ENGLISH
07.02.2012
29.04.2010 15:00


Prof. Dr. Yasin Aktay
SDE Başkanı
yaktay@sde.org.tr
CV

İdeoloji ve Danıştay

Danıştay'ın dört yıl önce uğradığı saldırı esnasında binadaki kamera kayıtlarıyla ilgili bugün ortaya çıkan gerçek bu cinayet hakkında doğrusu bilmediğimiz bir şey söylemiş değil, ama herkesin bildiği şeyin delillendirilmesinde önemli bir gelişme oldu. Türkiye'nin o her şeyiyle "kendine özgü" rejiminin sürdürülmesinde bu tür cinayetlerin, şiddet olaylarının önemli bir ayar mekanizması olduğunu çözenler zaten çözmüş bulunuyor. Ortalığı sık sık karıştırıp arkasından ülkeyi bu karışıklıktan kurtarmak üzere karışık olmayan alanlara da el koyanların rejimi bu. Güneydoğu'da bir türlü bitirilemeyen terörle mücadele ediyor olmaktan dolayı ülkenin enerjisinden turizmine, kılık kıyafetinden milli eğitimine bütün alanlarında olağan bir söz sahipliğini, (söz sahipliği de neymiş, sözün neredeyse tek sahipliğini) talep edenlerin rejimi.  

Yine de bütün bunların arasında Danıştay cinayetinin detayları aydınlandıkça bu rejimin çalışma biçimi hakkında akıl almaz bir gerçek de ortaya çıkmış oluyor. Cinayet bu tür olaylarda beklenebilecekten çok daha fazla insanın iştirakiyle gerçekleşmiş, Ahmet Altan'ın nefis tasviriyle alabildiğine organize bir işin sonucu olmuş. Kamera kayıtlarının silinmesi, silindiğinin bu kadar zaman gizlenmiş olması, sıradan bir insanın aklına hemencecik gelebilecek bir takım tedbir ve müdahalelerin her kademede göz ardı edilerek olayla ilgili bütün delillerin sistematik biçimde karartılması ortada sadece bir iş için organize olmuş bir yapıdan ötesini işaret ediyor.

Açıkçası bu kadar çok organize iş sadece Danıştay cinayeti için özel olarak örgütlenmiş olamazi. Daha ötesi bu tür olaylara alışık olmanın, bu tür olayları rutin faaliyetlerinin arasında sayan ve önüne gelen sıradan bir olay karşısında ne yapması gerektiğini bilenlerin refleks katılımıyla gerçekleşen bir yapıyı andırıyor bu durum. Türkiye'de binlerce cinayetin failini meçhul bırakabilmek dolayısıyla büyük bir ustalık kazanılmış. Bu olay da o tür sıradan olaylardan biri. Eylemin hedefi çok iyi biliniyor ve hemen herkes bu olayı bir toplanma komutu sayarak görevinin başına geçiyor.

Bugün ortaya serilen nerdeyse cürmü meşrut açıklığındaki delillere rağmen Ergenekon sanıkları hakkında hâlâ sınırsız "masumiyet karinesi" opsiyonları tanımaya davet edenlerin, olayın daha hiçbir ayrıntısı belli olmadan hemencecik "türban eylemi" diye ilan etmeleri bu istidadın bir sonucuydu. Koca koca hukukçular, hiçbir araştırmaya, hiçbir soruşturmaya gereksinim duymaksızın hemencecik "laikliğe saldırı" olarak kodladıkları cinayeti somut failinden öteye olayla zaten hiçbir ilgisi olmayan bütün başörtülülere yüklemişti bile. Azıcık sezgisel aklı olan, bu işte çok özel bir rolü olmayan herkesin o gün bile sezebileceği bir organize işti bu.

Peki o gün cinayeti hemen bir infaz toplantısına çağrı gibi algılayıp meydanlara koşan, o her şeyi çok önceden bilip çözmüş edalarında manşetler atan, konuşmalar yapan, bu olayı Türkiye'nin 11 Eylül'ü ilan ediverenlerin bugünkü suskunluğuna ne demeli? O gün ellerinde cinayeti dindar insanların üzerine yıkmak üzere, bugün asıl failleri gösteren açık delillerden daha fazlası mı vardı?

Yine de bu organize işte akıl alması iyice zor olan durum kurşunlara maruz kalan Danıştay üyelerinin tutumu. Daha cinayetin son yıldönümü bile laikliğe sadakat ve "gericilere" öfkenin ifade edilmesine sahne olmuştu. Bu yıl ortaya çıkan bu gerçeklerin bu anma töreninin söylemine nasıl bir etkisi olacak göreceğiz, ama geçtiğimiz yıl ortaya çıkmış olan gerçekler bugünkünden çok da farklı değildi. Oysa herkes bu işin içinde olsa bile kurşunlara maruz kalanların bu işe uyanması beklenirdi. Üstelik onların herkes bir yana kendilerini de aldatmak üzerine kurulmuş bu oyuna hemen kurulduğu şekliyle katılmamaları beklenirdi.

Oysa ülkenin en üst düzey hukukçuları ortaya kendilerine yönelik açık bir aldatma niyeti ortaya çıktığı halde, canlarını zor kurtardıkları bir suikast girişiminin ardından, bu eylemin kendilerine yazdığı rolü gönüllü olarak oynamaktan geri durmadılar. Gazetecilerin, siyasilerin, ilgili sivil toplum kuruluşlarının bu işe bir şekilde katılmalarını anlamak ve açıklamak bir nebze mümkün ama kurşunlara hedef olanların sürece katılım biçimi gerçekten akıl almaz bir nokta.

Hayır, onların böylesi bir organizasyona bile bile katıldıklarını ve bunun bir parçası olduklarını asla düşünmüyorum. Aksine bu organizasyonun çalışma biçimi hakkında onların tutumunun olabilecek en iyi örneği oluşturduğunu söyleyebiliriz. Olayın bütün boyutları ortaya çıkmış olsa bile tam aksine inandırmış olan ideolojinin ne kadar güçlü çalışıyor olduğunu gösteriyor bu örnek. İdeolojinin bu kadar güçlüsü bir tür hipnotizma gibi çalışıyor.

Gerçekleri görse bile kabullenememek, gerçeği mutlaka kendi tutarlılığını zedelemeyecek bir çerçevenin içinde almak... Cinayetin gerçekten de türban için işlenmiş olması uyanılması zor bir rüya haline gelmiş olabilir. Bundan sonrasını galiba psikiyatristlere bırakmak lazım.ine de bütün bunların arasında Danıştay cinayetinin detayları aydınlandıkça bu rejimin çalışma biçimi hakkında akıl almaz bir gerçek de ortaya çıkmış oluyor. Cinayet bu tür olaylarda beklenebilecekten çok daha fazla insanın iştirakiyle gerçekleşmiş, Ahmet Altan'ın nefis tasviriyle alabildiğine organize bir işin sonucu olmuş. Kamera kayıtlarının silinmesi, silindiğinin bu kadar zaman gizlenmiş olması, sıradan bir insanın aklına hemencecik gelebilecek bir takım tedbir ve müdahalelerin her kademede göz ardı edilerek olayla ilgili bütün delillerin sistematik biçimde karartılması ortada sadece bir iş için organize olmuş bir yapıdan ötesini işaret ediyor.

(Yeni Şafak gazetesinde 26/04/2010 tarihinde yayınlanmıştır.)


YAZARIN TÜM YAZILARI
Ergenekon Davaları ve Yeni Türkiye için Yeni Sözleşme İhtiyacı - 17 Ocak 2012 Salı 17:44
Arap Baharının Küresel ve Bölgesel Etkisi - 19 Aralık 2011 Pazartesi 13:09
Arap Baharında Seçim Rüzgarları ve Türkiye Algısı - 07 Aralık 2011 Çarşamba 16:37
Türkiye ve Mısır’ın Demokratik Deneyim Paylaşımı - 31 Ekim 2011 Pazartesi 18:30
Suriye İmtihanında Türkiye ve Dünya - 16 Ağustos 2011 Salı 14:26
Siyasi Sorumluluk ve Yeni Anayasa - 21 Haziran 2011 Salı 21:22
Niçin "O" kazanıyor? - 16 Haziran 2011 Perşembe 09:29
Seçime Giderken… - 23 Mayıs 2011 Pazartesi 15:45
Kürt Sorununu Metalaştırıp Satmak - 10 Mayıs 2011 Salı 09:45
Siyasal İletişim ve Temsil - 02 Mayıs 2011 Pazartesi 17:02
Darbe, Tecavüzden Daha Yüz Kızartıcı Bir Suçtur - 18 Nisan 2011 Pazartesi 12:22
Aday Listelerindeki Algoritma - 18 Nisan 2011 Pazartesi 12:16
Bir Meslek Olarak Siyaset ve "Milletvekilliği" - 15 Nisan 2011 Cuma 10:13
Alevi Çalıştayları Raporu - 07 Nisan 2011 Perşembe 13:05
Ortadoğu Devrimleri: İslamcılığın Bitişi mi Evrimi mi? - 28 Mart 2011 Pazartesi 13:21
Arap Dünyasında Değişim: Gelecek, Gelmiş midir? - 18 Mart 2011 Cuma 10:12
AP'nin hayli "öğretici" raporu - 14 Mart 2011 Pazartesi 12:21
Sosyal Deprem Olarak Devrim - 23 Şubat 2011 Çarşamba 10:13
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün İran Ziyareti - 21 Şubat 2011 Pazartesi 11:29
Mısır'dan Bakınca Çeşitlenen Türkiye Modeli - 15 Şubat 2011 Salı 10:06
11 Şubat Mısır Devrimi Hayırlı Olsun - 15 Şubat 2011 Salı 10:02
Devrim’in Öznesi ve İslamcı Siyaset - 10 Şubat 2011 Perşembe 18:30
Devrim Dalgalarını Sen, Oyun mu Sandın? - 01 Şubat 2011 Salı 13:03
Arap Dünyasında Değişim Zamanı - 01 Şubat 2011 Salı 12:56
Endişeler ve Tecrübeler - 26 Ocak 2011 Çarşamba 10:11
Hasan Ünal Nalbantoğlu'nun Ardından - 24 Ocak 2011 Pazartesi 12:44
Osmanlıyı Anlatan Kendini Anlatır - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:56
"Araplar Osmanlı'yı Değil Bugünün Türkiye'sini Seviyor" - 12 Ocak 2011 Çarşamba 09:35
Kul Hakkı - 10 Ocak 2011 Pazartesi 11:33
Demokratik özerklik: "Bu mudur?" - 04 Ocak 2011 Salı 16:00
Diyarbakır'dan vicdana sesleniş - 04 Ocak 2011 Salı 10:56
Bu Ne Acele ? - 27 Aralık 2010 Pazartesi 10:44
Kürt Meselesinde Siyasetin Dönüşü(mü)? - 21 Aralık 2010 Salı 12:52
CHP'nin "İktidar" Kurultayı - 20 Aralık 2010 Pazartesi 13:17
Bir Siyaset Olarak "Kendini Değiştirmek" Arap Türk Sosyal Bilimler Kongresi-2 - 15 Aralık 2010 Çarşamba 09:48
Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi (ATCOSS) - 15 Aralık 2010 Çarşamba 09:46
Komplo Okuma Kılavuzu - 07 Aralık 2010 Salı 11:36
Kürt sorununa "kapatma" muamelesi yapmak - 06 Aralık 2010 Pazartesi 12:55
YÖK'ü Kaldırmak - 30 Kasım 2010 Salı 09:42
Kürt Siyasetçinin Sorunu - 29 Kasım 2010 Pazartesi 18:02
İktidar Hevesi - 23 Kasım 2010 Salı 12:12
Bayram ve Endişeli Modernler - 23 Kasım 2010 Salı 12:08
Davutoğlu'ndan "Demokratik NATO" Mesajı - 08 Kasım 2010 Pazartesi 10:49
Çin'den Bakınca Türkiye, Türkiye'den Bakınca Çin - 01 Kasım 2010 Pazartesi 11:38
Toplumsal Talepler AK Parti'nin Uhdesinde Değildir - 25 Ekim 2010 Pazartesi 14:46
Tophane'yle Beşiktaş'ın Arası... - 19 Ekim 2010 Salı 13:28
CHP 29 Ekim'de Haremlik-Selamlık mı İstiyor? - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:34
Değişen Küresel Güç Dengeleri ve Türkiye - 11 Ekim 2010 Pazartesi 12:42
Değiştirilmesi Teklif Dahi Edilemeyen - 05 Ekim 2010 Salı 14:13
Cumhurbaşkanının TBMM Açılış Konuşması - 04 Ekim 2010 Pazartesi 11:58
İçkinin Siyasallaşması - 28 Eylül 2010 Salı 09:44
Tophane'de "Mahalleye Baskı" - 27 Eylül 2010 Pazartesi 12:01
Yüzde 42'yi Anlama Kılavuzu - 21 Eylül 2010 Salı 10:08
Mayını Kimin Döşediğinin Ne Önemi Var? - 20 Eylül 2010 Pazartesi 09:23
Hayır Diyenleri de Rahatlatacak Bir Sonuç - 13 Eylül 2010 Pazartesi 11:53
Bir Tuhaf Operasyon - 13 Eylül 2010 Pazartesi 10:55
"Bir Tatlı Huzur"un Bedeli - 07 Eylül 2010 Salı 10:13
Hukukun Geçerli, Siyasetin Geçersiz Sayamadığı Ses Kayıtları - 06 Eylül 2010 Pazartesi 10:26
Cumhurbaşkanından Şık Hareketler - 31 Ağustos 2010 Salı 10:21
Toplumsal Sözleşme Olarak Anayasa - 24 Ağustos 2010 Salı 11:12
Alevilerin Oyu Kimin Heybesinde? - 21 Ağustos 2010 Cumartesi 17:07
Niyet - 17 Ağustos 2010 Salı 10:52
Yargı Ele Geçirilmiyor, Elden Gidiyor - 16 Ağustos 2010 Pazartesi 09:44
27 Mayıs'ın Hesabı 12 Eylül'de Görülecek - 10 Ağustos 2010 Salı 09:15
Teamül İllüzyonu - 09 Ağustos 2010 Pazartesi 09:05
Bir Darbe Ukdesi Kalmış Kılıçdaroğlu'nda - 02 Ağustos 2010 Pazartesi 09:07
Hem "Hayır" Demek, Hem de Darbeci Olmamayı İstemek - 27 Temmuz 2010 Salı 10:40
Ağlayamayanların Acıları - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 11:14
Herkesin Oyu Kendine - 20 Temmuz 2010 Salı 10:01
Liderlerin Görüşmesi Sadece Liderlerin Görüşmesi Değildir - 19 Temmuz 2010 Pazartesi 16:30
PKK'lıların Cesetleri - 13 Temmuz 2010 Salı 10:02
AYM'ni Günaha Davet Edenlerin Hiç mi Suçu Yok? - 12 Temmuz 2010 Pazartesi 14:05
ESOF 2010 ve Avrupalı Bilimin Kimlik Arayışı - 06 Temmuz 2010 Salı 14:50
Madımak'ta Hayırlı Bir Noktaya Doğru - 05 Temmuz 2010 Pazartesi 11:16
Vesayet ve Demokrasi - 29 Haziran 2010 Salı 12:09
PKK'da "Başarının Sırrı" - 28 Haziran 2010 Pazartesi 13:40
PKK Yine Kimin Mesajını Taşıyor? - 21 Haziran 2010 Pazartesi 18:17
Türkiye'nin Kaybolan Yıllarını Güney Kore'de Görmek - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:06
Tamamen Duygusal Analizler - 15 Haziran 2010 Salı 10:11
Anayasa Mahkemesi Aradan Çekilmek Zorundadır - 14 Haziran 2010 Pazartesi 13:21
Dış Siyasette Çıkar’dan Erdem’e Doğru Bir Eksen Kayması - 09 Haziran 2010 Çarşamba 09:21
Kaderin Enstrümanları - 08 Haziran 2010 Salı 18:15
Yüz Kızartıcı Bir Suç Olarak Darbe - 01 Haziran 2010 Salı 17:33
CHP'nin 18 Brumaire Arayışı - 01 Haziran 2010 Salı 17:29
Bayat Mala Yeni Pazarlamacı - 25 Mayıs 2010 Salı 11:09
Türkiye'nin Yeni Dış Politikasının Yeni Riskleri - 25 Mayıs 2010 Salı 10:25
Muhalefetle İktidar Ne Zaman Aynı Ligde Oynayacak? - 17 Mayıs 2010 Pazartesi 15:07
Beyaz Kürtlerin Siyaseti ve Değerleri - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 15:55
Prof. Arato’nun Etkileyici CV’si - 05 Mayıs 2010 Çarşamba 13:40
İdeoloji ve Danıştay - 29 Nisan 2010 Perşembe 15:00
Namus Davası - 19 Nisan 2010 Pazartesi 14:43
“Ermeni Sorununun Yeni Boyutları” - 10 Nisan 2010 Cumartesi 17:25
Küçük Ama Mümkün Bir Anayasa Düzeltmesine Doğru - 09 Nisan 2010 Cuma 09:39
Muhalefete Katkı - 06 Nisan 2010 Salı 14:45
Anayasa temrinleri - 30 Mart 2010 Salı 10:03
1915'e Dair Yeni Belgeler mi Bulundu? - 25 Mart 2010 Perşembe 10:38
Bir Oy Farkıyla Soykırım - 16 Mart 2010 Salı 09:54
Soykırım Söyleminin Ekonomi-Politiği - 08 Mart 2010 Pazartesi 13:30
Demokratikleşme Sürecinde Hukukun Üstünlüğü ve Yargı - 01 Mart 2010 Pazartesi 09:36
Yargı Reformu Açılış Konuşması - 25 Şubat 2010 Perşembe 15:41
Meziyeti ‘Çılgınlık’ Olan Darbecide Rasyonellik Aramak - 11 Şubat 2010 Perşembe 13:39
Alevi Açılımında 7. Çalıştay - 04 Şubat 2010 Perşembe 19:43
PKK Kürt Siyasetini, Anayasa Mahkemesi DTP’yi Kapattı - 14 Aralık 2009 Pazartesi 15:06
Açılım'a Kandil Molası - 19 Kasım 2009 Perşembe 11:53
Açılım Siyaseti Bağlamında Alevi ve Kürt Sorunları - 07 Kasım 2009 Cumartesi 11:57


SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya