ENGLISH
23.05.2012
08.04.2010 12:07


Doç. Dr. Erkin Ekrem
SDE Uzmanı
eekrem@sde.org.tr
CV

Kırgızistan’da Yeni Sivil Darbe

2005’deki olaylar öncesinde, ABD Kırgızistan’da askeri gücünü artırmak için AWACS uçaklarını konuşlandırmayı planlamıştı. Bu durum Rusya ve Çin’in tepkisini çekmişti. Bu yılın başında da ABD Kırgızistan’ın güneyinde bir askerî eğitim merkezi kurmaya girişti. Bu gelişme doğal olarak Rusya’nın tepkisini çekmektedir. Dolayısıyla mevcut Cumhurbaşkanı Bakiyev’in devrilmesi şimdilik Rusya’nın lehine olmuştur. Dolaylı olarak Çin’in de bölgedeki çıkarlarına uymaktadır. Neticede Cumhurbaşkanı Kurmanbek Bakiyev aynen devrik Cumhurbaşkanı Askar Akayev’in kaderini paylaşmış ve başkentten kaçmıştır, ancak Askar Akayev gibi Moskova’ya değil.

Kırgızistan’da demokrasi sistemi tam anlamıyla oturtulamamıştır ve muhalif güçlerin normal kanaldan karşı görüşlerini beyan etmesine imkân verilmemiştir. Aynı bu sebeple ülkede adaletsizlik, yolsuzluk ve yoksulluk gibi toplumsal sorunlar da yaygın yaşanmaktadır. Özellikle Kırgızistan’ın kuzey-güney bölgelerinin dengesiz gelişmesi sonucunda meydana gelen sorunlara çözüm bulunamamıştır. 2005’te Cumhurbaşkanı Kurmanbek Bakiyev’in devrilmesinin tetikleyici olay ise ülkenin fakir olan güney bölgesinden başlamıştı. Son olayın kuzey bölgesinde başlaması ise Kırgızistan’daki memnuniyetsizliğin bütün ülkeye yayılması anlamına gelebilir. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Kurmanbek Bakiyev’in idare kabiliyeti zayıf kaldığı için yönetimi de istikrarsız kalmıştır.

Bakiyev ailesinin yolsuzluğa bulaştığı iddiaları vardır ve toplumun tepkisini çekmektedir. Cumhurbaşkanı Bakiyev’in kamuoyu desteği de giderek düşmüştür. Kırgızistan’da iktidar ile ilgili diğer bir sorun, hükümetin muhalefete yönelik baskıcı politikasıdır. Bu yıl Mart ayından itibaren ülke çapında muhalifleri tutuklama operasyonları başlamıştı. Tutuklananların parti yöneticileri, bağımsız televizyon muhabirleri ve insan hakları savunucuları olması toplumda gerginlik yaratmıştır. 

Ekonomik sorunlar ve özelleştirme sürecinde adaletsiz paylaşım da nedenler arasındadır. Zaten ekonomisi zayıf, dış destek ve yabancı güçleri ülkesinde barındırma karşılığında aldığı ücretle yaşamını sürdüren Kırgızistan’da, küresel kriz de ülkenin kırılgan ekonomisini tahrip etmiştir. Muhalefetin fiyatları indirme ve vergi düşürme taleplerinden anlaşıldığı gibi son olayın patlak verme nedenlerinin biri ekonomidir. Küresel ekonomik kriz nedeniyle Rusya ve komşu ülkelerde çalışan Kırgızların ülkesine dönmesi ve iş bulamaması birçok toplumsal problem yaratmaya başlamıştı. Son yıllarda çoğu ailenin temel gelir kaynağını kaybetmesi ve halkın yaşam standartlarının düşmesi olayların tırmanma sebebi olmuştur.
 
Diğer bir ekonomik sebep ise özelleştirme sürecinde adaletsiz paylaşımdır. Muhalefetin taleplerine göre, enerji, telekomünikasyon ve network gibi sektörlerin kamulaştırılması lazım. Muhalefete göre; Kırgızistan devlet kaynaklarının özelleştirilmesi, kapitalistleri zengin etmiş ve kapitalistler sadece para kazanma peşinde olduğu için halkın yaşamı zorlaşmış ve haklın dayanabilecek kapasitesi kalmamıştır.
 
Diğer bir neden, büyük güçlerin arasında kalan küçük ülkelerin izlediği güç dengesi politikasıdır. Kırgızistan ülke güvenliği ve istikrarını koruyabilmek için yanı başındaki Rusya ve Çin gibi ülkelerin baskısını azaltma düşüncesi ile bu güçlerin ülkesinde güç dengesi oluşturmasına izin vermişti. 11 Eylül olayları sonrası Kırgızistan’a ABD güçleri de girmişti. Bugün başkent Bişkek yakınında ABD ordusunun konuşlandırdığı Manas Hava Üssü vardır. Rusya’nın konuşlandırdığı Kant kenti ise Bişkek’ten 20 kilometre uzaklıktadır.
 
Çin Kırgızistan’da askerî güç konuşlandırmadığı halde Kırgızistan ile terörizmle mücadele ya da Şanghay İşbirliği Örgütü çerçevesinde devamlı askerî tatbikat ve diğer güvenlik güçleri arasındaki işbirliğini arttırmaya çalışmaktadır. Ancak bu güçlerin Orta Asya ve Kırgızistan’daki çıkarları farklı olması nedeniyle bazen çıkar çatışması yaşanmaktadır. Örneğin, Şubat 2009’da Kırgız Hükümeti Rusya’dan 2 milyar dolarlık bir destek kredisi ve 150 milyon dolarlık yardım paketi sağlamıştı.
 
Ardından Kırgız Hükümeti ABD’nin Kırgızistan’da bulunan askerî üssü kapatacağını beyan etmişti. Ancak Kırgızistan Rusya’dan bu 2 milyar dolar destek paketini alamamıştı. Bu gelişmeler doğal olarak Kırgız Hükümeti’ni hayal kırıklığına uğratmıştır. Bu durumda Kırgız Hükümeti ABD ile pazarlık yapmakla ikili ilişkilerini geliştirmeye başlamıştı. Buna benzer büyük güçlerin arasındaki çıkarlar çatışması Kırgızistan’ın siyasal ve toplumsal sorunlara sebep olmaktadır.
 
2005’deki olaylar öncesinde, ABD Kırgızistan’da askeri gücünü artırmak için hava gözetleme E-3 keşif uçakları (AWACS) konuşlandırmayı planlamıştı. Bu durum Rusya ve Çin’in tepkisini çekmişti. Bu yılın başında da ABD Kırgızistan’ın güneyinde bir askerî eğitim merkezi kurmaya planlamıştı ve kuzeydeki askerî üs ile birlikte ABD’nin Kırgızistan’daki gücünü pekiştirecekti. Bu gelişme doğal olarak Rusya’nın tepkisini çekmektedir. Mart ayından itibaren Rusya medyası Kırgızistan Cumhurbaşkanı Kurmanbek Bakiyev’in yolsuzlukları hakkında yoğun eleştiriler yazılmaya başlamıştı. Bunun üzerene Kırgızistan Rusya’ya diplomatik nota vererek Rusya medyasının cumhurbaşkanı ailesine yönelik karalama kampanyasını protesto etmişti. Dolayısıyla mevcut Cumhurbaşkanı Bakiyev’in devrilmesi şimdilik Rusya’nın lehine olmuştur. Dolaylı olarak Çin’in de bölgedeki çıkarlarına uymaktadır. Neticede Cumhurbaşkanı Kurmanbek Bakiyev aynen devrik Cumhurbaşkanı Askar Akayev’in kaderini paylaşmış ve başkentten kaçmıştır, ancak Askar Akayev gibi Moskova’ya değil.
 
Muhalefetin iktidarı elde tutabilmesi için öncelikle, idare kabiliyetini isyancılara kabul ettirmesi gerekmektedir. 2005’deki isyan hareketi sırasında Kurmanbek Bakiyev de itibarlı ve kabiliyetli olarak görünmüştü. Muhaliflerin iktidarda kalabilmesi Bişkek’i terk eden Cumhurbaşkanı Kurmanbek Bakiyev ve ekibinin geri dönüp dönememesine de bağlı. Devrik Cumhurbaşkanı Askar Akayev 2005’te başkent Bişkek’i terk edikten sonra geri dönüş yapamamış ve adamlarının bir kısmı da Kurmanbek Bakiyev’in liderliğini tanımıştı. Son olarak isyancıların dış güçlerin desteğini alıp alamaması süreci belirleyecektir. Kırgızistan’daki kanlı iktidar değişimi en çok ABD, Rusya ve Çin gibi ülkelerin çıkarını ilgilendirmektedir. Öteden beri Kırgızistan üzerinde güç yarışı yapan bu ülkelerin yeni durumda nasıl tavır alacağı yeni yönetimin kaderini de dolaylı olarak değiştirebilir.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Annan Barış Planı ve Çin’in Suriye Planı - 03 Nisan 2012 Salı 12:02
Çin’in Savunma Bütçesi ve Asya’da Silahlanma Yarışı - 15 Mart 2012 Perşembe 16:54
Çin’in Müstakbel Devlet Başkanı Xi Jinping - 20 Şubat 2012 Pazartesi 16:35
Çin’in Veto Kararı ve Suriye Endişeleri - 10 Şubat 2012 Cuma 12:08
Obama’nın Yeni Savunma Stratejisi ve Çin - 13 Ocak 2012 Cuma 10:42
Çin-Kaddafi Silah Ticaretinin Diplomasi Yansımaları - 13 Eylül 2011 Salı 14:04
Doğu Türkistan’da Şiddet Olayları: Sorunlar ve Çözümler - 05 Ağustos 2011 Cuma 11:54
Çin’in Sudan Politikası: Yükselen Gücün Yeni Diplomasisi - 22 Temmuz 2011 Cuma 14:43
Çin’in Yeni Libya Politikası: İçişlerine Karışma? - 30 Haziran 2011 Perşembe 20:15
Afganistan’ın ŞİÖ Üyeliği ve Çin - 27 Mayıs 2011 Cuma 12:59
Usame Bin Ladin Sonrası ve Çin - 05 Mayıs 2011 Perşembe 18:47
Çin’in Askeri Harcamaları ve Doğan Endişeler - 31 Mart 2011 Perşembe 17:00
Libya Saldırısı ve Çin'in Tutumu - 23 Mart 2011 Çarşamba 17:56
Mısır Olayları ve Çin’in Tutumu - 08 Şubat 2011 Salı 14:55
ABD-Çin İlişkileri: Jon Huntsman’ın Başkanlık Adaylığı Üzerine - 04 Şubat 2011 Cuma 16:08
Çin-ABD Zirvesi ve Kuzey Kore Sorunu - 31 Ocak 2011 Pazartesi 13:35
Çin Devlet Başkanı Hu Jintao’nun ABD Ziyareti - 18 Ocak 2011 Salı 13:07
Japonya-Rusya Kuril Adaları Sorunu ve Çin - 12 Ocak 2011 Çarşamba 09:41
Türk ve Çin İlişkileri: Düşünce Kuruluşları Arasında İşbirliği - 26 Ekim 2010 Salı 11:23
Çin’in Orta Asya Güvenlik İşbirliği Politikası: Barış Misyonu-2010 Tatbikatı - 30 Eylül 2010 Perşembe 09:37
Türkiye-Çin İlişkileri: Çin’in Gözünde Türkiye - 13 Eylül 2010 Pazartesi 11:20
Dünyanın İkinci Büyük Ekonomi Gücü Olan Çin Neden Sevinemedi? - 24 Ağustos 2010 Salı 11:24
Kırgızistan Olayları ve Tarihsel Düşünceler - 16 Haziran 2010 Çarşamba 18:14
AİGK ve Çin’in Katılımı - 07 Haziran 2010 Pazartesi 18:16
Kore Yarımadası Gerginliği: Üçlü Zirve ve Çin - 03 Haziran 2010 Perşembe 17:25
Kore Yarımadası’nda Gerginlik ve Çin’in Tutumu - 29 Mayıs 2010 Cumartesi 13:00
İran Nükleer Sorunu: Türkiye ve Çin - 24 Mayıs 2010 Pazartesi 20:47
Japonya-Çin Gerginliği: Yükselen Çin’e Karşı Arayışlar - 28 Nisan 2010 Çarşamba 17:16
Çin’in Nükleer Sorun Üzerindeki Tutumu - 10 Nisan 2010 Cumartesi 18:58
Kırgızistan’da Yeni Sivil Darbe - 08 Nisan 2010 Perşembe 12:07
Güney Asya Açılımı: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Ziyareti - 17 Şubat 2010 Çarşamba 16:44
Türkiye-Çin İlişkileri: Tanımak ve Anlamak - 06 Şubat 2010 Cumartesi 11:36
Çin-Tibet Görüşmeleri ve Yaşanması Muhtemel Çıkmazlar - 01 Şubat 2010 Pazartesi 09:27
Hindistan-Japonya Güvenlik İşbirliği ve Çin: Hindistan’ın Güvenlik Tehdit Algılaması - 18 Ocak 2010 Pazartesi 20:40
ABD - Çin İlişkileri Analizi: Çin Rakip mi Ortak mı? - 18 Ocak 2010 Pazartesi 20:37
Çin Devlet Başkanı Hu Jintao’nun Orta Asya’ya ‘Enerji’ Ziyareti - 18 Ocak 2010 Pazartesi 20:30
Urumçi Olayları Sonrası Türkiye-Çin İlişkileri - 18 Ocak 2010 Pazartesi 20:19
ABD - Çin İlişkileri Analizi: Çin Rakip mi Ortak mı? - 12 Ocak 2010 Salı 14:44


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya