Irak’da yapılan genel seçimlerin, bu ülkede yerleşmesine gayret edilen demokrasiye katkı sağlayacak tarzda ve aşırı bir hukuk dışılığın hakim olmadığı ortamda cereyan ettiği Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından da teyiden açıklanmıştır. Bunca sıkıntılı yıllar geçirmek zorunda kalan Irak halkının demokrasinin nimetlerinden yararlanmaya başlar ve bu demokratik davranışın gereklerini yerine getirirken bazı sancılara maruz kalmasını da doğal görmek gerekir.
Irak’da 7 Mart 2010 Genel Seçimleri sonrası hem adaylar hem de Irak halkı açısından heyecanlı ve hatta endişeli bir bekleyiş vardır.
Seçim sonuçları, aradan neredeyse bir hafta geçmesine rağmen, henüz açıklanmış olmamakla beraber, mevcut Başbakan Nuri El-Maliki ve geçmiş Başbakan Eyad El-Allawi’den hiçbirinin, tek başına yeni hükümeti kurabilmek olasılığını elde edemeyeceği manzarası, sayımı biten yüzde 83 dolayındaki oy sonuçlarından anlaşılmaktadır. Maliki’nin hukuk devleti bloğunun Allawi önderliğindeki laik koalisyona belki bir miktar üstün gelmesi beklenebilirse de, 325 sandalyeli mecliste tek başına çoğunluğu sağlayamayacağı kesine yakın bir şekilde ileri sürülebilir. Kuşkusuz, Bağdat ve toplam 18 eyaletten bazıları, oyların beşte bire yakınını sağlayacak olmaları açısından önem taşımaktadır. Maliki, Bağdat genelinde üstün bir konum sergilemektedir. Buna rağmen, Nuri El-Maliki Şiilerin çoğunlukta olacağı bir hükümete ilişkin beklentilerini sürekli hissettirse de, Eyad El-Allawi’nin Şii ve Sünnilerden oluşturduğu İrakiya grubuna üstünlük sağlayabilmesi zordur. Bir başka dikkat çeken husus da Maliki’nin büyük sayıda siyasi düşman edinmiş olması ve kendisini sonuna kadar destekleyecek gerçek dostlardan uzaklaşmış bulunmasıdır.
Bu arada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi seçimlerin hukuk zemininde cereyan ettiğini ve Irak’da ulusal birlik ve bağımsızlık açısından önemli bir adımın atılmış bulunduğunu ilan etmiştir. Böylece, seçimlerde yolsuzluk yapıldığına ilişkin olarak gelecek itirazların da gücü şimdiden kesilmiş bulunmaktadır. Şu aşamada, Yüksek Seçim Komisyonu’nun açıklamasına göre, ülke içinden yaklaşık yüzde 20 oranında oyun sayımı devam etmekte olup, ülke dışında kullanılan oylarla beraber 500 bin’e yakın erken kullanılan oyun sayımı sürmektedir. Oyların tümünün sayımı bittikten sonra, Maliki’nin grubu dahil, daha pek çok itirazın Yüksek Seçim Komisyonu tarafından tahkik edilerek sonuca bağlanması gerekecektir. Bu işlemleri takiben, liderler ve siyasi gruplar arasında hararetli pazarlıkların uzunca bir süre kamuoyunu işgal etmesi kaçınılmaz olacaktır. Bu pazarlıklarda Kürt grupların ve Amerika karşıtı Şii lider Mukteda El-Sadr’ın aldıkları, göz ardı edilemeyecek oylara istinaden takınacakları tavır kurulacak koalisyon hükümeti açısından anahtar bir rol oynayacaktır.
Irak’da başlatıldığı ileri sürülen ve son seçimlerle artık uygulama aşamasına gelen demokrasinin çok iyi tarafları kadar zihinlerde değişim gerektiren çok zor taraflarının da bulunduğunun ayırdına varacak olan Irak halkı ve yöneticilerinin yeni ortama alışmaları ve işlerine gelmeyen konularda özverili davranış sergilemeleri gereği yerine getirildiği ölçüde, geçmişte bunca sıkıntılı yıl geçirmiş olan Irak halkı da daha saygın ve müreffeh bir Irak’da yaşamanın mutluluğuna erişebilecektir.