ENGLISH
23.05.2012
06.10.2011 08:51


Selvet Çetin
SDE Uzmanı
scetin@sde.org.tr
CV

Makedonya Ziyareti ve Bulgaristan Gerginliği

Başbakan Erdoğan’ın Eylül ayının son haftasında ziyaret ettiği Makedonya Cumhuriyeti'nin 8 Ağustos’ta kutladığı 20. bağımsızlık yıldönümünde, ülkenin siyasi ve ekonomik sorunları çok yönlü olarak tartışılmaktadır. 2001’de yaşanan etnik gerginliklerin kısa süre içinde Arnavutlar ile Makedonlar arasında sıcak çatışmaya dönüşmesiyle bölgesel bir kriz baş göstermiş,Ohri Çerçeve Anlaşmasıyla ülkenin bütünlüğü sağlanmaya çalışılmıştı. Aradan geçen yirmi yıllık dönemde etnik gruplar arasında eşitlikçi bir siyasi yapı oluşturmaya yönelik sürdürülen çabalar henüz istenen sonuçları sağlamamış görünüyor. 

Ülkenin isim hakkı konusunda Yunanistan ile yıllardır devam eden krizi bir yana bırakacak olursak, Kosova’nın bağımsızlığıyla birlikte Arnavut milliyetçiler tarafından Makedonya’nın Arnavutluk ve Kosova arasındaki bir koridora benzetilmesi ve belli merkezlerde üretilen “Büyük Arnavutluk” korkuları çok daha derin bir etnik gerilime zemin hazırlamaktadır. Belki de bu tür kaygıların etkisiyle son dönemde Makedon gençler arasındaki milliyetçi dalganın güçlendiğini gösteren gelişmeler söz konusudur. Halihazırda ülkedeki ikinci büyük etnik topluluk olan Arnavutlar ile koalisyon yaparak ülkeyi yönetmek zorunda olan Makedonlar, AB üyelik müzakerelerini aynı zamanda etnik ayrışmalardan kaynaklanan sorunların ve bölünme endişelerinin giderilmesi bakımından önemli bir fırsat olarak görmektedir. Milliyetçi akımları hariç tutarsak, ülkedeki tüm etnik grupların temsilcileri de AB müzakerelerini toplumsal bütünlüğün korunması ve ekonomik gelişim için en önemli fırsat olarak nitelendirmektedir. Bununla birlikte yirminci yıl kutlamalarına katılmayarak Makedon yönetime tepkilerini gösteren Arnavut liderler, Ohri Çerçeve Anlaşmasının tek taraflı işlediği ve anlaşmanın etnik topluluklar arasında öngördüğü eşitlikçi uygulamaların hayata geçirilmediği eleştirisini sürdürmektedir.
 
Bütün bu tartışmaların gölgesinde 22 Eylül ‘de New York'ta gerçekleşen Balkanlar zirvesine katılan Türkiye, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Makedonya ve Kosova Başbakanları, bölgesel sorunların uzlaşma ile aşılabilmesi için güçlü işbirliği yapılması yönünde mesajlar vermişlerdir. Ancak Balkanlarda devam eden siyasi anlaşmazlıkların bir göstergesi olarak Yunanistan’ın Makedonya ile ve Sırbistan’ın Kosova ile aralarında yaşanan çok boyutlu sorunlar yüzünden zirveye katılmamaları, verilen mesajların yerine getirilmesini güçleştirmektedir. Zira bölgenin kilit iki ülkesi olan Yunanistan ve Sırbistan’ın izleyecekleri yol, bölgenin barış ve istikrarı bakımından çok önemli bir etki uyandıracaktır.
 
Zirvede konuşan Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin son birkaç yıldır bölgede yürütmekte olduğu aktif ve uzlaştırıcı politikaya duyduğu güven ile konuşmuş ve Balkan ülkelerinin geçmişte yaşanan acı tecrübelerden ders alarak, barış, refah ve kalkınma için birlikte çalışmaları gerektiğini vurgulamıştır.Her ne kadar New York zirvesindeki ana temayı bölgesel ekonomik entegrasyon ve yatırımlar oluştursa da Bulgaristan’da yaşanan etnik saldırılar ve ırkçı eylemler, bölgede öncelikli olarak çözülmesi gereken başlıca sorunun etnik bölünmüşlük ve insan hakları sorunu olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Bulgaristan'ın ikinci büyük kenti Filibe'nin güneydoğusundaki Katunitsa köyünde yaşayan 19 yaşındaki Angel Petrov’un Roman asıllı zengin çete lideriyle bağlantısı olduğu düşünülen sürücünün kullandığı bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybetmesiyle başlayan olaylar, milliyetçi Bulgar gençlerin Romanlara ait ev iş yerlerini kundaklamasıyla bir anda kontrolden çıkmıştır. Irkçı dalganın ülkenin diğer kentlerine yayılması ve Türk azınlığın da hedef haline gelmesi üzerine Cumhurbaşkanı Georgi Pırvanov Milli Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırmış ve ülkede etnik gerginliğin artma eğilimi gösterdiğini açıklamıştır.
 
Irkçı ATAKA partisi mensuplarının ülkede yıllar önce kaldırılmış olan ölüm cezasının tekrar uygulanması ve silah kullanımına kolaylık sağlanması yönündeki talepleriyle ürkütücü bir sürece doğru ilerleyen Bulgaristan’daki etnik milliyetçi akımların kaygı verici düzeyde gelişmekte olduğunu görmek gerekmektedir. Balkanlarda ciddi bir etnik Roman varlığı dikkate alındığında özellikle Bulgaristan, Yunanistan ve Makedonya’da etnik Romanların giderek daha çok ırkçılık ve ayrımcılığa maruz kalacakları öngörülmektedir. Fransa’nın ülkedeki Romanlara karşı başlattığı ırkçı kampanyanın bir sonucu olarak çok sayıda Roman aileyi geldikleri Balkan ülkelerine sınır dışı etmesinin bölgedeki ırkçı anlayışları tetiklediğine dair yaygın bir anlayış bulunmaktadır.
 
Erdoğan’ın Bulgaristan’daki etnik gerilimin yaşandığı günlere rastlayan Makedonya ziyareti ağırlıklı olarak iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik mesajlar taşırken, Türk azınlığın ülkenin siyasi ve hukuki yapısının ayrılmaz bir parçası olduğuna vurgu yapması memnuniyetle karşılanmıştır. Bununla birlikte özellikle Müslüman azınlığın sorunlarından biri olan etnik kutuplaşmaların anlamsızlığını "Arap'ın, Acem'in camisi farklı olamaz. Hepsi aynı kıbleye dönüyor." sözleriyle eleştiren Erdoğan’ın bu sözlerinden aslında Arnavut-Türk çekişmesine üstü örtülü olarak tepki gösterdiğini anlamak zor değildir. Öte yandan Makedonya’nın AB adaylık sürecini desteklediklerini ifade eden Erdoğan’ın “Balkanlar'ı Avrupa'nın kıyısında değil, kalbinde bir barış ve refah havzası olarak görmek istiyoruz." sözleriyle bölge ülkelerinin AB üyelik müzakerelerini de bölgesel istikrar bakımından önemsediği anlaşılmaktadır.
 
Türk Başbakan’ın iyi niyet dilekleriyle tamamladığı Makedonya ziyaretinin iki ülke arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkileri geliştireceği öngörülebilir ancak bu öngörünün gerçekleşebileceği sağlam bir zemine ihtiyaç vardır. Makedonya’nın siyasi istikrarının sürdürülebilir olabilmesi için öncelikle Ohri Çerçeve Anlaşmasının içerdiği yükümlülüklerin etnik azınlık grupları arasında eşit biçimde uygulanması gerekmektedir. En önemli risk faktörü olan milliyetçi algı ve tutumların törpülenmesi bakımından insan hakları hukuku zemininde güçlü bir siyasi temsilin sağlanması ve azınlık toplumlarının ihtiyaç ve beklentilerinin eşitliğe dayalı olarak karşılanması sağlanmalıdır.
 
Müslüman azınlık ile Ortodoks çoğunluk arasında kalan bir Makedonya’nın siyasi ve ekonomik bütünleşmesinden söz edilemez. Vardar nehrinin ikiye böldüğü Üsküp’ün bir yakasında yoksulluk ve dışlanmışlığı, diğer yakasında ise ekonomik gelişmişliği simgeleyen çok sayıda faktör bulunuyor iken ya da Vodno tepesinde devasa büyüklükte haç asılı duruyorken, dini ve etnik gruplar arasındaki sosyal ve kültürel ayrışmanın derinleşmesini önlemek kolay olmayacaktır. Toplumların birtakım dini ya da etnik semboller üzerinden birbirlerine üstünlük sağlamaya çalışmasına imkan sağlayan bir atmosferin Makedonya’nın ilerlemesine hizmet etmeyeceği aşikardır.
 
Benzer şekilde Bulgaristan’da özellikle genç çevrelerde giderek daha belirgin hale gelen ırkçı ve ayrımcı eğilimlerin bu ülkenin 80’li yıllarda yaşadığı travmanın acı hatıralarını canlandırmasına kesinlikle izin verilmemesi gerekir.Bunun yolu ise toplumsal kesimler arasında görülen sosyal, kültürel ve ekonomik uçurumların daha da büyümesini önleyici siyasi kararların biran önce alınması ve kararlı biçimde uygulanmasından geçmektedir. Güvenlik önlemlerini sertleştirerek ırkçılığı önlemeye çalışmak gerçekçi bir çözüm olmayacağı gibi Bulgar milliyetçiliğini daha da azdıracak sonuçların ortaya çıkmasına neden olabilir.
 
Türkiye’nin Balkan toplumları arasındaki etnik, dini ve kültürel temelli farklılıkların yeni kutuplaşmalara yol açmasını önlemek amacıyla harcadığı barışçıl çabaları sürdürmesi gerekmektedir.Bu çabaların aynı zamanda bölgenin gerçekleri dikkate alınarak güncellenmesi ve ortaya çıkan yeni risk faktörlerinin doğru biçimde okunmasıyla anlam kazanacağı söylenebilir.
 
(Selvet Çetin, SDE Uzmanı)

 


YAZARIN TÜM YAZILARI
Üçüncü Putin Döneminde Kafkasya Sorunu - 13 Mayıs 2012 Pazar 17:44
Makedonya’da Etnik Kriz Nasıl Aşılabilir? - 25 Nisan 2012 Çarşamba 14:34
Şiddeti Önlemedeki Rolü Açısından 6284 Sayılı Yasa - 26 Mart 2012 Pazartesi 09:28
Ortadoğu’da “Balkanlaşma” Riski - 13 Mart 2012 Salı 17:12
Devlet Denetleme Kurulu Raporundaki Dink Davası - 29 Şubat 2012 Çarşamba 14:42
4.Bağımsızlık Yılında Kosova’nın Sorunları - 17 Şubat 2012 Cuma 17:28
Suriye Ateşi Bölgeyi Sararken - 13 Şubat 2012 Pazartesi 10:29
Hukukun Normalleşmesi - 09 Ocak 2012 Pazartesi 09:22
Uludere Faciası: Kontrolsüz Güç, Güç Değildir - 02 Ocak 2012 Pazartesi 13:47
2012 Yılında Balkan Üçlü Mekanizmasından Beklentiler - 29 Aralık 2011 Perşembe 18:51
Sarkozy Gemileri Yaktı mı? - 20 Aralık 2011 Salı 17:50
Geçmişle Yüzleşmenin Kuralları - 08 Aralık 2011 Perşembe 17:56
Balkanlarda Arnavut-Sırp Restleşmesi - 27 Kasım 2011 Pazar 22:20
Sivilleşme Aracı Olarak Vicdani Ret - 21 Kasım 2011 Pazartesi 09:07
Arap Baharının Adalet Arayışına Etkisi - 27 Ekim 2011 Perşembe 15:44
İlerleme Raporu: AB Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - 20 Ekim 2011 Perşembe 10:51
Makedonya Ziyareti ve Bulgaristan Gerginliği - 06 Ekim 2011 Perşembe 08:51
Bağımsız Filistin Rüyasını Gerçekleştirmek - 19 Eylül 2011 Pazartesi 13:15
Palmer Raporu: BM Gözetiminde Hukuk İstismarı - 15 Eylül 2011 Perşembe 18:17
Mülklerin İadesi: Azınlık Haklarında Önemli İlerleme - 30 Ağustos 2011 Salı 01:21
Ses Kayıtları ve Silahlı Kuvvetlerin Denetimindeki Zorluklar - 26 Ağustos 2011 Cuma 17:39
Suriye’de Sona Yaklaşırken - 09 Ağustos 2011 Salı 14:40
Kosovalı Sırpların Ateşle Dansı - 01 Ağustos 2011 Pazartesi 16:18
İlerleme ve Gerileme Arasındaki Sırbistan-ABD İlişkileri - 22 Temmuz 2011 Cuma 09:32
Yunanistan-İsrail İttifakı: Doğu Akdeniz’de Güç Gösterisi mi ? - 12 Temmuz 2011 Salı 09:12
Boykot ve Ergenekon - 30 Haziran 2011 Perşembe 16:17
Cenevre Sözleşmesinin 60.Yılında Mülteci Sorunu - 21 Haziran 2011 Salı 09:16
Bölgesel İnsani Kriz ve Suriyeli Mülteciler - 13 Haziran 2011 Pazartesi 09:14
Bir Dönem Noktası Olarak Cuntacıların Yargılanması - 09 Haziran 2011 Perşembe 17:49
Bosnalı Sırpların Tehlikeli Oyunu - 25 Mayıs 2011 Çarşamba 16:41
Balkanlarda Kültürel Kimlikler Çatışmayı Önleyebilir mi? - 12 Mayıs 2011 Perşembe 21:17
Türk Hukuk Düzenine Etkileri Açısından İzmir Deklarasyonu - 05 Mayıs 2011 Perşembe 15:51
Sırbistan Görüşmeleri ve Balkanlarda Artan Endişe - 30 Nisan 2011 Cumartesi 15:29
Suriye’de Esen Ölüm Rüzgarına Direnmek - 25 Nisan 2011 Pazartesi 14:22
Avrupa’da Üniter Kültüre Doğru - 22 Nisan 2011 Cuma 17:10
12 Eylül’le Hesaplaşmaya Hazır mıyız? - 11 Nisan 2011 Pazartesi 15:02
Goldstone Skandalı ve Hukukun İtibarsızlaştırılması - 05 Nisan 2011 Salı 15:36
Hakikat Komisyonlarının Geçiş Dönemindeki Rolü - 30 Mart 2011 Çarşamba 14:38
Birleşmiş Milletlere İnsani Müdahale Zamanı - 23 Mart 2011 Çarşamba 17:11
Kosova-Sırbistan Görüşmeleri Başlarken - 14 Mart 2011 Pazartesi 11:16
Arnavutluk Siyasi Krizi Aşabilir mi? - 07 Mart 2011 Pazartesi 08:55
28 Şubat ve Ordunun Sivil Denetimi - 28 Şubat 2011 Pazartesi 14:24
Diktatörler Üreten Uluslararası Düzeni Sorgulamak - 25 Şubat 2011 Cuma 08:25
Mısır’daki Halk Hareketinin Etkileri - 29 Ocak 2011 Cumartesi 15:53
Jüristokratik Vesayetin Gücü: Danıştay Örneği - 21 Ocak 2011 Cuma 11:22
Tunus’ta Halk İsyanı ve Değişimin Rengi - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:42
Berlin’den Meriç’e: Avrupa’nın Yeni Duvarı - 04 Ocak 2011 Salı 15:55
Yer İsimlerinin (Bir Hakkın) İadesi - 29 Aralık 2010 Çarşamba 18:31
Yeni Türkiye İçin Bir Fırsat: Balyoz Davası - 18 Aralık 2010 Cumartesi 14:16
Orantısız Güç - 10 Aralık 2010 Cuma 22:04
Askerler Sivil Denetime Ne Kadar Hazır? - 29 Kasım 2010 Pazartesi 09:39
AB İlerleme Raporu; Şartlar Değişti mi? - 12 Kasım 2010 Cuma 09:49
Kosova’da Hükümet Düşerken - 03 Kasım 2010 Çarşamba 10:31
Almanya Kritik Bir Dönemeçte - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:30
Bosna-Hersek Seçimleri: Çözüm mü, Belirsizlik mi? - 08 Ekim 2010 Cuma 21:06
Hrant Dink Kararından Ders Çıkarmak - 22 Eylül 2010 Çarşamba 12:32
Amerika: İslamofobiden Anti-İslamizme Doğru mu? - 14 Eylül 2010 Salı 17:27
İsrail-Filistin Müzakere Masasında Neler Var? - 01 Eylül 2010 Çarşamba 09:23
BM Raporunda Türkiye’ye Son Uyarılar - 24 Ağustos 2010 Salı 11:33
Kosava ve Balkanlarda Yeni Gerilimler - 13 Ağustos 2010 Cuma 13:05
Asker Hesap Vermezse Ne Olur? - 04 Ağustos 2010 Çarşamba 14:06
Kürt Sorunu ve Güvenlik İlişkisi - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 10:51
Yetimhane Kararını Nasıl Okumalı - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 15:02
17. Yılında İki Katliam ve Toplumsal Barışı Korumak - 06 Temmuz 2010 Salı 12:31
Fergana Vadisi’nden Orta Asya’ya Yaklaşan Tehlike: Etnik Çatışmalar - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:16
BM Saldırganı Cezalandırabilir (mi?) - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:41
Uluslararası Sulara Gömülen Hukuk ve İsrail Korsanlığı - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 16:54
Mülteci Politikalarında Yeni Riskler - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:49
Derin İlişkilerde Her Yol Ergenekon’a Çıkıyor - 12 Mayıs 2010 Çarşamba 16:08
Kamu İdaresi ve Sivil Aktörlerin İnsan Haklarının Geleceğindeki Rolü - 06 Mayıs 2010 Perşembe 21:46
Özel Hayata Yıkıcı Etkisiyle Bir İhlal Uygulaması “Fişleme” - 23 Nisan 2010 Cuma 10:43
Kırgızistan: Güvenlik ve Özgürlük Arasında Kaybolmak - 09 Nisan 2010 Cuma 18:01
Sırbistan'ın Özür Dileme Siyasetinin Etkileri - 02 Nisan 2010 Cuma 12:19
Roman Açılımı ya da En Alttakilerin Sesini Duyabilmek - 24 Mart 2010 Çarşamba 13:43
İklim Mültecileri Nereye Gidecek - 17 Mart 2010 Çarşamba 10:32


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya