ENGLISH
08.09.2010
05.05.2010 13:40


Prof. Dr. Yasin Aktay
SDE Başkanı
yaktay@sde.org.tr
CV

Prof. Arato’nun Etkileyici CV’si

Anayasa değişikliği girişimine karşı demokrasi mantığının içinde hiçbir dayanak bulamayanların Macar Asıllı Amerikalı Andrew Arato’na müracaatları tipik bir psikolojik harp taktiğini andırıyor. Milliyet Gazetesi’nde Devrim Sevimay’a verdiği mülakatta ne demokrasi hakkında ne Anayasa hakkında ne de Türkiye hakkında düzgün bir tek cümle kuramayan Arato’nun söylediklerine itibar etmemiz konusunda elde tek ikna edici argüman olarak adamın bir Amerikalı olması ve meşhur bir “Anayasa değişiklikleri uzmanı” olarak ifade edilen unvanı kalıyor.

Söylediklerinin içeriği deve hörgücü gibi, düzgün bir tarafı bulunsa eleştirilebilir belki ama hiçbir tarafı düzgün değil. Uzlaşma, türban, Anayasa değişikliği ve gündemdeki bütün ihtilaf konusu maddeler hakkında çok yaman söyletilmiş olduğu belli. Ama ben işin bu kısmına takılmayacağım. Bu konuda zaten birçok insan gerektiği kadar değindi.

Benim bilhassa dikkat çekmek istediğim, Arato’nun söylediklerine itibar kazandırmak üzere söylediklerinin içeriğinden ziyade adamın biyografisine, uzmanlık seviyesine veya yayınladığı eserlere müracaat edilmesi. İşin psikolojik taktik boyutu da budur zaten. Söylem zayıf olduğunda onu güçlü bir CV ile desteklemenin etkili bir yol olacağı düşünülüyor. Arato’nun söylediklerini savunanlar aslında söylediklerinden ziyade giderek onun alanında ne kadar yetkin biri olduğunu göstermeye hasrediyorlar bütün enerjilerini.
 
Prof. Arato’nun CV’si gerçekten göz doldurucu. Eleştirel teoride ismini bir şekilde duyurmayı başarmış hatta bazı mahfillerde yaşayan en büyük Alman düşünürü Jürgen Habermas’la adı beraber zikredilmiş. Sivil toplum ve siyasal teori üzerine yazdığı kitap ve makaleler dolayısıyla alanında hatırı sayılır bir ün yapmış. Bütün bunlar zikredildikçe Arato’nun Milliyet mülakatında söylediklerine daha fazla inandırıcılık katacağı düşünülmüş belli ki. Oysa bu kadar güçlü bir CV’ye rağmen bu kadar vahim yanlışlar yapabiliyor olması, sadece bu CV’yi hak etmemiş olduğunu düşündürmekten ve ne yazık ki akademi dünyasına dair inancı daha da zedelemekten başka bir şey yapmaz.
 
Yoksa gerçekten gündemdeki tartışmalardan yola çıkarak Abdullah Gül’ü işin içine katıp bir de onun Sultan olmasından dem vurabilmesi için böyle bir CV’ye mi ihtiyaç duyar insan? “Konsensüs demek sadece Meclis çoğunluğu demek değildir, ayrıca sadece MHP ile anlaşarak da konsensüs sağlanmış olmaz bir de CHP’yi görmek gerekiyor konsensüs için” kanaatine ulaşabilmek için böylesi uzun bir CV dolayımından geçmek mi gerekiyor? Gider görürsünüz Baykal’ı, Onur Öymen’i veya herhangi bir CHP parti üyesini, aynı şeyleri çok daha usturuplu söyler zaten.
 
Bir de böyle bir CV’ye sahip olan birinin yanlış bir şey söylemeyeceğine inanmamızı bekliyor birileri. Tıpkı Ergenekon davasında bu kadar saygın insanın asla suç işlemeyeceğine inanmamızı bekledikleri gibi... Kendisine ordu emanet edilmiş bir komutanın doğal bir masumiyet taşıdığına inanmamızı bekledikleri gibi... Neresinden bakılırsa bakılsın ilginç bir masumiyet söylemi burada da kendini gösteriyor. Bazı insanların hatadan, sual ve sorgudan muaf tutulması isteği statükoyu ayakta tutan en önemli dualardan birini oluşturuyor. Dua olarak kalsa iyi, gücü ve fırsatı yakaladığı ilk yerde bir engizisyon iradesine rahatlıkla dönüşebilen bağnaz bir itikattır bu.
 
Bir faydası olacak mı bilmiyorum ama insana dair bu evrensel bilgiyi hatırlatmakta fayda vardır. Tarih kendilerine ilim verilmiş nice insanın, bilgisini belli siyasi, sosyal, ideolojik veya ekonomik çıkarlarının peşine taktığı sayısız örneklerle doludur.
 
Yunan atasözünde söylendiği gibi, “Tanrı, zeki kullarını basit şeylerle şaşırtır.” Normal şartlar altında görünmeyen ideolojik takıntılar, ortamını bulduğunda nice büyük filozofu, nice bilim adamını, nice bilge görünen siyasetçinin ayağını kaydırmıştır. İsterseniz çağımızın en büyük filozoflardan Martin Heidegger’in nazilerle hikâyesini, Emmanuel Levinas’ın İsrail karşısında Filistinlilere bakışını, Jürgen Habermas’ın yine İsrail zulmü karşısındaki tercihli suskunluğunu bir de bu gözle okuyun. Türkiye’ye hiç uğramasanız da olur, zaten burada aksi örnekler bulmakta daha çok zorlanırsınız.
 
Aslında büyük de olsa filozofların gerçek anlamda sınandığı tarihsel anlar vardır. O anların içinden nasıl çıktıkları çok daha önemlidir. Geçmişinde belli konularda çok tutarlı tavırlar takınmış olmak bile hayatın sonuna kadar hep aynı tutarlılığı koruyacağının bir garantisi değildir. Hayat devam eder ve insan her an farklı bir şeyle sınanır.
 
O yüzden insanın “piştim” dediği yer belki de kaybettiği yerdir. Hayat devam ettikçe insanın gönül gözünü ve kulağını yeni sınanma ihtimallerine açık tutmasında fayda vardır. 

Not: 3 Mayıs 2010 tarihli Yenişafak gazetesinden alınmıştır.


YAZARIN TÜM YAZILARI
"Bir Tatlı Huzur"un Bedeli - 07 Eylül 2010 Salı 10:13
Hukukun Geçerli, Siyasetin Geçersiz Sayamadığı Ses Kayıtları - 06 Eylül 2010 Pazartesi 10:26
Cumhurbaşkanından Şık Hareketler - 31 Ağustos 2010 Salı 10:21
Toplumsal Sözleşme Olarak Anayasa - 24 Ağustos 2010 Salı 11:12
Alevilerin Oyu Kimin Heybesinde? - 21 Ağustos 2010 Cumartesi 17:07
Niyet - 17 Ağustos 2010 Salı 10:52
Yargı Ele Geçirilmiyor, Elden Gidiyor - 16 Ağustos 2010 Pazartesi 09:44
27 Mayıs'ın Hesabı 12 Eylül'de Görülecek - 10 Ağustos 2010 Salı 09:15
Teamül İllüzyonu - 09 Ağustos 2010 Pazartesi 09:05
Bir Darbe Ukdesi Kalmış Kılıçdaroğlu'nda - 02 Ağustos 2010 Pazartesi 09:07
Hem "Hayır" Demek, Hem de Darbeci Olmamayı İstemek - 27 Temmuz 2010 Salı 10:40
Ağlayamayanların Acıları - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 11:14
Herkesin Oyu Kendine - 20 Temmuz 2010 Salı 10:01
Liderlerin Görüşmesi Sadece Liderlerin Görüşmesi Değildir - 19 Temmuz 2010 Pazartesi 16:30
PKK'lıların Cesetleri - 13 Temmuz 2010 Salı 10:02
AYM'ni Günaha Davet Edenlerin Hiç mi Suçu Yok? - 12 Temmuz 2010 Pazartesi 14:05
ESOF 2010 ve Avrupalı Bilimin Kimlik Arayışı - 06 Temmuz 2010 Salı 14:50
Madımak'ta Hayırlı Bir Noktaya Doğru - 05 Temmuz 2010 Pazartesi 11:16
Vesayet ve Demokrasi - 29 Haziran 2010 Salı 12:09
PKK'da "Başarının Sırrı" - 28 Haziran 2010 Pazartesi 13:40
PKK Yine Kimin Mesajını Taşıyor? - 21 Haziran 2010 Pazartesi 18:17
Türkiye'nin Kaybolan Yıllarını Güney Kore'de Görmek - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:06
Tamamen Duygusal Analizler - 15 Haziran 2010 Salı 10:11
Anayasa Mahkemesi Aradan Çekilmek Zorundadır - 14 Haziran 2010 Pazartesi 13:21
Dış Siyasette Çıkar’dan Erdem’e Doğru Bir Eksen Kayması - 09 Haziran 2010 Çarşamba 09:21
Kaderin Enstrümanları - 08 Haziran 2010 Salı 18:15
Yüz Kızartıcı Bir Suç Olarak Darbe - 01 Haziran 2010 Salı 17:33
CHP'nin 18 Brumaire Arayışı - 01 Haziran 2010 Salı 17:29
Bayat Mala Yeni Pazarlamacı - 25 Mayıs 2010 Salı 11:09
Türkiye'nin Yeni Dış Politikasının Yeni Riskleri - 25 Mayıs 2010 Salı 10:25
Muhalefetle İktidar Ne Zaman Aynı Ligde Oynayacak? - 17 Mayıs 2010 Pazartesi 15:07
Beyaz Kürtlerin Siyaseti ve Değerleri - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 15:55
Prof. Arato’nun Etkileyici CV’si - 05 Mayıs 2010 Çarşamba 13:40
İdeoloji ve Danıştay - 29 Nisan 2010 Perşembe 15:00
Namus Davası - 19 Nisan 2010 Pazartesi 14:43
“Ermeni Sorununun Yeni Boyutları” - 10 Nisan 2010 Cumartesi 17:25
Küçük Ama Mümkün Bir Anayasa Düzeltmesine Doğru - 09 Nisan 2010 Cuma 09:39
Muhalefete Katkı - 06 Nisan 2010 Salı 14:45
Anayasa temrinleri - 30 Mart 2010 Salı 10:03
1915'e Dair Yeni Belgeler mi Bulundu? - 25 Mart 2010 Perşembe 10:38
Bir Oy Farkıyla Soykırım - 16 Mart 2010 Salı 09:54
Soykırım Söyleminin Ekonomi-Politiği - 08 Mart 2010 Pazartesi 13:30
Demokratikleşme Sürecinde Hukukun Üstünlüğü ve Yargı - 01 Mart 2010 Pazartesi 09:36
Yargı Reformu Açılış Konuşması - 25 Şubat 2010 Perşembe 15:41
Meziyeti ‘Çılgınlık’ Olan Darbecide Rasyonellik Aramak - 11 Şubat 2010 Perşembe 13:39
Alevi Açılımında 7. Çalıştay - 04 Şubat 2010 Perşembe 19:43
PKK Kürt Siyasetini, Anayasa Mahkemesi DTP’yi Kapattı - 14 Aralık 2009 Pazartesi 15:06
Açılım'a Kandil Molası - 19 Kasım 2009 Perşembe 11:53
Açılım Siyaseti Bağlamında Alevi ve Kürt Sorunları - 07 Kasım 2009 Cumartesi 11:57


"Türkiye'de Ortak Bir Kimlik Olarak Ötekilik" adlı çalışma yayınlandı...
18.08.2010 10:17:15

SDE'de 19 Ağustos 2010 tarihinde "Kırgızistan’daki Mevcut Durum, Geleceğe Dönük Öngörü ve Türkiye’nin Buna Katkısı’’ konulu basın konferansı düzenlendi...
17.08.2010 11:29:23

SDE yaz etkinlikleri kapsamında 4 Eylül 2010 tarihinde Şanlıurfa'da "Referandum 2010-12 Eylül: Bu Sefer Demokrasi" Paneli gerçekleştirildi...
17.08.2010 10:41:51

SDE yaz etkinlikleri kapsamında 28 Ağustos tarihinde Van'da "Referandum 2010-12 Eylül: Bu Sefer Demokrasi" Paneli gerçekleştirildi...
17.08.2010 10:38:26

SDE yaz etkinlikleri kapsamında 21-22 Ağustos tarihlerinde Ankara ve İzmir'de "Referandum 2010-12 Eylül: Bu Sefer Demokrasi" Paneli gerçekleştirildi...
16.08.2010 13:18:54

‘‘TÜRKİYE’DE Ortak Bir Kimlik Olarak ÖTEKİLİK’’ konulu toplantı 18 Ağustos Çarşamba günü saat 14.00’te SDE'de gerçekleştirildi.
13.08.2010 15:47:26

SDE, "Referandumda Neyi Oyluyoruz?" kitapçığını yayınladı...
11.08.2010 10:53:38

SDE yaz etkinliklerinin ilki 9 Ağustos'ta İstanbul’da gerçekleştirildi...
08.08.2010 18:52:27

SDE, “Türkiye’de İletişimin Denetlenmesi” analizi yayınlandı...
19.07.2010 11:06:02

SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay’ın yeni kitabı “Korku ve İktidar” kitapçılarda...
09.07.2010 09:38:27


<Eylül 2010>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930123
45678910

Anayasa Paketinin oylanacağı referandumda ne yönde oy kullanırsınız?

Evet
Hayır


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya