Obama yönetiminin, uluslararası düzeyde yürütmek durumunda olduğu ve çeşitli ülkelerde sürdürdüğü mücadele öngörülemeyen zorlukların ve başarısızlığa götürebilecek gelişmelerin kendini göstereceği bilinmezlerle dolu bir eylemler manzumesi halinde sürmektedir.
Amerikan istihbarat ve silahlı kuvvetlerinin, Afganistan-Pakistan sınırında, Taliban ve El-Kaide güçlerine karşı artırdıkları baskı çerçevesinde, insansız uçaklar da kullanarak yaptığı saldırılar sırasında yaşamlarını yitiren sivillerin sayısı 45’e yükselmiştir. Bu durum, zaten içeride giderek kötüleşen ekonomik zorluklar ve güvenlik sorunlarıyla mücadele etmek zorunda olan Pakistan yönetimini daha da zora sokmaktadır. Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zardari, geçen hafta yaptığı bir açıklamada, Amerika’nın kendi inisiyatifi ile yürüttüğü mücadele yüzünden, Pakistan ekonomisinin felç olduğunu iddia etmiştir. Söylentiler, Pakistan yetkililerinin Amerika’yı kamuoyu önünde eleştirirken, perde arkasında, gizlice, işbirliğinde bulunduğu yönündedir.
Zardari’ye göre, son sekiz yıl süresince, terörle mücadele ülkeye 35 milyar dolara mal olmuştur. Bu arada, Özel temsilci Richard Holbrooke, ülkesinin yakında Pakistan’a topyekün 475 milyon dolarlık bir yardım vereceğini açıklamıştır.
Amerikan Yönetiminin, ötedenberi taşıdığı bir endişe de, Pakistan’daki nükleer silahların günün birinde terörist güçlerin eline geçmesi olasılığıdır. Bunun bilincinde olan Pakistan Hükümeti ise, Başbakan Yusuf Rıza Gilani’nin ağzından, “ne bahasına olursa olsun, Pakistan’ın, ABD istiyor diye, ulusal egemenliği için nükleer programından ödün vermeyeceğini” açıklamıştır. Gilani, ayrıca ABD’nin insansız uçaklarla bölgedeki mücadelesini hatırlatarak, “bölgedeki savaş bizim savaşımızdır. ABD bu saldırılara son vermelidir” demiştir. Gilani, bu arada, ABD’den aşiretler bölgesindeki terör gruplarına ilişkin istihbarat paylaşımı ve işbirliği yapması talebinde bulunmuştur.
Pakistan’daki durum böyle iken, Japonya Hükümeti, Afganistan’daki yabancı kuvvetlere yakıt desteği vermek üzere, 11 Eylül 2001 tarihinden bu yana Hint Okyanusu’nda bulundurduğu Japon Donanmasına ait iki tankerin geri çekileceğini açıklamıştır. İlave asker göndererek, Afganistan genelinde sürdürülen terörle mücadeleyi başarısızlıktan kurtarma peşinde olan Obama yönetiminin, bu tür sürprizlerle diğer ülkeler bağlamında da karşılaşabilmesi olasılığı düşük değildir. Örneğin, Lübnan’daki Hizbullah güçlerinin, Suriye tarafından geliştirilen ve İsrail’deki tüm hedefleri vurabilecek kapasiteye sahip, karadan karaya füzeleri Lübnan’a soktuğu iddiaları mevcuttur. İran’ın Fatih-110 ismini verdiği, 250 km menzilli karadan karaya füzelerin bir benzeri olan ve Suriye’nin geliştirdiği bu füzeler, Hizbullah’la mücadelesinde hem ABD hem de İsrail’i endişeye sevk etmektedir. Ortadoğu barış sürecinin de, ilgili tarafların ortaya koydukları ön şartlar dolayısı ile ilerleyememesi Filistin’deki Hamas güçleri ile mevcut durumu da zora sokar nitelikte görülmektedir.
ABD, bu arada, dünyada karşılaşılan en büyük doğal afetlerden biri olan Haiti depremzedelerine de yönelmek zorunda kalmıştır. Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, 16 Ocak Cumartesi günü Haiti’ye giderek Cumhurbaşkanı Rene Preval ile görüşmüş ve Başkan Obama’nın, yapılacak yardımlar için, ilk adımda 100 milyon dolarlık bir meblağ tahsis ettiğini açıklamıştır. Bu deprem sırasında çoğunluğunu Haitili Amerikalıların oluşturduğu 45 bin Amerikan vatandaşı bu ülkede bulunmakta idi. Hillary Clinton’un açıkladığına göre, Haiti’ye yardım yapacak ülkeler temsilcilerinin bir araya getirileceği uluslararası bir konferansın düzenlenmesi için hazırlıklar yapılmaktadır. Ayrıca Haiti’deki yağmalama olayları ve karşılaşılan güvenlik sorunları ile başedebilmek için 7 bin dolayında Amerikan silahlı kuvvetler mensubu bugüne kadar bu ülkeye gönderilmiş olup, sayının yakında 10 bine çıkartılması bahis konusudur. Bu askeri güçler, Amerikalı ya da Haitili masum insanların saldırıya uğramaları halinde, silah kullanmak konusunda yetkili kılınmışlardır.
Sonuç olarak, Obama yönetiminin, uluslararası düzeyde yürütmek durumunda olduğu ve çeşitli ülkelerde sürdürdüğü mücadele öngörülemeyen zorlukların ve başarısızlığa götürebilecek gelişmelerin kendini göstereceği bilinmezlerle dolu bir eylemler manzumesi halinde sürmektedir.