ENGLISH
23.05.2012
19.09.2011 13:15


Selvet Çetin
SDE Uzmanı
scetin@sde.org.tr
CV

Bağımsız Filistin Rüyasını Gerçekleştirmek

Filistin Yönetimi Başkanı Mahmut Abbas’ın bu hafta içinde BM Güvenlik Konseyine başvuruda bulunarak 1967 sınırlarını esas alan ve Doğu Kudüs’ün başkent olarak öngörüldüğü bağımsız bir devletin ilan edilmesini isteyeceklerini açıklaması, Arap Baharı’nın tüm sıcaklığı ile sürmekte olduğu bölgede dikkatlerin işgal altındaki topraklara yönelmesini sağlamıştır.

Abbas, 63 yıldır acı çeken tek milletin Filistinliler olduğunu ve BM’nin 194.üyesi olarak tanınmak istediklerini tekrarlarken, başkenti Kudüs olacak bir Filistin devletinin tüm Filistin halkının ortak hayali olduğunu vurgulamaktadır. Halihazırda 126 BM üyesi ülkenin Filistin’i tanımakta olduğu dikkate alındığında, toprakları işgal edilen, Yahudi yerleşimleriyle mevcut sınırları daha da küçülen ve milyonlarcası mülteci kamplarında yaşayan Filistinliler için bağımsız bir ülke rüyası hiçbir zaman sona ermemiştir. Bununla birlikte fiili olarak ikiye bölünmüş Filistin topraklarından bağımsız bir devletin çıkabilmesini ancak Hamas ve El-Fetih yönetimleri arasında sağlanan uzlaşmanın ortak bir iradeyle sürdürülebilir olabilmesine bağlamak mümkündür.
 
BM'ye üyelik talebinin desteklenmesi amacıyla Filistinlileri barışçıl gösteriler düzenlemeye çağıran Abbas, öte yandan BM'den çıkacak sonuç ne olursa olsun, İsrail ile müzakerelere devam edeceklerini ifade etmektedir. Hatırlanacağı gibi iki taraf arasındaki müzakere süreci Yahudi yerleşimlerinin genişleyerek devam etmesi üzerine geçen yıl kesilmişti. Abbas’ın şayet bağımsızlık ilanı engellenecek olursa İsrail ile tekrar masaya dönmeyi düşünmesi tepkilere yol açmaktadır. Nitekim Gazze’deki Hamas hükümeti başbakanı İsmail Haniye’nin danışmanı Dr.Yusuf Rızka, Abbas’ın sözlerinin yeni bir şey getirmediğini ve BM’ye yapılacak devlet başvurusunun reddedilmesi durumunda Filistin halkının bu süreçten nasıl etkileneceğinin de açıklanması gerektiğini ifade etmiştir. Yaşanan tartışmalar, Ramallah ve Gazze’deki siyasi anlayış farklılıklarının bağımsızlığa giden yolda ciddi bir handikap oluşturduğunu ve Filistin halkının karar alma mekanizmalarından güçlü ve bütüncül bir iradenin çıkmasına ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir.
 
Bağımsız bir Filistin’inin önündeki en büyük engellerden biri hiç şüphesiz ABD yönetiminin İsrail yanlısı geleneksel tutumudur. Oslo sürecinin çökmesinden sorumlu olan ve işgal altındaki Filistin topraklarında Yahudi yerleşimlerine çanak tutmaya devam eden ABD yönetimi, bağımsızlık taleplerine karşı veto tehdidini gündeme getirdiği gibi çeşitli siyasi aktörleri de Filistin’in BM’de tanınması halinde barış sürecinin yıkıcı sonuçlara uğrayacağı konusunda uyarmaktadır. Washington, Filistin’in başvurusunu veto edeceğini daha önce resmen açıklayarak İsrail’e moral kazandırmaya çalışsa da Filistinli temsilcilerin önünde başka seçenekler de bulunmaktadır. Bu seçeneklerden biri de bağımsızlık talebinin doğrudan BM Genel Kuruluna önerge yoluyla sunulmasıdır. Önergenin oylanması önümüzdeki aylara ertelense dahi BM’nin Filistin devlet başvurusu ile ilgili gündemi daha fazla geciktirme şansı bulunmayacaktır. ABD yönetiminin Ortadoğu’da yaşanan özgürlük hareketlerini dikkate alarak İslam dünyasıyla ilişkilerini tekrar kötüleştirmeyi göze alamayacağı ve bu kaygıya bağlı olarak bağımsızlık başvurusuna karşı veto hakkını kullanmayabileceği iddia edilse de İsrail sözkonusu olduğunda bu iddianın gerçekleşme olasılığı oldukça düşük görülmektedir.
 
Eğer BM’deki bağımsız Filistin devleti oylaması önümüzdeki aylara yayılarak sürecek olursa ABD yönetiminin özellikle Abbas yönetimine karşı ekonomik ambargo kozunu kullanması mümkün olabilir. Örneğin bu yaptırımlardan biri, Abbas yönetimine her yıl gönderilen 450 milyon dolarlık yardımda kesintiler yapılmasıdır. Halihazırda Batı Şeria’da küçük bir Mübarek rejimi kurmakla suçlanan, yolsuzluk ve kamu yönetimindeki usulsüzlükler yüzünden ciddi biçimde eleştirilen Mahmut Abbas, çalışanların maaşlarını bağışçı ülkelerin yaptıkları ödemelerle karşılayabilmektedir. Dolayısıyla mali durumu zaten çok kötü olan Filistin Otoritesi’nin ABD öncülüğündeki batı bloğu tarafından bir tür şantajla baskı altına alınmak istendiği ve bağımsızlık talebinden vazgeçmeye zorlandığı söylenebilir. Gazze’deki abluka ve yaşanan insani trajedi Filistin halkının üzerindeki ağır yükün en önemli göstergesi iken, yeni ve çok daha büyük siyasi ve ekonomik yaptırımlarla karşılaşmak, Filistin’in geleceği için daha ciddi bir sarsıntıya yol açabilir. Bu yönüyle ele alındığında Abbas’ın bağımsızlık çıkışı şayet fiyaskoyla sonuçlanırsa özellikle Ramallah yönetimine karşı büyüyen öfkenin kontrolden çıkması ve Abbas iktidarının sona ermesi gündeme gelecektir.
 
Başbakan Erdoğan’ın son Kuzey Afrika gezisinde de görüldüğü üzere bölge toplumları, Türkiye-İsrail ilişkilerinin Filistin ve Gazze sorunu ekseninde İsrail aleyhine bozulmasından büyük memnuniyet duymaktadır. Erdoğan’ı İslam dünyasında adeta bir kahraman haline getiren başlıca faktör, İsrail’in hukuksuz eylemlerine dur diyebilme cesareti gösterebilmiş olmasıdır. Yeni dönem BM Genel Kurul toplantılarına katılacak olan Erdoğan, bölge halklarının kendisine sağladığı bu siyasi meşruiyetin gücünü arkasına alarak ve Filistin devletinin tanınması yönündeki haklı talebi destekleyerek bir kez daha İsrail’in uluslararası toplum nezdinde mahkum edilmesini sağlayabilir. Aynı zamanda Filistinliler için yapacağı lobi faaliyetleriyle bağımsız Filistin devletinin geniş katılımla tanınmasına öncülük edebilir.
 
BM görüşmeleri nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, Filistin halkının bağımsızlık yürüyüşünün başladığı ve kararlı biçimde bu yürüyüşün sürmesi gerektiği düşünülmektedir. Filistinli liderlerin birlik ve beraberlik içinde bu tarihi yürüyüşü bağımsızlıkla sonuçlandırmaları bakımından önlerinde uzun ve aynı zamanda tuzaklarla dolu bir yol bulunmaktadır. İsrail lobisinin tüm oyunlarıyla başa çıkabilmek ve Filistin halkının bağımsızlığına kavuşabilmesi için İslam dünyasının kenetlenmesi ve güç birliği yapması kaçınılmaz bir zorunluluktur. Dileriz bu kez tarihsel yanılgılar tekrarlanmaz ve hegemonik güç siyaseti devre dışı bırakılarak bir halkın özgürlük iradesi galip gelir.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Üçüncü Putin Döneminde Kafkasya Sorunu - 13 Mayıs 2012 Pazar 17:44
Makedonya’da Etnik Kriz Nasıl Aşılabilir? - 25 Nisan 2012 Çarşamba 14:34
Şiddeti Önlemedeki Rolü Açısından 6284 Sayılı Yasa - 26 Mart 2012 Pazartesi 09:28
Ortadoğu’da “Balkanlaşma” Riski - 13 Mart 2012 Salı 17:12
Devlet Denetleme Kurulu Raporundaki Dink Davası - 29 Şubat 2012 Çarşamba 14:42
4.Bağımsızlık Yılında Kosova’nın Sorunları - 17 Şubat 2012 Cuma 17:28
Suriye Ateşi Bölgeyi Sararken - 13 Şubat 2012 Pazartesi 10:29
Hukukun Normalleşmesi - 09 Ocak 2012 Pazartesi 09:22
Uludere Faciası: Kontrolsüz Güç, Güç Değildir - 02 Ocak 2012 Pazartesi 13:47
2012 Yılında Balkan Üçlü Mekanizmasından Beklentiler - 29 Aralık 2011 Perşembe 18:51
Sarkozy Gemileri Yaktı mı? - 20 Aralık 2011 Salı 17:50
Geçmişle Yüzleşmenin Kuralları - 08 Aralık 2011 Perşembe 17:56
Balkanlarda Arnavut-Sırp Restleşmesi - 27 Kasım 2011 Pazar 22:20
Sivilleşme Aracı Olarak Vicdani Ret - 21 Kasım 2011 Pazartesi 09:07
Arap Baharının Adalet Arayışına Etkisi - 27 Ekim 2011 Perşembe 15:44
İlerleme Raporu: AB Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - 20 Ekim 2011 Perşembe 10:51
Makedonya Ziyareti ve Bulgaristan Gerginliği - 06 Ekim 2011 Perşembe 08:51
Bağımsız Filistin Rüyasını Gerçekleştirmek - 19 Eylül 2011 Pazartesi 13:15
Palmer Raporu: BM Gözetiminde Hukuk İstismarı - 15 Eylül 2011 Perşembe 18:17
Mülklerin İadesi: Azınlık Haklarında Önemli İlerleme - 30 Ağustos 2011 Salı 01:21
Ses Kayıtları ve Silahlı Kuvvetlerin Denetimindeki Zorluklar - 26 Ağustos 2011 Cuma 17:39
Suriye’de Sona Yaklaşırken - 09 Ağustos 2011 Salı 14:40
Kosovalı Sırpların Ateşle Dansı - 01 Ağustos 2011 Pazartesi 16:18
İlerleme ve Gerileme Arasındaki Sırbistan-ABD İlişkileri - 22 Temmuz 2011 Cuma 09:32
Yunanistan-İsrail İttifakı: Doğu Akdeniz’de Güç Gösterisi mi ? - 12 Temmuz 2011 Salı 09:12
Boykot ve Ergenekon - 30 Haziran 2011 Perşembe 16:17
Cenevre Sözleşmesinin 60.Yılında Mülteci Sorunu - 21 Haziran 2011 Salı 09:16
Bölgesel İnsani Kriz ve Suriyeli Mülteciler - 13 Haziran 2011 Pazartesi 09:14
Bir Dönem Noktası Olarak Cuntacıların Yargılanması - 09 Haziran 2011 Perşembe 17:49
Bosnalı Sırpların Tehlikeli Oyunu - 25 Mayıs 2011 Çarşamba 16:41
Balkanlarda Kültürel Kimlikler Çatışmayı Önleyebilir mi? - 12 Mayıs 2011 Perşembe 21:17
Türk Hukuk Düzenine Etkileri Açısından İzmir Deklarasyonu - 05 Mayıs 2011 Perşembe 15:51
Sırbistan Görüşmeleri ve Balkanlarda Artan Endişe - 30 Nisan 2011 Cumartesi 15:29
Suriye’de Esen Ölüm Rüzgarına Direnmek - 25 Nisan 2011 Pazartesi 14:22
Avrupa’da Üniter Kültüre Doğru - 22 Nisan 2011 Cuma 17:10
12 Eylül’le Hesaplaşmaya Hazır mıyız? - 11 Nisan 2011 Pazartesi 15:02
Goldstone Skandalı ve Hukukun İtibarsızlaştırılması - 05 Nisan 2011 Salı 15:36
Hakikat Komisyonlarının Geçiş Dönemindeki Rolü - 30 Mart 2011 Çarşamba 14:38
Birleşmiş Milletlere İnsani Müdahale Zamanı - 23 Mart 2011 Çarşamba 17:11
Kosova-Sırbistan Görüşmeleri Başlarken - 14 Mart 2011 Pazartesi 11:16
Arnavutluk Siyasi Krizi Aşabilir mi? - 07 Mart 2011 Pazartesi 08:55
28 Şubat ve Ordunun Sivil Denetimi - 28 Şubat 2011 Pazartesi 14:24
Diktatörler Üreten Uluslararası Düzeni Sorgulamak - 25 Şubat 2011 Cuma 08:25
Mısır’daki Halk Hareketinin Etkileri - 29 Ocak 2011 Cumartesi 15:53
Jüristokratik Vesayetin Gücü: Danıştay Örneği - 21 Ocak 2011 Cuma 11:22
Tunus’ta Halk İsyanı ve Değişimin Rengi - 17 Ocak 2011 Pazartesi 16:42
Berlin’den Meriç’e: Avrupa’nın Yeni Duvarı - 04 Ocak 2011 Salı 15:55
Yer İsimlerinin (Bir Hakkın) İadesi - 29 Aralık 2010 Çarşamba 18:31
Yeni Türkiye İçin Bir Fırsat: Balyoz Davası - 18 Aralık 2010 Cumartesi 14:16
Orantısız Güç - 10 Aralık 2010 Cuma 22:04
Askerler Sivil Denetime Ne Kadar Hazır? - 29 Kasım 2010 Pazartesi 09:39
AB İlerleme Raporu; Şartlar Değişti mi? - 12 Kasım 2010 Cuma 09:49
Kosova’da Hükümet Düşerken - 03 Kasım 2010 Çarşamba 10:31
Almanya Kritik Bir Dönemeçte - 18 Ekim 2010 Pazartesi 12:30
Bosna-Hersek Seçimleri: Çözüm mü, Belirsizlik mi? - 08 Ekim 2010 Cuma 21:06
Hrant Dink Kararından Ders Çıkarmak - 22 Eylül 2010 Çarşamba 12:32
Amerika: İslamofobiden Anti-İslamizme Doğru mu? - 14 Eylül 2010 Salı 17:27
İsrail-Filistin Müzakere Masasında Neler Var? - 01 Eylül 2010 Çarşamba 09:23
BM Raporunda Türkiye’ye Son Uyarılar - 24 Ağustos 2010 Salı 11:33
Kosava ve Balkanlarda Yeni Gerilimler - 13 Ağustos 2010 Cuma 13:05
Asker Hesap Vermezse Ne Olur? - 04 Ağustos 2010 Çarşamba 14:06
Kürt Sorunu ve Güvenlik İlişkisi - 26 Temmuz 2010 Pazartesi 10:51
Yetimhane Kararını Nasıl Okumalı - 07 Temmuz 2010 Çarşamba 15:02
17. Yılında İki Katliam ve Toplumsal Barışı Korumak - 06 Temmuz 2010 Salı 12:31
Fergana Vadisi’nden Orta Asya’ya Yaklaşan Tehlike: Etnik Çatışmalar - 21 Haziran 2010 Pazartesi 17:16
BM Saldırganı Cezalandırabilir (mi?) - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:41
Uluslararası Sulara Gömülen Hukuk ve İsrail Korsanlığı - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 16:54
Mülteci Politikalarında Yeni Riskler - 26 Mayıs 2010 Çarşamba 17:49
Derin İlişkilerde Her Yol Ergenekon’a Çıkıyor - 12 Mayıs 2010 Çarşamba 16:08
Kamu İdaresi ve Sivil Aktörlerin İnsan Haklarının Geleceğindeki Rolü - 06 Mayıs 2010 Perşembe 21:46
Özel Hayata Yıkıcı Etkisiyle Bir İhlal Uygulaması “Fişleme” - 23 Nisan 2010 Cuma 10:43
Kırgızistan: Güvenlik ve Özgürlük Arasında Kaybolmak - 09 Nisan 2010 Cuma 18:01
Sırbistan'ın Özür Dileme Siyasetinin Etkileri - 02 Nisan 2010 Cuma 12:19
Roman Açılımı ya da En Alttakilerin Sesini Duyabilmek - 24 Mart 2010 Çarşamba 13:43
İklim Mültecileri Nereye Gidecek - 17 Mart 2010 Çarşamba 10:32


SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya