ENGLISH
30.07.2010
17.02.2010 11:37


Büyükelçi (E) Nüzhet Kandemir
SDE Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
nkandemir@sde.org.tr
CV

Asya – Avrupa Ekseninde Çözüm Bekleyen Sorunlar Dizesi

Afganistan: 

Afganistan’da, Taliban güçlerinin yoğun biçimde konuşlanarak kontrolleri altında tuttukları bölgelerin başında yer alan Helmand Eyaleti’nde, Helmand Nehri boyunca, 15.000 Amerikan ve İngiliz askerinin başlattığı karşı harekat sürmektedir.
 
Harekatın başında, psikolojik açıdan hiç de istenmeyecek şekilde, atılan füzelerden birinin yanlışlıkla sivilleri vurması bir kenara bırakılacak olursa, Amerikalıların bu kez, topraktan ziyade, orada yaşayan insanların gönüllerini fethetmek görüntüsü veren stratejileri, şayet devam ederse, bunca yıldır dış ülkelerde yürütmek zorunda kaldıkları askeri operasyonlar çerçevesinde, başarısızlık yaratan yanlış uygulamalardan nihayet bir ders çıkartmış oldukları söylenebilir.
 
Helmand Eyaletinin en büyük yerleşim merkezi olan Marja kentine girdikten sonra,  binalara, Irak’ta yaptıkları gibi Amerikan bayrağı yerine Afgan bayrağını çekmiş olmaları ve muhtaç halka hemen sağlık ve eğitim hizmeti sunmaları dahi, olumlu bir gelişme olarak kabul edilebilir.
 
Amerikan ve İngiliz Silahlı Kuvvetleri mensuplarının diğer ülke halklarını insan yerine koymayan kırıcı ve sert davranışları, aksine söylemler ne olursa olsun, elde edilen başarıların da gölgelenmesine neden olmaktaydı. Onların, teknolojik üstünlüklerini kullanarak, bireylere uyguladıkları insanlık dışı davranışlarına karşın, uzun yıllardır Afganistan’da görev yapan Türk askerinin insancıl ve yardımsever tutumunun yerli halk nezdinde yarattığı olumlu hava, yukarıdaki saptamanın bir kanıtıdır.
 
Yabancı güçlerin, mayınlı ve zor bir araziyi, yine de kısa sayılabilecek bir sürede, katederek Marja’ya girmiş olması, genelde olumlu görülse dahi, bu operasyonla amaçlanan kesin sonuca varılacağının bir göstergesi şeklinde kabul edilemez. Yabancı güçlerin, Afganistan’ın genelinde kontrolü sağlayarak işi Afganistan Güvenlik Kuvvetleri’ne devretmesi için daha önlerinde katedecekleri çok uzun bir yol vardır.
 
İran:
 
İran’ın nükleer araştırmaları bağlamında, Amerikan Yönetiminin peşinde olduğu ek yaptırımlara ilişkin uluslararası bir mutabakatın sağlanması konusunda da engeller birbirini izlemektedir. Öncelikle, Çin Hükümeti’nin ortaya koyduğu duraksama ve isteksizlik, buna karşın, İsrail Hükümeti’nin, uluslararası toplumun bir an evvel harekete geçmesi talepleri ve muhtelif ülkeler yöneticilerinden gelen birbiri ile uyuşmaz beyanlar, Obama Yönetimi’nin işini zorlaştırmaktadır.
 
Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın Doha’daki temasları sonrası gittiği Suudi Arabistan’da, bu ülke Dışişleri Bakanı Prens Suud El Faysal ile biraraya gelerek görüşmesinden sonra, düzenlenen ortak basın toplantısında, Prens Faysal’ın “İran’dan kaynaklanan tehdidin ilave yaptırımlardan daha acil bir çözüm gerektirdiği” [1] yolundaki beyanı da, Amerika ve AB ülkeleri açısından, yeni bir ikilemin habercisi olabilir. Aslında “acil bir çözüm” den Suudi Bakanın neyi kastettiği hususunda herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Basındaki spekülasyonlar bu konunun, kapalı kapılar ardında, Clinton ile Kral Abdullah arasında ele alındığı yolundadır. Konu açıklık kazanmadan, kesin bir şey söylemek olası değilse de, Suudilerin de İsrail gibi düşünüyor olması ihtimali ve askeri müdahale olasılığı, zayıf da olsa, başta Türkiye olmak üzere, bölge ve dünya açılarından hiç de iyi bir haber değildir. Muhtemelen, Türk Hükümeti de bunun bilinciiçinde, Başbakan Erdoğan’ın, Clinton ile Doha’daki görüşmesi sonrası, Dışişleri Bakanı Davutoğlu bugün Tahran’a gitmiş ve İranlı yetkililerle, çeşitli düzeylerde konuyu ele almaktadır.
 
Acil çözüm taraftarı olan Benyamin Netanyahu da, Rus Yönetiminin İran konusunda kendileri açısından olumsuz sayılabilecek bir tutum almaması için, Moskova’da, bugünlerde yoğun çaba göstermektedir.
 
Yunanistan ve AB:
 
Türkiye’nin batısında ise, Yunanistan özelinde ve Avrupa Birliği genelinde ortaya çıkan kriz, ağırlığını hissettirmeyi sürdürmektedir.
 
11 milyon nüfuslu Yunanistan’ın, Avrupa Birliği tam üyeliğini elde ettiği tarihten bu yana, AB çerçevesinde sağladığı büyük mali desteği hovarda bir şekilde kullanması ve ülkenin, 265 milyar Euro’luk Gayrisafi Yurtiçi Hasılasına mukabil, 300 milyar Euro gibi aşılması zor bir borç batağının içine düşmesi, hem Yunanistan’da hem de, Almanya ve Fransa gibi, başlıca AB üyesi ülkelerde büyük çalkantılara neden olmaktadır.
 
AB üyeliği sayesinde, kişi başına milli gelirini 23 bin Euro’ya yükseltmiş olan Yunanistan, şimdi, kriz ortamına girince, geçmişte, bütün üyelerin uymak zorunda olduğu kurallar dışı hareket ve uygulamalarını gözardı ederek, Başbakan Yorgo Papandreu ağzından, “AB’nin ülkeyi kobay gibi kullandığı” yolunda iddiaları gündeme getirmektedir. Diğer yandan, ülke genelinde, yolsuzluk ve rüşvet iddiaları, bugüne kadar göz yuman AB genelinde bile, artık ayyuka çıkmış durumdadır.
 
Yunanistan’ın en büyük alacaklısı, 55 milyar Euro ile Fransa; 46 milyar Euro ile İsviçre ve 32 milyar Euro ile Almanya’dır.
 
300 milyar Euro ile Birliğin en yüksek oranda borçlusu konumuna düşen Yunanistan’ın bütçe açığı ise GSYH’nin yüzde 12,7’si oranındadır. Papandreu, 2012 yılına kadar bu açığı yüzde 3 oranının altına düşürmek için önlemler peşindedir. Yunanistan’ın, geçmiş yıllardan bu yana, bütçe açıklarına ilişkin yanlış rakamlarla AB’yi yanılttığı anlaşılmaktadır. Bunun sonucu, AB’nin, artık kurallara uygun hareket etme zorunluluğunu kendisine hatırlatmak zorunda kalması ve bunun da, iç politika bağlamında, mevcut hükümeti zora sokması olmuştur. Şu aşamada, AB’nin kendisi bir ekonomik kriz ortamında bulunduğu cihetle, ülkeler, isteseler bile, Yunanistan’ın muhtaç olduğu acil yardımı verebilmek konumunda değildir.
 
Görüldüğü gibi, Türkiye’nin doğusunda ve batısında çözüm bekleyen sorunlar yumağı varlığını sürdürmekte ve bu tablo, her zamankinden daha fazla dikkatli bir dış politika izlenmesi gereğini açıkça ortaya koymaktadır..  
 
--------------
 
[1] BBC Türkçe (2010) “Suudiler ‘Daha Çabuk Çözüm’ İstiyor”, 16.02.2010, BBC, http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2010/02/100216_saudi_iran.shtml .

YAZARIN TÜM YAZILARI
Ortadoğu Barış Sürecini Canlandırma Çabaları Nereye Varır? - 29 Temmuz 2010 Perşembe 14:34
İran’a Ek Yaptırımlar Etkili Olmaya mı Başladı? - 27 Temmuz 2010 Salı 15:13
“Batı”nın PKK Elebaşına Uyumlu Beklentileri - 20 Temmuz 2010 Salı 16:21
Kafkasya’daki Rus-Amerikan Güç Gösterisi Sonuç Verir mi? - 02 Temmuz 2010 Cuma 14:42
Kafkasya Sahasında Rus-Amerikan Karşılaşması… - 01 Temmuz 2010 Perşembe 14:42
Komuta Kademesindeki Değişim ABD’nin Afganistan Siyasetini Etkiler mi? - 24 Haziran 2010 Perşembe 14:07
İran’a Yaptırımlar Amaca Hizmet Eder Mi? - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:13
Kırgızistan: Demokrasi Arayışı Kaosa Dönüşür mü? - 17 Haziran 2010 Perşembe 12:52
Gazze Ablukası ve Göz Boyamaya Yönelik Çabalar - 15 Haziran 2010 Salı 15:49
BM Güvenlik Konseyi’nde Türkiye’nin “Hayır” Oyunun Nedenleri, Sonuçları - 11 Haziran 2010 Cuma 15:06
Gazze Ablukası Kime Kazanç Sağlar? - 03 Haziran 2010 Perşembe 14:17
İsrail Kendine İyilik Yapmıyor - 01 Haziran 2010 Salı 15:06
İsrail Askerinin Yardım Gemisine Düzenledikleri Operasyona İlişkin Yorum - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 12:59
Erdoğan-Lula Diplomasisi Obama Engeline mi Takılıyor? - 28 Mayıs 2010 Cuma 17:31
Barış ve Dostluk Siyasetinden En Başta İsrail Kazançlı Çıkar - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:14
İran Nükleer Alandaki Baskılara Boyun Eğer mi? - 24 Mayıs 2010 Pazartesi 16:27
İran’ın Nükleer Programı ve Üçlü Ortak Deklarasyon - 18 Mayıs 2010 Salı 16:27
İran’daki Gelişimin Güvenlik Politikası Boyutları - 17 Mayıs 2010 Pazartesi 14:11
ABD’nin Yeni Afgan Stratejisi Yürüyor mu, Sürünüyor mu? - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 11:37
Nükleer Konuların Uluslararası Politikaya Yansımaları - 08 Mayıs 2010 Cumartesi 17:05
Irak’da Sular Ne Zaman Durulacak? - 29 Nisan 2010 Perşembe 12:19
Türkiye’ye Ders Verenlerin Çelişkileri - 28 Nisan 2010 Çarşamba 15:36
Türkiye – Ermenistan İlişkileri: Normalleşme Nereye Kadar? - 25 Nisan 2010 Pazar 17:07
Afganistan’ın Geleceği ve Bölgesel Etkileri - 20 Nisan 2010 Salı 13:51
Irak’ta Demokrasiye Geçiş ve Seçim Sonrası - 20 Nisan 2010 Salı 13:49
İran’ın Nükleer Programı ve Güvenlik Politikasına Etkileri - 19 Nisan 2010 Pazartesi 20:37
Irak’da İktidar Olma Mücadelesi Kızışarak Sürüyor - 16 Nisan 2010 Cuma 10:19
“Nükleer Güvenlik Zirvesi” Ne Ölçüde Başarılı? - 14 Nisan 2010 Çarşamba 17:50
Irak’da Demokrasi Uygulamaları ve Terör - 07 Nisan 2010 Çarşamba 16:55
Nükleer Silahların Süper Güç Dengelerine Etkisi - 05 Nisan 2010 Pazartesi 17:43
ABD’nin İran’a Baskıyı Artırma Girişimleri - 05 Nisan 2010 Pazartesi 09:43
Gün Işığına Çıkan Obama-Karzai Uyuşmazlığı - 02 Nisan 2010 Cuma 16:34
Irak: Demokrasiye Alışma Sancıları mı? - 18 Mart 2010 Perşembe 16:26
ABD-İsrail Fikir Uyuşmazlığı Derinleşir mi? - 17 Mart 2010 Çarşamba 15:49
Sözde Ermeni Soykırım Tasarısı - 13 Mart 2010 Cumartesi 11:36
Orta Doğu Barış Süreci Canlanır mı? - 09 Mart 2010 Salı 16:51
Afganistan Bağlamında Riyakar Oyunlar - 03 Mart 2010 Çarşamba 17:11
ABD’nin Uluslararası Sorunlar Gündeminde Güney Amerika - 01 Mart 2010 Pazartesi 17:25
Ortadoğu: Sorunlara Çözüm Arayışı ve Türkiye’nin “Kolaylaştırıcılık Rolü” - 19 Şubat 2010 Cuma 16:06
Asya – Avrupa Ekseninde Çözüm Bekleyen Sorunlar Dizesi - 17 Şubat 2010 Çarşamba 11:37
Ermenistan Neyin Peşinde: Ulusal Menfaat mi? Türkiye’den İntikam mı? - 15 Şubat 2010 Pazartesi 16:00
İran – ABD Uyuşmazlığı Tırmanma Gösteriyor - 13 Şubat 2010 Cumartesi 14:20
İran ve İsrail: Abartılı Tutumlar Bölgeyi ve Dünyayı Zora Sokar - 10 Şubat 2010 Çarşamba 18:29
Çeşitli Arenalarda Süperlerin Mücadelesi - 08 Şubat 2010 Pazartesi 15:13
İran Üzerindeki Baskılar Artıyor - 06 Şubat 2010 Cumartesi 13:45
Türk Dış Politikasına İlişkin Bir Yorum - 05 Şubat 2010 Cuma 17:17
Afganistan: Bombalar ve Zeytin Dalları Havada Uçuşuyor - 30 Ocak 2010 Cumartesi 14:46
Afganistan’da Uluslararası Düzeyde Barış Arayışları - 29 Ocak 2010 Cuma 15:37
Başkan Obama Amerikan Halkına Seslendi - 28 Ocak 2010 Perşembe 15:15
Amerika’nın Irak’da Sorun Azaltma Çabaları - 27 Ocak 2010 Çarşamba 15:56
Seçmenlerin Kırılgan Desteği - 27 Ocak 2010 Çarşamba 09:36
Barack Obama’nın Yönetimdeki İlk Yılı… - 22 Ocak 2010 Cuma 11:10
Terörle Mücadelede Zorluklar Sürüyor - 20 Ocak 2010 Çarşamba 10:29
Türkiye-İsrail İlişkilerinde Kriz Ortamının Perde Arkası - 20 Ocak 2010 Çarşamba 10:14
Amerikan dış politikasında yeni yönelimler - 15 Ocak 2010 Cuma 17:28
İki Süper Güç Uzlaşabilir Mi? - 14 Ocak 2010 Perşembe 18:54
ABD – İran İlişkilerindeki Pürüzlü Konular Tazeliğini koruyor - 11 Ocak 2010 Pazartesi 18:23
Uluslararası Arenada Sorunların Çözümü Zorlaşıyor - 07 Ocak 2010 Perşembe 17:57
Terör, ABD ve Dünyaya Tehdidini Sürdürüyor - 07 Ocak 2010 Perşembe 17:53
ABD’nin Terörle Mücadelesinde Yeni Cepheler mi Oluşuyor? - 04 Ocak 2010 Pazartesi 17:04
Obama Başlıca Dış Politika Konularında Yavaş da Olsa İlerliyor… - 22 Aralık 2009 Salı 12:46


SDE, “Türkiye’de İletişimin Denetlenmesi” analizi yayınlandı...
19.07.2010 11:06:02

SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay’ın yeni kitabı “Korku ve İktidar” kitapçılarda...
09.07.2010 09:38:27

SDE "Yeni Rusya" Çalışması Yayınladı...
07.07.2010 11:11:11

"Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi" 10-12 Aralık 2010 tarihinde gerçekleştirilecektir...
28.06.2010 16:15:43


<Temmuz 2010>
PtSaÇaPeCuCtPz
2829301234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930311
2345678

Anayasa Paketinin oylanacağı referandumda ne yönde oy kullanırsınız?

Evet
Hayır


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya