ENGLISH
23.05.2012
11.10.2011 15:40


Aydın Bolat
SDE Stratejik Planlama Kurulu Başkanı
abolat@sde.org.tr
CV

Yükselen Türkiye'nin Risk ve Engelleri

İsrail’in Mavi Marmara saldırısı, Türkiye’ye savaş için çok ağır bir tahrik olmuştur. Kıbrıs Rum kesiminin Doğu Akdeniz’de bir ABD şirketine, İsrail’in güvenlik desteğini alarak petrol ve doğalgaz çıkarmak için platform kurarak çalışmalara başlaması toplumlararası barış görüşmelerini yürüten KKTC üzerinden Türkiye’ye karşı açık bir provokasyondur. Bu bağlamda Doğu Akdeniz’de İsrail’in askeri hareketliliği bir başka meydan okumadır. 

6 aya yakın bir süredir kendi halkını öldüren Suriye yönetiminin giderek artırdığı şiddet ve katliam 850 km sınırı olan ve akrabalık bağları bulunan Türkiye için büyük bir çatışma riski taşımaktadır. Bu risk her geçen gün artıyor.
 
Öncelikle komşu ve çevre ülkelerden desteklenen, Türkiye’nin başının belası olan PKK terörünün tırmandırılarak, istikrarın bozulması, iç barışın sarsılması ve çatışma sürecinin sürdürülmesi Türkiye’yi içeriden durdurma ve engelleme amacını taşıyor.
 
Özetle uluslararası profili giderek yükselen, bölgesel güç statüsünden ekonomik, siyasi, diplomatik, yumuşak gücüyle uluslararası kurallar ve değerler üzerinden giderek küresel aktör durumunu kuvvetlendiren Türkiye’nin dışarıdan ve içeriden önünü kesebilecek riskleri ve engelleri bulunmaktadır.
 
Yükselen ülkeler etrafına rahatsızlık verirler. Türkiye tam da böyle bir süreci yaşamaktadır. İçeriden ve dışarıdan savaşa, meydan okumalara ve tahriklere uğruyor. Türkiye sabırlı ve dikkatli davranmalı, savaştan ve çatışmadan sakınmalıdır. Bunun yolu ve aracı, barış ve diplomasidir. Bu aşamada Türkiye durdurulmazsa sonra hiç durdurulamaz. Türkiye; İsrail, Rum ve diğerlerinin tahrik ve provokasyonlarına gelmemelidir. Aksi hal Türkiye’nin doğal yükselişini durdurur. Çatışan ve savaşan ülkeden herkes kaçar. Barışçı ve istikrarlı ülkeye herkes yaklaşır. Güveni artmış, özgüveni patlamış olan Türkiye’nin bu ruh hali riskli ve yanıltıcı olabilir. Türkiye gücünün sınırlarını bilerek bu süreci çok iyi yönetmelidir.
 
Devletin değil toplumun, halkın etkili olduğu bir dönem yaşanıyor. Gerginlik artarsa demokratik, barışçı ve ekonomik kalkınma önceliklerimizi kaybederiz. Türkiye yumruk mesafesine girmemelidir. Kaybedeceklerimiz muhataplarımızdan çok daha fazladır.
 
“Kontrollü gerilim politikası” uyguluyoruz, devam edelim. Ancak yumuşak gücümüzü daha etkin kullanmalıyız. Mücadeleyi siyasetle, diyalogla ve diplomasiyle daha etkili sürdürmeliyiz. İsrail’den de hiç kimseden de “korkuyor” görüntüsünü vermeden süreci stratejik akılla ve siyaset becerisiyle yönetmeliyiz. On yıl böyle götürebilirsek sonra zaten kimse bize yan bakamaz ve kötü niyetini ortaya koyamaz.
 
Türkiye gücünün büyüklüğünü ve potansiyelini bilerek muhatap ve rakiplerini stratejik bir akılla ve basiretle belirlemelidir. Fil’in karıncaya saldırması ne kadar anlamsız ise Türkiye’nin Kardak Kayalıkları için Yunanistan’la ya da Mavi Marmara için İsrail’le savaşması o kadar anlamsızdır ve Türkiye’nin gücünü harcayan, potansiyelini tüketen ve onu küçülten sonuçlar doğurur. Türkiye, kendi sıkletinde ve kalibresindeki güçleri dikkate alarak politikalarını hazırlamalıdır. Büyük düşünmeli, taktik değil stratejik hedefler için planlar yapabilmelidir.
 
Yumuşak gücü, tarih, coğrafya ve kültür çevresi, medeniyet derinliği Balkanlar, Kafkaslar, Avrasya, Ortadoğu ve Afrika havzalarına uzanmaktadır.
 
Arap Baharı’nın, Yeni Ortadoğu’nun ve Yeni Afrika’nın geleceğinin Türkiye ilhamına, Türkiye gerçeğine göre şekilleneceğini herkes gözlemliyor. Türkiye’nin kendisinden öte bu coğrafyalar içinde tarihi bir sorumluluğu vardır. Pire için yorganı yakmayalım. Her zaman yeneceğimiz taşeronlarla ve tetikçilerle uğraşmayalım. Büyük hedefler Yeni Türkiye’nin ufkudur, geleceğidir.

 


YAZARIN TÜM YAZILARI
Milli Eğitim Sisteminde Üç Dörtlük Değişim - 02 Nisan 2012 Pazartesi 21:12
28 Şubat Ergenekon’un Çocuğu, Balyoz’un Ebesidir - 29 Şubat 2012 Çarşamba 19:21
TSK Reformu Acilen Yapılmalıdır - 03 Şubat 2012 Cuma 16:52
Yeni Yılda Neler Olacak? - 02 Ocak 2012 Pazartesi 19:20
Joe Biden Neden Geldi? - 07 Aralık 2011 Çarşamba 19:39
Türkiye ve Mısır'da Demokratik Dönüşümler - 27 Ekim 2011 Perşembe 18:26
Yükselen Türkiye'nin Risk ve Engelleri - 11 Ekim 2011 Salı 15:40
Türkiye’de NATO Füze Radarları / Doğu-Batı Denklemi - 07 Ekim 2011 Cuma 14:30
Teröre Karşı Yeni Strateji ve Demokratik Açılım - 25 Ağustos 2011 Perşembe 13:02
Yeni İslam Dünyası - 02 Temmuz 2011 Cumartesi 17:07
Türkiye’nin Seçimi: Yeni Anayasa İle Tam Demokrasi - 14 Haziran 2011 Salı 15:25
Türkiye’nin Seçimi Ya Vesayet Ya Tam Demokrasi - 06 Haziran 2011 Pazartesi 11:37
Seçim Virajında MHP, Terör ve PKK - 30 Mayıs 2011 Pazartesi 16:17
Türkiye Bölgenin Vicdanı... Filistin Birleşti, Libya Nereye? - 27 Mayıs 2011 Cuma 19:38
Suriye Nereye Gidiyor? - 18 Mayıs 2011 Çarşamba 14:20
Bin Ladin 3,5 Yıl Önce Eceliyle Ölmüştü! - 03 Mayıs 2011 Salı 18:26
Sorgulanan Devlet / Ergenekon - 28 Mart 2011 Pazartesi 14:21
Ortadoğu Değişim Sürecinde Aktörler ve Gerçek Dinamikler - 28 Şubat 2011 Pazartesi 16:24
Kadim Bir Dostun Tüm Sevdiklerine Mesajı - 05 Ocak 2011 Çarşamba 13:38
NATO Füze Savunma Sistemi - 26 Ekim 2010 Salı 16:43
12 Eylül: Darbe Değil Demokrasi - 08 Ağustos 2010 Pazar 18:44
Türkiye’nin Batıya Bağlılığını Göstermeye İhtiyacı Var mı? - 03 Temmuz 2010 Cumartesi 16:22
Referandum Sürecinde Türkiye’nin Ateşle Sınavı - 23 Haziran 2010 Çarşamba 15:37
Yalnızlaşan İsrail, Büyüyen Türkiye - 07 Haziran 2010 Pazartesi 15:47
Değişim CHP’yi de Etkiledi (mi?) - 03 Haziran 2010 Perşembe 13:18
Yakın Geleceğe Dair: Statüko Bitecek Değişim Sürecek - 29 Nisan 2010 Perşembe 16:02
Demokrasiye Evet Vesayet Rejimine Hayır! - 27 Mart 2010 Cumartesi 18:56
Balyoz Darbe Planlarına Hukuk Tokmağı - 26 Şubat 2010 Cuma 14:05
Plan Semineri Balyoz Darbe Planına Nasıl Dönüşür? - 25 Ocak 2010 Pazartesi 20:20
Aslında Ne Oluyor? Değilse Ne? - 15 Ocak 2010 Cuma 16:35
Ne ist(em)iyoruz? - 29 Aralık 2009 Salı 14:57
Eksen Kayması Değil Yeni Türkiye Vizyonu - 29 Aralık 2009 Salı 14:39
Açılıştan Kapanışa mı? Yoksa Kaos Bitecek Değişim Sürecek mi? - 28 Aralık 2009 Pazartesi 15:27
Ermenistan Açılımı - 28 Aralık 2009 Pazartesi 15:24
Demokratik Değişim Sürecinde Devlet, Siyaset ve Halk - 28 Aralık 2009 Pazartesi 14:57
Demokratik Açılım ve Yeni Türkiye - 28 Aralık 2009 Pazartesi 14:50


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya