ENGLISH
23.05.2012
27.11.2011 22:20


Selvet Çetin
SDE Uzmanı
scetin@sde.org.tr
CV

Balkanlarda Arnavut-Sırp Restleşmesi

 

Son bir hafta içinde Kosova’nın kuzeyinde, Sırplar ve Arnavutlar arasında yeniden tırmanan gerginliğin çatışmaya dönüşmesi üzerine Brüksel’de yapılması planlanan görüşmeler ertelenirken, bölgedeki etnik ayrılıkçılık rüzgarları daha güçlü esmeye başladı. Priştine’nin bağımsızlık ilanından bu yana Sırp ve Arnavut toplumunun bölünmüşlüğünü sembolize eden Mitroviça’da hayat normale dönemiyor. Sırp azınlığın Kosova yönetimini ve bağlı kurumları tanımamakta ısrar etmesi ve Sırbistan ile birleşme niyetlerini terk etmemesi üzerine gittikçe büyüyen krize geçen hafta NATO askerleri müdahale etti. KFOR askerlerinin kuzeydeki iki gümrük kapısına giden yollara Sırplar tarafından yerleştirilen barikatları kaldırmak istemesi üzerine alevlenen çatışmalarda ölen ve yaralananlar oldu.
 
Priştine hükümeti, Sırbistan sınırındaki denetimini daha sıkı biçimde oluşturmayı istese de şu ana kadar bunu sağladığı söylenemez. Elbette bağımsız bir devletin kendi sınırları içinde barış ve güvenliği sağlamak istemesinden daha doğal bir istek olamaz. Fakat yaklaşık 60 bin Sırp’ın yaşadığı bölgede etnik ayrışmayı önlemek gittikçe zorlaşıyor. Sırplar özellikle bölgedeki iki gümrük kapısının denetimini Sırbistan ile her türlü iletişimi sağladığı gerekçesiyle aylardır ellerinde tutmaya çalışırken, aynı zamanda bu eylemin kendilerine bir tür siyasi güvence sağladığına inanıyorlar. Bu yüzden Kosova yönetiminin sınır kapılarına gönderdiği memurların görev yapmasını engellemeye ve kontrolü sağlamaya çalışıyorlar.
 
Belgrad yönetiminin AB adaylık sürecindeki en kritik mesele olan Kosova ile ilişkilerini normalleştirmek zorunda oluşu ve Brüksel tarafından bu konuda sürekli taciz edilmesi bölgedeki Sırpları oldukça rahatsız ediyor. Milliyetçi Sırp gruplar, Kosova’nın AB adaylığı karşılığında resmi olarak tanınması gibi bir durumun asla söz konusu olamayacağını ve bölgenin Sırbistan toprağı olarak kalacağını seslendirseler de liberal çevreler Priştine ile ilişkilerin aşamalı olarak normalleşmesinden yanalar. Belgrad’daki asıl hesaplaşmanın gelecek yıl yapılacak parlamento seçimlerinde yaşanacağı ve bu seçimlerin en önemli gündem maddesini Kosova’nın oluşturacağı tahmin ediliyor.
 
Arnavutların Preşova Vadisi Kozu
 
Sırp azınlığın Kosova’nın kuzeyinde bağımsızlık ilan etmeye çok yakın olduklarına dair kamuoyuna yansıyan iddialar hem Priştine hem de Belgrad tarafından yalanlanmış olsa da etnik çözümsüzlüğün daha nereye kadar süreceği belirsizliğini koruyor. Kosova’daki Sırp ayrılıkçılığına karşılık Sırbistan’ın Preşova vadisindeki Arnavutların da bağımsızlık ilanı yönünde girişim başlattıklarına dair haberler yeni bir tartışma başlattı. Sırp-Arnavut çekişmesinin her iki tarafta da öfke patlamasına yol açabileceği bu gelişmeler kaygı verici restleşmelere dönüşecek gibi görünüyor. Gerçekten de Kosovalı Sırpların bir çılgınlık yaparak “Kuzey Kosova Cumhuriyeti” adı altında ayrı bir devlet kurma girişimleri gerçeğe dönüşürse, Arnavutların bu tür bir eylemi hoş karşılamayacakları çok açık. İnternet üzerinden yayın yapan "İndeks Online" isimli haber portalına göre; Sırpların niyeti çok ciddi ve “Kuzey Kosova Cumhuriyeti” bağımsızlık bildirgesi hazır sayılır. Taslak bildirgede bağımsızlık ilanı sonrasında Mitroviça’nın başkent ilan edilmesi ve uluslararası toplumdan resmi tanınma istenmesi dahi yer alıyor.
 
Batı Balkanlarda etnik ve dini bölünmüşlük nedeniyle yeni bir kaos ve silahlı çatışmanın yaşanmasına ihtimal verilmese de yakın tarihin acı veren olaylarla dolu olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle özellikle tansiyonun yükselmekte olduğu Arnavut-Sırp toplumları arasındaki etnik farklılık ve husumetlerin sınır çatışmalarına ve karşılıklı bağımsızlık restleşmelerine fırsat verilmeden minimize edilmesi gerekmektedir. Türkiye, üçlü müzakereler yoluyla bölgede daha önce başlattığı pro-aktif siyasi girişimlerini son olaylar ekseninde yeniden güncellemeli ve yükselen gerilimi düşürmek için tarafları müzakere masasına davet edebilmelidir. Bosna-Hersek’te tıkanmış olan siyasi sürecin neden olduğu belirsizlik ortamı devam ederken, bu kez Arnavut-Sırp anlaşmazlığının bölgede yeni ve çok daha zor çözülebilecek bir krizi tetiklemesinden tüm Balkan coğrafyası zarar görecektir. Bu nedenle Türkiye vakit yitirmeden Arnavutluk, Kosova ve Sırbistan devlet ve hükümet yetkililerini bir araya getirerek sorunun diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesine katkıda bulunabilir.
 
Her üç ülkenin de AB ilerleme süreciyle ilgili taahhütlerini yerine getirme yükümlülükleri bu krizin barışçıl yollarla çözülmesi bakımından avantaj gibi görülse de tarihi olayların birçok kez siyasi gelişmeleri engellediği unutulmamalıdır. Kosovalı Sırpların atacağı adımlar bölgenin hangi yöne evrileceğini göstermesi bakımından kritik bir öneme sahiptir. Bölünmeye dönük bir hamle sadece Kosova’yı değil, Sırbistan, Bosna-Hersek, Arnavutluk ve Makedonya’yı da ateşin içine atacaktır. Balkanlarda yeni bir ateşin tutuşturulmasını heyecanla bekleyen güçlerin eline bu kozu vermemek için soğukkanlı ve akıllıca hareket etmek gerekecektir.

 


YAZARIN TÜM YAZILARI
Üçüncü Putin Döneminde Kafkasya Sorunu - 13 Mayıs 2012 Pazar 17:44
Makedonya’da Etnik Kriz Nasıl Aşılabilir? - 25 Nisan 2012 Çarşamba 14:34
Şiddeti Önlemedeki Rolü Açısından 6284 Sayılı Yasa - 26 Mart 2012 Pazartesi 09:28
Ortadoğu’da “Balkanlaşma” Riski - 13 Mart 2012 Salı 17:12
Devlet Denetleme Kurulu Raporundaki Dink Davası - 29 Şubat 2012 Çarşamba 14:42
4.Bağımsızlık Yılında Kosova’nın Sorunları - 17 Şubat 2012 Cuma 17:28
Suriye Ateşi Bölgeyi Sararken - 13 Şubat 2012 Pazartesi 10:29
Hukukun Normalleşmesi - 09 Ocak 2012 Pazartesi 09:22
Uludere Faciası: Kontrolsüz Güç, Güç Değildir - 02 Ocak 2012 Pazartesi 13:47
2012 Yılında Balkan Üçlü Mekanizmasından Beklentiler - 29 Aralık 2011 Perşembe 18:51
Sarkozy Gemileri Yaktı mı? - 20 Aralık 2011 Salı 17:50
Geçmişle Yüzleşmenin Kuralları - 08 Aralık 2011 Perşembe 17:56
Balkanlarda Arnavut-Sırp Restleşmesi - 27 Kasım 2011 Pazar 22:20
Sivilleşme Aracı Olarak Vicdani Ret - 21 Kasım 2011 Pazartesi 09:07
Arap Baharının Adalet Arayışına Etkisi - 27 Ekim 2011 Perşembe 15:44
İlerleme Raporu: AB Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - 20 Ekim 2011 Perşembe 10:51
Makedonya Ziyareti ve Bulgaristan Gerginliği - 06 Ekim 2011 Perşembe 08:51
Bağımsız Filistin Rüyasını Gerçekleştirmek - 19 Eylül 2011 Pazartesi 13:15
Palmer Raporu: BM Gözetiminde Hukuk İstismarı - 15 Eylül 2011 Perşembe 18:17
Mülklerin İadesi: Azınlık Haklarında Önemli İlerleme - 30 Ağustos 2011 Salı 01:21
Ses Kayıtları ve Silahlı Kuvvetlerin Denetimindeki Zorluklar - 26 Ağustos 2011 Cuma 17:39
Suriye’de Sona Yaklaşırken - 09 Ağustos 2011 Salı 14:40
Kosovalı Sırpların Ateşle Dansı - 01 Ağustos 2011 Pazartesi 16:18
İlerleme ve Gerileme Arasındaki Sırbistan-ABD İlişkileri - 22 Temmuz 2011 Cuma 09:32
Yunanistan-İsrail İttifakı: Doğu Akdeniz’de Güç Gösterisi mi ? - 12 Temmuz 2011 Salı 09:12
Boykot ve Ergenekon - 30 Haziran 2011 Perşembe 16:17
Cenevre Sözleşmesinin 60.Yılında Mülteci Sorunu - 21 Haziran 2011 Salı 09:16
Bölgesel İnsani Kriz ve Suriyeli Mülteciler - 13 Haziran 2011 Pazartesi 09:14
Bir Dönem Noktası Olarak Cuntacıların Yargılanması - 09 Haziran 2011 Perşembe 17:49
Bosnalı Sırpların Tehlikeli Oyunu - 25 Mayıs 2011 Çarşamba 16:41
Balkanlarda Kültürel Kimlikler Çatışmayı Önleyebilir mi? - 12 Mayıs 2011 Perşembe 21:17
Türk Hukuk Düzenine Etkileri Açısından İzmir Deklarasyonu - 05 Mayıs 2011 Perşembe 15:51
Sırbistan Görüşmeleri ve Balkanlarda Artan Endişe - 30 Nisan 2011 Cumartesi 15:29
Suriye’de Esen Ölüm Rüzgarına Direnmek - 25 Nisan 2011 Pazartesi 14:22
Avrupa’da Üniter Kültüre Doğru - 22 Nisan 2011 Cuma 17:10
12 Eylül’le Hesaplaşmaya Hazır mıyız? - 11 Nisan 2011 Pazartesi 15:02
Goldstone Skandalı ve Hukukun İtibarsızlaştırılması - 05 Nisan 2011 Salı 15:36
Hakikat Komisyonlarının Geçiş Dönemindeki Rolü - 30 Mart 2011 Çarşamba 14:38
Birleşmiş Milletlere İnsani Müdahale Zamanı - 23 Mart 2011 Çarşamba 17:11
Kosova-Sırbistan Görüşmeleri Başlarken - 14 Mart 2011 Pazartesi 11:16
Arnavutluk Siyasi Krizi Aşabilir mi? - 07 Mart 2011 Pazartesi 08:55
28 Şubat ve Ordunun Sivil Denetimi - 28 Şubat 2011 Pazartesi 14:24
Diktatörler Üreten Uluslararası Düzeni Sorgulamak - 25 Şubat 2011 Cuma 08:25
Mısır’daki Halk Hareketinin Etkileri - 29 Ocak 2011 Cumartesi 15:53
Jüristokratik Vesayetin Gücü: Danıştay Örneği - 21 Ocak 2011 Cuma 11:22
Tunus’ta Halk İsyanı ve Değişimin Rengi - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:42
Berlin’den Meriç’e: Avrupa’nın Yeni Duvarı - 04 Ocak 2011 Salı 15:55
Yer İsimlerinin (Bir Hakkın) İadesi - 29 Aralık 2010 Çarşamba 18:31
Yeni Türkiye İçin Bir Fırsat: Balyoz Davası - 18 Aralık 2010 Cumartesi 14:16
Orantısız Güç - 10 Aralık 2010 Cuma 22:04
Askerler Sivil Denetime Ne Kadar Hazır? - 29 Kasım 2010 Pazartesi 09:39
AB İlerleme Raporu; Şartlar Değişti mi? - 12 Kasım 2010 Cuma 09:49
Kosova’da Hükümet Düşerken - 03 Kasım 2010 Çarşamba 10:31
Almanya Kritik Bir Dönemeçte - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:30
Bosna-Hersek Seçimleri: Çözüm mü, Belirsizlik mi? - 08 Ekim 2010 Cuma 21:06
Hrant Dink Kararından Ders Çıkarmak - 22 Eylül 2010 Çarşamba 12:32
Amerika: İslamofobiden Anti-İslamizme Doğru mu? - 14 Eylül 2010 Salı 17:27
İsrail-Filistin Müzakere Masasında Neler Var? - 01 Eylül 2010 Çarşamba 09:23
BM Raporunda Türkiye’ye Son Uyarılar - 24 Ağustos 2010 Salı 11:33
Kosava ve Balkanlarda Yeni Gerilimler - 13 Ağustos 2010 Cuma 13:05
Asker Hesap Vermezse Ne Olur? - 04 Ağustos 2010 Çarşamba 14:06
Kürt Sorunu ve Güvenlik İlişkisi - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 10:51
Yetimhane Kararını Nasıl Okumalı - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 15:02
17. Yılında İki Katliam ve Toplumsal Barışı Korumak - 06 Temmuz 2010 Salı 12:31
Fergana Vadisi’nden Orta Asya’ya Yaklaşan Tehlike: Etnik Çatışmalar - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:16
BM Saldırganı Cezalandırabilir (mi?) - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:41
Uluslararası Sulara Gömülen Hukuk ve İsrail Korsanlığı - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 16:54
Mülteci Politikalarında Yeni Riskler - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:49
Derin İlişkilerde Her Yol Ergenekon’a Çıkıyor - 12 Mayıs 2010 Çarşamba 16:08
Kamu İdaresi ve Sivil Aktörlerin İnsan Haklarının Geleceğindeki Rolü - 06 Mayıs 2010 Perşembe 21:46
Özel Hayata Yıkıcı Etkisiyle Bir İhlal Uygulaması “Fişleme” - 23 Nisan 2010 Cuma 10:43
Kırgızistan: Güvenlik ve Özgürlük Arasında Kaybolmak - 09 Nisan 2010 Cuma 18:01
Sırbistan'ın Özür Dileme Siyasetinin Etkileri - 02 Nisan 2010 Cuma 12:19
Roman Açılımı ya da En Alttakilerin Sesini Duyabilmek - 24 Mart 2010 Çarşamba 13:43
İklim Mültecileri Nereye Gidecek - 17 Mart 2010 Çarşamba 10:32


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya