ENGLISH
30.07.2010
28.01.2010 15:15


Büyükelçi (E) Nüzhet Kandemir
SDE Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
nkandemir@sde.org.tr
CV

Başkan Obama Amerikan Halkına Seslendi

Amerikan Anayasasının bir gereği olarak, ABD başkanlarının, ülkenin durumunu anlatmak üzere, Kongre’nin her iki kanadındaki temsilciler önünde, 220 yıldan bu yana yaptıkları “Birliğin Durumu” (State of The Union) konuşmasını Başkan Obama, iktidardaki birinci yılının sonunda, 27 Ocak akşamı gerçekleştirmiştir.

Obama, bu konuşmasında iç ve dış politikaya ilişkin konuları ele aldıktan sonra, bundan böyle dikkatinin odak noktasını “ekonomi ve işsizlikle mücadele” konularının oluşturacağı mesajını da, bu vesile ile, vermiş bulunmaktadır. Obama, iktidarda bulunduğu bir yıl içinde, seçim öncesi verdiği “değişim”e ilişkin sözlerini, içeride ve dışarıda, tutabilmenin telaşı ve acelesi içinde bir görüntü sergilemiştir. Gerçekten, Başkan Obama, son bir yıl içinde, iç politikada getirisi olabilecek popülist kararlar almak yerine, ülkedeki şartların gerekleri doğrultusunda ve daha çok orta sınıf halkı gözetir tarzda, riskli kararlar alıp, uygulama yoluna gitmiştir. Kuşkusuz, Obama’nın bu tutumu, muhaliflerinin eline insafsızca aleyhinde kullandıkları kozlar vermiş ve,yaptıkları muhalefet sonucu, bir yandan Obama’nın kamuoyu yoklamalarındaki reytingi yüzde 50’lere kadar düşerken diğer yandan, Massachussets   gibi, Demokratların kalesi olarak bilinen bir Eyalette, Senatör Edward Kennedy’in ölümü ile boşalan bir sandalyeyi Partisinin Cumhuriyetçilere kapturması sonucunu da beraberinde getirmiştir.

Çarşamba akşamı, bu durumun bilincinde olarak, Kongre kürsüsüne çıkan Obama, konuşmasında, öncelikle, iktidarı aldığı zaman ülkenin içinde bulunduğu durumu anlatmaya çalışmıştır. O tarihte, ülkenin, iki ayrı cephede savaş verdiğinin ve ekonominin vahim bir resesyonun içinde bulunduğunun altını çizmiş; finans sisteminin iflasın eşiğinde olduğunu ve Hükümetin büyük bir borç batağına düştüğünü hatırlatmıştır. Obama, bu durum karşısında derhal sorunların üzerine gittiğini ve fırtınanın en kötü bölümünün bugün artık geçtiğini söylemiştir.

Fırtınanın kötü bölümünün geçmiş olmasına rağmen, geride bıraktığı tahribatın süregittiğini de hatırlatan Obama, halkta tedirginlikler mevcut olduğunu ancak, bu tedirginliklerin yeni sayılamayacağını, kendisinin ve ailesinin bu ortamların içinden geldiğini ve bu tedirginliğe bizzat şahit olduğunu ifade etmiştir. Obama’ya göre, yaşamını sürdürebilmek yolunda sıkıntılar çeken halk tabakaları için, iktidara gelmeden önce söz verdiği değişimin yeterli sür’atle gelmemiş olabileceğini ve bunlardan bir bölümünün düş kırıklığı içinde ve hatta kendisine kızgın da olabileceklerini kabul etmiştir.

Ancak sözlerinin burasında, Demokrasi ile yönetilen tüm ülke halkları açısından doğru olan bir noktaya değinmiş ve, Amerikan halkının “partizanlıktan ve bağırıp çağırmadan yorgun düştüğünü” vurgulamıştır. Başkan Obama, ekonomiden bahsederken, zorlukların üstesinden gelebilmek amacıyla gerekli olan ne ise onları yapmayı sürdüreceği ve işsizlikle mücadele edeceği sözünü vermiştir.

Obama, bu arada, batmak üzere olan bankaları kurtarma operasyonunun, bu iş için sarfedilen paralarla bugün başarıya ulaştığına işaretle, Amerikan vergi mükelleflerinin cebinden çıkan bu paraların büyük bölümünün geri alındığını, geri kalan bölümünün de alınabilmesi için en büyük bankalara bir geri ödeme sistemini getirmek istediğini söylemiş ancak bu önlemin, Wall Street tarafından olumlu karşılanmadığının bilincinde olduğunu da sözlerine eklemiştir. Başkan Obama, gayet haklı olarak, kurtarılan bankalar “şayet çok büyük ikramiyeler dağıtabilmek durumuna girmişlerse, Amerikan vergi mükelleflerine de, mütavazi bir ücret ödemeyi kaldırabilirler” şeklinde konuşmuştur.

“Çalışan ailelere ve KOBİ’lere olduğu kadar, ilk kez ev satın alacaklara; çocuk okutanlara; koleje gidenlere vergi indirimleri getirdik. Böylece küçük boy iş yerlerinin çalışmalarını sürdürmelerini ve daha fazla istihdamı sağladık. Gelir vergilerine 1 cent’lik dahi ilave yapmadık” diyen Obama, özetle aşağıdaki konulara değinmiştir:

“Düzenleme ve kurtarma kanunumuz, büyük felaketleri önleyici bir rol oynamıştır.
“Resesyonun ikinci yılında ekonomi tekrar büyümeye başlamıştır.
“Ülkede iş yarıtıcı mekanizma daima iş çevrelerinin eseridir. Bu çevreleri ve daha fazla istihdamda bulunmalarını desteklemeyi sürdüreceğiz.
 
Wall Street’teki bankalar her ne kadar kredi vermeye başlamışlarsa da, onlar bu kredileri büyük şirketlere yönlendirmektedir. Ancak, bu arada, ülke genelindeki KOBİ’lerin finansman ihtiyaçları tam olarak karşılanamamaktadır. Şimdi sizlere bazı öneriler getiriyorum:
 
a)    Wall Street bankalarının devlete geri ödedikleri 30 milyar doları, çalışma hayatlarını sürdürebilmelerini sağlamak amacıyla, küçük boy halk bankalarına vererek onların KOBİ’lere kredi açmalarını sağlayalım;
b)    1 milyondan fazla KOBİ’ye, işçi almaları ya da mevcut işçilerin ücretlerini artırmaları için vergi kolaylığı sağlayalım;
c)    Yatırım yapacak KOBİ’lerin sermaya kazanç vergilerini kaldıralım.
d)    Büyük ya da küçük olsun, işletmelerin yeni fabrika ve ekipmanları için yapacakları yatırımlara teşvikler getirelim;
e)    Kongre’nin önünde bulunan İş Kanunu’nı daha fazla gecikmeden sonuçlandıralım.
 
“Bu adımların son iki yılda kaybettiğimiz yedi milyon işin telafisine yetmeyeceğini bilmekle beraber uzun vadeli bir tam istihdam ve ekonomik büyüme istikametinde gidiş için yararlı olacağına ve sıkıntıda kalan ailelerin sorunlarını çözmek hususunda katkıda bulunacağına inanıyorum.
 
“Önlemler almak hususunda artık beklemeye tahammülümüz ve lüksümüz kalmamıştır.
 
“Finans sektöründeki reformlar bankaları cezalandırmak değil, ekonomiyi korumak üzere yapılmaktadır.
 
“Finans kurumlarının, onlara emanet ettiğimiz mevduattan da yararlanarak, bütün ekonomiyi tehdit edecek riskler almasının önüne geçilmelidir.
 
“Finans sektöründeki reformları öldürebilmek için lobicilerin faaliyet gösterdiklerini biliyorum.Ancak, Finansal Reform Kanunu gerçek reformlar içermezse bunu sizlere iade edeceğimi de buradan açıklıyorum.”
 
Başkan Obama’nın, iç ve dış siyaset alanlarında çeşitli uyarı ve talepleri ile süren konuşması sırasında, kendisini şimdiye kadar fazla yumuşak davranmakla suçlayanları mahcup edebilecek biçimde, sertleşen bir vücut lisanı kullandığı da dikkatlerden kaçmamıştır. Ancak, ne olursa olsun, söylediklerinin, bugünkü zor şartlarda, hem kendi ülkesi hem de diğer demokratik rejime sahip ülkeler açısından gerçekleri yansıtır bir önem taşıdığını inkar etmek olası değildir.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Ortadoğu Barış Sürecini Canlandırma Çabaları Nereye Varır? - 29 Temmuz 2010 Perşembe 14:34
İran’a Ek Yaptırımlar Etkili Olmaya mı Başladı? - 27 Temmuz 2010 Salı 15:13
“Batı”nın PKK Elebaşına Uyumlu Beklentileri - 20 Temmuz 2010 Salı 16:21
Kafkasya’daki Rus-Amerikan Güç Gösterisi Sonuç Verir mi? - 02 Temmuz 2010 Cuma 14:42
Kafkasya Sahasında Rus-Amerikan Karşılaşması… - 01 Temmuz 2010 Perşembe 14:42
Komuta Kademesindeki Değişim ABD’nin Afganistan Siyasetini Etkiler mi? - 24 Haziran 2010 Perşembe 14:07
İran’a Yaptırımlar Amaca Hizmet Eder Mi? - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:13
Kırgızistan: Demokrasi Arayışı Kaosa Dönüşür mü? - 17 Haziran 2010 Perşembe 12:52
Gazze Ablukası ve Göz Boyamaya Yönelik Çabalar - 15 Haziran 2010 Salı 15:49
BM Güvenlik Konseyi’nde Türkiye’nin “Hayır” Oyunun Nedenleri, Sonuçları - 11 Haziran 2010 Cuma 15:06
Gazze Ablukası Kime Kazanç Sağlar? - 03 Haziran 2010 Perşembe 14:17
İsrail Kendine İyilik Yapmıyor - 01 Haziran 2010 Salı 15:06
İsrail Askerinin Yardım Gemisine Düzenledikleri Operasyona İlişkin Yorum - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 12:59
Erdoğan-Lula Diplomasisi Obama Engeline mi Takılıyor? - 28 Mayıs 2010 Cuma 17:31
Barış ve Dostluk Siyasetinden En Başta İsrail Kazançlı Çıkar - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:14
İran Nükleer Alandaki Baskılara Boyun Eğer mi? - 24 Mayıs 2010 Pazartesi 16:27
İran’ın Nükleer Programı ve Üçlü Ortak Deklarasyon - 18 Mayıs 2010 Salı 16:27
İran’daki Gelişimin Güvenlik Politikası Boyutları - 17 Mayıs 2010 Pazartesi 14:11
ABD’nin Yeni Afgan Stratejisi Yürüyor mu, Sürünüyor mu? - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 11:37
Nükleer Konuların Uluslararası Politikaya Yansımaları - 08 Mayıs 2010 Cumartesi 17:05
Irak’da Sular Ne Zaman Durulacak? - 29 Nisan 2010 Perşembe 12:19
Türkiye’ye Ders Verenlerin Çelişkileri - 28 Nisan 2010 Çarşamba 15:36
Türkiye – Ermenistan İlişkileri: Normalleşme Nereye Kadar? - 25 Nisan 2010 Pazar 17:07
Afganistan’ın Geleceği ve Bölgesel Etkileri - 20 Nisan 2010 Salı 13:51
Irak’ta Demokrasiye Geçiş ve Seçim Sonrası - 20 Nisan 2010 Salı 13:49
İran’ın Nükleer Programı ve Güvenlik Politikasına Etkileri - 19 Nisan 2010 Pazartesi 20:37
Irak’da İktidar Olma Mücadelesi Kızışarak Sürüyor - 16 Nisan 2010 Cuma 10:19
“Nükleer Güvenlik Zirvesi” Ne Ölçüde Başarılı? - 14 Nisan 2010 Çarşamba 17:50
Irak’da Demokrasi Uygulamaları ve Terör - 07 Nisan 2010 Çarşamba 16:55
Nükleer Silahların Süper Güç Dengelerine Etkisi - 05 Nisan 2010 Pazartesi 17:43
ABD’nin İran’a Baskıyı Artırma Girişimleri - 05 Nisan 2010 Pazartesi 09:43
Gün Işığına Çıkan Obama-Karzai Uyuşmazlığı - 02 Nisan 2010 Cuma 16:34
Irak: Demokrasiye Alışma Sancıları mı? - 18 Mart 2010 Perşembe 16:26
ABD-İsrail Fikir Uyuşmazlığı Derinleşir mi? - 17 Mart 2010 Çarşamba 15:49
Sözde Ermeni Soykırım Tasarısı - 13 Mart 2010 Cumartesi 11:36
Orta Doğu Barış Süreci Canlanır mı? - 09 Mart 2010 Salı 16:51
Afganistan Bağlamında Riyakar Oyunlar - 03 Mart 2010 Çarşamba 17:11
ABD’nin Uluslararası Sorunlar Gündeminde Güney Amerika - 01 Mart 2010 Pazartesi 17:25
Ortadoğu: Sorunlara Çözüm Arayışı ve Türkiye’nin “Kolaylaştırıcılık Rolü” - 19 Şubat 2010 Cuma 16:06
Asya – Avrupa Ekseninde Çözüm Bekleyen Sorunlar Dizesi - 17 Şubat 2010 Çarşamba 11:37
Ermenistan Neyin Peşinde: Ulusal Menfaat mi? Türkiye’den İntikam mı? - 15 Şubat 2010 Pazartesi 16:00
İran – ABD Uyuşmazlığı Tırmanma Gösteriyor - 13 Şubat 2010 Cumartesi 14:20
İran ve İsrail: Abartılı Tutumlar Bölgeyi ve Dünyayı Zora Sokar - 10 Şubat 2010 Çarşamba 18:29
Çeşitli Arenalarda Süperlerin Mücadelesi - 08 Şubat 2010 Pazartesi 15:13
İran Üzerindeki Baskılar Artıyor - 06 Şubat 2010 Cumartesi 13:45
Türk Dış Politikasına İlişkin Bir Yorum - 05 Şubat 2010 Cuma 17:17
Afganistan: Bombalar ve Zeytin Dalları Havada Uçuşuyor - 30 Ocak 2010 Cumartesi 14:46
Afganistan’da Uluslararası Düzeyde Barış Arayışları - 29 Ocak 2010 Cuma 15:37
Başkan Obama Amerikan Halkına Seslendi - 28 Ocak 2010 Perşembe 15:15
Amerika’nın Irak’da Sorun Azaltma Çabaları - 27 Ocak 2010 Çarşamba 15:56
Seçmenlerin Kırılgan Desteği - 27 Ocak 2010 Çarşamba 09:36
Barack Obama’nın Yönetimdeki İlk Yılı… - 22 Ocak 2010 Cuma 11:10
Terörle Mücadelede Zorluklar Sürüyor - 20 Ocak 2010 Çarşamba 10:29
Türkiye-İsrail İlişkilerinde Kriz Ortamının Perde Arkası - 20 Ocak 2010 Çarşamba 10:14
Amerikan dış politikasında yeni yönelimler - 15 Ocak 2010 Cuma 17:28
İki Süper Güç Uzlaşabilir Mi? - 14 Ocak 2010 Perşembe 18:54
ABD – İran İlişkilerindeki Pürüzlü Konular Tazeliğini koruyor - 11 Ocak 2010 Pazartesi 18:23
Uluslararası Arenada Sorunların Çözümü Zorlaşıyor - 07 Ocak 2010 Perşembe 17:57
Terör, ABD ve Dünyaya Tehdidini Sürdürüyor - 07 Ocak 2010 Perşembe 17:53
ABD’nin Terörle Mücadelesinde Yeni Cepheler mi Oluşuyor? - 04 Ocak 2010 Pazartesi 17:04
Obama Başlıca Dış Politika Konularında Yavaş da Olsa İlerliyor… - 22 Aralık 2009 Salı 12:46


SDE, “Türkiye’de İletişimin Denetlenmesi” analizi yayınlandı...
19.07.2010 11:06:02

SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay’ın yeni kitabı “Korku ve İktidar” kitapçılarda...
09.07.2010 09:38:27

SDE "Yeni Rusya" Çalışması Yayınladı...
07.07.2010 11:11:11

"Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi" 10-12 Aralık 2010 tarihinde gerçekleştirilecektir...
28.06.2010 16:15:43


<Temmuz 2010>
PtSaÇaPeCuCtPz
2829301234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930311
2345678

Anayasa Paketinin oylanacağı referandumda ne yönde oy kullanırsınız?

Evet
Hayır


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya