ENGLISH
08.02.2012
15.06.2010 11:24


Doç. Dr. Ahmet Uysal

auysal@sde.org.tr
CV

Türkiye’nin Ortadoğu’daki Yeni Rolü - I

Sovyetler Birliği’nin dağılması, 11 Eylül Saldırıları, küreselleşme ve küresel ekonomik kriz derken dünyamız ciddi biçimde savrulduktan sonra, yeniden dengesini bulmaya çalışmaktadır. Bugünkü gibi kritik geçiş zamanlarında birbirine zıt görüşlerin ortaya çıkması doğaldır ve kimin hangi argümanı savunduğuna bakarak değerlendirme yapmak gerekir. Türkiyeli sivil eylemcilerin uluslararası katılımcılarla birlikte Filistin ambargosunu kaldırmak için yaptığı kampanyanın ölümle sona ermesi ve sonrasında yaşanan süreç böyle bir kritik eşik olmaya adaydır. Türkiye’nin özellikle Ortadoğu’ya açılması bir yandan liderlik, bir yandan da eksen kayması tartışmalarını beraberinde getirmiştir.
 
İki dünya savaşı arasında eski yaralarını sarmaya çalışan genç Cumhuriyet, siyasi olarak tep parti yönetimin getirdiği baskı ve ekonomik krizin yoksulluğu ile İkinci Dünya Savaşı’ndan çıktı. Bu dönemde Türk dış politikası genel olarak Batıcı olmakla bilirlikte, sanıldığından daha fazla aktifti ve birçok bölgesel işbirliği girişimde bulunmuştu. Soğuk Savaş döneminde Sovyet toprak talebi ve ideolojik Komünizm tehdidine karşı kurtuluşu Batı kampına tam giriş ile mümkün görmüştür. Geri kalmışlık yüzünden Batı’dan ekonomik ve askeri yardımlar almaya mecbur kalmıştır. Bu dönemde hem iç istikrarsızlık dolayısıyla dış politikaya fazla ilgi gösterememiş hem de uluslararası kamplaşma dolayısyala da yalnızca Batı eksenli politikalar uygulamıştır.
 
Türkiye’nin batıya dönük olmasının birçok olumlu sonuçları olduğu da inkar edilemez. Demokrasiye geçişte Batı’nın telkin ve baskılarının katkısı olduğu gibi ekonomik liberalleşme ve kalkınmaya da yardımcı olmuştur. Ama “bizim çocuklar”ın darbelere katkısı veya en azından göz yummasından da bahsedilebilir. Yine de bütün hataları Batı’ya yüklemek doğru olmaz, belki kendi yönetici elitlerimizin payı daha fazladır. Uzun süren tek eksenli (yani Batı eksenli) politikadan ancak Özal döneminde sıyrılmaya çalışılsa da çok fazla yol alınamamıştır. Bu sınırlı yaklaşımdan AK Parti hükümetinin çok yönlü politikaları ile bu aşılmaya başlamıştır. İçinde bulunduğumuz ortamın kaotik hali ve kargaşası çok yönlü politikalara ihtiyaç oluşturduğu gibi bunu uygulamak için fırsat ortamı da vardı. Ayrıca, askeriye başta olmak üzere yerleşik elitlerin de bu yeni çok eksenli dış politika ve iyi komşuluk anlayışının yararına ikna oldukları görülüyor.
 
Ortadoğu toplumları ciddi bir kriz yaşıyorlar. Dünyadaki hemen her ülke demokrasiye geçmişken Arap ülkelerinde bunun ciddi eksikliği vardır. Ayrıca, terör, işsizlik, yoksulluk, yolsuzluk, gelir dağılımında adaletsizlik ve eğitimsizlik sorunları bütün Arap ülkelerini etkilemektedir. Petrol zengini ülkelerde bile işsizlik, eğitimsizlik ve demokrasi sorunları vardır. Ama en önemlisi anlamsız birçok yapay birliktelikten olduğu ve sürdürülebilir bir ekonomik yapı olyuşturamayacak kadar küçük ülkelerden oluştuğu için de ortak hareket edemeyen bir büyük kitle var. Ayrıca, Arap nüfusun otuzda biri kadar olan İsail’in Araplara karşı onurkırıcı varlığı ve eylemleri, Ortadoğu’da ciddi bir liderlik boşluğu doğurmatadır.
 
Türkiye’nin bölgede öne çıkması doğanın boşluk kabul etmemesi gibi doğal bir durumdur. Oradoğu’da birçok yönden gerileme, çatışma ve başıboşluk yaşanırken, ekonomisini ve demokrasini güçlendirmiş Türkiye’nin bir lider olarak görülmesi çok normaldir. Doğal şartlar bunu zorlamktadır. Hatta Libreration yazarı Bernard Guetta’ya göre, Türkiye büyüklüğünde bir ülkenin daha önce bölgeye ilgisiz kalması da şaşırtıcıdır. Aslında, Türkiye ve AK Parti Hükümeti bu rolü çok da planlayarak ve isteyerek yüklenmemektedir. Bunun kanıtı, Türkiye’nin bölgedeki artan sempatisi ve ağırlığının nedeni, Arap dünyasında refah ve demokrasiyi başarıyla uygulayan bir modelin olmayışıdır. Örnek arayan Arap yazarlar ve aydınların yaptığı gönüllü kampanya halklar üzerinden de etkili olmaktadır. Yoksa Türkiye’nin bu konuda ciddi ne bir teorik ne de pratik çalışması yoktur. Son birkaç yılda bu durum ortaya çıktıkan sonra Türkiye bu çalışmaların önemini anlamıştır. TRT Arabia gibi çalışmalar bu olgunun bir sonucudur, nedeni değil.
 
Ortadoğu’daki dağınıklık ve İsrail’in çok ileri gitmesi, bölgenin lider konumundaki iki ülkesi Mısır ve Suudi Arabistan’da liderlerin yaşlanması yüzünden dış dünyaya ilgileri de azalmasıyla da bağlantılıdır. Ayrıca, ekonomik zayıflığının yanında bir futbol maçında çıkan kavgalar yüzünden Cezayir ile bütün ilişkilerini kesen Mısır, bölgeye liderlik yapmakta zorlanacaktır. Arıca, özellikle Arabistan ve Mısır’ın ABD, İsrail ve Batı’nın telkinlerinden etkilenerek bölgedeki önceliklerini belirlemesi de onların etkinliğini ve prestijini azaltmaktadır. Bir yandan da ABD himayesindeki İsrail’in Filistin’de yaptıkları da bu ülkeleri aciz ve amaçsız gösterdiği gibi meşruiyetlerini de azaltmaktadır.
 
Türkiye Ortadoğu’da liderlik kapma derdinde olmadığını birçok defa gösterniştir. Örneğin, Filistin’de Hamas ile el-Fetih arasında arabulucu olabilecekken bunu Mısır’a bıraktı. Yine birçok konuda diğer Arap ülkelerinin öncülük etmesini ve en azından çözüme katılmalarını destekliyor. Ortadoğu sorunları zaten bir ülkenin ve hatta bölge ülkelerinin çözebileceğinden bile çoktur. Aslında, Türkiye’nin bölge liderliği için bir yönlendirme yapacak ve model ihraç edecek bir yetişmiş kadrosu da – maalesef – yoktur. Türkiye’nin yapmaya çalıştığı, bazen katalizör, bazen de sorunları azaltmak veya çözülmesi için aracı olmaktır. Tek başına büyük bölge sorunlarını çözemeyeceğinin gerçekçi biçimde farkındadır.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Tunus Devrimi İlerliyor, Mısır'ın Yolları Taşlı - 19 Ocak 2012 Perşembe 12:00
Arap Baharı ve Erdoğan’ın Mısır Ziyareti - 12 Eylül 2011 Pazartesi 12:21
'Zenga Zenga' Kaddafi veya Diktatörün Hazin Sonu - 22 Ağustos 2011 Pazartesi 15:32
Suriye'nin Kanlı Oyalama Taktikleri ve Türkiye - 08 Ağustos 2011 Pazartesi 11:37
Suriye’de Geri Dönüş İmkanı Yok - 01 Haziran 2011 Çarşamba 16:55
Otoriter Rejimlerin Reformu Mümkün mü ? - 29 Nisan 2011 Cuma 17:59
Mısır’da Demokrasi Çarkı Dönüyor - 22 Nisan 2011 Cuma 17:04
Suriye Reform Şansını Kaçırıyor mu? - 01 Nisan 2011 Cuma 09:45
Mısır’da Referandum veya Demokrasinin Tadı - 22 Mart 2011 Salı 13:25
Mısır'da Burjuvazi-Asker İttifakı Bozuldu - 08 Şubat 2011 Salı 12:06
Türkiye Mısır’daki Yangını Söndürmelidir - 01 Şubat 2011 Salı 12:35
‘İnzil Paşa’ ya da Mübarek’in Son Hamleleri - 30 Ocak 2011 Pazar 15:41
Lübnan’da Kritik Dönem - 25 Ocak 2011 Salı 15:12
Tunus’ta “Dijital” Devrim - 15 Ocak 2011 Cumartesi 14:18
2011’in İlk Kurbanı: Mısır - 05 Ocak 2011 Çarşamba 09:44
İsrail’le Gizli Görüşme ve Tutarsızlık Görüntüsü - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 09:31
Türkiye’nin Ortadoğu Politikalarının Gayri İktisadi Yararları - 30 Haziran 2010 Çarşamba 17:07
Türkiye’nin Ortadoğu’daki Yeni Rolü – II - 22 Haziran 2010 Salı 17:00
Türkiye’nin Ortadoğu’daki Yeni Rolü - I - 15 Haziran 2010 Salı 11:24
İsrail’le Krizde Türkiye Ne Yapmalı? - 09 Haziran 2010 Çarşamba 17:03
İsrail’le Krizde Kazanan ve Kaybeden - 03 Haziran 2010 Perşembe 10:56
Kılıçdaroğlu ve Dış Politika - 24 Mayıs 2010 Pazartesi 14:55
Arap Milliyetçiliği Nereye? - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 12:02
Arapça TRT ve Türkiye’nin Yumuşak Gücü - 12 Nisan 2010 Pazartesi 11:07
Arap Cephesinde Yeni Bir Şey Var mı? - 01 Nisan 2010 Perşembe 09:25
Süpergüçlerin Meşruiyeti Var Mı? - 23 Mart 2010 Salı 17:59
Küresel Dünyada Siyaset, Kültür ve Sanayimizin Geleceği – II - 10 Mart 2010 Çarşamba 09:43
Küresel Dünyada Siyaset, Kültür ve Sanayimizin Geleceği – I - 02 Mart 2010 Salı 09:54
Artan Azeri-İsrail İlişkileri Üzerine - 18 Şubat 2010 Perşembe 13:50


SDE'de 11 Şubat 2012 Cumartesi günü saat 13.00'da "Emerging Powers and World Order: Turkish and Chinese Perspectives" başlıklı bir konferans gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 18:43:24

SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya