ENGLISH
07.02.2012
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

Rusya’daki Uyuşturucu Krizi

30.03.2010 16:24:40

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Afganistan’dan Orta Asya ülkelerine oradan da Rus topraklarına kaçırılan afyon türevlerinin yol açtığı olumsuz etkiler Rus sokaklarında ciddi seviyelerde hissedilir hale gelmiştir. Bundan 10 yıl öncesine kadar, Orta Asya ülkelerinin başlangıç noktası olduğu Kuzey Karadeniz Rotasının Avrupa’ya ulaşan güzergâhı içinde değerlendirilen Rusya son dönemde, Afganistan kaynaklı eroin kaçakçılığının en önemli varış güzergâhlarından birisi haline dönüşmüştür.

 

 

Uluslararası raporlara göre 75-80 ton eroin her yıl Rusya’ya kaçırılmaktadır. Diğer bir deyişle, ortalama her 5 kilogram Afgan eroininin 1 kilogramı Rusya’daki kullanıcı pazarına ulaşmaktadır.[1]

Bu miktar, özelikle 2000 yılından sonraki dönemde hızla artarak bu seviyelere yükselmiştir. Bu tarihten itibaren, Balkan Rotası’nın alternatifi olarak öne çıkan Kuzey Rotası’nın artan oranda kullanılmaya başlanması bu gelişmenin en önemli sebepleri arasındadır.  SSCB’den koparak bağımsızlıklarını kazanan ülkelerin içinde yer aldığı bu bölgede, sınır kontrollerinin zayıflığı ya da güçlüğü, kolluk kuvvetlerinin yeterli tecrübe ve donanımdan mahrum oluşu, yolsuzluk ve rüşvet vakalarının sık görülmesi gibi faktörler, kaçakçıların Kuzey Rotasına olan ilgisini hep canlı tutmaktadır.

142 milyonluk Rusya’da 2.5 milyon uyuşturucu bağımlısı bulunmaktadır. Bunların büyük bir ekseriyeti eroin bağımlısıdır. BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi İcra Direktörüne göre, 1996’da Rusya’daki uyuşturucu kullanıcılarının sadece yüzde biri eroin kullnırken, şimdilerde bu rakam yüzde 30 seviyesini aşmış durumdadır.[2] 
Rusya Federal uyuşturucu Kontrol Servisi’ne göre, her yıl ortalama 10 bin eroinman yüksek dozdan hayatını kaybetmektedir. Yeni HIV vakalarının da %65’i enjektör kullanılarak alınan uyuşturucu kullanımı yüzünden meydana gelmektedir. Bu şekilde alınan uyuşturucu maddelerin başında da eroin gelmektedir.[3]
HIV pozitif olanların sayısı da uyuşturucu kullananlarının artmasıyla artış göstermektedir. [4] 2001 yılından günümüze AIDS’e yakalananların sayısı her yıl ortalama %10 artmaktadır. Federal AIDS Merkezi verilerine göre şu an ülkede 1 milyonun üstünde HIV vakası bulunmaktadır.[5]
Rusya Sağlık Bakanlığı verilerine göre ise, uyuşturucu ve psikotrop maddelerden dolayı her yıl 8 bin genç hayatını yitirmektedir. Sadece bu rakam bile, tüm Avrupa Birliği ülkelerinde uyuşturucudan yüksek doz nedeniyle ölenlerin sayısından daha fazladır. Sağlık Bakanlığı’na göre bu şekilde hayatını kaybedenlerin sekizde biri (yaklaşık bin kişi) eroin nedeniyle ölmektedir.[6] Bazı resmi görevliler ise uyuşturucu bağlantılı ölümlerin 30 bin seviyesinde olduğu açıklamaktadır.[7]
Bu iki resmi birimin verdiği istatistikler, Rusya için eroin maddesinin ciddi bir sağlık ve güvenlik sorunu haline geldiğini göstermekle birlikte, her iki rakam arasındaki büyük farklılık, bu sorunla mücadele etmek için devlet organlarının ciddi bir hazırlık ve uyum içinde olmadıklarına dair bir önemli ipucu vermektedir.
1993 yılında bir gram eroinin Rusya’daki sokak fiyatı 200 Dolar civarındayken 1995’te 170 Dolara, 1999’da 60 Dolara 2001’den sonra ise 25-30 Dolara düşmüş bulunmaktadır. Sokakta bir kullanımlık eroinin kullanıcıya maliyeti ise ortalama 10 Dolardır.[8]    
Bu yıl için Afganistan’daki haşhaş ekim alanlarında kısmi bir azalma olduğu tahmin edilmektedir. Ancak, son 10 yıldır devam eden üretim fazlalığını hesaba kattığınızda, bu yıl da afyon ve eroin arzında herhangi bir daralma yaşanması zor görünmektedir. Yasadışı üretimdeki bu fazlalık fiyatların da en düşük seviyelerde seyretmesine sebebiyet vermektedir. Bu da potansiyel kullanıcı kitlesinin daha da genişlemesinin en önemli nedenleri arasındadır.
Rusya’nın adeta hazırlıksız yakalandığı uyuşturucu sorunu sadece Moskova ve St. Petersburg gibi büyük şehirlerle sınırlı değildir. Eroin yakalamaları ülkenin birçok şehrine ve bölgesinde yapılmaktadır. Rus kolluk birimlerinin raporlarına göre, bu maddenin Rusya’ya sevkıyatında uluslararası suç organizasyonlarıyla Rus suç örgütlerinin sıkı işbirliği mevcuttur. Uzmanlara göre Rusya’da 1600 suç örgütü, uyuşturucu kaçakçılığı faaliyetlerini organize etmektedir.[9] Elbette, ülkedeki mevcut suç ağlarının yurtdışı kaynaklı uyuşturucu ticaretine dâhil olması, gençler arasında eroinin yaygın ve yüksek oranda kullanılmasına hizmet etmektedir.
Yetersiz Tedavi Kapasitesi
Rusya’daki problemli uyuşturucu kullanımına karşı resmi ve özel kilikler tarafından verilen tedavi hizmetleri yeterli seviyede değildir.  
Diğer bir konusu ise, afyonun sentetik biçimi olan metadonun, eroin tedavisinde kullanılıp kullanılmayacağıdır. Batılı ülkelerde standart eroin bağımlılığı tedavisinin temel unsuru olan metadon, şırınga yerine ağızdan alınmakta ve eroinin ikame maddesi olarak işlev görmektedir. Bu maddeye yönelik Rusya’daki resmi bakış açısı ise son derece olumsuzdur.
Bu tedaviye karşı olanlar tarafından, metodunun bağımlıları hayat boyu bu halde tuttuğu, Batılı ülkelerin ticari nedenlerle Rusya’ya metadon tedavisini kabul ettirmeye zorladığı ve ülkedeki yaygın yolsuzluklar nedeniyle bu maddenin de yasadışı alana kayabileceği şeklinde çeşitli endişeler dile getirilmektedir.
Bu tedaviyi savunanlar ise, Rusya’da HIV sorununun büyümesinin asıl nedeni olan enjektör yoluyla uyuşturucu kullanımına ve yüksek dozdan ölümlere karşı en etkili yolun, tedavilerde, kontrollü bir şekilde ağızdan alınan metadona geçilmesi olduğunu ileri sürmektedirler.
Rusya’daki uygulanan tedavi yöntemi ise, detoksifikasyon tedavisini ve 2-4 hafta rehabilitasyonu içermektedir. Uzmanlara göre, eroin bağımlılarının çok küçük bir kısmı tedavi amaçlı bu kliniklere gitmekte ve %90’ı birkaç ay içinde tekrar eroin kullanmaya başlamaktadır.[10] İnsan Hakları İzleme Kurluşu’nun Rusya’daki tedavi merkezlerine yönelik 2007 yılında hazırladığı rapora göre, bu yerler sayıca ve fiziki şartları itibariyle çok yetersizdir. Ülkedeki bağımlılar ekseriyetle kendi kaderleriyle baş başa bırakılmaktadır.[11]
 
NATO’dan Rusya’ya Olumsuz Yanıt
Rusya, son yıllarda Afganistan’daki afyon ve eroin üretimi ve kaçakçılığı ile yeterince mücadele edilmediği gerekçesiyle başta ABD’yi ve NATO’yu eleştirmekte ve uyarmaktadır. Rusya’ya göre, 2001’de ABD öncülüğünde Afganistan’a yapılan ve halen 120 bin askeri kuvvetle devam ettirilen harekâtın Afganistan’daki haşhaş tarlalarını azaltmaya hiçbir faydası olmamıştır. Gerçekten de bakıldığında 2001 sonrası dönemde yıllık afyon üretim miktarı hep fazla vermiştir.
Rusya Federasyonu, NATO’nun uyuşturucunun Afganistan’dan yurtdışına çıkışını engellemeye yönelik yeterli çaba göstermediğini ileri sürmektedir. Rus yetkililere göre en etkili tedbir, ABD’nin Kolombiya örneğinde uyguladığı gibi uyuşturucu ekilen alanların havadan imha edilmesidir.  
ABD ise, Afganistan’da asıl uyuşturucu trafiğini elinde tutanlara karşı mücdele edilmesi gerektiğini, köylülerin geçim kaynağını oluşturan haşhaş tarlalarının yok edilmesinin ise, ciddi toplumsal sorunlara yol açacağını ve halkı Taliban’a yaklaştıracağını belirtmektedir.
Rusya, ulusal güvenliğine bir tehdit olarak algıladığı bu sorunla mücadele edilmesini, ülkedeki NATO güçlerinin görev tanımına ekletmek için yoğun çaba sarfatmektedir. Bu amaçla Rusya, 24 Mart 2010’da Brüksel’de toplanan NATO-Rusya Konseyi’nde bu konuyu masaya getirmiştir. Daha önce de havadan imha konusunu BM Güvenlik Konseyi’ne taşıyan Rusya istediği desteği alamamıştır.
NATO-Rusya Konseyi’nde tartışılan bu öneriyle ilgili olarak NATO yetkililerince, NATO’nun Afganistan’daki önceliğinin Talibanı yok etmek olduğu, haşhaş tarlalarının imha edilmesinin ise Taliban’a yeni savaşçıların ve destekçilerin katılması anlamına geleceği, ülke genelinde güvenlik ve asayiş sağlandıktan sonra ancak uyuşturucuyla daha etkin mücadele edilebileceği öne sürülmüştür.   
Bu tartışmalar devam ede dursun Rusya Federasyonu’nun kendi ülkesindeki mücadele düzeyine baktığımızda çok da iyimser bir tablo ortada yoktur. UNODC verilerine göre Rusya kolluk kuvvetleri, ülkelerine giren eroinin sadece ortalama yüzde 4 ya da yüzde 5’ini ele geçirebilmektedir.[12]
Dolayısıyla, Rusya’nın ulusal güvenlik tehdidi olarak algıladığı uyuşturucunun arz, talep ve tedavi boyutuyla mücadelesini, uluslararası işbirliğini de dâhil ederek en üst seviyede gerçekleştirmek için daha yoğun çaba göstermesi kaçınılmazdır. 
Ömer Ersoy, Araştırmacı 


[1] http://www.unodc.org/documents/data-and-analysis/Afghanistan/Afghan_Opium_Trade_2009_web.pdf
[2] Heroin Trafficking in Russia's Troubled East. 2003, Europe, Asia, Africa Strategic Intelligence Unit, DEA- October 2003
[3] http://www.incb.org/pdf/annual-report/2009/en/AR_09_E_Chapter_III_Europe.pdf
[4] http://www.incb.org/pdf/annual-report/2009/en/AR_09_E_Chapter_III_Europe.pdf
[5] http://hivpolicy.net/news/?id=2973
[6] http://www.incb.org/pdf/annual-report/2009/en/AR_09_E_Chapter_III_Europe.pdf
[7] http://en.rian.ru/russia/20100315/158203522.html
[8] https://lirias.kuleuven.be/bitstream/123456789/202136/1/illegal+drug+trade+in+Russia_Paoli_Research+in+brief.pdf
[9] A.g.e.
[10] http://clinicaltrials.gov/ct2/show/NCT00218426
[11] http://www.hrw.org/en/news/2007/11/07/russia-drug-addiction-treatment-requires-reform
[12] http://www.unodc.org/documents/data-and-analysis/Afghanistan/Afghan_Opium_Trade_2009_web.pdf





SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya