ENGLISH
30.07.2010
Ana Sayfa » GENÇ DÜŞÜNCEGeri Dön «

ABD'nin, İran’ı İkna Çabası Sonuç Getirir mi?

18.02.2010 09:43:58

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ortadoğu, son günlerde yeni dengelerin yerinden oynadığı bir döneme girmeye hazırlanıyor. Bir taraftan 7 Mart’ta Irak’ta yapılacak genel seçimlerin akıbetinin ne olacağı konusu kafaları kurcalarken, diğer taraftan da, İran’da son günlerde yaşananlar, Ortadoğu’nun nasıl ve nereye sürükleneceği sorularına verilebilecek cevabın izlerini taşıyor. Bölge, Obama Yönetimini kaygılandıracak meselelerin yavaş yavaş su yüzüne çıkmaya başladığı bir sürece girmektedir. 15 Şubat’ta ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, nükleer programıyla ilgili olarak İran'a daha sert yaptırımlar uygulanması için Körfez bölgesinde arayışlara başladı. Clinton, Körfez ülkelerini ziyareti sırasında özellikle de Suudi Arabistan’dan, İran’a yeni yaptırım uygulanması konusunda Çin’i ikna etmeye çalışmasını istedi.

 

ABD, Tahran yönetimine karşı olası bir askeri operasyon düzenlenmesi için, ilk önce bölge ülkelerini ikna etmesi gerektiğini anlamıştır. Çünkü Afganistan ve Irak’ın işgalinin, bölge ülkelerinden destek almaması veya alamaması, ABD yönetimini işgal ettiği her iki ülkede de zor durumda bırakmaktadır. Bu bağlamda Obama Yönetimi, Bush’un Afganistan ve Irak’ta düştüğü hataya, İran’da da düşmemek için bölgede lobi faaliyeti hazırlıkları içerisindedir. Bugün ABD, İran başta olmak üzere, hiçbir ülkeye uluslararası toplumun desteğini almadan herhangi bir müdahaleye kalkışacak durumda değildir. Bu açıdan bakıldığında, ABD’nin Afganistan ve Irak’ta düştüğü bataklığa bir üçüncüsünü eklemek istemediği söylenebilir.

Diğer yandan İran’ın, uranyum zenginleştirme konusundaki açıklamaları, içini karıştırmaya çalışanlara yönelik bir gözdağı olarak görülebilir. Tahran yönetimi, ülke içindeki muhalefet gruplarıyla başa çıkma ve baskı kurma çabalarında başarı sağlayamamıştır. Aynı zamanda Batı dünyası ile de kriz yaşamaktadır. Dolayısıyla iç muhalefete karşı kaydadeğer önlem alamazsa, Ahmedinejad’ın hem iç, hem de dış krizlerin üstesinden gelmesi zor görünmektedir.
Sonuç itibarıyla İran, nükleer faaliyetler konusunda ısrarcı bir tutum sergilediği müddetçe iç ve dış baskılara maruz kalabilir. Bu açıdan, muhalefeti susturmak yerine alternatif çözüm arayışlarına girmesi yararlı olacaktır. Tahran yönetiminin, nükleer tesisler konusunda uluslararası arenaya yönelik sürekli değişik tavırlar sergilemenin zamanının geçtiğini kavraması gerekmektedir. Aksi takdirde, Ahmedinejad bölge ve uluslararası toplumlar nezdinde güven kaybedebilir. Öte yandan ABD’de de, Körfez ülkeleri üzerinden İran’a karşı başlattığı ikna turu veya yeni hamlelerden pek sonuç alacağa benzememektedir. Bu nedenle bölgede İran, İsrail, ABD ve batılı ülkeler devamlı birbirleriyle saklambaç halinde görünebilirler.
(Ali SEMİN, SDE Asistan)



GENÇ DÜŞÜNCE KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE, “Türkiye’de İletişimin Denetlenmesi” analizi yayınlandı...
19.07.2010 11:06:02

SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay’ın yeni kitabı “Korku ve İktidar” kitapçılarda...
09.07.2010 09:38:27

SDE "Yeni Rusya" Çalışması Yayınladı...
07.07.2010 11:11:11

"Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi" 10-12 Aralık 2010 tarihinde gerçekleştirilecektir...
28.06.2010 16:15:43


<Temmuz 2010>
PtSaÇaPeCuCtPz
2829301234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930311
2345678

Anayasa Paketinin oylanacağı referandumda ne yönde oy kullanırsınız?

Evet
Hayır


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya