ENGLISH
30.07.2010
15.02.2010 16:00


Büyükelçi (E) Nüzhet Kandemir
SDE Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
nkandemir@sde.org.tr
CV

Ermenistan Neyin Peşinde: Ulusal Menfaat mi? Türkiye’den İntikam mı?

Türk-Ermeni ilişkilerinin düzeleceği ümidi ile gerek uluslararası gerek Türk kamuoyunun bir bölümünde, büyük beklentiler yaratılarak imzalanan Türkiye ile Ermenistan arasındaki iki protokolde öngörülen hükümlerin uygulama aşamasına getirilemeyişi ile, yaklaşık bir asırdır Ermenilerle aramızda süregiden Türkiye karşıtı dayanaksız iddialarla mücadelede, çok daha zor bir aşamaya gelinmesi olasılığı yükselmiş bulunmaktadır. 

Protokollerin imza edildiği aşamada, büyük olasılıkla, bu imzayı olanaksız kılmasından korkulduğu için, satırlar arasına hapsedilerek göz ardı edilen bir gerçek bugün tehlikeli bir şekilde ortaya çıkmıştır.
 
Bu gerçek nedir? Bu gerçek, yürürlükte olan Ermenistan Anayasası ve Bağımsızlık Bildirgesinde yer alan ifadelerdir. Bağımsızlık Bildirgesi’nin 11. maddesi : “Ermenistan Cumhuriyeti, Osmanlı Türkiyesi tarafından, 1915 yılında Batı Ermenistan’da işlenen soykırım suçunun uluslararası düzeyde kabulünü sağlamak için sürdürülen çabaları destekleyecektir” hükmünü içermektedir.
 
Zaten, başından beri, Ermenistan Dışişleri Bakanı Nalbantyan gibi, Protokollere sıcak bakmayan Ermeni Diyasporası ve Ermenistan’daki siyasetçilere malzeme sağlayan bu Anayasa hükmünün doğal bir sonucu olarak, Ermenistan Anayasa Mahkemesi, 12 Ocak 2010 tarihli gerekçeli kararında, bir yandan Protokollere onay veriyormuş izlenimini yaratırken, diğer yandan, Anayasa uyarınca, soykırım iddialarının kabulünü bir ön şart olarak göstermiştir.
 
Kuşkusuz, bu arada, 1915 olaylarının araştırılması için, Türkiye’nin önerdiği şekilde, bir tarih komisyonu kurulması hükmü de, dolaylı da olsa, Ermenistan Anayasa Mahkemesinin engeli ile karşılaşmış bulunmaktadır.
 
Mahkeme, ayrıca, Türkiye ile Ermenistan arasında diplomatik ilişki kurulması ve ortak sınırın açılması konularını Protokollerin geçerlilik kazanabilmesi açısından koşul haline getirmektedir.
 
Sonuçta, Anayasa Mahkemesinin bu kararı, her şeyden önce, Ermenistan Hükümetinin başlıca ön şartlarına bir destek oluşturduğu gibi, Türkiye’nin Azerbaycan’la ilişkileri bağlamında vazgeçilmezleri arasında yer alan koşulların da önünü kesmektedir.
 
Mahkeme, Türkiye’nin geçerliliğinden vazgeçmediği, 1921 Kars Anlaşması’nı da yok sayanların işini kolaylaştırmış olmaktadır. Zira, Ermenistan Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1996 yılından sonraki anlaşmaların geçerli olduğu yorumunu güçlendirmekte ve, sonuç itibariyle, bir kez daha, Hükümetin tezini desteklemektedir.
 
Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan, Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesini isteyen bir devlet adamı rolü oynayarak, Protokolleri onaylanmak üzere Parlamentoya göndermiş olsa bile, yukarıda değinilen ve Anayasa hükmü gereği olan ön şartlar ortada durdukça, her şeyden önce, TBMM’nin bu Protokollere onay vermesi, Türk milletinin temsilcilerinin, ülkenin uzun vadeli çıkarlarına aykırı bir tutum benimsemiş olmaları ile eşdeğerde sayılacak, dolayısıyla , bu onay işleminin gerçekleşmesi hiç de kolay olmayacaktır.
 
Gerçekten, Ermeni Hükümeti, dış ülkelere yönelik olarak vermeye çalıştığı, “uyuşmaya hazır bir yönetim görüntüsünü” sağlayabilmek için, adım adım gerçekleştirmekte olduğu diplomasi stratejisinde başarı kazanmakta ve, bu vesile ile, “uyuşmaz bir Türkiye imajı” yaratarak, ülkemizi, uluslararası düzeyde, çok zor bir konuma sokmak arzu ve azminde olduğu görüntüsünü vermektedir.
 
Bütün bunlar olurken, dikkatten kaçırılmaması gereken hususlar vardır: Her şeyin başında, Erivan Yönetimi, Azerbaycan topraklarının yaklaşık yüzde 20’sini işgal etmeyi sürdürmektedir.
 
Aynı yönetim, aşırı bir milliyetçilik havasında, Ermenistan’ın uğrayacağı ekonomik ve siyasi kayıplar ne olursa olsun, kendi ifadelerine göre, “ulusal idealleri uğrunda her şeyi göze almaya hazır” türündeki bir retorikten de geri adım atmamaktadır.
 
Amerika ve Avrupa kıtaları başta olmak üzere, Dünya ölçeğinde Türkiye karşıtı faaliyetin içinde olan Ermeni Diasporasının sözde soykırım iddiaları azalmadan sürmektedir.
 
Ermenistan, bir yandan Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu “Batı Ermenistan” şeklinde Anayasasında muhafaza ve kabul ederken, diğer yandan, Türkiye’yi “etnik temizlik ve soykırım” yapmakla suçlamayı sürdürmektedir. Bu durumda, komşu Ermenistan’la “sıfır sorunu” amaçlayan bir normalleşmeden söz etmek olası mıdır?
 
Belki de “aşırı bilgisizlikten” ya da kişisel ve kurumsal çıkarların ön planda tutulduğu bir “iyi niyet yoksunluğundan” ortaya çıkan “özür diliyorum” kampanyası benzeri girişimlerin ne ölçüde gerçek dışı olduğu, bu Protokoller vesilesile, bir kez daha ortaya çıkmaktadır.
 
Sınırın açılması,
 
a)    Türkiye’nin Azerbaycan’la ilişkilerinin tamir edilemez boyutlara varması sonucunu getirecekse;
b)    Ne Karabağ ne de sözde soykırım iddiaları bağlamında, Ermenistan’ın herhangibir yükümlülük altına girmesi bahis konusu değil ise,
 
Sonuç itibarile, Türkiye’nin bu Protokollerden sağlayabileceği potansiyel kazanç fevkalade sınırlı, buna karşın, omuzlarında taşımayı sürdüreceği risk faktörleri fevkalade ağır olacaktır.
 
Mağduriyet algısı üzerine inşa edilen Ermeni milliyetçiliği süregittiği takdirde, Türkiye ne tür bir iyi niyet gösterisinde ve ulusal düzeyde ne denli özverilerde bulunursa bulunsun, Türkiye karşıtı Ermeni eylemleri, ne yazık ki, ortadan kalkmayacaktır.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Ortadoğu Barış Sürecini Canlandırma Çabaları Nereye Varır? - 29 Temmuz 2010 Perşembe 14:34
İran’a Ek Yaptırımlar Etkili Olmaya mı Başladı? - 27 Temmuz 2010 Salı 15:13
“Batı”nın PKK Elebaşına Uyumlu Beklentileri - 20 Temmuz 2010 Salı 16:21
Kafkasya’daki Rus-Amerikan Güç Gösterisi Sonuç Verir mi? - 02 Temmuz 2010 Cuma 14:42
Kafkasya Sahasında Rus-Amerikan Karşılaşması… - 01 Temmuz 2010 Perşembe 14:42
Komuta Kademesindeki Değişim ABD’nin Afganistan Siyasetini Etkiler mi? - 24 Haziran 2010 Perşembe 14:07
İran’a Yaptırımlar Amaca Hizmet Eder Mi? - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:13
Kırgızistan: Demokrasi Arayışı Kaosa Dönüşür mü? - 17 Haziran 2010 Perşembe 12:52
Gazze Ablukası ve Göz Boyamaya Yönelik Çabalar - 15 Haziran 2010 Salı 15:49
BM Güvenlik Konseyi’nde Türkiye’nin “Hayır” Oyunun Nedenleri, Sonuçları - 11 Haziran 2010 Cuma 15:06
Gazze Ablukası Kime Kazanç Sağlar? - 03 Haziran 2010 Perşembe 14:17
İsrail Kendine İyilik Yapmıyor - 01 Haziran 2010 Salı 15:06
İsrail Askerinin Yardım Gemisine Düzenledikleri Operasyona İlişkin Yorum - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 12:59
Erdoğan-Lula Diplomasisi Obama Engeline mi Takılıyor? - 28 Mayıs 2010 Cuma 17:31
Barış ve Dostluk Siyasetinden En Başta İsrail Kazançlı Çıkar - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:14
İran Nükleer Alandaki Baskılara Boyun Eğer mi? - 24 Mayıs 2010 Pazartesi 16:27
İran’ın Nükleer Programı ve Üçlü Ortak Deklarasyon - 18 Mayıs 2010 Salı 16:27
İran’daki Gelişimin Güvenlik Politikası Boyutları - 17 Mayıs 2010 Pazartesi 14:11
ABD’nin Yeni Afgan Stratejisi Yürüyor mu, Sürünüyor mu? - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 11:37
Nükleer Konuların Uluslararası Politikaya Yansımaları - 08 Mayıs 2010 Cumartesi 17:05
Irak’da Sular Ne Zaman Durulacak? - 29 Nisan 2010 Perşembe 12:19
Türkiye’ye Ders Verenlerin Çelişkileri - 28 Nisan 2010 Çarşamba 15:36
Türkiye – Ermenistan İlişkileri: Normalleşme Nereye Kadar? - 25 Nisan 2010 Pazar 17:07
Afganistan’ın Geleceği ve Bölgesel Etkileri - 20 Nisan 2010 Salı 13:51
Irak’ta Demokrasiye Geçiş ve Seçim Sonrası - 20 Nisan 2010 Salı 13:49
İran’ın Nükleer Programı ve Güvenlik Politikasına Etkileri - 19 Nisan 2010 Pazartesi 20:37
Irak’da İktidar Olma Mücadelesi Kızışarak Sürüyor - 16 Nisan 2010 Cuma 10:19
“Nükleer Güvenlik Zirvesi” Ne Ölçüde Başarılı? - 14 Nisan 2010 Çarşamba 17:50
Irak’da Demokrasi Uygulamaları ve Terör - 07 Nisan 2010 Çarşamba 16:55
Nükleer Silahların Süper Güç Dengelerine Etkisi - 05 Nisan 2010 Pazartesi 17:43
ABD’nin İran’a Baskıyı Artırma Girişimleri - 05 Nisan 2010 Pazartesi 09:43
Gün Işığına Çıkan Obama-Karzai Uyuşmazlığı - 02 Nisan 2010 Cuma 16:34
Irak: Demokrasiye Alışma Sancıları mı? - 18 Mart 2010 Perşembe 16:26
ABD-İsrail Fikir Uyuşmazlığı Derinleşir mi? - 17 Mart 2010 Çarşamba 15:49
Sözde Ermeni Soykırım Tasarısı - 13 Mart 2010 Cumartesi 11:36
Orta Doğu Barış Süreci Canlanır mı? - 09 Mart 2010 Salı 16:51
Afganistan Bağlamında Riyakar Oyunlar - 03 Mart 2010 Çarşamba 17:11
ABD’nin Uluslararası Sorunlar Gündeminde Güney Amerika - 01 Mart 2010 Pazartesi 17:25
Ortadoğu: Sorunlara Çözüm Arayışı ve Türkiye’nin “Kolaylaştırıcılık Rolü” - 19 Şubat 2010 Cuma 16:06
Asya – Avrupa Ekseninde Çözüm Bekleyen Sorunlar Dizesi - 17 Şubat 2010 Çarşamba 11:37
Ermenistan Neyin Peşinde: Ulusal Menfaat mi? Türkiye’den İntikam mı? - 15 Şubat 2010 Pazartesi 16:00
İran – ABD Uyuşmazlığı Tırmanma Gösteriyor - 13 Şubat 2010 Cumartesi 14:20
İran ve İsrail: Abartılı Tutumlar Bölgeyi ve Dünyayı Zora Sokar - 10 Şubat 2010 Çarşamba 18:29
Çeşitli Arenalarda Süperlerin Mücadelesi - 08 Şubat 2010 Pazartesi 15:13
İran Üzerindeki Baskılar Artıyor - 06 Şubat 2010 Cumartesi 13:45
Türk Dış Politikasına İlişkin Bir Yorum - 05 Şubat 2010 Cuma 17:17
Afganistan: Bombalar ve Zeytin Dalları Havada Uçuşuyor - 30 Ocak 2010 Cumartesi 14:46
Afganistan’da Uluslararası Düzeyde Barış Arayışları - 29 Ocak 2010 Cuma 15:37
Başkan Obama Amerikan Halkına Seslendi - 28 Ocak 2010 Perşembe 15:15
Amerika’nın Irak’da Sorun Azaltma Çabaları - 27 Ocak 2010 Çarşamba 15:56
Seçmenlerin Kırılgan Desteği - 27 Ocak 2010 Çarşamba 09:36
Barack Obama’nın Yönetimdeki İlk Yılı… - 22 Ocak 2010 Cuma 11:10
Terörle Mücadelede Zorluklar Sürüyor - 20 Ocak 2010 Çarşamba 10:29
Türkiye-İsrail İlişkilerinde Kriz Ortamının Perde Arkası - 20 Ocak 2010 Çarşamba 10:14
Amerikan dış politikasında yeni yönelimler - 15 Ocak 2010 Cuma 17:28
İki Süper Güç Uzlaşabilir Mi? - 14 Ocak 2010 Perşembe 18:54
ABD – İran İlişkilerindeki Pürüzlü Konular Tazeliğini koruyor - 11 Ocak 2010 Pazartesi 18:23
Uluslararası Arenada Sorunların Çözümü Zorlaşıyor - 07 Ocak 2010 Perşembe 17:57
Terör, ABD ve Dünyaya Tehdidini Sürdürüyor - 07 Ocak 2010 Perşembe 17:53
ABD’nin Terörle Mücadelesinde Yeni Cepheler mi Oluşuyor? - 04 Ocak 2010 Pazartesi 17:04
Obama Başlıca Dış Politika Konularında Yavaş da Olsa İlerliyor… - 22 Aralık 2009 Salı 12:46


SDE, “Türkiye’de İletişimin Denetlenmesi” analizi yayınlandı...
19.07.2010 11:06:02

SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay’ın yeni kitabı “Korku ve İktidar” kitapçılarda...
09.07.2010 09:38:27

SDE "Yeni Rusya" Çalışması Yayınladı...
07.07.2010 11:11:11

"Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi" 10-12 Aralık 2010 tarihinde gerçekleştirilecektir...
28.06.2010 16:15:43


<Temmuz 2010>
PtSaÇaPeCuCtPz
2829301234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930311
2345678

Anayasa Paketinin oylanacağı referandumda ne yönde oy kullanırsınız?

Evet
Hayır


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya