Giriş
Türkiye’de reform süreci devam diyor. 1999’da başlayan ve 3 Kasım 2002 seçimleri sonrasında AK Parti’nin tek başına iktidar olmasıyla yeni bir ivme kazanan reform sürecinin uzaması, tartışmaları da beraberinde getiriyor. Reformun tamamlanamaması, umutların kırılmasına korku ve endişelerin artmasına yol açabiliyor. Ancak öte yandan reform süreci de yeni değişikliklerle sürüyor. Son olarak Hrant Dink davasındaki hayal kırıklığı yaratan karardan sonra, Başbakan Erdoğan AK Parti’nin reformcu yönünün kaybolduğu, Ankaralılaştığı, bürokratlaştığı ve devletleştiği yönündeki eleştirilere cevap mahiyetinde milli güvenlik derslerinin eğitim müfredatından çıkarıldığını açıkladı. Uzun bir süredir eleştirilen milli güvenlik dersi bu şekilde gündemden kalkmış oldu.
Milli Güvenlik Dersi’nin Kaldırılışı
Milli güvenlik dersleri müfredat itibarıyla eğitimin militerleşmesi ve iç düşman anlayışının toplumsallaştırılması sebebiyle ciddi bir problem oluşturmaktaydı. Bu dersin bizzat subaylar tarafından verilmesi okulların kışlalaşması, subayların okulları fiilen denetlemesi ve giderek öğrencileri, velileri ve öğretmenleri fişleyen bir yanlışlar kümesini beraberinde getirmekteydi. Halen görülen kimi davalarda bu dersler esnasında tutulan fişlemeler kamuoyuna mal olmuş durumda.
SAREM’in Kapatılışı
Milli güvenlik dersinin kaldırılmasından önce Genelkurmay Başkanlığı iç ve dış politika üreten tartışmalı bir takım toplantılarda adı geçen SAREM’i kaldırdı. SAREM (Stratejik Araştırma ve Etüt Merkezi) 8 Ocak 2002’de Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun Genelkurmay Başkanı, Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın Genelkurmay İkinci Başkanı olduğu dönemde kuruldu. Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun ifadesiyle irtica ve bölücülük dışında iç politikayla ilgilenmediği söylenen SAREM, irtica ve bölücülük kavramlarının kapsamı ölçüsünde iç politikayla ilgilenmektedir.
SAREM’in Felaket Senaryosu
SAREM 2007 Cumhurbaşkanlığı krizlerinde felaket senaryosuyla kamuoyu gündemine taşınmıştır. Bu senaryo basında şöyle yer almıştı: “Türkiye üzerine 'felaket senaryoları'nın konuşulduğu ABD'deki Hudson Enstitüsü'nde düzenlenen toplantıya, dönemin SAREM Başkanı Süha Tanyeri'nin katıldığı ortaya çıktı. Uzun süre tartışılan senaryolara göre, dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu suikasta kurban gidecek, Beyoğlu'nda düzenlenecek canlı bomba saldırısını PKK üstlenecek, ardından da TSK 50 bin askerle K. Irak'a girecekti. Basına sızan senaryonun ardından Genelkurmay bir açıklama yaparak Tuğgeneral Tanyeri'nin, bir dizi temasta bulunmak üzere ABD'de olduğu, Hudson Enstitüsü'ndeki toplantıya da bu çerçevede katıldığını duyurdu. Tanyeri daha sonra 'Balyoz' davası kapsamında tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderildi.
Bu tür şaibeli faaliyetleri ve personeli olan bir kurumun ortadan kaldırılması demokratikleşme ve sivilleşme süreci bakımından isabetli olmuştur. Ancak bu kaldırma bir reform projesi etrafında hayata geçmez ve SAREM’in faaliyetleri soruşturulmazsa maksat hâsıl olmaz.
SAREM’in kapatılmasının ardından Radikal gazetesinin manşeti zihniyet probleminin devam ettiğini gösteriyor: “Askerin ‘beyni’ durdu”. Askerin demokratik sivil otorite dışında özerk bir akıl geliştirmeye çalışması asker-sivil ilişkilerindeki problemlerin ana kaynağını göstermektedir.
TBMM Muhafız Taburu’nun Kaldırılışı
SAREM’in kaldırılmasından önce ise TBMM’nin güvenlik hizmetlerinin askerden alınması sivilleşme bakımından kayda değer bir gelişmeydi. Korumakla mükellef oldukları TBMM’ni darbecilere teslim etmek gibi bir misyon yakıştırılan muhafız taburunun kaldırılması gecikmiş ve isabetli bir tatbikat olarak tarihe geçmiştir.
Sonuç
Türkiye’nin reform süreci bilinen örneklerden farklı bir seyirde devam ediyor. Yavaş yavaş ama sürekli… Ancak bir takvim ve yol haritasının olmaması reform sürecinin başarılarının görülmesini engelliyor. Son dönemde Milli Güvenlik Dersi Kaldırıldı, SAREM Kaldırıldı, Meclis Muhafız Taburu Kaldırıldı… Bunlar asker-sivil ilişkilerinde anti-demokratik uygulamaları sona erdiriyor. Lakin sorunu kökünden halledecek bir eşiğin henüz aşıldığı söylenemez. Kaldırmak başlangıç için yerinde ama yeni demokratik bir modelin inşa edilmesi elzem.