ENGLISH
30.07.2010
22.01.2010 11:10


Büyükelçi (E) Nüzhet Kandemir
SDE Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
nkandemir@sde.org.tr
CV

Barack Obama’nın Yönetimdeki İlk Yılı…

Başkan Obama, iktidarının ilk yılında karşılaştığı tüm zorluklara rağmen, yine de verdiği sözleri tutabilmenin samimi çabası içinde olmuştur. ABD Başkanı’nın, yönetimini sürdüreceği önümüzdeki yıllarda, ulusal ve uluslararası düzeydeki zorlukların azalmadan sürmesini öngörmek gerekir.

Başkan Obama, 2008’deki seçim kampanyası sırasında, ‘Değişim’ adı altında, Amerikan halkına verdiği sözleri tutabilmek için, iktidarda bulunduğu bir yıl süresince, büyük çaba harcamıştır.

Obama’nın bu çabalarını samimiyetsiz ve tümüyle başarısız oldukları şeklinde tanımlamak, hem haksızlık hem de gerçekleri görmekten kaçmak olur. Her şeyin başında, kaydetmek gerekir ki, Obama’nın önünde bir yıldan çok daha uzun bir süre vardır ve bir siyah Afrikalı siyasetçinin, tarihte ilk kez elde ettiği başkanlık mevkiine gelmesini içlerine sindiremeyenlerin gösterdikleri aşırı muhalefet yanında, miras olarak kollarında bulduğu sorunların boyutu dikkate alındığında, yine de, Obama’nın geçtiğimiz bir yıl içinde yaptıklarını takdirle karşılamak gerekir.

Afganistan’dan başlamak suretiyle, İran, Irak, Suriye, Lübnan, Filistin ve İsrail hattında çözüm bekleyen sayısız sorunlar, geçmiş on yılların ağır bir tortusunu taşımaktadır. Geçmiş yıllar boyunca çözüme kavuşturulamamış bu sorunları, büyük vaadler vererek ulusal ve uluslararası düzeyde olağanüstü beklentiler yaratan bir Başkanın, elinde sihirli değnek de olmadığına göre, herhalde 12 ay içinde çözüme kavuşturması beklenemezdi. Kendisinden, samimiyet ve inandırıcılığından ödün vermeksizin, tüm bu sorunların üzerine gitmesini beklemek en gerçekçi yol olurdu. Demokratik ortamda, üstün beceri ve karaktere sahip olsa dahi, bir siyasetçiden beklenmesi gereken sadece budur.

Obama, Afganistan’a 30 bin ilave asker gönderme kararını almadan önce, konuyu tüm ayrıntıları ile inceleyip tartmıştır. Terörle mücadele amacıyla Afganistan’da başlatılanların büyük bir yenilgi ile bitmesinin, sadece ABD değil, fakat onunla birlikte hareket eden hür dünya ülkeleri açısından da telafisi mümkün olmayacak sonuçları beraberinde getireceğini görmek gerekir. Başkan Obama, 30.000 ilave Amerikan askerini gönderme kararını, hiç de istemeyerek, ancak ülkesinin uzun vadeli çıkarlarını düşünen bir devlet adamı olabilmek adına, tüm siyasi risklerine rağmen, almıştır ve doğru yapmıştır. Terörist unsurların Pakistan’a da sirayet eden ve bu ülkeyi ekonomik ve siyasi açılardan fevkalade zora sokan eylemleri ile mücadelede yine ABD başı çekmek zorunda bırakılmıştır.

İran’ın nükleer alandaki çalışmalarını, nükleer silah yapımına kaydırması olasılığı, sadece ABD’yi değil ve fakat nükleer silahların yayılmasına karşı olan tüm ülkeleri endişeye sevk edecek bir olgudur.

Irak’ta, bir önceki yönetimin başlattığı ve bitiremeden devrettiği, hiç de iç açıcı olmayan tabloyu, Amerikan halkının arzuları doğrultusunda gözden geçirebilmek ve bu ülkeye çok yanlış bir kararla silahlı müdahaleyi başlatanların gönderdikleri askerleri Temmuz 2011 tarihine kadar geri çekme kararı da, keza, ülkesi açısından çok da fazla eleştirilemez.

Filistin ile İsrail arasında, bunca yıldır sonuçlandırılamayan barış sürecini canlandırabilmek amacıyla yaptığı girişimler de cesaret ve siyasi risk almayı gerektiren türdendir. Nitekim bugünkü İsrail Yönetimi ile Obama Yönetimi arasında bu alanda birbirine karşıt tutumlar ister istemez ortaya çıkmıştır. Bu da dış politikada kendinden öncekilerin fazlaca cesaret edemediği ve iç politikada risk taşıyıcı faktörler arasında sayılmak gerekir.

Başkan Obama’nın dış politikada çözüme kavuşturmak zorunda olduğu sorunlar dizisi, Ortadoğu’nun sınırlarını aşar şekilde, çok daha uzak bölgelerden söz etmeyi de zorunlu kılmaktadır. Bunlar arasında Asya-Pasifik, Güney Amerika, Afrika, Avrupa ve Asya’yı sayabiliriz. Buralardaki sorunların muhasebesi ayrıca yapılmalıdır.

İç politikada öteden beri kangren olmuş ve büyük çıkar gruplarının kurdukları, fakir halkı sömürmeye dayanan sistemlerin değiştirilmesine yönelik girişimlerde bulunmuş ve kanun tasarılarını Amerikan Kongresi’ne sunmuştur.

Bunların başında Sağlık Reformu Tasarısı gelir. Bu tasarı ile sağlık sigortası yaptıramayan 30 milyona yakın Amerikalının sigortaya kavuşmalarını sağlamak ve tüm sigortalıların haklarını uzun vadede garanti altına almak amacı yatmaktadır. Kuşkusuz, bu girişim, yukarıda değindiğimiz ve devlet içinde devlet haline gelen çıkar grupları başta olmak üzere, Obama Yönetimi’ne kıyasıya muhalefet yapan Cumhuriyetçi kanadı harekete geçirmiştir. Buna rağmen, Obama girişimini sürdürmüş, kendi arzuladığı ölçüde olmasa bile, önemli reformları içeren metinleri Kongre’nin Temsilciler Meclisi ve Senato kanatlarından geçirmeyi başarmıştır. Her iki kanadın onayladığı tadil edilmiş kanun metinlerinin Kongre Uyuşma Komisyonu’nun önünde bulunduğu bir aşamada, Edward Kennedy’nin ölümünden sonra Senato’da boşalan bir koltuk için Massachusetts eyaletinde yapılan özel seçimleri, Cumhuriyetçilerin adayı Scott Brown kazanmıştır. Kaybedilen bu Massachusetts Senatörlüğü, Obama ve Demokrat Parti açısından büyük bir şok yaratmıştır. Zira, bu özel seçim sonucunda, Demokrat Parti Senato’da önemli kanunların onaylanması için gerekli 60 oya sahipken, bu sayı 59’a düşmüş ve 41 Senatörlüğe kavuşan Cumhuriyetçiler, Sağlık Reformu Kanunu’nun nihai onayı dahil, Obama’nın reformlar listesinde ön sırada bulunan enerji ve küresel ısınma bağlamındaki yaşamsal önem taşıyan kanunların da Senato’dan geçmesini engelleyecek bir sonucu beraberinde getirmiştir.

Yukarıda değinildiği gibi, Başkan Obama’nın tüm beklentilerini karşılayacak içerikte olmasa bile, Kongrenin her iki kanadından geçmiş bulunan Sağlık Reformu Tasarısı da, son aşamada, böylece tehlikeye girmiş bulunmaktadır. Kanunun yeni Massachusetts Senatörü Brown, yemin ederek görevine başlamadan önce süratle geçirilmesini isteyenlere karşın, bu hareketin demokratik çerçevede düşünüldüğünde, seçmenlerin sandıkta ortaya koyduğu iradeye ters düşeceği görüşünü benimseyen Obama’nın yakın çalışma arkadaşları, çeşitli formüller üzerinde görüş oluşturma çabasındadır.

Demokratlar, artık, gayretlerin tek konuya odaklanması yerine, halkın beklentilerine uygun tarzda, öncelikle, iş olanakları yaratılması ve ekonominin düzeltilmesi konularında yoğunlaşması gereğinden söz etmeye başlamışlardır.

Sonuç itibariyle, belki de gerçeklere ters düşen tarzda beklentiler yaratarak bir süper gücün başkanlığı görevini üstlenmiş bulunan Başkan Obama’nın, yönetimdeki ilk yılı içinde karşılaştığı zorlukların, iktidarının ilerleyen yıllarında, giderek yoğunlaşan ölçülerde karşısına çıkacağını söylemek olasıdır.


YAZARIN TÜM YAZILARI
Ortadoğu Barış Sürecini Canlandırma Çabaları Nereye Varır? - 29 Temmuz 2010 Perşembe 14:34
İran’a Ek Yaptırımlar Etkili Olmaya mı Başladı? - 27 Temmuz 2010 Salı 15:13
“Batı”nın PKK Elebaşına Uyumlu Beklentileri - 20 Temmuz 2010 Salı 16:21
Kafkasya’daki Rus-Amerikan Güç Gösterisi Sonuç Verir mi? - 02 Temmuz 2010 Cuma 14:42
Kafkasya Sahasında Rus-Amerikan Karşılaşması… - 01 Temmuz 2010 Perşembe 14:42
Komuta Kademesindeki Değişim ABD’nin Afganistan Siyasetini Etkiler mi? - 24 Haziran 2010 Perşembe 14:07
İran’a Yaptırımlar Amaca Hizmet Eder Mi? - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:13
Kırgızistan: Demokrasi Arayışı Kaosa Dönüşür mü? - 17 Haziran 2010 Perşembe 12:52
Gazze Ablukası ve Göz Boyamaya Yönelik Çabalar - 15 Haziran 2010 Salı 15:49
BM Güvenlik Konseyi’nde Türkiye’nin “Hayır” Oyunun Nedenleri, Sonuçları - 11 Haziran 2010 Cuma 15:06
Gazze Ablukası Kime Kazanç Sağlar? - 03 Haziran 2010 Perşembe 14:17
İsrail Kendine İyilik Yapmıyor - 01 Haziran 2010 Salı 15:06
İsrail Askerinin Yardım Gemisine Düzenledikleri Operasyona İlişkin Yorum - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 12:59
Erdoğan-Lula Diplomasisi Obama Engeline mi Takılıyor? - 28 Mayıs 2010 Cuma 17:31
Barış ve Dostluk Siyasetinden En Başta İsrail Kazançlı Çıkar - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:14
İran Nükleer Alandaki Baskılara Boyun Eğer mi? - 24 Mayıs 2010 Pazartesi 16:27
İran’ın Nükleer Programı ve Üçlü Ortak Deklarasyon - 18 Mayıs 2010 Salı 16:27
İran’daki Gelişimin Güvenlik Politikası Boyutları - 17 Mayıs 2010 Pazartesi 14:11
ABD’nin Yeni Afgan Stratejisi Yürüyor mu, Sürünüyor mu? - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 11:37
Nükleer Konuların Uluslararası Politikaya Yansımaları - 08 Mayıs 2010 Cumartesi 17:05
Irak’da Sular Ne Zaman Durulacak? - 29 Nisan 2010 Perşembe 12:19
Türkiye’ye Ders Verenlerin Çelişkileri - 28 Nisan 2010 Çarşamba 15:36
Türkiye – Ermenistan İlişkileri: Normalleşme Nereye Kadar? - 25 Nisan 2010 Pazar 17:07
Afganistan’ın Geleceği ve Bölgesel Etkileri - 20 Nisan 2010 Salı 13:51
Irak’ta Demokrasiye Geçiş ve Seçim Sonrası - 20 Nisan 2010 Salı 13:49
İran’ın Nükleer Programı ve Güvenlik Politikasına Etkileri - 19 Nisan 2010 Pazartesi 20:37
Irak’da İktidar Olma Mücadelesi Kızışarak Sürüyor - 16 Nisan 2010 Cuma 10:19
“Nükleer Güvenlik Zirvesi” Ne Ölçüde Başarılı? - 14 Nisan 2010 Çarşamba 17:50
Irak’da Demokrasi Uygulamaları ve Terör - 07 Nisan 2010 Çarşamba 16:55
Nükleer Silahların Süper Güç Dengelerine Etkisi - 05 Nisan 2010 Pazartesi 17:43
ABD’nin İran’a Baskıyı Artırma Girişimleri - 05 Nisan 2010 Pazartesi 09:43
Gün Işığına Çıkan Obama-Karzai Uyuşmazlığı - 02 Nisan 2010 Cuma 16:34
Irak: Demokrasiye Alışma Sancıları mı? - 18 Mart 2010 Perşembe 16:26
ABD-İsrail Fikir Uyuşmazlığı Derinleşir mi? - 17 Mart 2010 Çarşamba 15:49
Sözde Ermeni Soykırım Tasarısı - 13 Mart 2010 Cumartesi 11:36
Orta Doğu Barış Süreci Canlanır mı? - 09 Mart 2010 Salı 16:51
Afganistan Bağlamında Riyakar Oyunlar - 03 Mart 2010 Çarşamba 17:11
ABD’nin Uluslararası Sorunlar Gündeminde Güney Amerika - 01 Mart 2010 Pazartesi 17:25
Ortadoğu: Sorunlara Çözüm Arayışı ve Türkiye’nin “Kolaylaştırıcılık Rolü” - 19 Şubat 2010 Cuma 16:06
Asya – Avrupa Ekseninde Çözüm Bekleyen Sorunlar Dizesi - 17 Şubat 2010 Çarşamba 11:37
Ermenistan Neyin Peşinde: Ulusal Menfaat mi? Türkiye’den İntikam mı? - 15 Şubat 2010 Pazartesi 16:00
İran – ABD Uyuşmazlığı Tırmanma Gösteriyor - 13 Şubat 2010 Cumartesi 14:20
İran ve İsrail: Abartılı Tutumlar Bölgeyi ve Dünyayı Zora Sokar - 10 Şubat 2010 Çarşamba 18:29
Çeşitli Arenalarda Süperlerin Mücadelesi - 08 Şubat 2010 Pazartesi 15:13
İran Üzerindeki Baskılar Artıyor - 06 Şubat 2010 Cumartesi 13:45
Türk Dış Politikasına İlişkin Bir Yorum - 05 Şubat 2010 Cuma 17:17
Afganistan: Bombalar ve Zeytin Dalları Havada Uçuşuyor - 30 Ocak 2010 Cumartesi 14:46
Afganistan’da Uluslararası Düzeyde Barış Arayışları - 29 Ocak 2010 Cuma 15:37
Başkan Obama Amerikan Halkına Seslendi - 28 Ocak 2010 Perşembe 15:15
Amerika’nın Irak’da Sorun Azaltma Çabaları - 27 Ocak 2010 Çarşamba 15:56
Seçmenlerin Kırılgan Desteği - 27 Ocak 2010 Çarşamba 09:36
Barack Obama’nın Yönetimdeki İlk Yılı… - 22 Ocak 2010 Cuma 11:10
Terörle Mücadelede Zorluklar Sürüyor - 20 Ocak 2010 Çarşamba 10:29
Türkiye-İsrail İlişkilerinde Kriz Ortamının Perde Arkası - 20 Ocak 2010 Çarşamba 10:14
Amerikan dış politikasında yeni yönelimler - 15 Ocak 2010 Cuma 17:28
İki Süper Güç Uzlaşabilir Mi? - 14 Ocak 2010 Perşembe 18:54
ABD – İran İlişkilerindeki Pürüzlü Konular Tazeliğini koruyor - 11 Ocak 2010 Pazartesi 18:23
Uluslararası Arenada Sorunların Çözümü Zorlaşıyor - 07 Ocak 2010 Perşembe 17:57
Terör, ABD ve Dünyaya Tehdidini Sürdürüyor - 07 Ocak 2010 Perşembe 17:53
ABD’nin Terörle Mücadelesinde Yeni Cepheler mi Oluşuyor? - 04 Ocak 2010 Pazartesi 17:04
Obama Başlıca Dış Politika Konularında Yavaş da Olsa İlerliyor… - 22 Aralık 2009 Salı 12:46


SDE, “Türkiye’de İletişimin Denetlenmesi” analizi yayınlandı...
19.07.2010 11:06:02

SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay’ın yeni kitabı “Korku ve İktidar” kitapçılarda...
09.07.2010 09:38:27

SDE "Yeni Rusya" Çalışması Yayınladı...
07.07.2010 11:11:11

"Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi" 10-12 Aralık 2010 tarihinde gerçekleştirilecektir...
28.06.2010 16:15:43


<Temmuz 2010>
PtSaÇaPeCuCtPz
2829301234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930311
2345678

Anayasa Paketinin oylanacağı referandumda ne yönde oy kullanırsınız?

Evet
Hayır


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya