ENGLISH
23.05.2012
24.01.2012 16:29


Dr. Murat Yılmaz
SDE Uzmanı
myilmaz@sde.org.tr
CV

Denktaş’ın Ölümü

Kıbrıs’tan Türkiye’nin İç Politikasına Mücadeleci Bir Hayatın Hatırlattıkları

Birkaç neslin dış politika deyince aklına gelen ilk konusu olan Kıbrıs meselesiyle özdeşleşen bir isim olan Rauf Denktaş vefat etti. “Çatla da patla da Makaryos, Kıbrıs bizim olacak” nakaratının mahalle arasında çocukların ağzından düşmediği dönemlerin dava adamı ve o dönemin ifadesiyle mücahidi Rauf Denktaş, bir dönemin kahramanlarındandı.

80’lı ve 70’li yıllarda Türkiye toplumunun en çok desteklediği isimlerden biri olan Denktaş, 1983’de Türkiye’de Başbakan Turgut Özal’a haber vermeden federal devletten vazgeçerek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ilan etikten sonra şüphe ve endişe ile takip edilir olmuştu. Bu hareketiyle Kıbrıs’ı ve Türkiye’yi bugün dahi içinden çıkılamayan bir çıkmaz sokağa hapseden Denktaş, bu tarihten sonra sadece Kıbrıs’ın içinde değil Türkiye içinde de bir iç politika figürüne dönüşmüştür.

Bu şekilde hem Kıbrıs’ta hem Türkiye’de tartışılan bir figüre dönüşen Denktaş, zamanla Türkiye’deki iç siyasete müdahale edecek, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin dış politikasına karşı bir meşruluğu tartışmalı bir takım odaklarla beraber muhalefet etmesi dikkat çeker hale gelmiştir.

Kıbrıs’ın içinde Türkiye’nin Büyükelçiliği ve Barış Kuvvetleri marifetiyle bir muhalefet gelişmesine izin vermeyen Denktaş, içerideki bütün kötü yönetimin tek sorumlusu haline gelmiştir. Kıbrıs’ın üretmeyen ve Türkiye kaynaklarını dağıtan bir rantiyer devlet haline gelmesinin sorumluluğu da yaklaşık 30 yıl Kıbrıs’ı yöneten Denktaş’ın hanesine yazılmıştır.

Bu 30 yıl zarfında Türkiye Cumhuriyeti dışında hiçbir devletin tanımadığı Kıbrıs’ın yarattığı yük, Türkiye Dışişleri’nin en önemli meşguliyet alanı haline gelmiştir. 3 Kasım 2002 sonrasında kurulan AK Parti Hükümetinin Annan Planı hakkındaki politikaları sonrasında hükümete karşı bugün yargılanan bir takım isimlerle müşterek faaliyete girişen Denktaş, açıkça Türkiye iç politikasında darbe isteyen kesimlerin müttefiki haline gelmiştir. ABD’deki görüşmelere sırasında, AK Parti hükümeti aleyhine askerlerden bir muhtıra yayınlanmasını bekleyen Denktaş ve ekibi giderek marjinalize olmuşlardır. Bu şekilde Kıbrıs Türk kesimi üzerindeki hegemonyası sona eren Denktaş’ın karşısındaki muhalefet bu şekilde ilk defa önce iktidara bilahare Cumhurbaşkanlığı makamına gelmiştir.

Denktaş’a rağmen ilerleyen müzakereleri takiben, yine Denktaş’a rağmen Annan Planı Kıbrıs Türk kesiminde yüzde 60’ın üzerinde bir oyla kabul edilmiştir. Plan, Kıbrıs Rum kesiminin reddetmesiyle hayat şansı bulamamıştır. Avrupa Birliği’nin basiretsiz politikası neticesinde Kıbrıs Rum kesiminin AB’ye üye kabul edilmesiyle Kıbrıs meselesi bir kez daha çıkmaza girmiştir. Denktaş’ın vefatından sonra bu son çıkmazı Denktaş’ın haklılığına karine olarak sunanların, Kıbrıs hakkında Kıbrıs harekatı öncesi ve sonrasındaki politikasızlık halini devam ettirdikleri görülmektedir.

Denktaş’ın vefatı Kıbrıs meselesinde hafızaları tazelerken, bürokratik vesayet kurumlarının dış politikadaki hâkimiyetlerinin milli menfaat ve davalara yarardan çok zarar verdiğinin bir göstergesi olarak kaydedilmelidir. Şayet 1974 harekatı askeri başarının yanında politik bir perspektife sahip olabilse ve Kıbrıs Türk halkının kendi içindeki demokratikleşmesine imkan verilmiş olsaydı, belki de bugün Türkiye’nin AB ve Kıbrıs performansı çok daha başarılı olabilecekti. Neticede insanlar geçici ancak toplumlar kalıcıdır. Kişiler her ne kadar kahraman olsalar da, İngiltere’de Churchill ve Fransa’da De Gaulle örneklerinde oldukları gibi vazgeçilmez değillerdir. Zaman geçtikçe Denktaş’ın Kıbrıs meselesindeki, Türkiye’nin iç ve dış politikasında rolü daha iyi anlaşılacaktır.


YAZARIN TÜM YAZILARI


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya