Türkiye-ABD İlişkileri Hangi Eksende?
Biden, Müzmin ve Kronik Bir Türkiye Karşıtıdır
ABD Başkan yardımcısı Demokrat senatör Biden, 31 yaşında seçildiği Delaware senatörlüğünü, 1973-2009 yıllarında 36 yıl sürdürdü. Kongre’de hemen her konuda Türkiye karşıtı politikaları destekledi. 1974’de Kıbrıs’la ilgili olarak Türkiye’ye uygulanan silah ambargosunu savundu, Türkiye karşıtı Ermeni soykırım tasarılarının hepsine destek verdi. Hem Ermeni, hem Rum hem de Yahudi lobisine yakın oldu. 2009’dan beri Beyaz Saray’daki Başkan Yardımcılığı görevinde ise Başkan Obama’nın belirlediği Türkiye ile ilişkilerde geri planda kaldı. Biden, Başkan Yardımcısı olarak Türkiye’ye ilk kez geldi ve Türkiye hakkında önemli mesajlar verdi.
Erbil-Ankara-Atina Hattı: Biden’ın Güzergâhı
ABD askerlerinin yıl sonuna kadar Irak’tan çekilecek olması, İran’ın Irak üzerindeki etkisi, Kuzey Irak’ta PKK ile mücadele konusunda üçlü inisiyatif (Irak-ABD-Türkiye), Suriye, İran dahil bölgesel sorunlar ve Avrupa’nın ekonomik krizinde zor günler geçiren, iflas eden Yunanistan. Böyle bir gündem Biden’ı Kuzey Irak-Erbil’den sonra Ankara-İstanbul hattından Atina’ya götürdü.
Gül ve Erdoğan’la görüşmelerinde Biden’ın Verdiği Bölgesel Mesajlar:
Gül-Biden zirvesi Pembe köşk’te, 1 saat olarak planlandı ama 2 saat sürdü. Amerikalı yetkililer görüşmenin uzamasını “konuların derinlik ve kapsamlılığının bir yansıması” olarak nitelendiriyorlar. Erdoğan ise Biden’i, geçirdiği operasyondan sonra dinlenirken bir ilki gerçekleştirerek evinde ağırladı. Planlanan sürenin iki katından fazla Erdoğan’ın İstanbul’daki evinde kalan Biden ve ekibine en ilginç gelen konu ise, “eve girerken ayakkabı çıkarmak ve terlik giymek” oldu. Eve gitmek, terlik giymek, ABD Başkan Yardımcısı, Amerikalılar… Rabbim nelere kadirsin…
Biden’ın Cumhurbaşkanı ve Başbakanla görüşmelerinde ele alınan önemli konu ve mesajlar:
A) Irak, Kuzey Irak, PKK Terörü:
Üzerinde öncelikle en çok durulan konu Irak oldu. Irak 8 yıldır ABD işgalinde. 1 milyonun üzerinde insan öldü, bir o kadarı sakat, dul, yetim ve çaresiz kaldı. Terör, şiddet hala sürüyor, seçim-demokrasi-anayasa hepsi lafı güzaf. Irak insanı daha yoksul, çok daha umutsuz… ABD askerlerinin çekilmesi bu ay bitiyor, Irak 3 parça. İstikrar yok. Kuzey Irak Kürt yönetimi ABD koruması olmazsa zorda. Türkiye’den başka yardım isteyecek kimse yok. Kuzey Irak’ta Kandil’e yuvalanmış PKK terör unsurları... Biden, PKK terörü ile mücadelede “bu problem, Irak’ın, Türkiye’nin ve ABD’nin ortak problemidir” diyor. Iraklılar ve özellikle Kuzey Irak Kürt yönetiminin bu sorunla yüzleşmek konusunda çok ciddi olduklarını söylüyor. ABD’nin Türkiye’nin PKK ile mücadelesinde sonuna kadar yanında olduğunu net bir dille ifade ediyor. Irak, Türkiye ve ABD’nin güçlü ve ortak taahhüdünün sürdüğünü, Avrupalı müttefikleri de bu konuda yönlendirdiklerini söylüyor. Bu desteklere insansız havadan gözetleme uçuşlarını ve saldırı helikopterleri tedariğini de ekleyebiliriz. Irak’tan ayrılırken “tamamen kopmuyoruz bağımız askeri bir yapıdan sivil bir yapıya dönüşüyor” mesajını veriyor Mr. Biden.
B) Türkiye-İsrail İlişkileri
Mavi Marmara olayından sonra kopma noktasına gelen ve maslahatgüzarlık seviyesine düşen, pek çok anlaşmanın Türkiye tarafından askıya alındığı Türkiye-İsrail ilişkileri için Biden; “ABD’nin en yakın iki dostu ve ortağının, aralarındaki ilişkilerde oluşan zararı ve mevcut gerginliklerini onarma yolunda çalışmalarının önemli olduğunu” belirterek bunun iki tarafın da yararına olacağını ve bu fırsatları yakalamak için çalışacaklarını umduğunu kaydetti. Türkiye-İsrail ilişkilerinin durumunun kendilerine acı verdiğini ifade ediyor. ABD yönetiminin bu problemin çözümünü her şeyden çok istedikleri anlaşılıyor.
C) “Suriye konusunda Türkiye gerçek bir liderlik göstermiştir.”
Biden, kendi halkını öldüren Esad rejiminin Suriye açısından ciddi bir istikrarsızlık kaynağı haline geldiğini, zulme son verilmesi ve Esad’ın gitmesi konusundaki görüşünü açıklarken “uluslararası alanda Esad’ın gitmesi konusunda giderek artan bir uzlaşma var” dedi. Suriye’nin istikrarının önemli olduğunu tam da bu yüzden değişim konusunda ısrarlı olduklarını açıklıyor. Suriye konusunda Türkiye’nin bölgesel bir liderlik yaptığını, ABD’nin bu inisiyatifi övgüyle ve memnuniyetle karşıladığını belirtiyor. Yani bu konuda, “Türkiye’nin yanında ve arkasındayız” mesajını açıkça veriyor.
D) Biden, İran, Kıbrıs, Ermenistan, Yeni Anayasa ve Ruhban Okulu konusunda da kısa ve net mesajlar bıraktı.
Biden’ın görüşmelerinden basına yansıyan bilgiler çerçevesinde, İran’ın bölgedeki etkisinin giderek azaldığını, Irak’ta etkisinin abartıldığını ve “taşkın eylem ve söylemlerinin” sonucu olarak daha da yalnızlaştığını belirtmesi ve ABD’nin İran’la sorunları hakkında “hâlâ diplomatik unsurlar kullanarak çözmek” ifadesini kullanmayı tercih etmesi dikkat çekiyor.
Biden; Kıbrıs konusunda BM’nin öncülüğünde adımlar atılacağı umudunu dile getirirken, Türkiye-Ermenistan ilişkileri konusunda ‘protokollerin’ TBMM’nin gündemine alınmasını bir umut olarak gördüğünü söyledi. Yeni Anayasa çalışmaları sonucunda Türkiye’deki dini özgürlüklerin gelişmesini dilerken, Heybeli’de Ruhban Okulu’nun açılmasını beklediklerini ifade etti.
Joe Biden’ın Önceliği Türkiye-İsrail İlişkilerinin Düzelmesi
Türkiye-İsrail ilişkilerinin düzelmesi Türkiye-ABD ilişkilerinin de düzelmesi demektir. Türkiye İsrail’den koparsa ABD’den de uzaklaşır. Çünkü Türkiye-ABD ilişkileri İsrail üzerinden ve Yahudi lobisi üzerinden kurgulanmıştır. Ekonomik ilişkiler, yardım projeleri, silah ve donanım tedariki, bütünüyle savunma sanayi çalışmaları silah mühimmat alımından yedek parça tedarikine kadar, bakım, onarım, modernizasyon çalışmalarında İsrail firmaları dominedir. ABD bağımlılığı İsrail bağlantısıyla yıllardır devam etmiştir. ABD-İsrail ekseninin Ortadoğu politika ve stratejileri bir bütündür. ABD İsrail’i feda edemez. İlişkileri stratejik ortaklığın da üzerindedir. ABD-İsrail önce Türkiye’yi, sonra Mısır’ı ve Ürdün’ü ve İslam dünyasını kaybetmiştir. İsrail şımarık politikalarıyla ve Filistin saldırılarıyla giderek yalnızlaşmış ve etkisizleşmiştir. Bölgede Türkiye bağlantılı İsrail merkezli ABD politikaları çökmüştür. Türkiyesiz İsrail’in güvenliği tehdit altındadır ve ABD çıkarları tehlikededir. Bütün bunlar için Biden kendi siyasi misyonuna da uygun olarak Türkiye-İsrail ilişkileri için her yolu denemektedir.
Türkiye’nin Önceliği PKK Terörünün Bitirilmesi
PKK terörüyle mücadele, Kürt sorununun çözüm yoluna girmesi Türkiye’nin en önemli önceliğidir. Türkiye’nin evinin içini karıştıran, sosyal barış ve huzurunu bozan, bölgesel ve uluslararası profilini sıkıntıya sokan bu meselenin halli aciliyet taşımaktadır. Bu konuda ABD ile yakın zamanda ciddi görüşmeler yapıldı ve önemli taahhütler alındı. PKK’yı ve Kürt sorununu büyülten ve uluslararası problem haline getiren aktörlerin başında ABD gelir. Bundan dolayı bu taahhüt ve sonuç önemlidir. ABD, Irak, Kuzey Irak ve Türkiye ekseninde özellikle Türkiye’nin inisiyatifiyle yürütülen çalışmalar sonucunda PKK terörü ile mücadelede ve Kürt sorununun çözümünde ilgili tüm aktörlerle (buna PKK, KCK, BDP gibi yapılar da dahildir) anlaşmalar sağlanmıştır. Bu aşamada PKK’nın terör eylemleri çok azalmış, PKK ve KCK’ya etkili operasyonlar yapılmıştır. Barışa ve uzlaşmaya yanaşmayan unsurlara yönelik operasyonlar sürmektedir ve sürecektir. Yakın zamanda PKK ya silah bıraktığını açıklayacak, ya da Kandil’i Kuzey Irak’ı terk edecektir. Bu aşamada PKK terörü ve Kürt sorununda çok ciddi mesafeler alınmıştır. Irak’tan çekilen, İsrail-Türkiye bağlantısını kaybeden ABD bölgede çıkarlarını koruyabilmek için Türkiye ile uzlaşmaya ve çalışmaya mecburdur. Bundan dolayı “PKK ortak düşmanımızdır” diyor, Kuzey Irak Kürt yönetimini bu problemin çözümünde Türkiye ile işbirliğine zorluyor, predatörler, saldırı helikopterleri, anlık istihbarat ve Avrupa üzerine bu konuda baskı dahil çabalıyor. PKK’nın artık ilişkileri zehirleyen bir mikrop olduğunu ve son kullanma tarihinin geçtiğini biliyor. Kullanılmış bir peçete gibi PKK’yı gözden çıkardığını açıklayabiliyor.
Bu arada son operasyonlarda Kazan Vadisi de dahil 1600’ün üzerinde PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi. 250’den fazlası teslim oldu. İçeride KCK’nın şehirlerdeki eylem kapasiteleri son operasyonlarla önemli ölçüde bertaraf edildi. Türkiye, bu sorunun çözümünde; yasal düzenlemeleri, devlet ifşaat ve özürlerini ve Yeni Anayasayı bir fırsat olarak değerlendirmek istemektedir.
Bütün bunlardan dolayı Biden ziyaretinde Türkiye’nin önceliği, PKK terörü ile mücadele ve Kürt sorununun üzerinden Kuzey Irak eksenli olmuştur. Beklentiler de önemli ölçüde karşılanmıştır diyebiliriz.
Türkiye-ABD İlişkileri Hangi Eksende / Sonuç
Cumhurbaşkanı Gül, yakın zamanda ABD ve Türkiye arasındaki ilişkileri hiç olmadığı kadar “sağlıklı” olarak tanımladı. Biden’ın da katıldığı bu kanaate ilaveten, “ABD, NATO’nun karşı karşıya olduğu 21. Yüzyıl tehditlerinden küresel ekonomiye, nükleer silahların çoğalmasının engellenmesinden Avrupa’nın füze savunmasına, değişen Ortadoğu’ya terörizme ve bizim büyüyen ikili ticaretimiz ve yatırım bağlarımıza kadar uzanan geniş stratejik bir gündem de Türkiye’yi dost ve ortak olarak görüyoruz” diyor. Biden, taktikler farklı olsa da ABD ve Türkiye’nin aynı stratejik vizyona sahip olduğunu vurgulayarak; “iki ülkenin yararına olarak istişare edip işbirliğinde bulunmadığımız uluslararası bir mesele yok gibi” diyor. Biden’dan sonra bu ay içinde Türkiye’ye gelecek olan ABD Savunma Bakanı Panetta, Türkiye’nin kilit bir NATO müttefiki ve gerçek ortak olduğunu belirterek, “İsrail’in Türkiye ile uzlaşmasını, İsrail’in de Türkiye’nin de ABD’nin de çıkarına” derken Türkiye-İsrail ilişkilerinden kaygılı olduğunu açıklıyor.
Yetkili aktörlerden son sıcak değerlendirmeler ABD-Türkiye ilişkileri hakkında bazı fikirler veriyor şüphesiz. ABD’nin Türkiye’ye sömürgesi gibi davrandığı, bütün uluslararası ilişkilerini belirlediği ve NATO bloğu bağımlı politikalarla sınırladığı dönem gerilerde kaldı. Türkiye artık 70 sente muhtaç değil, bir milyar dolar yardım için ABD’nin kapısında kırk takla atmıyor, korku duvarları çoktan yıkıldı. Türkiye kendi çıkar ve stratejilerini önceleyen, daha bağımsız bir bölge ve dünya vizyonu çiziyor. ABD’nin her dediğini yapan, stratejilerine taşeronluk yapan, iç ve dış meselelerinde ona göre tavır alan bir Türkiye yok artık. Amerikan politikaları ABD kontrollü uluslararası kuruluşların (BM, AGİT, NATO, IMF) uluslararası konulardaki tutum ve yaklaşımlarını eleştiren ve sorgulayan yeni Türkiye olgusu var.
ABD, Türkiye’ye dair kaygılarını Türkiye’den uzaklaşarak değil, daha fazla iletişim ve işbirliği kurarak götürmesi gerektiğini anlamış gözüküyor. Türkiye’nin bölgesel gücünü ve en değerli uluslararası stratejik aktör olduğunu kabul ederek daha eşit, dengeli ve dikkatli ilişkiler kurmaya çabalarken karşılıklı ortak çıkarlara dayanan işbirlikleri öneriyor. Türkiye’nin sadece Anadolu’dan ibaret olmadığını Ortadoğu’da, Balkanlar’da, Kafkasya’da, Afrika ve Asya’da derinlikleri olan büyük bir Aysberg olduğunu fark ettiği anlaşılıyor. ABD, eski Türkiye’yi çoktan kaybetti. Yeni Türkiye’yi tanımaya ve anlamaya çabalıyor. Türkiye’nin değişimi, ABD’nin değişimi ve dünyanın değişimi yepyeni stratejik değerler ortaya koyuyor. Türkiye milli çıkar ve stratejik menfaatlerinin olduğu her alanda ABD ile çalışır. Bu tip uluslararası konular da oldukça fazladır. Ancak; ABD ile Türkiye’nin bölgesel ve küresel konularda aynı stratejik vizyona sahip olduğunu sanmıyorum.