumartesi 15:29
Suriye’de Esen Ölüm Rüzgarına Direnmek - 25 Nisan 2011 Pazartesi 14:22
Avrupa’da Üniter Kültüre Doğru - 22 Nisan 2011 Cuma 17:10
12 Eylül’le Hesaplaşmaya Hazır mıyız? - 11 Nisan 2011 Pazartesi 15:02
Goldstone Skandalı ve Hukukun İtibarsızlaştırılması - 05 Nisan 2011 Salı 15:36
Hakikat Komisyonlarının Geçiş Dönemindeki Rolü - 30 Mart 2011 Çarşamba 14:38
Birleşmiş Milletlere İnsani Müdahale Zamanı - 23 Mart 2011 Çarşamba 17:11
Kosova-Sırbistan Görüşmeleri Başlarken - 14 Mart 2011 Pazartesi 11:16
Arnavutluk Siyasi Krizi Aşabilir mi? - 07 Mart 2011 Pazartesi 08:55
28 Şubat ve Ordunun Sivil Denetimi - 28 Şubat 2011 Pazartesi 14:24
Diktatörler Üreten Uluslararası Düzeni Sorgulamak - 25 Şubat 2011 Cuma 08:25
Mısır’daki Halk Hareketinin Etkileri - 29 Ocak 2011 Cumartesi 15:53
Jüristokratik Vesayetin Gücü: Danıştay Örneği - 21 Ocak 2011 Cuma 11:22
Tunus’ta Halk İsyanı ve Değişimin Rengi - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:42
Berlin’den Meriç’e: Avrupa’nın Yeni Duvarı - 04 Ocak 2011 Salı 15:55
Yer İsimlerinin (Bir Hakkın) İadesi - 29 Aralık 2010 Çarşamba 18:31
Yeni Türkiye İçin Bir Fırsat: Balyoz Davası - 18 Aralık 2010 Cumartesi 14:16
Orantısız Güç - 10 Aralık 2010 Cuma 22:04
Askerler Sivil Denetime Ne Kadar Hazır? - 29 Kasım 2010 Pazartesi 09:39
AB İlerleme Raporu; Şartlar Değişti mi? - 12 Kasım 2010 Cuma 09:49
Kosova’da Hükümet Düşerken - 03 Kasım 2010 Çarşamba 10:31
Almanya Kritik Bir Dönemeçte - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:30
Bosna-Hersek Seçimleri: Çözüm mü, Belirsizlik mi? - 08 Ekim 2010 Cuma 21:06
Hrant Dink Kararından Ders Çıkarmak - 22 Eylül 2010 Çarşamba 12:32
Amerika: İslamofobiden Anti-İslamizme Doğru mu? - 14 Eylül 2010 Salı 17:27
İsrail-Filistin Müzakere Masasında Neler Var? - 01 Eylül 2010 Çarşamba 09:23
BM Raporunda Türkiye’ye Son Uyarılar - 24 Ağustos 2010 Salı 11:33
Kosava ve Balkanlarda Yeni Gerilimler - 13 Ağustos 2010 Cuma 13:05
Asker Hesap Vermezse Ne Olur? - 04 Ağustos 2010 Çarşamba 14:06
Kürt Sorunu ve Güvenlik İlişkisi - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 10:51
Yetimhane Kararını Nasıl Okumalı - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 15:02
17. Yılında İki Katliam ve Toplumsal Barışı Korumak - 06 Temmuz 2010 Salı 12:31
Fergana Vadisi’nden Orta Asya’ya Yaklaşan Tehlike: Etnik Çatışmalar - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:16
BM Saldırganı Cezalandırabilir (mi?) - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:41
Uluslararası Sulara Gömülen Hukuk ve İsrail Korsanlığı - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 16:54
Mülteci Politikalarında Yeni Riskler - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:49
Derin İlişkilerde Her Yol Ergenekon’a Çıkıyor - 12 Mayıs 2010 Çarşamba 16:08
Kamu İdaresi ve Sivil Aktörlerin İnsan Haklarının Geleceğindeki Rolü - 06 Mayıs 2010 Perşembe 21:46
Özel Hayata Yıkıcı Etkisiyle Bir İhlal Uygulaması “Fişleme” - 23 Nisan 2010 Cuma 10:43
Kırgızistan: Güvenlik ve Özgürlük Arasında Kaybolmak - 09 Nisan 2010 Cuma 18:01
Sırbistan'ın Özür Dileme Siyasetinin Etkileri - 02 Nisan 2010 Cuma 12:19
Roman Açılımı ya da En Alttakilerin Sesini Duyabilmek - 24 Mart 2010 Çarşamba 13:43
İklim Mültecileri Nereye Gidecek - 17 Mart 2010 Çarşamba 10:32


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya