Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in 1992’de ortaya koyduğu fikirle ve 2002’deki girişimiyle vücuda gelen Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (AİGK/CICA) 3. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, 7-8 Haziran’da Türkiye’nin ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenecektir. Zirveye Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlhan Aliyev, Kırgızistan’ın geçici Cumhurbaşkanı Roza Otunbayeva, Moğolistan Cumhurbaşkanı Tsakhiagiin Elbegdorj, İran Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejad, Afganistan Cumhurbaşkanı Hamit Karzai, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi, Filistin Yönetimi Başbakanı Mahmut Abbas, Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yuşçenko, Makedonya Cumhurbaşkanı Gjorge Ivanov, Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Konseyi üyesi Dai Bingguo ve Kuveyt Veliaht Prens ile Kamboçya Başbakan Yardımcısı gibi 22 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının katılımı beklenmektedir. Ayrıca 8 ülke, Dışişleri Bakanı, Bakan, Özel Temsilci, Bakan Vekili, Büyükelçi düzeyinde temsil edilecektir. BM, İKÖ, NATO, AGİT ve AKPM gibi uluslararası örgütlerin temsilcilerinin de katılımı söz konusudur. Zirvede Vietnam ve Irak’ın katılımı ile AİGK’nın üye sayısının 22’ye, Bangladeş’in gözlemci üyeliği ile gözlemci sayısının ise 8’e yükseleceğinin haberi verilmektedir.
Asya’da barış, güvenlik ve istikrarın sağlanması amacıyla kurulan Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (AİGK) Zirvesi’nin devlet başkanları zirvesi dört yılda bir düzenlenmektedir ve 2010-2012 yılları için dönem başkanlığını Türkiye, Kazakistan’dan devralacaktır. İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Başkanlığı’nı yürüten Türkiye’nin AİGK’nın da dönem başkanlığını devralmasıyla, Türkiye’nin Asya bölgesinde etkin bir rol oynayacağı öngörülmektedir.
Çin’in Düşük Düzeydeki Katılımı
Çin Halk Cumhuriyeti 2002 ve 2006’daki
Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (AİGK) Zirvesi’ne cumhurbaşkanı düzeyinde katılmıştı. Ancak 2010’daki İstanbul Zirvesi’ne Çin tarafı, Devlet Konseyi üyesi Dai Bingguo’yu göndermekle katılım düzeyini düşürmüştür. Çin Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre, Devlet Konseyi üyesi Dai Bingguo, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ve Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün davetlisi ve Cumhurbaşkanı Hu Jintao’nun özel temsilcisi olarak 8 Haziran’da İstanbul’da düzenlenecek
Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı 3. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne
katılacaktır.
Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ma Zhaoxu’nun bildirisine göre,
Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (AİGK) Zirvesi’nin ana teması “Asya’da karşılıklı işbirliği ve işbirliğine dayalı güvenlik” olacaktır. Sözcü Ma Chaoxu’ye göre, “mevcut uluslararası ve bölgesel sorunlar karışık ve değişkendir, yeni tehditler ve yeni meydan okumaların ardı ardına ortaya çıktığı bir ortamda, Asya ülkelerinin söz konusu temayı işlemesi büyük önem taşımaktadır. Zirvede Devlet Konsey üyesi Dai Bingguo, önemli bir konuşma yapacak, Çin’in her zaman uyguladığı ‘işbirliği ile güvenliği sağlamak, işbirliği ile kalkınmayı geliştirmek’ tutumunu izah edecek ve ilgili teklifleri beyan edecektir. Zirve sırasında Devlet Konsey üyesi Dai Bingguo’nun zirveye iştirak eden ülke liderleriyle, ortak ilgiye dayalı meseleler üzerinde fikir alışverişlerinde bulunacaktır”. Sözcü Ma Chaoxu, zirvenin başarıya ulaşarak Asya ülkeleri arasındaki dostluk ilişkilerinin pekiştirilmesine ve karşılıklı yarara dayalı işbirliğine katkıları olacağına inandığını ifade
etmiştir.
Çin tarafı AİGK platformu meydan geldiğinden beri konuya önem
vermekteydi, Kazakistan da her fırsatta Çin’in AİGK’a verdiği desteğe teşekkürlerini
iletiyordu. Çin her zaman AİGK’a önem verdiği gibi, AİGK’ sürecine aktif olarak iştirak etmekteydi. Çin tarafı kendi tarzında AİGK’ın gelişmesi için katkılarını esirgemeyecektir; AİGK platformlarında bölge ülkeleri arasında karşılıklı anlayış ve güveni arttırmak için çaba sarf edecektir, medeniyetler arası diyalog ve bölgede uyumlu ortamı yaratmak için gereken rolü daha güçlü bir şekilde icra
edecektir. Bu çerçevede Çin tarafı en üst düzeyde
2002’de Devlet Başkanı Jiang Zemin ve
2006’da Devlet Başkanı Hu Jintao’nun temsiliyle AİGK Zirvesi’ne katılmıştı ve ilk konuşma onuruna sahip olmuştu.
|
|
Devlet Başkanı Jiang Zemin (2002)
|
Devlet Başkanı Hu Jintao (2006)
|
|
AİGK’na Bakışı
|
AİGK, Asya’nın güvenlik ve işbirliği meselesinin gelişmesi için giderek daha özel ve yararlı bir forum haline gelmektedir.
|
AİGK, giderek Asya’nın güvenlik ve işbirliğinin görüşüldüğü bir forma dönüşmektedir; farklı medeniyetler arasında diyalog ve farklı ülkelerin ortak görüşünü yaratan yararlı bir platform haline gelmektedir.
|
|
AİGK’na Destek
|
Çin, Asya ailesinin bir üyesi ve Kazakistan’ın dostane komşusu olarak her zaman AİGK sürecine önem vermiştir ve her türlü faaliyetine katılmıştır. Bundan sonra Çin, her zaman AİGK’ın işbirliği, güven arttırma ve bölgenin güvenliğini güçlendirme misyonunu takip edecek ve AİGK üye ülkeleriyle birlikte yapıcı ve dostça işbirliğini geliştirecektir.
|
Çin her zaman AİGK’a önem vermiştir ve AİGK sürecine aktif şekilde iştirak etmiştir. Bundan sonra her zamanda olduğu gibi AİGK’ın misyonu ve prensibini takip edecek, AİGK’ın Asya bölgesinin güvenliği ve bölgesel işbirliği alanındaki çabalarına destek vermesi açısından önemli rollerini icra edecektir.
|
|
AİGK’nın İşlevi
|
Asya’nın işleri iyi yapılmalıdır, Asya’daki işleri Asyalılar yapmalıdır, Asya halklarının ilişkileri birlik ve işbirliğine dayandırılmalıdır. Asya, siyasî, ekonomi ve kültürel alanda çeşitlilik gösteren bir kıtadır, bu gerçekler Asya ülkelerinin geniş çapta diyalog ve işbirliği yapmasını engelleyemez, bu durum, aksine Asya ülkeleri arasındaki diyalog ve işbirliğini daha da zenginleştirmektedir, karşılıklı açıdan birbirini tamamlayıcı ve barındırıcı avantajlar yaratmaktadır.
|
Asya’nın işlerini iyi yapabilmek için Asya ülkeleri ve Asya halkları arasındaki ilişkilerin birlik ve işbirliğine dayanması gerekmektedir. Bütün Asyalıların kalıcı barış ve müşterek refaha dayalı ve uyumlu bir Asya yaratmak için el ele vermesi gerekmektedir. Bu güzel hedefe ulaşabilmek için birkaç alanda birlikte çaba gösterilmesi gereklidir:
1. Karşılıklı güven ve işbirliğini güçlendirerek Asya’da yeni güvenlik çerçevesi inşa edilmelidir;
2. Birbirlerinin tecrübelerinden istifade ederek çeşitli medeniyetler birlikte refaha kavuşturmalıdır;
3. Çok taraflılığın üzerinde durulması ve bölgeler arası işbirliği güçlendirmelidir;
4. Karşılıklı çıkarlar ve karşılıklı kazanımlar üzerinde durulmalı ve ekonomik işbirliği derinleştirmelidir.
|
|
Çin’in Rolü
|
Çin, kendi eylemleriyle Çin’in, bölgesel ve dünya barışını koruyan, bölgesel ve dünyanın kalkınma gücü olduğunu ispat etmiştir ve buna devam edecektir.
|
Çin’in kalkınması Asya’dan ayrı düşünülemez, Çin’in kalkınması Asya’nın kalkınmasına güçlü bir ivme kazandıracaktır. Çin barışçı kalkınma yolunda şaşmadan ilerleyecektir, iyi komşuluk ilişkilerine dayalı ve komşularıyla ortak dış politika prensibini izleyecek, iyi komşuluk, komşulara güven verme ve komşularının refahına katkıda bulunmaya dayalı dış politika uygulayacaktır. Çin, diğer ülkelerle birlikte Asya’nın daha güzel geleceğini yaratmak için çalışacaktır.
|
|
Terörizm
|
Asya’da terörizm faaliyeti had safhadadır, birçok AİGK üye ülkesi bunun acısını çekmiştir. Terörizme karşı mücadele dünya ülkelerinin ilgi odağı olduğu gibi, AİGK’nın da önemli temasıdır. Bölücü Doğu Türkistancılar hakiki terörist güçlerdir. İlgili ülkelerin Çin’in Doğu Türkistancı teröristlere karşı verdiği mücadeleyi anlayışla karşılamasına ve bu konuda verdiği desteğe teşekkür eder.
|
|
Çin liderlerinin yukarıdaki ifadelerinden, AİGK’nın Çin’in bölgesel ekonomik ve güvenlik çıkarları açısından yararlı bir organizasyon olarak görüldüğü anlaşılmaktadır. Diğer yandan AİGK’nın prensipleri de Çin’in dış politika özelikleri ile uyumlu sayılı: 1) Üye ülkelerin toprak bütünlüğünü korumak, 2) güç göstererek tehdit kullanmamak, 3) özgürlük ve temel hak ve hürriyetlere saygı, 4) anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi, 5) silahsızlandırma ve silah edinmeyi kontrol etme, 6) üyelerin iç işlerine karışmamak, 7) ekonomik sosyal ve kültürel işbirliği
yapmaktır. Bu nedenle Çin tarafının ilgili görüşmelere en yüksek düzeyde katılmış olması doğaldır. Çin, 2010 yılından önceki AİGK’nın diğer toplantılarına da düzenli katılmaktaydı. Ancak AİGK’nın 3. zirvesinde Çin tarafının belirlediği ismin cumhurbaşkanını temsil yetkisine sahip olmasına rağmen, nispeten düşük düzeyde kalması bazı spekülasyonlara yol açmaktadır.
Çin’in Düşük Düzeyde Katılımının Nedeni
Çin Cumhurbaşkanı ve Başbakanı’nın 7-8 Haziran tarihleri arasında fevkalade önemli bir görevi yoktur. Ancak 9-12 Haziran’da Özbekistan ile Kazakistan’ı ziyaret edecek ve 11 Haziran’da Taşkent’te Şanghay İşbirliği Örgütü’nün 10. liderler zirvesine katılacaktır. Zamanlama bakımından Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev gibi önce AİGK’a sonra Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi’ne katılmasının imkânı vardı. Çin Hükümeti’nin düşündüğü farklı bir neden olmalıdır.
Çin’de AİGK için farklı görüşler vardır ve bunlar arasında en çok AİGK’nın, Şanghay İşbirliği Örgütü’nün bölgedeki önemini azaltacağı görüşü ağır basmaktadır. Bazı Çinli uzmanlar AİGK’nın Kazakistan için önemli olduğunu ve bu konuda Kazakistan’a destek verilmediği halde stratejik önemi olan Çin-Kazakistan ilişkilerini etkileyeceğini dile getirerek, AİGK konusunda Kazakistan’a daha güçlü destek vermekle ‘Çin-Kazakistan enerji işbirliği ve diğer alanındaki işbirliğini olumsuz etkilememelidir’ biçimindeki görüşlerini ortaya koymaktadır.
[1] Bazı uzmanlar AİGK’nın üye ülkeleri arasında ekonomik ve güvenlik çıkarlarının farklı olması nedeniyle organizasyonun sağlıklı sürdürülmesinin zor olduğunu; Asya bölgesinde birçok güvenlik meselesi ile ilgili örgütlerin arasında koordinasyon durumunun ayarlanmasının kolay olmayacağını ve Kazakistan’ın AİGK’nı sürdürebilmesi için kapasitesinin yeterli olmadığını
düşünmektedir. Bu da, AİGK’nın Çin’in bölgesel çok taraflı işbirliği politikasının önceliği olmadığını göstermektedir. Kazakistan, 2010 yılında AİGK’nın dönem başkanlığını Türkiye’ye devrederken, 2011 yılında ise Şanghay İşbirliği Örgütü’nün dönem başkanlığını üstlenecektir. Yani AİGK’nın dönem başkanlığını devrettiği için söz konusu organizasyonun, Çin’in dış politika stratejisinde önemini yitirdiği anlamı çıkarılabilir.
Çin 30 yıldır kendi kalkınması için hem yurtiçinde hem de yurtdışında, özellikle Çin’in stratejik menfaat alanı olan komşu ülkelerini kapsayan, çevresel bölgelerinde güvenlik ortak menfaat sağlama politikasını sürdürmektedir. Çin, kendisinin başat konumda olmadığı bölgelerde, yani Kuzeydoğu Asya’da, Güneydoğu Asya’da ve Orta Asya’da ikili ilişkilerden ziyade daha çok taraflı işbirliği ilişkilerine önem vermektedir. Bu nedenle bölgesel işbirliği örgütlerine üye olmakla birlikte, Asya Boao Forumu, ASEAN+3 ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi kendisinin liderliğindeki örgütleri sürdürmeye çalışmaktadır. Hatta Doğu Asya Topluluğu gibi daha geniş bir bölgesel örgüt oluşturmaya çalışmaktadır. Yani bölgesel örgütler Çin’in kalkınma stratejisi ile çelişkili değildir. Ancak Çin’in inisiyatifinde olan bazı örgütler diğer güçlerin etkisi altında olan örgütler arasında, alan veya konu örtüşmesinden dolayı kendi çıkarlarına zarar verebilir.
AİGK’nın işlevinde, Çin’in inisiyatifinde olan Şanghay İşbirliği Örgütü’nün fonksiyonu ile örtüşen bir durum mevcuttur. Buna rağmen Çin liderlerinin bu ifadelerine göre, bu örtüşme kendi çıkarlarına fazla zarar vermemiştir. Sadece AİGK değil, bölgede Orta Asya ülkelerinin etkisinde olan Orta Asya İşbirliği Örgütü (1994) ve Issık Gölü Forumu (1986); Rusya’nın inisiyatifinde olan Bağımsız Devletler Topluluğu (1991), Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (2002) ve Avrasya Ekonomi Topluluğu (EAEC, 1994); ABD’nin etkisinde olan NATO-Barış İçin Ortaklık Programı (1994) ve GUAM (1997); Japonya’nın etkisinde olan Japonya-Orta Asya Forumu (2004); Türkiye’nin etkisinde olan Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesi ve Türk Cumhuriyetleri Devlet Başkanları Zirvesi ve 1992 yılında bazı Orta Asya cumhuriyetlerinin katılım ile İslam dünyasının etkisinde olan Ekonomik İşbirliği Örgütü (ECO)
[2] gibi organizasyonların, Şanghay İşbirliği Örgütü’nün fonksiyonu ile örtüşme durumu vardır. Ancak araştırmacılar Orta Asya’da Şanghay İşbirliği Örgütü’nün diğer örgütlere göre zayıf kalmayacağını ileri sürmektedir.(3)
Fakat Türkiye’nin üstendiği AİGK dönem başkanlığı ile daha önceki Kazakistan’ın konumu ile farklıdır, Pekin’in Türkiye’nin bölgede giderek yükselen konumunu ve Çin-Türkiye ilişkilerinin potansiyel durumunu incelemekle düşüncelerini değiştirebilir.
(1) 
2] Shirin Akiner, “Regional Cooperation In Central Asia”, in Patrick Hardouin, Reiner Weichhard , Peter Sutcliffe (eds.), Economic Developments and Reforms In Cooperation Partner
Countries: the interrelationship between regional economic cooperation, security and stability,
Brussels : NATO, 2002, p 205-206.
(3) 