ENGLISH
23.05.2012
17.03.2010 10:32


Selvet Çetin
SDE Uzmanı
scetin@sde.org.tr
CV

İklim Mültecileri Nereye Gidecek

Her yıl onbinlerce mülteci ve sığınmacının ülkelerindeki siyasi sorunlar, çatışmalar ve insan hakları ihlallerinden kaçarak daha güvenli ve insan onuruna yaraşır bir hayat özlemi ile sınırları aşmaya çalıştıklarını izliyoruz. Küresel iklim değişiklikleri ise günümüzdeki mülteci kavramının tanım alanını genişletti ve iklim mültecileri olarak tarif edilen gruplar mülteci hukukunun bir parçası haline geldi. Üstelik iklim mültecilerinin sayısının 2050’ye kadar 1 Milyarı bulacağına ilişkin yapılan tahminle, dünyanın karşı karşıya bulunduğu insani trajedinin büyüklüğünü ortaya koyuyor.

Küresel ısınmanın kaçınılmaz bir sonucu olarak yeryüzünde iklim değişikliklerinin daha sık yaşandığı görülüyor ve bu değişimler sadece insan yaşamında değil tüm canlı dünyasında bozulmalara yol açıyor. Uzmanların küresel iklim farklılıkları ile ilgili yaptıkları değerlendirmelere göre iklimsel değişimlerin sonuçları dünyanın her bölgesinde aynı etkiyi göstermiyor. Bir bölgede aşırı yağışlar, kasırgalar ve seller yaşanırken, bir başka bölgede ise aşırı kuraklık ve çölleşme hızlanıyor. Dolayısıyla her iki durumda da insanların temel ihtiyaçlarını karşıladıkları bitki örtüsü ve tarım alanları zarar gördüğü için zorunlu iç ve dış göçler yaşanıyor. İklim mültecileri diğer mülteci ve sığınmacılardan farklı olarak okyanus ya da deniz sularının yükselmesi, toprak ve bitki örtüsünün bozulması yüzünden yaşam alanlarını kaybetmektedir ve bir daha evlerine geri dönme imkanları bulunmamaktadır.    

Dünyanın ilk iklim mültecileri olarak adını duyuran ada devleti Tuvalu’da buzulların erimesiyle beraber deniz seviyesi yükselmekte ve kıyı bölgeleri yavaş yavaş sulara gömülmektedir. Zaten deniz seviyesinden birkaç metre yüksekliği bulunan ada halkının önemli bir bölümü Yeni Zelenda’ya göç etmek zorunda kalmıştır. Pasifik okyanusunda ise küresel ısınma nedeniyle suların tahmin edilenden çok daha hızlı yükselmeye başlayacağı ve birçok adanın yakın gelecekte sular altında kalacağı hesaplanırken, ada yöneticilerinin tahliyelerle ilgili planlamaları yapmakta güçlük çektikleri belirtilmektedir.[1]
Somali ise uzun süredir devam eden savaşların yanı sıra kuraklık ve açlıkla da mücadele etmekten artık yorulmuştur ve sadece bir yıl içinde kuraklık yüzünden yaklaşık 50 bin kişi Kenya’ya sığınmak zorunda kalmıştır. [2]
 
Küresel ısınmanın tetiklediği iklim göçleriyle birlikte yeni sorun alanları da oluşmakta, iklim sığınmacıları göç etmek zorunda kaldıkları ülkelerdeki konumlarını güvence altına alacak hukuki düzenlemeler talep emektedir. Bu durum uluslararası hukuk ve devletler hukuku bakımından yeni tartışmaları da beraberinde getirmektedir.
 
Her ne kadar küresel iklim değişikliklerinden ilk etapta Afrika kıtası ya da okyanus adalarındaki yoksul halkların etkileneceği öngörülse de uzun vadede Hollanda başta olmak üzere ABD ve İngiltere gibi zengin ülkelerin de küresel iklim değişiminden olumsuz etkileneceklerini ve Batılı toplumların da ülkelerinden ayrılarak iklim mültecisi olacaklarını tahmin etmek güç değildir. Dolayısıyla iklim mültecileri sorunu tüm dünyanın önemini kavraması gereken son derece açık ve yakın bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.
 
Dünya ülkelerinin atmosfere salınan gaz miktarını azaltmaları konusunda bağlayıcı hükümler öngören BM Kyoto Protokolü’nün öngördüğü yasal limitlere sanayileşmiş ülkeler uymak istememektedir. Son Kopenhag İklim Zirvesinde bu gerçek açık bir şekilde görülmüş ve toplantıda küresel sıcaklık artışının iki dereceyle sınırlandırılması tavsiye edilirken, bağlayıcı emisyonlar konusunda yine uzlaşma sağlanamamıştır. Gelişmiş ülkelerin yerüstü ve yer altı kaynaklarını sınırsızca talan ettikleri bir dünyada iklim mültecilerinin nereye gideceği ve nasıl bir hayat yaşayacakları belirsizliğini korurken, taraf ülkeler karbondioksit emisyonları konusunda 2012 yılına kadar söz verdikleri yükümlülüklerini yerine getirmedikleri takdirde iklim sığınmacılarının sayısı katlanarak artabilir.

Bu yüzden Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) tarafından iklim mültecileri için küresel düzeyde yeni eylem planları hazırlanmalı ve ülkeler hızla fosil yakıt tüketimini minimum düzeye indirerek yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına yönelmelidirler. Uluslararası insan haklarını koruyucu mekanizmalar tarafından iklim mültecilerinin hukuki konumlarıyla ilgili devletleri bağlayıcı şekilde düzenlemelerin yapılmasına ihtiyaç vardır. Henüz vakit varken hızla yaklaşan bu insani trajedinin etkilerini azaltmak elimizdedir ve çözüm konusunda bir şeyler yapılmadığı takdirde yarın çok geç olabilir.


 


YAZARIN TÜM YAZILARI
Üçüncü Putin Döneminde Kafkasya Sorunu - 13 Mayıs 2012 Pazar 17:44
Makedonya’da Etnik Kriz Nasıl Aşılabilir? - 25 Nisan 2012 Çarşamba 14:34
Şiddeti Önlemedeki Rolü Açısından 6284 Sayılı Yasa - 26 Mart 2012 Pazartesi 09:28
Ortadoğu’da “Balkanlaşma” Riski - 13 Mart 2012 Salı 17:12
Devlet Denetleme Kurulu Raporundaki Dink Davası - 29 Şubat 2012 Çarşamba 14:42
4.Bağımsızlık Yılında Kosova’nın Sorunları - 17 Şubat 2012 Cuma 17:28
Suriye Ateşi Bölgeyi Sararken - 13 Şubat 2012 Pazartesi 10:29
Hukukun Normalleşmesi - 09 Ocak 2012 Pazartesi 09:22
Uludere Faciası: Kontrolsüz Güç, Güç Değildir - 02 Ocak 2012 Pazartesi 13:47
2012 Yılında Balkan Üçlü Mekanizmasından Beklentiler - 29 Aralık 2011 Perşembe 18:51
Sarkozy Gemileri Yaktı mı? - 20 Aralık 2011 Salı 17:50
Geçmişle Yüzleşmenin Kuralları - 08 Aralık 2011 Perşembe 17:56
Balkanlarda Arnavut-Sırp Restleşmesi - 27 Kasım 2011 Pazar 22:20
Sivilleşme Aracı Olarak Vicdani Ret - 21 Kasım 2011 Pazartesi 09:07
Arap Baharının Adalet Arayışına Etkisi - 27 Ekim 2011 Perşembe 15:44
İlerleme Raporu: AB Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - 20 Ekim 2011 Perşembe 10:51
Makedonya Ziyareti ve Bulgaristan Gerginliği - 06 Ekim 2011 Perşembe 08:51
Bağımsız Filistin Rüyasını Gerçekleştirmek - 19 Eylül 2011 Pazartesi 13:15
Palmer Raporu: BM Gözetiminde Hukuk İstismarı - 15 Eylül 2011 Perşembe 18:17
Mülklerin İadesi: Azınlık Haklarında Önemli İlerleme - 30 Ağustos 2011 Salı 01:21
Ses Kayıtları ve Silahlı Kuvvetlerin Denetimindeki Zorluklar - 26 Ağustos 2011 Cuma 17:39
Suriye’de Sona Yaklaşırken - 09 Ağustos 2011 Salı 14:40
Kosovalı Sırpların Ateşle Dansı - 01 Ağustos 2011 Pazartesi 16:18
İlerleme ve Gerileme Arasındaki Sırbistan-ABD İlişkileri - 22 Temmuz 2011 Cuma 09:32
Yunanistan-İsrail İttifakı: Doğu Akdeniz’de Güç Gösterisi mi ? - 12 Temmuz 2011 Salı 09:12
Boykot ve Ergenekon - 30 Haziran 2011 Perşembe 16:17
Cenevre Sözleşmesinin 60.Yılında Mülteci Sorunu - 21 Haziran 2011 Salı 09:16
Bölgesel İnsani Kriz ve Suriyeli Mülteciler - 13 Haziran 2011 Pazartesi 09:14
Bir Dönem Noktası Olarak Cuntacıların Yargılanması - 09 Haziran 2011 Perşembe 17:49
Bosnalı Sırpların Tehlikeli Oyunu - 25 Mayıs 2011 Çarşamba 16:41
Balkanlarda Kültürel Kimlikler Çatışmayı Önleyebilir mi? - 12 Mayıs 2011 Perşembe 21:17
Türk Hukuk Düzenine Etkileri Açısından İzmir Deklarasyonu - 05 Mayıs 2011 Perşembe 15:51
Sırbistan Görüşmeleri ve Balkanlarda Artan Endişe - 30 Nisan 2011 Cumartesi 15:29
Suriye’de Esen Ölüm Rüzgarına Direnmek - 25 Nisan 2011 Pazartesi 14:22
Avrupa’da Üniter Kültüre Doğru - 22 Nisan 2011 Cuma 17:10
12 Eylül’le Hesaplaşmaya Hazır mıyız? - 11 Nisan 2011 Pazartesi 15:02
Goldstone Skandalı ve Hukukun İtibarsızlaştırılması - 05 Nisan 2011 Salı 15:36
Hakikat Komisyonlarının Geçiş Dönemindeki Rolü - 30 Mart 2011 Çarşamba 14:38
Birleşmiş Milletlere İnsani Müdahale Zamanı - 23 Mart 2011 Çarşamba 17:11
Kosova-Sırbistan Görüşmeleri Başlarken - 14 Mart 2011 Pazartesi 11:16
Arnavutluk Siyasi Krizi Aşabilir mi? - 07 Mart 2011 Pazartesi 08:55
28 Şubat ve Ordunun Sivil Denetimi - 28 Şubat 2011 Pazartesi 14:24
Diktatörler Üreten Uluslararası Düzeni Sorgulamak - 25 Şubat 2011 Cuma 08:25
Mısır’daki Halk Hareketinin Etkileri - 29 Ocak 2011 Cumartesi 15:53
Jüristokratik Vesayetin Gücü: Danıştay Örneği - 21 Ocak 2011 Cuma 11:22
Tunus’ta Halk İsyanı ve Değişimin Rengi - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:42
Berlin’den Meriç’e: Avrupa’nın Yeni Duvarı - 04 Ocak 2011 Salı 15:55
Yer İsimlerinin (Bir Hakkın) İadesi - 29 Aralık 2010 Çarşamba 18:31
Yeni Türkiye İçin Bir Fırsat: Balyoz Davası - 18 Aralık 2010 Cumartesi 14:16
Orantısız Güç - 10 Aralık 2010 Cuma 22:04
Askerler Sivil Denetime Ne Kadar Hazır? - 29 Kasım 2010 Pazartesi 09:39
AB İlerleme Raporu; Şartlar Değişti mi? - 12 Kasım 2010 Cuma 09:49
Kosova’da Hükümet Düşerken - 03 Kasım 2010 Çarşamba 10:31
Almanya Kritik Bir Dönemeçte - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:30
Bosna-Hersek Seçimleri: Çözüm mü, Belirsizlik mi? - 08 Ekim 2010 Cuma 21:06
Hrant Dink Kararından Ders Çıkarmak - 22 Eylül 2010 Çarşamba 12:32
Amerika: İslamofobiden Anti-İslamizme Doğru mu? - 14 Eylül 2010 Salı 17:27
İsrail-Filistin Müzakere Masasında Neler Var? - 01 Eylül 2010 Çarşamba 09:23
BM Raporunda Türkiye’ye Son Uyarılar - 24 Ağustos 2010 Salı 11:33
Kosava ve Balkanlarda Yeni Gerilimler - 13 Ağustos 2010 Cuma 13:05
Asker Hesap Vermezse Ne Olur? - 04 Ağustos 2010 Çarşamba 14:06
Kürt Sorunu ve Güvenlik İlişkisi - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 10:51
Yetimhane Kararını Nasıl Okumalı - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 15:02
17. Yılında İki Katliam ve Toplumsal Barışı Korumak - 06 Temmuz 2010 Salı 12:31
Fergana Vadisi’nden Orta Asya’ya Yaklaşan Tehlike: Etnik Çatışmalar - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:16
BM Saldırganı Cezalandırabilir (mi?) - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:41
Uluslararası Sulara Gömülen Hukuk ve İsrail Korsanlığı - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 16:54
Mülteci Politikalarında Yeni Riskler - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:49
Derin İlişkilerde Her Yol Ergenekon’a Çıkıyor - 12 Mayıs 2010 Çarşamba 16:08
Kamu İdaresi ve Sivil Aktörlerin İnsan Haklarının Geleceğindeki Rolü - 06 Mayıs 2010 Perşembe 21:46
Özel Hayata Yıkıcı Etkisiyle Bir İhlal Uygulaması “Fişleme” - 23 Nisan 2010 Cuma 10:43
Kırgızistan: Güvenlik ve Özgürlük Arasında Kaybolmak - 09 Nisan 2010 Cuma 18:01
Sırbistan'ın Özür Dileme Siyasetinin Etkileri - 02 Nisan 2010 Cuma 12:19
Roman Açılımı ya da En Alttakilerin Sesini Duyabilmek - 24 Mart 2010 Çarşamba 13:43
İklim Mültecileri Nereye Gidecek - 17 Mart 2010 Çarşamba 10:32


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya