İran'ın Batı ile Görüşmelerinde Türkiye'nin Yeri
Kısa bir süre önce İsrail yetkilileri Türkiye'nin 'Anadolu Kartalı Tatbikatı' ile ilgili takındığı tavır nedeniyle, bundan böyle Suriye-İsrail arasında arabuluculuk yapma özelliğini kaybettiğini açıklanmasından sonra, bu defa da, İran ile Batı arasında uzun zamandan beri Türkiye'nin uzlaştırıcı rol üstlenme girişimiyle ilgili açıklama geldi. İran Dışişleri Bakanı Menuçehr Mutteki, önümüzdeki günlerde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İran'ı ziyareti sırasında, iki ülke arasında ikili, bölgesel ve uluslararası konuların ele alınacağını belirterek, Tahran yönetiminin nükleer faaliyeti konusunda Türkiye'nin, İran ve Batı arasında arabuluculuğunun sözkonusu olmadığını söyledi.
İran ve Türkiye arasında son dört yılda çeşitli alanlardaki ilişkilerin gözle görülür oranda arttığını kaydeden Mutteki, ekonomik ve siyasi alanlarda artan işbirliğinin, iki ülkenin sahip olduğu potansiyelin göstergesi olduğunu söyledi. (Tıkla-1) Geçtiğimiz Eylül ayında Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) Başkanı Muhammed El-Baradei yaptığı açıklamada, İran ile Batı arasındaki nükleer faaliyeti krizi konusunda Türkiye'nin arabuluculuk yapabileceğini belirtmişti.
İran'ın Batı ile arasında yaşanan krizde Türkiye'nin arabuluculuk yapma teklifini reddetmesinin sebeplerini şu şekilde sıralayabiliriz:
- İran'ın Cenevre toplantısından bu yana Batı ile birebir görüşmesi ve Batı ile nükleer faaliyeti konusunda pazarlıklara başlaması, Türkiye'nin arabuluculuğuna herhangi bir ihtiyaç duymadığını göstermektedir.
- İran, ülke olarak kendisini bölgede güçlü olarak hissetmesinden dolayı gerek Batı ile gerilen ilişkilerinde, gerek ABD ile yaşadığı tüm sorunların üstesinden gelecek bir ülke potansiyeline sahip olduğunu düşünmektedir. Bu nedenle İran'ın, Batı ile arasındaki sorununun çözümlenmesi konusunda sadece Türkiye'ye değil, hiçbir ülkeye bu fırsatı vermeyeceği söylenebilir.
- İran'ın nükleer faaliyeti konusunda temel stratejisi, bu konunun Ortadoğu bölgesinde görüşülmesinden ziyade uluslararası arenada tartışılmasından yana olduğuna dair bir tavır sergilemektir. Bu bağlamda Tahran yönetiminin Batı ile arasındaki hemen hemen yaşadığı tüm sorunlarının Batılı ülkelerde görüşülmesini tercih etmesini makul bir davranış olarak karşılamak gerekir.
Sonuç olarak, Başbakan Erdoğan'ın ABD ziyareti öncesinde İran'a gitmesinin, İran ile Batı arasında Türkiye'nin arabuluculuk yapması olarak değerlendirilmesi, Tahran yönetimini rahatsız ettiği izlenimini vermektedir. Bu nedenle İran Dışişleri Bakanı Menuçehr Mutteki'nin açıklaması, İran'ın Türkiye ile bölgesel konuların dışında herhangi bir konunun görüşülmesini istememesi olarak nitelendirilebilir. Bundan sonra Türkiye-İran ilişkileri olumlu istikamette ilerlese de, bunun Batı ile İran ilişkilerine yansıması olarak değerlendirilmesinin doğru olamayacağı öngörülmektedir.
(Ali SEMİN, Ortadoğu-Afrika Masası, Kıdemli Asistan, 21.10.2009)