ENGLISH
09.09.2010
18.02.2010 13:50


Doç. Dr. Ahmet Uysal

auysal@sde.org.tr
CV

Artan Azeri-İsrail İlişkileri Üzerine

Geçtiğimiz hafta İsrail Dışişleri Bakanı Liberman’ın Azerbaycan’ı ziyaret etmesine Türk kamuoyu fazla ilgi göstermedi. Ancak, bu gelişme küresel dengeler açısından önemli ve ilginçtir. Bu ziyaretle Azeri-İsrail ilişkileri bir adım daha ileri gitmiştir. İran’a yönelik daha ağır yaptırımların tartışıldığı ve ABD’in İslam ülkelerini ve özellikle Arapları ‘İran tehdidi’ne karşı ikna etmeye çalıştığı bir döneme gelmesi de rastlantı değildir. Önceki yıl Türk dış politikasında ortaya çıkan iki olay (Davos ve Gazze) bu gelişmeye yardımcı olsa da İsrail’in Azerbaycan ile yakınlaşmasını Türkiye için doğrudan olumsuz bir gelişme olarak görmeye gerek yoktur. Ancak bu gelişmeler birçok yönden bölgeyi, Türkiye’yi ve dolayısıyla küresel dengeleri ilgilendirmektedir. Ayrıca, Türkiye önemli bir müttefikinin bölgesel ilişkilerini yakından izlemelidir.

Azerbaycan ve İsrail’i birbirine yakınlaştıran bölgedeki büyük hasımlarıdır: Ermenistan ve İran. İsrail nükleer programını geliştirmeye devam eden İran’ı çevrelemek isterken, Azerbaycan ise Ermenistan ve İran’a karşı İsrail’den yardım ummaktadır. Öncelikle, Ermenistan’ın Karabağ işgali yüzünden çıkabilecek çatışmalara karşı silah ve mühimmat satın alabileceği kaynak ihtiyacı vardır. Ermenistan’ı Azerbaycan’a karşı silah ve mühimmatla destekleyen esas ülke Rusya’dır. Ermenistan’a karşı kullanabileceği silahları Azerbaycan’a vermez. Ermeni lobisinin ağırlığı yüzünden ABD’den de silah alma imkanı yoktur. Geriye Çin ve İsrail kalmaktadır. İkinci olarak, Azerbaycan Şii nüfuzundan ve Ermenistan’a gösterdiği yakınlıktan dolayı İran’dan rahatsızlık duymaktadır. Ayrıca, Türkiye’nin Ermeni açılımı dolayısıyla da Türkiye ile ilişkilerin biraz gerilemesi de buna katkıda bulunmuş olabilir.
 
2009 yılında yaşanan Gazze Savaşı ve İsrail’in Filistinlilere karşı kullandığı orantısız güç, insani olarak Türkiye’yi Başbakan’ın şahsında İsrail’i tepki göstermeye itmiştir. Stratejik olarak planlanmamış olsa bile, İsrail ile ilişkilerin zayıflamasından kaynaklanan kayıplardan daha fazlasını Ortadoğu’da kazandığı sempati ve prestij ile dengelediği için bu konuda Türkiye’nin stratejik kaybı olduğu söylenemez. Hatta kazançlı çıktığı söylenebilir çünkü Arap kamuoyunda Türkiye’yi ABD ve İsrail’in piyonu gibi gören yaygın ve haksız kanaat bu olayla ortadan kaldırılmıştır. Dolayısıyla, Türkiye’den eski desteği bulamayan İsrail de Azerbaycan’a daha fazla yaklaşmaktadır.
 
Azeri-İsrail yakınlaşması, bölge dengeleri ve sorunları açısından bizi de doğrudan ilgilendirmektedir. Türkiye stratejik ağırlığından dolayı Ermeni açılımına girişmiştir. Bu projeye Ermenistan’ı Rusya nüfuzundan çıkarmak isteyen Batı da destek vermiştir. Ancak bu projenin ilerlemesi önünde de ciddi engeller bulunmaktadır, ki konumuzun dışındadır. Ancak başka yerden ve İsrail’den aldığı silahlarla Nagorno-Karabağ’ı Ermenistan’dan geri almak için Azerbaycan’ın saldırıya geçmesi de ihtimal dışı değildir. Karabağ’ın alınmasına tabii ki seviniriz ancak çıkacak bir çatışma hem bölge dengelerini hem de küresel dengeleri altüst edecek potansiyele sahiptir. İdeali bu sorunun barışçıl yöntemlerle çözülmesidir.
 
Aynı durum İsrail için de geçerlidir. Nükleer programı dolayısıyla gittikçe köşeye sıkıştırılan İran’a karşı Obama Yönetimi’nin askeri operasyonu zor görünse bile, bu iş İsrail’e havale edilebilir. Türkiye’nin buna sıcak bakmayacağı açıktır ama bazı Arap devletlerinin gizli veya açık desteği ve Azeri yardımı İsrail’i bu operasyona cesaretlendirebilecektir. Dolayısıyla, bu iki ülkenin yakınlaşması bölgede çatışma ihtimalini artırmaktadır. Türkiye’nin iyi komşuluk ve sorunları barışçıl yöntemlerle çözme politikaları ise, çatışmalarla ortaya çıkacak acıları ve kayıpları azaltacak bir bakış açısı olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye, Azerbaycan gibi dost ve müttefiklerinin barışa ve huzura hizmet edecek ilişkilerini desteklemeli, tersi gelişmelere karşı da uyarmalıdır. Azerbaycan’ın İsrail nüfuzuna girmemesi ve işgal edilmiş toprağı kurtarması için ilerleme sağlanması için, Karabağ sorununun çözümünde özellikle Batı ülkeleri üzerinde ikna çalışmalarını artırmalıdır.

YAZARIN TÜM YAZILARI
İsrail’le Gizli Görüşme ve Tutarsızlık Görüntüsü - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 09:31
Türkiye’nin Ortadoğu Politikalarının Gayri İktisadi Yararları - 30 Haziran 2010 Çarşamba 17:07
Türkiye’nin Ortadoğu’daki Yeni Rolü – II - 22 Haziran 2010 Salı 17:00
Türkiye’nin Ortadoğu’daki Yeni Rolü - I - 15 Haziran 2010 Salı 11:24
İsrail’le Krizde Türkiye Ne Yapmalı? - 09 Haziran 2010 Çarşamba 17:03
İsrail’le Krizde Kazanan ve Kaybeden - 03 Haziran 2010 Perşembe 10:56
Kılıçdaroğlu ve Dış Politika - 24 Mayıs 2010 Pazartesi 14:55
Arap Milliyetçiliği Nereye? - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 12:02
Arapça TRT ve Türkiye’nin Yumuşak Gücü - 12 Nisan 2010 Pazartesi 11:07
Arap Cephesinde Yeni Bir Şey Var mı? - 01 Nisan 2010 Perşembe 09:25
Süpergüçlerin Meşruiyeti Var Mı? - 23 Mart 2010 Salı 17:59
Küresel Dünyada Siyaset, Kültür ve Sanayimizin Geleceği – II - 10 Mart 2010 Çarşamba 09:43
Küresel Dünyada Siyaset, Kültür ve Sanayimizin Geleceği – I - 02 Mart 2010 Salı 09:54
Artan Azeri-İsrail İlişkileri Üzerine - 18 Şubat 2010 Perşembe 13:50


"Türkiye'de Ortak Bir Kimlik Olarak Ötekilik" adlı çalışma yayınlandı...
18.08.2010 10:17:15

SDE'de 19 Ağustos 2010 tarihinde "Kırgızistan’daki Mevcut Durum, Geleceğe Dönük Öngörü ve Türkiye’nin Buna Katkısı’’ konulu basın konferansı düzenlendi...
17.08.2010 11:29:23

SDE yaz etkinlikleri kapsamında 4 Eylül 2010 tarihinde Şanlıurfa'da "Referandum 2010-12 Eylül: Bu Sefer Demokrasi" Paneli gerçekleştirildi...
17.08.2010 10:41:51

SDE yaz etkinlikleri kapsamında 28 Ağustos tarihinde Van'da "Referandum 2010-12 Eylül: Bu Sefer Demokrasi" Paneli gerçekleştirildi...
17.08.2010 10:38:26

SDE yaz etkinlikleri kapsamında 21-22 Ağustos tarihlerinde Ankara ve İzmir'de "Referandum 2010-12 Eylül: Bu Sefer Demokrasi" Paneli gerçekleştirildi...
16.08.2010 13:18:54

‘‘TÜRKİYE’DE Ortak Bir Kimlik Olarak ÖTEKİLİK’’ konulu toplantı 18 Ağustos Çarşamba günü saat 14.00’te SDE'de gerçekleştirildi.
13.08.2010 15:47:26

SDE, "Referandumda Neyi Oyluyoruz?" kitapçığını yayınladı...
11.08.2010 10:53:38

SDE yaz etkinliklerinin ilki 9 Ağustos'ta İstanbul’da gerçekleştirildi...
08.08.2010 18:52:27

SDE, “Türkiye’de İletişimin Denetlenmesi” analizi yayınlandı...
19.07.2010 11:06:02

SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay’ın yeni kitabı “Korku ve İktidar” kitapçılarda...
09.07.2010 09:38:27


<Eylül 2010>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930123
45678910

Anayasa Paketinin oylanacağı referandumda ne yönde oy kullanırsınız?

Evet
Hayır


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya