Bu iki ülke, yardım ederken, sanki bu yardımın Yunanistan’ı bundan böyle savurgan ve umursamaz davranışlardan alıkoymak amacı güttükleri ve bu arada kendi ekonomilerine de uzun vadede getirisi olmasını arzu eder bir eğilim içinde oldukları izlenimini vermektedir.
Yunanistan’da yayınlanan Elefterotipia ve Proto Thema gazetesi’nde, “Almanya ve Fransa’nın, ekonomik krizdeki Yunanistan’a, kendilerinden silah satın alması koşuluyla destek verme kararı aldıklarını” [1] açıklamıştır. Fakat ne Fransa ne de Almanya tarafından bu konuda resmi bir açıklama yapılmıştır. Euro bölgesini giderek tehdit etmeye başlayan Yunanistan’daki gelişmeler nedeniyle Brüksel’de yapılan AB zirvesinde, AB Başkanı Herman Van Rompuy, “Yunanistan’a yardım konusunda anlaşmaya vardık” derken, Almanya Başbakanı Angela Merkel ise kuralları hatırlatmıştır. Merkel, “Yunanistan’ı yalnız bırakamayız ama kurallar var. Bunlara da uymak gerekli” [2] diye konuşmuştur. Merkel’in bahsettiği kuralların tam olarak ne ifade ettiği ise kesin değildir.
Diğer taraftan, Yunanistan’da patlak veren borç krizi, Euro kullanan birçok AB ülkesini telaşlandırmıştır. Euro bölgesindeki ülkeler, uymakla yükümlü oldukları “İstikrar Paktı” kriterlerine uygun hareket etmek zorundadırlar. Bu pakt, “borçlanma ve bütçe açığı gibi konularda belirli kıstaslar öngörüyor ve üye ülkelere bunlara uyma yükümlülüğü getiriyor. Ancak üye ülkelerin dönem dönem bu kriterlere uymadıkları ve özellikle ekonomik kriz dönemlerinde uyumdan uzaklaştıkları görülüyor”[3]. Kriterleri umursamayan ülkelerin başında ise Yunanistan gelmektedir.
AB'nin üzerinde durduğu en önemli konulardan biri, hükümetin açıkladığı Ekonomik İstikrar ve Kalkınma Programı'nın eksiksiz uygulanmasıdır [4]. Eksiksiz uygulanması durumunda bile olumlu netice alınmazsa AB, Yunanistan'a ekonomik yardım yapacaktır. Bu miktarın ne zaman, ne kadar ve hangi şartlar altında verileceği henüz netleşmemiştir.
AB’nin izlediği tutumun ülkesini ‘Kobay’ haline getirdiğini söyleyen Yunanistan Başbakanı Papandreu, ülkenin ekonomik iflasa sürüklenmekten kurtarılmaya çalışıldığı AB zirvesi sonrasında, Rusya Başbakanı Vladimir Putin'in davetlisi olarak bugün Moskova'ya gitmiştir. Görülüyor ki Yunanistan, battığı bataktan kurtulmanın yollarını bir de Rusya ile arama yoluna gitmektedir. Papandreu'nun Moskova ziyaretinde, Rusya ve Yunanistan'ı ilgilendiren konuların tamamına ilişkin görüşmeler yapılacağı açıklanmıştır. Ayrıca ekonomi, enerji ve askeri-teknik konulardaki işbirliği imkânlarının ele alınması beklenmektedir.
Bu arada, Uluslararası Para Fonu (IMF), artan borç krizini kontrol altına almak mücadelesinde, Yunanistan uygun gördüğü takdirde, bu ülkeye destek vermeye hazır olduğunu bildirmiştir.
Tüm bu gelişmeler gözönüne alındığında, Yunanistan’ın kısa vadede borç batağından çıkması, AB yardımları gerçekleşmiş olsa dahi, kesin görünmemektedir. AB’nin bu ülkeye uyguladığı politikaları son zamanlarda sürekli eleştiren Papandreu’nun yardım almak için önündeki seçenekleri çok iyi değerlendirip, ona göre çalışmalarını yönlendirmesi gerekecektir.
(Özlem Pınar ORAN, SDE Asistanı)
--------------
[1]‘AB Kurtarma Planı, Yunanistan'da Yeni Tartışmaları Beraberinde Getirdi’, Haberler.com, 15.02.2010, http://www.haberler.com/yunanistan-tartisiyor-haberi/.
[2] “AB'den Atina'ya 'Can Simidi' Geldi Almanya 'Kurallara Uyun' Şartı Koştu”, Haberler.com, 12.02.2010,http://www.haberler.com/ab-den-atina-ya-can-simidi-geldi-almanya-kurallara-haberi/ .
[3] Hasselbach, Christoph; Liminski Jürgen ‘Yunanistan Çöktü, Euro Bunalıma Girdi’, Deutsche Welle Türkçe, 14.02.2010, http://www.sondakika.com/haber-yunanistan-coktu-euro-bunalima-girdi-1914399/.
[4] ‘Yunanistan’ı İflastan Kurtaran AB Desteğinden Fransa Karlı Çıktı’, CİHAN Haber Ajansı, 14.02.2010 ,http://www.haberler.com/yunanistan-i-iflastan-kurtaran-ab-destegi-nden-haberi/ .