Sadr grubu seçime Irak Ulusal İttifakı’yla girmiş ve Ulusal İttifak’ın kazandığı 70 sandalyeden 39’unun sahibi olarak ittifak içerisindeki belirleyici konumunu sağlamlaştırmıştı. Bununla birlikte Sadr grubunun böylesi başarısı koalisyon yarışında Irak Ulusal İttifakı’nın önemini de pekiştirmişti. Maliki’nin Hukuk Devleti İttifakı her ne kadar bir başarısızlık anında Ulusal İttifakla birleşme yoluna gideceğini üstü kapalı söylemiş olsa da, Sadr Grubu Maliki’nin yeniden başbakan olmasına sıcak bakmadığından iki cenah arasındaki ittifak girişimleri de şu ana kadar sonuçsuz kaldı.
Seçimlerden sonra başlatılan koalisyon arayışları sırasında Sadr grubu, herkesle görüşmeye hazır olduklarını, bununla birlikte başbakanın bir referandumla belirlenmesi gerektiğini açıkladı. Bu referandum çağrısı her ne kadar yeni bir sistem önerisi olarak ortaya atılmış olmasa da, özellikle Şii ağırlıklı kitlenin genel eğilimini yansıtması açısından önemliydi. Sadr grubunun Irak Ulusal İttifakı’nda kazandığı ağırlıklı rolle birlikte referandum çağrısı özelde Ulusal İttifak’ın kendi başbakan adayını belirlemesini de öngörüyordu.
Sadr Grubu lideri Mukteda Es-Sadr’ın İran’dan yaptığı referandum çağrısının akabinde grup içerisinde referandum çalışmaları başladı ve 2 Nisan’da Bağdat genelinde halkın genel eğilimlerini ölçecek bir referandum gerçekleştirildi. Referanduma katılan 1,800,000 Iraklıya 5 adayın (İbrahim el-Caferi, Cafer es-Sadr, Nuri el-Maliki, İyad Allavi, Adil Abdulmehdi) isminin ve bir de seçmenlerin kendi adaylarının isimlerini yazabilecekleri boş bir bölümün olduğu pusula sunuldu. Ve referandum Sadr grubunun ümit ettiği gibi gerçekleşti.
Sadr grubunun referandum çağrısına Bağdat genelinde 3 milyon taraftarı olan partinin 1,800,000 taraftarının katılması gerçekten ilgi çekiciydi. Sadr’ın kısa süreli çağrısına bu kadar hevesle gelen kitle referandumda bir anlamda kendi dışındaki kitlelerin de kaygılarını kağıda yansıttılar. 7 Nisan’da açıklanan referandum sonuçları Ulusal İttifak’ın kendi başbakanını belirlediğinin ilk sinyallerini verdi bizlere. Referandum sonucunda oy dağılımı şöyle gerçekleşti:
1. İbrahim el-Caferî – Irak Milli Reform Hareketi – Irak Ulusal İttifakı - %24 oy
2. Cafer es-Sadr – Bağımsız – Hukuk Devleti İttifakı - %21 oy
3. Kusayl el- Suheyl – Sadr Grubu – Irak Ulusal İttifakı - %17
4. Nuri el-Malikî – Dava Partisi – Hukuk Devleti İttifakı - %10
5. İyad Allavî – Irak Komünist Partisi – El- Irakiyye İttifakı - %9
6. Ahmed Çelebî – Irak Yüksek Konseyi – Irak Ulusal İttifakı - %3
7. Adil Abdulmehdi – Irak Yüksek Konseyi – Irak Ulusal İttifakı - %2
Referandumun sonunda beliren tablo bir anda Ulusal İttifak için ivmeyi İbrahim Caferi’ye çevirdi. Bununla birlikte Cafer es-Sadr’ın da listeden ikinci çıkması onun isminin de halk içerisinde bir uzlaşım ismi olduğu gerçeğini ortaya çıkardı. Cafer es-Sadr her ne kadar halk içerisinde sözkonusu referandum açısından en önemli isim gibi ortaya çıkmamış olsa da, gündeme gelecek bir Ulusal İttifak – Hukuk Devleti uzlaşısı, Cafer es-Sadr ismini daha çok gündeme getirecek gibi görünüyor. Seçimlere Hukuk Devleti listelerinden girmiş olması hasebiyle hem Maliki kanadında hem de Sadr ailesinden olmasından dolayı Ulusal İttifak’ta kabul gören bir isim. Ve ileriki günlerde Maliki’nin yeniden başbakan olmasını istemeyen Sadr grubu, Maliki’yle olası bir uzlaşı için bu ismi öne sürebilir.
Ulusal İttifak Allavî’yle bir koalisyona gidebilir mi? Irak’ın toplumsal dengeleri açısından ve sürekli bahsedilen Sünniler Irak siyasetinin dışında tezinin iflası açısından Ulusal İttifak ve Allavî koalisyonu olumlu görünmektedir. Sadr grubu ve Ulusal İttifak cephesinden aldığımız özel bilgiler de bugünlerde ivmenin böyle bir ittifakı gösterdiğini bize söylüyor. Öte taraftan aynı kaynaklar böylesi bir koalisyona İran tarafından da sıcak bakıldığını bize ilettiler. Maliki’yle bir koalisyon ihtimalinin de gün geçtikçe düştüğüne dikkat çekiliyor Irak’tan gelen haberlerde.
Sözkonusu Allavi – Ulusal İttifak koalisyonunda başbakanın kim olacağı da önemli bir soru olacaktır. Seçimlerden önce çıkarılan kanunla anne ya da babasından birisi Iraklı olmayan birisinin başbakanlığı yasaklanmıştı. Bu da Allavî’nin başbakanlık hayallerini zora sokuyor. Sadr grubunun referandumuyla Ulusal İttifak’ın başbakanlık için adayının eski başbakanlardan İbrahim el-Caferî’nin olacağını söylemek zor olmasa gerek. Eğer bir El-Irakiyye – Ulusal İttifak koalisyonu gündeme gelecekse, bu süreçte de başbakanlık için yine bir ulusal uzlaşı aranacaktır. Bu uzlaşının maddelerinin neler olacağını da ileriki günlerde daha net görme imkânı bulacağız.
(Hüseyin Beheşti, SDE Asistan)