ENGLISH
23.05.2012
02.01.2012 19:20


Aydın Bolat
SDE Stratejik Planlama Kurulu Başkanı
abolat@sde.org.tr
CV

Yeni Yılda Neler Olacak?

2012 Türkiye Perspektifi

A.    TERÖR, KAN DURACAK BARIŞ GELECEK

2012’de terör azalacak, PKK silah bırakacak ve tasfiye sürecine girecektir. 2012 baharında terör eylemlerinin minimize olduğunu, PKK dağ gruplarının silahlarını bırakarak aşağıya indiğini, KCK yapılanmasının siyasi ve ekonomik olarak içeride ve dışarıda belinin kırıldığını görebileceğiz. Bu sonuca varacak sürecin emarelerini bugünlerde yaşıyoruz zaten. Silvan PKK saldırısından sonra yeni terörle mücadele konseptinde, Asker-Polis işbirliğiyle profesyonel ekiplerle bizzat Başbakanlığın kontrolünde yapılan operasyonlar PKK’ya 2000’e yakın kayıplar verdirdi. 300’e yakın militan teslim oldu. Kandil operasyonları, kavaklı ve kazan vadisi operasyonları, içeride kandilcik adı verilen mağara baskınları PKK’nın silahlı gücüne ciddi darbeler vurmuş durumda. PKK’nın ateş gücünün çoğunu kaybettiği söylenebilir. PKK’nın çatı yapılanması KCK’ya yönelik yurtiçi operasyonlar, BDP üzerinden siyaseti geren ve şehirleri şiddet kaosuna sokan terör baronlarını etkisiz hale getirdi ve çökertti. Artık Kürtler daha özgür, militanlar daha rahatlar hatta BDP’li siyasetçiler olan bitenden en çok memnun olanlar arasında. İşte bu süreç geleceğin habercisi.

Ayrıca iç ve dış konjonktür Kuzey Irak Kandil ve doğu Anadolu’dan kaynaklı PKK üzerinden terör eylemlerinin zemininin kaybolduğunu, PKK’nın herkes için son kullanma tarihinin 2011’de bittiğini gösteriyor. K. Irak Bölgesinden, ABD’den, Irak’tan, İran’dan ve bölgeden gelen sinyaller bu ihtimali güçlendiriyor.

Türkiye’de terörle mücadelede yeni yöntemler, güvenlik kurumları arası uyum, asker-polis güvenlik komuta kademelerinin değişmesi özellikle Kürt sorununun çözümü ve demokratikleşme çabaları, Yeni Anayasa umudunun sağladığı güven ortamı etnik kökenli PKK terörünün ve ona endeksli silahlı, silahsız, sivil, siyasi bütün yapıların belini kıracak sonuçlar yarattı. Bu ‘iniş süreci’ inanıyoruz ki 2012’de atılacak demokratik adımlar, yeni anayasa ve devletin güven veren yaklaşımlarıyla PKK’yı dağdan indirir, silahı bıraktırır ve terör belasını da bitirir. Bu Türkiye’nin iç barışını güçlendirmesi, toplumsal huzuruna kavuşması anlamına gelir ki, bu hal bütün Türkiye’nin umudu ve beklentisidir. 2012 İnşallah bu umutların karşılandığı bir yıl olacaktır. Buna inanıyoruz.

B.     DEVLET GEÇMİŞİYLE YÜZLEŞECEK / ADALET GELECEK

ERGENEKON, BALYOZ, FAİLİ MEÇHULLER… / DERİN DAVALAR

Ergenekon 1, Ergenekon 2, Balyoz 1,2,3, Amirallere Suikast, Askeri Casusluk, İnternet Andıcı, İrtica ile Mücadele Eylem planı, Kafes Eylem Planı, Poyrazköy mühimmat davası, Faili meçhul, Sahte Çürük Raporu, Oda TV, Devrimci Karargah Örgütü… gibi davaların 45., 57., 143., 199., 206., 229. Duruşmaları yapılıyor. İddianame dosyaları 10 binlerce sayfa ekleri, 100 binlerce sayfayı, dosyayı, klasörleri dolduruyor. Hepside hükümete, devlete, millete, kişilere, kurumlara karşı en ağır cürümlerin yapıldığının iddiaları ve ithamları ile dolu. Derin devletin karanlıkta kalan, hukuk dışı, kural dışı, olağan dışı uygulamalarını ve en çukurdaki zulalardan, gölgelerden oluşan alaca karanlık kuşağının marifetlerini gün ışığına çıkarmak kolay mı? Ergenekon Terör Örgütü, Darbeye Teşebbüs Davaları, hükümeti devirmeye ve anayasal düzeni yıkmaya yönelik hazırlıklar, faili meçhul cinayetler, ölüm listeleri, suikast planları ile devam eden 80 yıllık derin devletin, Paralel İktidarın, Gizli Yapının hesabının görülmesi yani Devletin kendisi ile tarihi ile yüzleşmesi belki de işlerin en zoru. Bu davaların açılabilmesi, devam edebilmesi, karara varabilmesi, bağlantılı soruşturmaların sürdürülebilmesi devlet yerinde dururken, iddialar halen görevdekilere kadar ulaşırken gerçekten zor.

Ama bu hukuki süreç devlete nefes aldırdı, milleti rahatlattı, Türkiye’nin önünü açtı. Ülkenin tehditleri azaldı, refahı arttı, güvenliği güçlendi, barışı hızlandı, demokrasisi ilerledi, ülke siyasi ve ekonomik olarak büyüdü.

Derin Davalar 2012’de sonuçlanmaya başlayacak. Kararlar verilecek. Bazıları gidebildiği yerlerde kalacak bazıları daha da ilerleyecek. Devletin kendini sorguladığı davaların stratejik ve psikolojik bir sınırının olabileceğini de bilmemiz gerekir! Aksi halde bugünkü devleti de elde tutamayız. Bu işin dünyadaki örnekleri de böyledir. Ancak, devletin kendi içinden kaynaklı ihanet odakları, cunta oluşumları hatta dışarıyla bağlantılı kozmik-ajan yapılanmalar devletten temizlenmedikçe, arındırılmadıkça, zararsız bir limite getirilmedikçe, bu davaların biteceğini bizzat devletin ve milletin bekası için beklememeliyiz. Bu derin davalar da bugüne kadar hiçbir şartta geri adım atılmamasını dikkatten kaçırmayalım. Canavarın iliği kesilmeden bırakılması ortalığı mahveder.

Sonuç olarak yeni yılda derin davalar sonuçlanmaya başlayacak, suçlular cezalarını alacak, millete karşı gizli komplolar ifşa edilmiş, ispat edilmiş ve açıklanmış olacak. Bu yüzleşmeyi yapmadan değişimi başarmak, ülkeyi demokratikleştirmek, özgürlükleri korumak ve genişletmek, toplumsal huzur, barış ve refahı yakalamak mümkün değildir. Bu yüzleşmeler devletten özürler de getirse; hukuk devleti ve ADALET gelecekse özür dilemeliyiz. Adaletin geleceğine inanmalıyız. Yeni yılda Yeni Adalet umudu halkımızın en haklı beklentisidir.

C.    YENİ ANAYASA / YENİ TÜRKİYE

2012 Türkiye için Yeni Sivil Demokratik ve İnsan Onuruna yaraşan Anayasa yılı olacak. Yılbaşından itibaren TBMM uzlaşma komisyonu çalışmaları üzerinden sürdürülen Anayasa çalışmaları hızlanacak. Siyasi partilerden, sivil toplumdan ve Düşünce Kuruluşlarından, üniversitelerden, meslek örgütlerinden gelen öneriler Yeni Anayasa’dan beklentileri ortaya koyacak. Mart, Nisan aylarında Yeni Anayasa’nın ana omurgası ortaya çıkacaktır. Komisyonda uzlaşılan konular temel mutabakat zeminini ortaya koyacaktır. Bu yeni toplumsal sözleşme, sosyal kontrat’ın ana felsefesini ve ruhunu ortaya çıkaracaktır.

Aslında ülkemiz son 3 yıldır yoğun olarak Anayasa hazırlık sürecini yaşamaktadır. 2010 referandum süreci bu sürecin bütün topluma malolduğu bir aşama olması bakımından çok büyük bir eşiği simgeliyor. Sivil Anayasa artık halka, tüm kamuoyuna ve Türkiye’ye maloldu. Darbe dönemleri dışında, savaş ve ihtilaller dışında, demokratik bir ortamda bütün halkın hür iradesiyle ve sivil siyaset kurumunun yapabileceği Yeni Anayasa, yeni yılda Türkiye’nin umudu, özlemi ve beklentisidir artık. 2012 Yeni Anaysa yılı olmalıdır ve olacaktır. İnsan hakları, insan onuru, temel hak ve özgürlükler, hiçbir vesayeti dayatmayan, insan öncelikli, bütün Türkiye’yi kucaklayan, herkesin benim anayasam benim ülkem diyebileceği, kimseyi yok saymayan, ötekileştirmeyen ve dışlamayan, hepimizi sarıp sarmalayan herkesi kucaklayan bir anayasa. Aşuremizin aroması, mozaiğimizin çimentosu, ekmeğimizin mayası ve ruhumuzun iksiri olan yepyeni bir sosyal mukavele.

Uzlaşamadıklarımız Anayasa komisyonunda, Genel Kurul’da olmadı referandumda halkın iradesiyle mutlaka olabilen en olumlu ifadeye kavuşacak ve bu millet ortak yaşama iradesini o metne taşımayı başaracaktır.

2012’de ‘Yeni Anayasa’ için Fırsatlar / Riskler

Fırsatlar:

-          Toplumsal konsensüs, değişimin ve demokratikleşme taleplerinin güçlenmesi

-          Siyasi partilerin ortak isteği

-          Anayasa Uzlaşma Komisyonu

-          Türkiye’nin iç ve dış konjonktürü

-          2010 Anayasa Referandum Paketi’nin %58’le geçmesi

-          Askeri Vesayetin etkisizleşmesi, Statüko’nun zayıflaması ve Ergenekon gibi Derin Davalar

-          Siyasi istikrar ve ekonomideki iyi tablo

-          AB süreci

-          1983 Anayasasının bir darbe anayasası olması

Riskler:

-          Terör olaylarının artması

-          Siyasi kutuplaşma

-          Uzlaşma Komisyonunun Başarısızlığı ve Çalışma Tüzüğü

-          AB sürecinin krize girmesi

-          Türkiye’nin karışacağı savaş

-          Kurucu irade eksikliği

-          Ekonomik kriz

-          TBMM tablosu

Yeni yıl Yeni Anayasa yılı olmalıdır ve olacaktır. Bütün risklerine rağmen bu yeni Türkiye’nin yeni vizyonunu ortaya koyacak değişimin yoğurduğu, zamanın pişirdiği, acıların satırlarını yazdığı bir gelecek perspektifi bir ufuk yeni bir yol haritası verecektir. Yeni Anayasa’dan sonra yeni bir seçim, yeni bir siyaset ve yeni bir Türkiye gelecektir.

Yeni Anayasa Türkiye’nin geleceğinin anahtarı, yeni ufukların başlangıcı ve değişimin taçlanmasıdır. Türkiye bunu başarmaya mahkûmdur ve başaracaktır.

Yeni yılda Yeni Anayasa. 2012 Yeni Anayasa yılı kutlu olsun.

 


YAZARIN TÜM YAZILARI
Milli Eğitim Sisteminde Üç Dörtlük Değişim - 02 Nisan 2012 Pazartesi 21:12
28 Şubat Ergenekon’un Çocuğu, Balyoz’un Ebesidir - 29 Şubat 2012 Çarşamba 19:21
TSK Reformu Acilen Yapılmalıdır - 03 Şubat 2012 Cuma 16:52
Yeni Yılda Neler Olacak? - 02 Ocak 2012 Pazartesi 19:20
Joe Biden Neden Geldi? - 07 Aralık 2011 Çarşamba 19:39
Türkiye ve Mısır'da Demokratik Dönüşümler - 27 Ekim 2011 Perşembe 18:26
Yükselen Türkiye'nin Risk ve Engelleri - 11 Ekim 2011 Salı 15:40
Türkiye’de NATO Füze Radarları / Doğu-Batı Denklemi - 07 Ekim 2011 Cuma 14:30
Teröre Karşı Yeni Strateji ve Demokratik Açılım - 25 Ağustos 2011 Perşembe 13:02
Yeni İslam Dünyası - 02 Temmuz 2011 Cumartesi 17:07
Türkiye’nin Seçimi: Yeni Anayasa İle Tam Demokrasi - 14 Haziran 2011 Salı 15:25
Türkiye’nin Seçimi Ya Vesayet Ya Tam Demokrasi - 06 Haziran 2011 Pazartesi 11:37
Seçim Virajında MHP, Terör ve PKK - 30 Mayıs 2011 Pazartesi 16:17
Türkiye Bölgenin Vicdanı... Filistin Birleşti, Libya Nereye? - 27 Mayıs 2011 Cuma 19:38
Suriye Nereye Gidiyor? - 18 Mayıs 2011 Çarşamba 14:20
Bin Ladin 3,5 Yıl Önce Eceliyle Ölmüştü! - 03 Mayıs 2011 Salı 18:26
Sorgulanan Devlet / Ergenekon - 28 Mart 2011 Pazartesi 14:21
Ortadoğu Değişim Sürecinde Aktörler ve Gerçek Dinamikler - 28 Şubat 2011 Pazartesi 16:24
Kadim Bir Dostun Tüm Sevdiklerine Mesajı - 05 Ocak 2011 Çarşamba 13:38
NATO Füze Savunma Sistemi - 26 Ekim 2010 Salı 16:43
12 Eylül: Darbe Değil Demokrasi - 08 Ağustos 2010 Pazar 18:44
Türkiye’nin Batıya Bağlılığını Göstermeye İhtiyacı Var mı? - 03 Temmuz 2010 Cumartesi 16:22
Referandum Sürecinde Türkiye’nin Ateşle Sınavı - 23 Haziran 2010 Çarşamba 15:37
Yalnızlaşan İsrail, Büyüyen Türkiye - 07 Haziran 2010 Pazartesi 15:47
Değişim CHP’yi de Etkiledi (mi?) - 03 Haziran 2010 Perşembe 13:18
Yakın Geleceğe Dair: Statüko Bitecek Değişim Sürecek - 29 Nisan 2010 Perşembe 16:02
Demokrasiye Evet Vesayet Rejimine Hayır! - 27 Mart 2010 Cumartesi 18:56
Balyoz Darbe Planlarına Hukuk Tokmağı - 26 Şubat 2010 Cuma 14:05
Plan Semineri Balyoz Darbe Planına Nasıl Dönüşür? - 25 Ocak 2010 Pazartesi 20:20
Aslında Ne Oluyor? Değilse Ne? - 15 Ocak 2010 Cuma 16:35
Ne ist(em)iyoruz? - 29 Aralık 2009 Salı 14:57
Eksen Kayması Değil Yeni Türkiye Vizyonu - 29 Aralık 2009 Salı 14:39
Açılıştan Kapanışa mı? Yoksa Kaos Bitecek Değişim Sürecek mi? - 28 Aralık 2009 Pazartesi 15:27
Ermenistan Açılımı - 28 Aralık 2009 Pazartesi 15:24
Demokratik Değişim Sürecinde Devlet, Siyaset ve Halk - 28 Aralık 2009 Pazartesi 14:57
Demokratik Açılım ve Yeni Türkiye - 28 Aralık 2009 Pazartesi 14:50


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya