2012 Türkiye Perspektifi
A. TERÖR, KAN DURACAK BARIŞ GELECEK
2012’de terör azalacak, PKK silah bırakacak ve tasfiye sürecine girecektir. 2012 baharında terör eylemlerinin minimize olduğunu, PKK dağ gruplarının silahlarını bırakarak aşağıya indiğini, KCK yapılanmasının siyasi ve ekonomik olarak içeride ve dışarıda belinin kırıldığını görebileceğiz. Bu sonuca varacak sürecin emarelerini bugünlerde yaşıyoruz zaten. Silvan PKK saldırısından sonra yeni terörle mücadele konseptinde, Asker-Polis işbirliğiyle profesyonel ekiplerle bizzat Başbakanlığın kontrolünde yapılan operasyonlar PKK’ya 2000’e yakın kayıplar verdirdi. 300’e yakın militan teslim oldu. Kandil operasyonları, kavaklı ve kazan vadisi operasyonları, içeride kandilcik adı verilen mağara baskınları PKK’nın silahlı gücüne ciddi darbeler vurmuş durumda. PKK’nın ateş gücünün çoğunu kaybettiği söylenebilir. PKK’nın çatı yapılanması KCK’ya yönelik yurtiçi operasyonlar, BDP üzerinden siyaseti geren ve şehirleri şiddet kaosuna sokan terör baronlarını etkisiz hale getirdi ve çökertti. Artık Kürtler daha özgür, militanlar daha rahatlar hatta BDP’li siyasetçiler olan bitenden en çok memnun olanlar arasında. İşte bu süreç geleceğin habercisi.
Ayrıca iç ve dış konjonktür Kuzey Irak Kandil ve doğu Anadolu’dan kaynaklı PKK üzerinden terör eylemlerinin zemininin kaybolduğunu, PKK’nın herkes için son kullanma tarihinin 2011’de bittiğini gösteriyor. K. Irak Bölgesinden, ABD’den, Irak’tan, İran’dan ve bölgeden gelen sinyaller bu ihtimali güçlendiriyor.
Türkiye’de terörle mücadelede yeni yöntemler, güvenlik kurumları arası uyum, asker-polis güvenlik komuta kademelerinin değişmesi özellikle Kürt sorununun çözümü ve demokratikleşme çabaları, Yeni Anayasa umudunun sağladığı güven ortamı etnik kökenli PKK terörünün ve ona endeksli silahlı, silahsız, sivil, siyasi bütün yapıların belini kıracak sonuçlar yarattı. Bu ‘iniş süreci’ inanıyoruz ki 2012’de atılacak demokratik adımlar, yeni anayasa ve devletin güven veren yaklaşımlarıyla PKK’yı dağdan indirir, silahı bıraktırır ve terör belasını da bitirir. Bu Türkiye’nin iç barışını güçlendirmesi, toplumsal huzuruna kavuşması anlamına gelir ki, bu hal bütün Türkiye’nin umudu ve beklentisidir. 2012 İnşallah bu umutların karşılandığı bir yıl olacaktır. Buna inanıyoruz.
B. DEVLET GEÇMİŞİYLE YÜZLEŞECEK / ADALET GELECEK
ERGENEKON, BALYOZ, FAİLİ MEÇHULLER… / DERİN DAVALAR
Ergenekon 1, Ergenekon 2, Balyoz 1,2,3, Amirallere Suikast, Askeri Casusluk, İnternet Andıcı, İrtica ile Mücadele Eylem planı, Kafes Eylem Planı, Poyrazköy mühimmat davası, Faili meçhul, Sahte Çürük Raporu, Oda TV, Devrimci Karargah Örgütü… gibi davaların 45., 57., 143., 199., 206., 229. Duruşmaları yapılıyor. İddianame dosyaları 10 binlerce sayfa ekleri, 100 binlerce sayfayı, dosyayı, klasörleri dolduruyor. Hepside hükümete, devlete, millete, kişilere, kurumlara karşı en ağır cürümlerin yapıldığının iddiaları ve ithamları ile dolu. Derin devletin karanlıkta kalan, hukuk dışı, kural dışı, olağan dışı uygulamalarını ve en çukurdaki zulalardan, gölgelerden oluşan alaca karanlık kuşağının marifetlerini gün ışığına çıkarmak kolay mı? Ergenekon Terör Örgütü, Darbeye Teşebbüs Davaları, hükümeti devirmeye ve anayasal düzeni yıkmaya yönelik hazırlıklar, faili meçhul cinayetler, ölüm listeleri, suikast planları ile devam eden 80 yıllık derin devletin, Paralel İktidarın, Gizli Yapının hesabının görülmesi yani Devletin kendisi ile tarihi ile yüzleşmesi belki de işlerin en zoru. Bu davaların açılabilmesi, devam edebilmesi, karara varabilmesi, bağlantılı soruşturmaların sürdürülebilmesi devlet yerinde dururken, iddialar halen görevdekilere kadar ulaşırken gerçekten zor.
Ama bu hukuki süreç devlete nefes aldırdı, milleti rahatlattı, Türkiye’nin önünü açtı. Ülkenin tehditleri azaldı, refahı arttı, güvenliği güçlendi, barışı hızlandı, demokrasisi ilerledi, ülke siyasi ve ekonomik olarak büyüdü.
Derin Davalar 2012’de sonuçlanmaya başlayacak. Kararlar verilecek. Bazıları gidebildiği yerlerde kalacak bazıları daha da ilerleyecek. Devletin kendini sorguladığı davaların stratejik ve psikolojik bir sınırının olabileceğini de bilmemiz gerekir! Aksi halde bugünkü devleti de elde tutamayız. Bu işin dünyadaki örnekleri de böyledir. Ancak, devletin kendi içinden kaynaklı ihanet odakları, cunta oluşumları hatta dışarıyla bağlantılı kozmik-ajan yapılanmalar devletten temizlenmedikçe, arındırılmadıkça, zararsız bir limite getirilmedikçe, bu davaların biteceğini bizzat devletin ve milletin bekası için beklememeliyiz. Bu derin davalar da bugüne kadar hiçbir şartta geri adım atılmamasını dikkatten kaçırmayalım. Canavarın iliği kesilmeden bırakılması ortalığı mahveder.
Sonuç olarak yeni yılda derin davalar sonuçlanmaya başlayacak, suçlular cezalarını alacak, millete karşı gizli komplolar ifşa edilmiş, ispat edilmiş ve açıklanmış olacak. Bu yüzleşmeyi yapmadan değişimi başarmak, ülkeyi demokratikleştirmek, özgürlükleri korumak ve genişletmek, toplumsal huzur, barış ve refahı yakalamak mümkün değildir. Bu yüzleşmeler devletten özürler de getirse; hukuk devleti ve ADALET gelecekse özür dilemeliyiz. Adaletin geleceğine inanmalıyız. Yeni yılda Yeni Adalet umudu halkımızın en haklı beklentisidir.
C. YENİ ANAYASA / YENİ TÜRKİYE
2012 Türkiye için Yeni Sivil Demokratik ve İnsan Onuruna yaraşan Anayasa yılı olacak. Yılbaşından itibaren TBMM uzlaşma komisyonu çalışmaları üzerinden sürdürülen Anayasa çalışmaları hızlanacak. Siyasi partilerden, sivil toplumdan ve Düşünce Kuruluşlarından, üniversitelerden, meslek örgütlerinden gelen öneriler Yeni Anayasa’dan beklentileri ortaya koyacak. Mart, Nisan aylarında Yeni Anayasa’nın ana omurgası ortaya çıkacaktır. Komisyonda uzlaşılan konular temel mutabakat zeminini ortaya koyacaktır. Bu yeni toplumsal sözleşme, sosyal kontrat’ın ana felsefesini ve ruhunu ortaya çıkaracaktır.
Aslında ülkemiz son 3 yıldır yoğun olarak Anayasa hazırlık sürecini yaşamaktadır. 2010 referandum süreci bu sürecin bütün topluma malolduğu bir aşama olması bakımından çok büyük bir eşiği simgeliyor. Sivil Anayasa artık halka, tüm kamuoyuna ve Türkiye’ye maloldu. Darbe dönemleri dışında, savaş ve ihtilaller dışında, demokratik bir ortamda bütün halkın hür iradesiyle ve sivil siyaset kurumunun yapabileceği Yeni Anayasa, yeni yılda Türkiye’nin umudu, özlemi ve beklentisidir artık. 2012 Yeni Anaysa yılı olmalıdır ve olacaktır. İnsan hakları, insan onuru, temel hak ve özgürlükler, hiçbir vesayeti dayatmayan, insan öncelikli, bütün Türkiye’yi kucaklayan, herkesin benim anayasam benim ülkem diyebileceği, kimseyi yok saymayan, ötekileştirmeyen ve dışlamayan, hepimizi sarıp sarmalayan herkesi kucaklayan bir anayasa. Aşuremizin aroması, mozaiğimizin çimentosu, ekmeğimizin mayası ve ruhumuzun iksiri olan yepyeni bir sosyal mukavele.
Uzlaşamadıklarımız Anayasa komisyonunda, Genel Kurul’da olmadı referandumda halkın iradesiyle mutlaka olabilen en olumlu ifadeye kavuşacak ve bu millet ortak yaşama iradesini o metne taşımayı başaracaktır.
2012’de ‘Yeni Anayasa’ için Fırsatlar / Riskler
Fırsatlar:
- Toplumsal konsensüs, değişimin ve demokratikleşme taleplerinin güçlenmesi
- Siyasi partilerin ortak isteği
- Anayasa Uzlaşma Komisyonu
- Türkiye’nin iç ve dış konjonktürü
- 2010 Anayasa Referandum Paketi’nin %58’le geçmesi
- Askeri Vesayetin etkisizleşmesi, Statüko’nun zayıflaması ve Ergenekon gibi Derin Davalar
- Siyasi istikrar ve ekonomideki iyi tablo
- AB süreci
- 1983 Anayasasının bir darbe anayasası olması
Riskler:
- Terör olaylarının artması
- Siyasi kutuplaşma
- Uzlaşma Komisyonunun Başarısızlığı ve Çalışma Tüzüğü
- AB sürecinin krize girmesi
- Türkiye’nin karışacağı savaş
- Kurucu irade eksikliği
- Ekonomik kriz
- TBMM tablosu
Yeni yıl Yeni Anayasa yılı olmalıdır ve olacaktır. Bütün risklerine rağmen bu yeni Türkiye’nin yeni vizyonunu ortaya koyacak değişimin yoğurduğu, zamanın pişirdiği, acıların satırlarını yazdığı bir gelecek perspektifi bir ufuk yeni bir yol haritası verecektir. Yeni Anayasa’dan sonra yeni bir seçim, yeni bir siyaset ve yeni bir Türkiye gelecektir.
Yeni Anayasa Türkiye’nin geleceğinin anahtarı, yeni ufukların başlangıcı ve değişimin taçlanmasıdır. Türkiye bunu başarmaya mahkûmdur ve başaracaktır.
Yeni yılda Yeni Anayasa. 2012 Yeni Anayasa yılı kutlu olsun.