Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Afganistan’daki sorunların sadece askeri yollarla çözülmesinin mümkün olmadığını, Afgan halkının kalbinin, gönlünün de kazanılması gerektiğini” söyledi. Sözlerinin devamında Gül, Afgan halkının refah seviyesinin artırılması ve halkın eğitimiyle ilgili çok önemli adımlar atılması gerektiğinin de altını çizerek Afganistan’ın kendi ordusunu oluşturmasının da önemini hatırlatarak, “silahlı kuvvetler en iyi şekilde donatılmalı ve eğitilmelidir” dedi. Uyuşturucu kaçakçılığının büyük bir problem olduğunun hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Gül, “Narkotiğin yerine alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması önemli. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor” şeklinde konuştu.
Zirvenin sonunda "terörizmin tüm biçimleri, aşırıcılık ve yasadışı uyuşturucu ticaretinin tüm yönleri birbiriyle bağlantılıdır ve ülkelerimizin tamamını etkilemektedir'' açıklaması yapıldı. Güvenli ve müreffeh bir Afganistan'ın bölgenin barış ve istikrarı için hayatî öneme sahip olduğu ifade edilirken, "sorunlara karşı ortak, kararlı ve eşgüdüm içinde hareket edilmesi gerektiği" vurgulandı.
28 Ocak Londra Afganistan Konferansında konuşan Karzaî, ülkesinde barışın nasıl temin edileceği konusunu ele almak için Büyük Meclis "Loya Jirga"nın(1) toplanması çağrısında bulunacağını açıkladı. Toplantıya Taliban da davet edildi. Karzai, Afganistan'da istikrarın komşularına da bağlı olduğunu ifade ederek Pakistan ile Suudi Arabistan'dan ülkesinde barış sağlanmasında önemli bir rol üstlenmesini istedi.
Karzaî'nin uzlaşma planı, silah bırakacak ve siyasi yapıya entegre olmayı kabul edecek olan Taliban mensuplarına güvenlik, istihdam vaat ediyor ve böylece Taliban tehdidini en az seviyeye indirmeyi öngörüyor. Uluslararası toplum, bu planın uygulanabilmesi için 140 milyon dolarlık bir fon oluşturulmasına da karar verdi.
Taliban’ın barış sürecine müdahil olması için Londra konferansından bir gün önce BM Güvenlik Konseyi Taliban’ın beş yetkili üyesini (Vekil Hamed Mutevekil, Fezil Muhammed, Şemsusefa, Muhammed Musa ve Abudhakim) kara listeden çıkarıldığını açıkladı. Taliban ise Londra konferansından bir gün önce yaptığı değerlendirmede, bu konferansı faydasız olarak nitelendirdi. Taliban Afganistan sorununa çözüm olarak, tüm Taliban üyelerini ABD hapishanelerden serbest bırakılmasını, ABD’ye ait olan Guantanamo, Afganistan ve Pakistan’da bulunan hapishanelerin kapatılmasını ve yabancı askerlerin Afganistan’dan çıkmasını istemektedir.
Taliban’la uzlaşmak için Afgan hükümetine önerilen noktalara hükümetin dikkat etmesi gerektiği düşünülmektedir: Karzaî, her şeyden önce küresel güç, bölgesel güç ve Afganistan’a komşu olan ülkelere Taliban’la uzlaşma programını sunarak, onların da bu barış sürecine dahil olmalarını ve bu süreci desteklemelerini sağlamalıdır. Daha olumlu bir tablo ise, Taliban üyeleri ve özellikle liderlerinin BM Güvenlik Konseyi’nin kara listesinden silinmeleri, devlete katılan Taliban için güvenlik ve iş ortamının hazırlanması, hapiste olan üyelerinin serbest bırakılmaları, ABD hapishanelerinin kapatılması ve/veya en azından Afgan hükümetine devredilmesi, yabancı askerlerin hemen ya da bir takvime bağlı olarak tümü ile geri çekilmeleri konusunda müttefiklerle nihaî bir anlaşma yapılması sonucunda ortaya çıkacaktır. Bununla birlikte, yukarıda bahsedilen öneriler konusunda olumlu gelişmeler sağlanmış olsa da, yabancı askerlerin ülkeden derhal ya da bir takvim dâhilinde çekilme kararı almamaları durumunda bu olumlu tabloya rağmen, önümüzdeki yıllar Afganistan için daha kanlı savaşlara gebe gibi görünüyor.
(Khalilullah Rasuli, Asistan)
----------------------------
(1) Loya Jirga” bir Paştun ibaresi olup, “Büyük Konsey” anlamına gelmektedir. Yüzyıllar boyunca Afganistan’daki liderler yeni krallar seçmek, anayasaları kabul etmek, önemli politik sorun ve anlaşmazlıklar üzerinde karara varmak için Loya Jirgalar’ı toplamıştır. Loya Jirga, ilk olarak 1747 yılında Kandahar’da geniş katılımla toplanmıştır. Daha sonra geleneksel olarak kabile liderlerinden ve yerel şuralar (kasaba seviyesinde konseyler) tarafından Kabil’e gönderilen diğer yaşlılardan oluşmaktadır.