ENGLISH
08.02.2012
Ana Sayfa » OrtadoğuGeri Dön «

“Judaist İdealler ve 21. yüzyıl Gerçeği”

26.03.2010 15:27:21

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Judaizm Uzmanı Süleyman Doğu, SDE’deki beyin fırtınasında ilginç tezler ileri sürdü. İşte bunlardan bazıları: Judaizm’de her şey Tanrı’nın elindedir ancak “Tanrı Korkusu” hariç. Bundan dolayı İsrail yöneticilerine “Allah’tan Korkun” demek anlamsızdır. Gerektiği yer ve zamanda, gerektiği kadar antisemitizm icad etmek, İbranice’de Amelek Ruhu olarak adlandırılır. İran, ABD’nin bölgede kalıcı olması için meşru zemin oluşturduğu ölçüde siyasal Siyonizme de hizmet ediyor.

Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) 25 Mart Perşembe günü saat 14.00’te Ege Üniversitesi öğretim görevlisi Süleyman Doğu’nun konuk olduğu “Judaist İdealler, 21. yy. Gerçeği ve Judaizmin Evrensel Değerleri” konulu beyin fırtınası gerçekleştirdi. İlginç konuların görüşüldüğü SDE bünyesindeki 9. beyin fırtınasında toplantıda Süleyman Doğu özetle şunları anlattı:

Shalom   Alehem;
 
Medina-Yisra’el (İsrail Devleti), tarihsel bağlamda teolojik bir mahiyet arzeder. Bugün Bene-Yisra’el (İsrail Oğulları) geçmişte Yisra’el ve Judah Krallıklarında yaşayan ahalinin genetik açıdan akrabaları olmasa da, giderek Yaakov’un en büyük oğlu Yahuda soyundan gelen ve onun ismi ve anılarından daha geniş, kolektif bir dayanışmayı içerir olmuştur.
Judaizmin başlıca evrensel değerleri şu beş esas üzerine kuruludur:
 
Talmud Tora(h)dan önce gelir. (Tora(h) Talmud olmadan anlaşılamaz. )
Ahlak Tora(h)dan önce gelir. (Dereh Eretz Kodem L’Tora(h) )
Tanrı kavramı “Ruah Elo-im Çiim”, -O Tektir, Hayat Elo-imin Ruhu’dur.- “Avi Hayil”-Tanrım Kudrettendir.- ile “En Kael Yisra’el = Yisra’el’in Tanrısı Gibisi Yoktur” anlayışı üzerine kuruludur.
Tanrı, Bene-Yisra’el için bir inanç değil, birçok mucizeler ve doğrudan hitap sonucu bildikleri bir gerçektir.
Her Judeo gerek Tora(h)/Talmud gerekse Tora(h)/Kabalist(Bâtıni/Ezoterik) ekol içinde 613 emrin doğru anlaşılması için kendi sezgilerini eklemek üzere doğar ve “İnanç eylemi takip eder” anlayışı ile ruhunu zenginleştirir.
 
(Sefer Yezirah ve Sefer Zohar’a göre, Ahat=Dişi, Ruah = O Tek Dişi; Elo-im= O’nun Sert Yargısal Niteliği, Avi=Babam, Hayil=Kudret demektir.)
 
Bugün efsanenin tarihe dönüştürüldüğü mekânlar (Eretz-Yisra’el) yeniden fethedilmek suretiyle vaad edilmiş topraklar haline gelmektedir. Bu fetih, Şimon Perez’in ifadesiyle:
 
Çalışmanın Fethi (II. Beit-HaMikdash’ın yıkılışı ile ayrıldıkları topraklara tekrar döndüklerini, varlıklarını hissettirmek, başka dinler ile karşı karşıya geldikleri coğrafya parçasının yeniden fethinin temini.)
 
Toprağın Fethi (Gerçek sahiplerine tekrar kavuşmanın sevinci, Pax-Hebrew ihtişamın/uygarlığın kurulduğu ve etki altına alındığı toprakların birlikte/ortak yaşam alanı olmaktan çıkarılması.)
 
Yüksek Teknolojinin Fethi (Bu iki safhanın elde tutulabilmesinin aracı olarak bilim ve teknolojik üstünlüğe sahip olunması.)-1985 yıl ve sonrası için öncelik taşır olmuştur. 
 
Bugün savunulması gereken topraklar işgal edilen topraklar arasındadır. Yisra’el’in hattı müdafaası inşa ettiği duvar ise, sathı müdafaası Eretz-Yisra’el’dir. “Sessizliği Bozma Örgütü” ve “Yesh Gvul” -Vicdani Retçiler- karşı çıksa da Medina-Yisra’el çok seslidir ve içinde bu oluşumu barındıracak kadar da özgürlükçüdür. Siyonizme yönelik her eylemin gerektiğinde karşıtını da geliştirmek elzemdir. Vicdani Retçi, vicdanının sesini duyarak adil bulmadığı bir kanuna karşı çıkarken, toplumun vicdani değerlerine uyarak yasalara itaat edendir.
 
İsrail Yöneticilerine “Allah’tan Korkun” Denmez!
 
Judaizm’de her şey Tanrı’nın elindedir ancak “Tanrı Korkusu” hariç. Tanrı, isterse Tanrı Korkusu’nu da verebilir ama her şeyin temeli bu olduğu için bu konuda doğrudan nezaret ettiği Bene-Yisra’el üzerinde kudretini kullanmamaya karar vermiştir. Bu yüzden Medina- Yisra’el’deki yöneticilere hitaben “Allah’tan korkun” demenin anlamı yoktur.
 
Gerektiği yer ve zamanda, gerektiği kadar antisemitizm icad etmek, İbranice’de “Yetser Ara” (Amelek Ruhu) olarak adlandırılır. Amelek “baş kesen halk” demektir. Bu ruh hali sürekli olarak Judaizme karşı savaş halindedir; asimile olmayı antisemitizme karşı bir çözüm olarak görenler aldanmış demektir. Bu yüzden Tora(h)’ın 613 Mitsva’sıdan biri ileride hep hatırlasınlar diye Amelek ismini sildirtmeye yönelik bir emirdir. Şemot, Bamidbar ve Midraş’da Şifre ve Raşi bu yönde bir açıklama getirmiştir. Bugün Amelek Ruhunu sadece İran ve Hugo Chavez değil başka ulusların da taşıdığı bir gerçektir ama emperyal geleneği olan Türkiye’ye yakışmıyor. Bir judeo her gün on konuyu hatırlamak zorundadır. Buna Eser Zehirot (On Hatıra) denir ki dördüncü sırada Amelek’in saldırısı, onuncu sırada ise Yerushalayim yer alır. Yerushalayim/Tsion’un Bakiresi her sabah duasında (Şahrit’de) “Keren Kayemeti (Ebedi Armağan) olarak anılır.
 
İsrail Ahmedinejad’a Sıcak Bakıyor!
 
İran, ABD’nin bölgede kalıcı olması için meşru zemin oluşturduğu ölçüde siyasal Siyonizme de hizmet ettiği bilindiğinden gözardı edilemiyor. Hatta Ahmedinejad’ın bundan istifade ederek İslam rejimini koruma adına Devrim Muhafızları Başkomutanlığı görevini üstlenmesine sıcak bakılıyor. Türkiye, kontrol ettiğini sandığı bir sorun (zenginleştirilmiş uranyum takası konusunda) yeni sorunlar icat ederek kendi eliyle kendi kontrolünü tamamen kaybedebilir. ABD, Irak’a yönelik “Yeni Şafak Operasyonu”nu-1 Eylül’den itibaren böyle anılacak- İran’dan gelebilecek potansiyel tehditleri gerekçe göstermek suretiyle füze kalkanı sistemini Türkiye coğrafyasına yerleştirmek ve Medina-Yisra’el’in güvenliğini yeni bir boyuta taşımak zorunda kalabilir.
 
Ortadoğu’nun geleceğini katkılarımızla şekillendirmek istiyorsak güvenlik kaygılarını gözardı etmeksizin birbirimize olanca gücümüzle destek olup yakınlaşarak ortak kaderimizin bilincine varmalıyız. Yisra’el’de devletin varlığı Siyasal Siyonizm’in ihtişamını simgeliyor ama geçen süre içinde bölgede yaşayan ve kısmen dışlanan başka bir halkın yokluğunun görmezlikten gelinemeyeceği gerçeğini hiç değilse Am-Yisra’el’in bir kısmı geç de olsa kavramış görünüyor.
 
 
 



ORTADOĞU KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE'de 11 Şubat 2012 Cumartesi günü saat 13.00'da "Emerging Powers and World Order: Turkish and Chinese Perspectives" başlıklı bir konferans gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 18:43:24

SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya