ENGLISH
30.07.2010
29.01.2010 15:37


Büyükelçi (E) Nüzhet Kandemir
SDE Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
nkandemir@sde.org.tr
CV

Afganistan’da Uluslararası Düzeyde Barış Arayışları

Başkan Obama’nın ve Avrupa’daki dost ve müttefiklerinin, Afganistan’daki uluslararası güce katkı sağlamak üzere, ilave muharip asker gönderme kararının uygulama aşamasına gelmesini izleyen günlerde, bu ülkedeki savaş durumunun barışa dönüştürülmesi çabalarında, uluslararası bir hareketlilik kendini göstermektedir.

Önce, Türkiye’nin öncülüğünde, 25-26 Ocak tarihlerinde, Afganistan ve Pakistan cumhurbaşkanları ile İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı, Çin ve İngiltere dışişleri bakanları yanında, ABD, Tacikistan, Kırgızistan, Birleşik Arap Emirlikleri’nden dışişleri ya da devlet bakanlarının katıldığı İstanbul Konferansı’nı, 60’dan fazla ülke temsilcisinin katılımı ile 28 Ocak tarihindeki, Londra Konferansı izlemiştir.

İstanbul Konferansı sonuç bildirgesinde “sorunlara karşı ortak, kararlı ve eşgüdüm içinde hareket edilmesi gerektiğinin altı çizildikten sonra, iş sahası yaratılması ve altyapı geliştirilmesi alanlarında projeler hazırlanması için uzmanların ortak çalışma yapmak üzere görevlendirileceği” vurgulanmıştır. Konferansta ayrıca istihbarat, terörle mücadele, eğitim ve ekonomi konularının ele alındığı anlaşılmaktadır.

Londra Konferansı’nda Taliban güçleri ile mücadele, ön planda ele alınan konu olmuştur. Afganistan’da sayıları 130 bin’in üzerine çıkan uluslararası gücün de yaratacağı baskıdan yararlanılarak, Taliban saflarında bilfiil mücadele eden ya da destekleyen alt katmanlardaki kişilerin topluma kazandırılabilmesi için, bu kişilere sağlanacak iş ve aş imkânları karşılığında kullanılmak üzere, gerekli olacak fonların sağlanabilmesi için çaba sarf edilmiştir. Konferans sonunda 140 milyon dolar kadar bir meblağın hemen sağlanabileceği ondan sonra gerekecek fonlar için ABD, İngiltere, Almanya ve Japonya’nın başını çekecekleri ülkeler grubundan ilave katkı bekleneceği ortaya çıkmaktadır.

Taliban saflarında yer alan kişilerin geri kazanılması hususundaki asıl talep, Hamid Karzai’den gelmiştir. Karzai, İstanbul toplantısı sırasında konuyu en geniş şekilde masaya yatırmış ve Londra Konferansı’nda da başlıca gündem maddesi olarak benimsenmesini sağlamıştır. Yapılması düşünülen, çok fakir ve işsiz oldukları bilinen bu kişilere öncelikle iş imkânı yaratmaktır. Bazı çevrelerdeki beklentilerin aksine, toplanacak paraların Hükümet’e ya da bireylere dağıtılması bahis konusu olmayacaktır. Bu paraların kullanımında da belirleyici koordinatör rolünü, NATO’nun önerisi uyarınca, Kabil’deki İngiltere Büyükelçisi Mark Sedwill oynayacaktır.

Taliban saflarında lider grubunun altındaki Afganlıların yüzde 40’ı, ülkedeki yabancı güçlerin karşısında olup sonuna kadar çarpışarak mücadele etmek azmiyle hareket etmektedir. Bunlardan yüzde 60’ı ise ülkedeki yabancı güçlerin, en uygunsuz saatlerde evlerine zorla girerek, kadın, erkek, çocuk ayırımı yapmadan, katı bir polis rejimi uygulamaları ve sivil asker ayırımına da özen göstermeden, pek çok sivili öldürmelerinden dolayı müşteki olan ve bu yüzden, duydukları düşmanlığın doğal bir sonucu şeklinde, Taliban saflarına katılan insanlardır. Zaten fakir ve işsiz olan bu kişilerin başka da bir tercih olanağı yoktur. İşte bu yüzde 60’lık zümreden büyük bir bölümünün, kendilerine yaratılacak yeni iş ve çalışma imkânları sonucu Taliban saflarından ayrılmasını sağlamak olası gözükmektedir.

Taliban’ın lider konumundaki üst düzey kişilerinden büyük bir bölümü, bugün, Pakistan topraklarına yerleşmiş ve orada yaşamlarını sürdürmektedir. Pakistan’ın, geçmiş yıllarda, ABD ile birlikte, Afganistan’daki Taliban yönetimine destek verdiği ve çıkar birliği içinde bulunduğu, daha sonraki yıllarda ise, Amerika’nın siyaset değişikliği ve baskıları sonucu, Taliban liderleri ile araları bozulmuş olsa bile, yine de bu kişilerle diyalog kanallarının mevcut olduğu bilinen bir gerçektir.

Şimdi Pakistan, Londra Konferansı sonrası, Afgan Yönetimi ile Taliban lider kadrosu arasında bir arabuluculuk rolü oynayabileceği mesajlarını vermektedir. Ancak ortaya çıkan olaylar dolayısıyla Taliban liderleri arasında Pakistan’a yönelik bir güvensizlik olgusu ister istemez güçlenmiştir. Ayrıca Pakistanlı savaşçıların bu tutuma karşı gösterecekleri tepkiler de bilinmeyenler arasındadır. Kaldı ki, sonradan düşman olan eski dostların, Amerika gibi, onlar için büyük düşmanla birlik olup kendilerine dost eli uzatmasından hangi ölçüde memnuniyet duyacakları da büyük bir soru işaretidir.

Yukarıda belirtilen şekilde, Taliban ile birlikte hareket eden halkın alt katmanlarında bazı başarılar elde edilebilse dahi, beyinleri yabancı düşmanlığı ile yıkanmış kişiler arasında ve lider kadrolarında, işgalci olarak gördükleri güçlerin mensup oldukları ülkelerden gelecek önerilerin kabul edilmesi şansı çok zayıf görülmektedir.

Amerika açısından bakıldığında, Usame Bin Ladin’i yıllarca bağrında barındıran ve elleri yüzlerce Amerikalının kanına bulaşmış kişilerle, özellikle de Molla Muhammed Ömer gibi liderlerle bir uyuşma zemini yaratmak ve bunu içine sindirmek olasılığı da zayıftır.
NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen’in, Taliban savaşçılarının silah bırakmalarından ve zaten zorlukla sağlanabilen, NATO üyesi ülkelere mensup askerlerin bir an önce geri çekilebilmesinden gayrı endişesi bulunmadığı düşünüldüğünde, bu zatın herhangi bir uzlaşı girişimini memnuniyetle karşılamasını doğal saymak gerekir.

Londra Konferansı’nın, önemli sayılabilecek bir sonucu da, Hamid Karzai’nin ülkesindeki yolsuzluklarla mücadele konusunda uluslararası toplum önünde geri adım atmasının zor olacağı taahhütlerde bulunmak durumunda kalmış olmasıdır. Karzai, bu alanda alacağı önlemlerin bir dökümünü de yazılı olarak sunmuştur. Ancak bunu yaparken, Afgan güvenlik güçlerinin önümüzdeki 15 yıl süreyle yabancı desteğine muhtaç olacakları mesajı üzerinde özellikle ısrar etmiştir.

Karzai’nin, keza, yukarıda da belirtildiği şekilde, Taliban lider kadrosunun ve güçlerinin topluma kazandırılmasına ilişkin önerilerinden, özellikle lider kadrosuna ilişkin olanları, NATO ve ABD çevrelerinde büyük bir ihtiyat ve kuşkuyla karşılanmaktadır. Bölge ülkelerinin ise Karzai’nin bu düşüncesine destek verdikleri görülmüştür. Şimdi Karzai’den beklenen, önerdiği uzlaşı ve yeniden bütünleşme stratejisinin ayrıntıları ile buna ilişkin kurmayı tasarladığı yapı ve hangi liderleri bu kapsamda gördüğü konularında inandırıcı bilgiler vermesidir.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon da bu alanda aktif bir rol oynadığı görüntüsünü yaratmaya gayret etmekte olup, yakında Kabil’deki BM Operasyonlarının Başkanlığı görevinden ayrılacak olan Kai Eide’nin yerine, İsveç ve İtalyan çifte vatandaşı Steffan de Mistura’yı yeni Afganistan Özel Temsilcisi olarak atamıştır.Londra Konferansı Sonuç Bildirgesi ve orada varılan kararlara ilişkin ayrı bir değerlendirme SDE Araştırmacıları tarafından hazırlanarak sunulacaktır.

(Büyükelçi (E) Nüzhet KANDEMİR)


YAZARIN TÜM YAZILARI
Ortadoğu Barış Sürecini Canlandırma Çabaları Nereye Varır? - 29 Temmuz 2010 Perşembe 14:34
İran’a Ek Yaptırımlar Etkili Olmaya mı Başladı? - 27 Temmuz 2010 Salı 15:13
“Batı”nın PKK Elebaşına Uyumlu Beklentileri - 20 Temmuz 2010 Salı 16:21
Kafkasya’daki Rus-Amerikan Güç Gösterisi Sonuç Verir mi? - 02 Temmuz 2010 Cuma 14:42
Kafkasya Sahasında Rus-Amerikan Karşılaşması… - 01 Temmuz 2010 Perşembe 14:42
Komuta Kademesindeki Değişim ABD’nin Afganistan Siyasetini Etkiler mi? - 24 Haziran 2010 Perşembe 14:07
İran’a Yaptırımlar Amaca Hizmet Eder Mi? - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:13
Kırgızistan: Demokrasi Arayışı Kaosa Dönüşür mü? - 17 Haziran 2010 Perşembe 12:52
Gazze Ablukası ve Göz Boyamaya Yönelik Çabalar - 15 Haziran 2010 Salı 15:49
BM Güvenlik Konseyi’nde Türkiye’nin “Hayır” Oyunun Nedenleri, Sonuçları - 11 Haziran 2010 Cuma 15:06
Gazze Ablukası Kime Kazanç Sağlar? - 03 Haziran 2010 Perşembe 14:17
İsrail Kendine İyilik Yapmıyor - 01 Haziran 2010 Salı 15:06
İsrail Askerinin Yardım Gemisine Düzenledikleri Operasyona İlişkin Yorum - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 12:59
Erdoğan-Lula Diplomasisi Obama Engeline mi Takılıyor? - 28 Mayıs 2010 Cuma 17:31
Barış ve Dostluk Siyasetinden En Başta İsrail Kazançlı Çıkar - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:14
İran Nükleer Alandaki Baskılara Boyun Eğer mi? - 24 Mayıs 2010 Pazartesi 16:27
İran’ın Nükleer Programı ve Üçlü Ortak Deklarasyon - 18 Mayıs 2010 Salı 16:27
İran’daki Gelişimin Güvenlik Politikası Boyutları - 17 Mayıs 2010 Pazartesi 14:11
ABD’nin Yeni Afgan Stratejisi Yürüyor mu, Sürünüyor mu? - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 11:37
Nükleer Konuların Uluslararası Politikaya Yansımaları - 08 Mayıs 2010 Cumartesi 17:05
Irak’da Sular Ne Zaman Durulacak? - 29 Nisan 2010 Perşembe 12:19
Türkiye’ye Ders Verenlerin Çelişkileri - 28 Nisan 2010 Çarşamba 15:36
Türkiye – Ermenistan İlişkileri: Normalleşme Nereye Kadar? - 25 Nisan 2010 Pazar 17:07
Afganistan’ın Geleceği ve Bölgesel Etkileri - 20 Nisan 2010 Salı 13:51
Irak’ta Demokrasiye Geçiş ve Seçim Sonrası - 20 Nisan 2010 Salı 13:49
İran’ın Nükleer Programı ve Güvenlik Politikasına Etkileri - 19 Nisan 2010 Pazartesi 20:37
Irak’da İktidar Olma Mücadelesi Kızışarak Sürüyor - 16 Nisan 2010 Cuma 10:19
“Nükleer Güvenlik Zirvesi” Ne Ölçüde Başarılı? - 14 Nisan 2010 Çarşamba 17:50
Irak’da Demokrasi Uygulamaları ve Terör - 07 Nisan 2010 Çarşamba 16:55
Nükleer Silahların Süper Güç Dengelerine Etkisi - 05 Nisan 2010 Pazartesi 17:43
ABD’nin İran’a Baskıyı Artırma Girişimleri - 05 Nisan 2010 Pazartesi 09:43
Gün Işığına Çıkan Obama-Karzai Uyuşmazlığı - 02 Nisan 2010 Cuma 16:34
Irak: Demokrasiye Alışma Sancıları mı? - 18 Mart 2010 Perşembe 16:26
ABD-İsrail Fikir Uyuşmazlığı Derinleşir mi? - 17 Mart 2010 Çarşamba 15:49
Sözde Ermeni Soykırım Tasarısı - 13 Mart 2010 Cumartesi 11:36
Orta Doğu Barış Süreci Canlanır mı? - 09 Mart 2010 Salı 16:51
Afganistan Bağlamında Riyakar Oyunlar - 03 Mart 2010 Çarşamba 17:11
ABD’nin Uluslararası Sorunlar Gündeminde Güney Amerika - 01 Mart 2010 Pazartesi 17:25
Ortadoğu: Sorunlara Çözüm Arayışı ve Türkiye’nin “Kolaylaştırıcılık Rolü” - 19 Şubat 2010 Cuma 16:06
Asya – Avrupa Ekseninde Çözüm Bekleyen Sorunlar Dizesi - 17 Şubat 2010 Çarşamba 11:37
Ermenistan Neyin Peşinde: Ulusal Menfaat mi? Türkiye’den İntikam mı? - 15 Şubat 2010 Pazartesi 16:00
İran – ABD Uyuşmazlığı Tırmanma Gösteriyor - 13 Şubat 2010 Cumartesi 14:20
İran ve İsrail: Abartılı Tutumlar Bölgeyi ve Dünyayı Zora Sokar - 10 Şubat 2010 Çarşamba 18:29
Çeşitli Arenalarda Süperlerin Mücadelesi - 08 Şubat 2010 Pazartesi 15:13
İran Üzerindeki Baskılar Artıyor - 06 Şubat 2010 Cumartesi 13:45
Türk Dış Politikasına İlişkin Bir Yorum - 05 Şubat 2010 Cuma 17:17
Afganistan: Bombalar ve Zeytin Dalları Havada Uçuşuyor - 30 Ocak 2010 Cumartesi 14:46
Afganistan’da Uluslararası Düzeyde Barış Arayışları - 29 Ocak 2010 Cuma 15:37
Başkan Obama Amerikan Halkına Seslendi - 28 Ocak 2010 Perşembe 15:15
Amerika’nın Irak’da Sorun Azaltma Çabaları - 27 Ocak 2010 Çarşamba 15:56
Seçmenlerin Kırılgan Desteği - 27 Ocak 2010 Çarşamba 09:36
Barack Obama’nın Yönetimdeki İlk Yılı… - 22 Ocak 2010 Cuma 11:10
Terörle Mücadelede Zorluklar Sürüyor - 20 Ocak 2010 Çarşamba 10:29
Türkiye-İsrail İlişkilerinde Kriz Ortamının Perde Arkası - 20 Ocak 2010 Çarşamba 10:14
Amerikan dış politikasında yeni yönelimler - 15 Ocak 2010 Cuma 17:28
İki Süper Güç Uzlaşabilir Mi? - 14 Ocak 2010 Perşembe 18:54
ABD – İran İlişkilerindeki Pürüzlü Konular Tazeliğini koruyor - 11 Ocak 2010 Pazartesi 18:23
Uluslararası Arenada Sorunların Çözümü Zorlaşıyor - 07 Ocak 2010 Perşembe 17:57
Terör, ABD ve Dünyaya Tehdidini Sürdürüyor - 07 Ocak 2010 Perşembe 17:53
ABD’nin Terörle Mücadelesinde Yeni Cepheler mi Oluşuyor? - 04 Ocak 2010 Pazartesi 17:04
Obama Başlıca Dış Politika Konularında Yavaş da Olsa İlerliyor… - 22 Aralık 2009 Salı 12:46


SDE, “Türkiye’de İletişimin Denetlenmesi” analizi yayınlandı...
19.07.2010 11:06:02

SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay’ın yeni kitabı “Korku ve İktidar” kitapçılarda...
09.07.2010 09:38:27

SDE "Yeni Rusya" Çalışması Yayınladı...
07.07.2010 11:11:11

"Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi" 10-12 Aralık 2010 tarihinde gerçekleştirilecektir...
28.06.2010 16:15:43


<Temmuz 2010>
PtSaÇaPeCuCtPz
2829301234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930311
2345678

Anayasa Paketinin oylanacağı referandumda ne yönde oy kullanırsınız?

Evet
Hayır


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya