ENGLISH
09.02.2012
Ana Sayfa » Konferans & PanelGeri Dön «

Açılış Oturumu: Demokratikleşme Sürecinde Hukukun Üstünlüğü ve Yargı

04.03.2010 14:35:49

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) bünyesinde “Demokratikleşme Sürecinde Hukukun Üstünlüğü ve Yargı” konulu konferansın açılış oturumu 25 Şubat 2010 tarihinde gerçekleştirildi. Toplantı SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay’ın konuşması ile başladı. Toplantının açılış konuşmasını ise Adalet Bakanı Sadullah Ergin yaptı. Adalet Bakanı’nın konuşmasının ardından toplantının ilk oturumu Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Levent Korkut’un moderatörlüğünde gerçekleştirildi. İlk oturumun konuşmacıları ise, Gazeteci-Yazar Taha Akyol, Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı Doç. Dr. Osman Can, Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Erdoğan ve Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Köker oldular. Basının yoğun ilgi gösterdiği toplantının ilk oturumunda özetle şunlar kaydedildi;

Adalet Bakanı Sadullah Ergin; Hukuk devleti sadece hukuku olan değil, hukukun üstünlüğüne dayanan ve evrensel standartlarla uyumlu hukukun egemen olduğu bir devlettir.Demokratikleşme sürecinde atılan adımların başarıya ulaşması ve süreklilik kazanmasının en temel koşullarından birisi; uygulayıcıların bu ilkeleri özümsemiş olmasıdır. Diğer önemli koşul ise, bu reformların devleti bütün olarak kapsayacak şekilde gerçekleştirilebilmesidir.  Yargı erkinin devletin üç temel erkinden birisi olduğu ve yargı mensuplarının reformları ve ilkeleri hayata geçirecek en önemli uygulayıcılar arasında olduğu göz önüne alındığında, yargı reformunun bir an önce hayata geçirilmesi çok büyük bir önem kazanmıştır.

Taha Akyol; 1934 yılında hakimler doğrudan Adalet bakanı tarafından seçiliyordu. Bunu Recep Peker’in genel sekreterliğini yaptığı CHP’nin anlayışının anlaşılmasını için söylüyorum. 27 Mayıs’ta ise Yargıtay üyelerinin 6’da 1’ini ve Danıştay’ın yarısını tasfiye etti. Bu tasfiyelerden sonra ‘demokratik’ bir model ortaya koydular. O da 1971’e kadar devam etti. Ben o dönem oy kullanabilsem oyumu DP’ye verirdim. Ancak Ak Parti, DP’nin hatalarını tekrarlamamalı. DP bürokrasiyle ilişkilerinde hatalar yaptı. Milliyet gazetesinin arşivinde bir çalışma yaptım. 28 Şubat döneminde (1997-1998) kullanılan haberlerde, yargıyla birlikte bağımsızlık kelimesinin oranı yüzde 98 ve tarafsızlık kelimesi ise yüzde 2 oranında geçiyordu. 1996 ile 2006 yıllarında ise bu oran yarı yarıya eşitlendi. Dönemlerin şartları kullanılan kavramları etkiliyor.

Doç. Dr. Osman Can: Modern devlette sistem neyi koyuyorsa yargı da onun koruyuculuğunu yapıyor. Sistemler kendilerini yargı ile meşrulaştırır. Modern devlette yargı dediğimiz aygıt; ideoloji taşıyıcısı, sistem taşıyıcısı bir el ise o halde biz bu gün neyin kavgasını yapıyoruz? Diktatörlük sistemlerinde bile yargı özel hukuk davalarında adil davranır. Modern devlette ise hukuk devlet ile birey arasında ilişkileri de düzenler. Modernlik savını en fazla dile getiren insanlar aynı zamanda en fazla demokratikleşmenin karşısında duran insanlar olarak karşımıza çıkmışlardır. Ben yargı konusunda tarafsızlık yerine hakem kavramını tercih ediyorum. Tarafsızlık soğuk bir kavram.

Prof. Dr. Mustafa Erdoğan; klasik görüşte yargının politik olmayan bir devlet unsuru olduğu kabul edilmiştir. Genellikle yargı özellikle yürütme karşısındaki konumu bağımsız tutulması gereken bir kurum olarak düşünülse de aslında niteliği bakımından yargının da yürütme gibi kanunları uygulayan bir işleve sahip olduğu kabul edilir. Yargının toplumun iradesi ile bir şekilde ilişkilendirilmesine bir şekilde ihtiyaç var. Özellikle demokratik değişim dönemlerinde bu çok önemli bir nokta. Yargının bağımsızlığı büsbütün demokratik süreçlerden bağımsız, toplumsal değişmelerden etkilenmeyen, kendi içine kapalı olarak algılanırsa bu değişim olmaz, demokratikleşmeye hizmet etmez, aksine kurulu düzenin olduğu gibi muhafazasını sağlar. Türkiye’nin bugün karşı karşıya kaldığı temel sorunlardan bir tanesinin de bu olduğunu düşünüyorum.

Prof. Dr. Levent Köker; Kuvvetler ayrılığı egemenliği böler. Klasik hukuk anlayışı bugün bölünmüştür. Modern devletler de, bir devlet tipidir. 2004 yılında değiştirilen Anayasanın 90. Maddesinde, “kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır” ifadesi adeta bir devrimdir. Türkiye’yi kendi ulus devlet modelini ulus üstü bir otoriteye bağlamış durumdadır. İçinde bazı unsurları barındırır. Bu unsurlardan bir tanesi, hukuk devleti olmasıdır. Burada önemli olan hukuk devletinden ne kastedildiğidir. Modern devletin diğer özelliği aynı zamanda bir milli devlet olmasıdır. Ama günümüzde modern devlet ile ulus devlet arasında bir gerilim sözkonusudur. Buradan yola çıkarak, yargı reformu ve onun demokratikleşme ile olan bağlantısını düşünürken, kuvvetler ayrılığı meselesini de terminoloji olarak bir yere oturtmamız lazım.

Açılış oturumunun ardından, birinci oturuma geçildi.

 




KONFERANS & PANEL KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE'de 11 Şubat 2012 Cumartesi günü saat 13.00'da "Emerging Powers and World Order: Turkish and Chinese Perspectives" başlıklı bir konferans gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 18:43:24

SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya