Olmayan 'Birlik'
Avrupa Birliği 2 Ekim 2009 tarihinde İrlanda’da yapılacak Lizbon Antlaşması referandumuna daha olumlu bir atmosferde giriyor. Zira Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler; Alman Federal Meclisi ve Federal Eyalet Temsilciler Meclisi tarafından daha önce kabul edilen Lizbon Antlaşması için gerekli ek yasaları onayladı.(
Tıkla -1)
Avrupa Birliği’nin dinamiklerini değiştiren ve AB Anayasası’nın bazı değişikliklere uğrayarak düzenlenmiş hali olan Lizbon Antlaşması bilindiği üzere Fransa ve Hollanda’da 2005 yılında yapılan referandumda reddedilmişti. Bunun üzerine yeniden düzenlenen Antlaşma 2 Ekim 2009 tarihinde İrlanda’da referanduma gitme hazırlığında. Avrupa Birliği’nin geleceği İrlanda halkının vereceği olumlu ya da olumsuz oylara bakmaktadır. Zira İrlanda’dan yeniden bir olumsuz sonuç çıkması ile Avrupa Birliği yeniden ikinci bir büyük krize girecek. Özellikle şu günlerde küresel ekonomik krizle boğuşan Avrupa Birliği kendi içinde bir krize girmek istemiyor. O yüzden Avrupa Birliği içinde herkes bu referandumun olumlu sonuçlanmasını istemektedir.
Acaba bu Lizbon Antlaşması neden istenmemektedir? Avrupa Birliği’nin henüz tam bir siyasi yapısı ya da bir birlik oluşturduğu söylenemez. Böyle düşünüldüğünde Lizbon Antlaşması muhalifleri yani antlaşmayı yürürlüğe koymak istemeyen taraf, halkı kendi bildiği doğrultu da yönlendirecektir ki genelde halk da muhalefete uymuştur. Çünkü muhalefettekiler gerçekten halkın can damarındaki konulara yönelmiş ve bunları kullanmayı iyi bilmiştir. Zaten karşı olanlar hayır oyu verecektir, kararsızları da böylelikle yanına çeken muhalefet referandumlarda başarılı sonuçlar almış olacak. Ayrıca kararsızların genellikle “hayır” oyu kullandığı da tüm dünyanın gerçeğidir. Halkın bu konuda yeterince bilgilendirilmemesi onun kararsızlığına ve bu da 'hayır'ların çoğalmasına yol açmaktadır.
Bu durumda tekrar tekrar değiştirilen antlaşma elbette ki herkesin isteğine cevap veremeyecektir. Bunun için mutlaka herkes ödün vermek zorundadır. Antlaşmanın Almanya’da onaylanması da bir şey ifade etmemekte; çünkü İrlanda henüz onaylamış durumda değildir. Ayrıca her geçen gün Antlaşma ile ilgili kararlar da değişmektedir. Geçtiğimiz günlerde İngiltere’de de antlaşmanın yeniden değerlendirilebilir haberi gelmişti. Bu ve bunun gibi haberler sürecin önüne taş koymak isteyenleri keyiflendirirken, Avrupa halkını usandırmaktadır. Birliğe olan güveni de sarsmaktadır…
Bu süreçte üye adayı ülkeler de Antlaşmayı iyi incelemeli ve onaylanma sürecini takip etmelilerdir. Çünkü üyeliğe kabul edilince antlaşma onlar için de geçerli olacaktır.
Bir türlü birlik oluşturamayan Avrupa “Birliği” İrlanda’dan çıkacak sonucu bu kez olumlu beklemektedir. Onaylanmasıyla Avrupa Birliği’ne değişiklikler getirecek bu antlaşma aslında tüm dünyaya ve Türkiye’ye Avrupa Birliği’nin daha kendi içinde uyumu olmadığını çok güzel kanıtlamaktadır, ancak anlayana…
(Yrd. Doç. Dr. Nail Alkan, AB – Balkanlar - Kıbrıs Masası, Kıdemli Araştırmacı, 24.09.09 )