Londra Konferansı ve NATO İstanbul Toplantısı’ndan önce NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, 22 Aralık 2009’daki Afganistan ziyaretinde NATO kuvvetlerinin Afgan hükümet ordusu güç kazanıncaya kadar bu ülkede kalmasının gerekliliğinden bahsetti. Sözlerinin devamında Rasmussen, 2010 senesinde Afganistan harekâtının yeni bir ivme kazanacağını ifade ederek, asker sayısına takviye yapılması konusunun ve Afgan halkına yardım etmek için bu ülkenin yeniden-inşası sürecinin üzerinde duracaklarının altını çizdi. Rasmussen, “Afganistan’da ek askerin ek masraf anlamına geldiğini bilsek de Afganistan’dan geri çekilmek çok daha masraflıdır” açıklamasında bulundu.
Barack Obama, yeni Afganistan stratejisinde 30 bin ek asker yollanacağını açıkladıktan sonra NATO’nun bazı üyeleri - İngiltere ve Almanya gibi - Afganistan’da bulunan askerlerinin sayısını artıracaklarını açıkladılar.
4 Şubat’ta İstanbul’da gerçekleşen NATO Zirvesinde Afganistan’da önümüzdeki dönemde izlenecek strateji masaya yatırıldı. Toplantıda Afganistan’ın yanısıra NATO’nun yeni hedefleri, operasyonlarının finansmanı konusu da önemli bir gündem maddesi olarak ele alındı.
NATO Genel Sekreteri, İstanbul’da düzenlenen gayri resmi toplantıdan önce yaptığı açıklamada, dünya Taliban’a rüşvet veriyor diyenlere cevap olarak, İttifak’ın Afganistan’da savaşın sona erdirilmesinin bir yolu olarak bu teklifi öne sürdüğünü söyledi. Rasmussen, Taliban'ın siyasi sürece dâhil edilmesi planı için oluşturulan 140 milyon dolarlık yeni güven fonunun, isyancılara bir alternatif sunacağını da belirtti.
Şuan Afganistan güneyindeki Hilmend eyaletinde geniş bir operasyon başladı ve Hilmend’deki köylülerin onlarcası aileleriyle birlikte evlerini terk etmek zorunda kaldılar. Taliban da söz konusu operasyona kaşı hazırlıklı olduklarını, ABD ve İngiltere askerlerine sıcak bir şekilde karşılama töreni hazırladıklarını açıkladılar.
Bugün, NATO Hilmend’de Taliban’a karşı en büyük operasyonlardan birini gerçekleştirmektedir. NATO Zirvesi sonunda bugünkü operasyonun hedeflerini ve NATO’nun gelecek dönem Afganistan stratejisi hakkında Rasmussen, “Yakın gelecekte NATO kuvvetleri Afganistan’da isyancılara karşı geniş bir operasyon gerçekleştireceklerini ve bu operasyonun asıl sorumluluğu Afgan kuvvetlerini ait olup, NATO’da onlara yardım edecektir” diyerek NATO’nun Afganistan’la ilgili gelecek stratejilerini ve Afganistan’dan geri çıkmak tarihi konusunda sözlerini devam etti: “Bütün kararlar Afganistan durumuna bağlı olup, çok konu var ki şimdi den o konularla ilgili görüşümüzü belirtemiyoruz”. Rasmussen, NATO’nun bütçe sıkıntısından da söz etti. NATO’nun Taliban Operasyonu hakkında İngiltere Başbakanı Gordon Brown’da Londra Konferansında “Afganistan’daki Taliban’ın savaş makinesini kıracağız” benzetmesini yapmıştı.
Taliban'ın şartları arasında yabancı askerlerin Afganistan’dan tümü ile geri çekilmeleri yer almaktadır.
Taliban’ın resmi sözcüsü Yusuf Ahmedi ise düşmanın uzlaşma planının sadece hile olduğunu iddia etti. Sözlerinin devamında Ahmedi, Afganistan sorunu ile ilgili gerçekleşen toplantıların sonucunda Taliban’la uzlaşma kararı alındığını belirtti. Sözkonusu kararla birlikte başlatılan geniş çaplı askeri operasyonun sonucunda “uzlaşma ve geniş çaplı operasyon… NATO’nun birbiriyle çelişen siyasetleri, bizim tezimizi doğrulamaktadır. Biz, düşmanın barış çağrılarının sadece bir hile olduğunu, uluslararası toplumu aldatmayı hedeflediğini belirtmiştik”[1]
Tüm bu açıklanan gerçekler ışığında, Afganistan hükümeti, ABD ve müttefikleri ile birlikte bir taraftan uzlaşma ve barıştan söz ederken bir taraftan da geniş çaplı bir operasyon gerçekleşmeyi planlıyor. Yaptıkları bu plana göre Taliban’ın iki seçeneği var: “Savaşmak ya da teslim olmak”. Bu bağlamda da, eğer Afganistan hükümeti, ABD ve müttefikleri stratejik bir değişiklik yapmazlarsa, Taliban stratejisinde de herhangi bir deşiklik gözükmemekle birlikte gelecek yılların Afganistan için daha kanlı savaşlara gebe olduğu herkesin kolayca görebileceği bir gerçektir.
(Khalilullah Rasuli, SDE Afganistan Uzmanı)