ENGLISH
30.07.2010
Ana Sayfa » GENÇ DÜŞÜNCEGeri Dön «

İslamî Direnişte Sığınak Arayışları

03.02.2010 16:48:04

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Filistin halkının bağımsızlık mücadelesi devam ederken, Hamas üst düzey yetkililerinden birinin Dubaî’de bir otel odasında ölü bulunması Ortadoğu’da bir anda sinirleri yeniden gerdi. Hamas’ın siyasal kanadından ve kurucularından olan Mahmud el-Mabbah’ın Dubai’de bir otel odasında ölü bulunması İslam âlemi içerisinde yeni bir soruyu gündeme getirdi: Mossad İslam topraklarında eskisinden daha mı kuvvetli?

Birleşik Arap Emirlikleri Müslüman direniş hareket liderleri için güvenli bir toplantı, dinlenme ve sığınma yeri olarak her zaman kullanılagelmiştir. Bu bölgelerin hem iktisadî kalkınmışlığı ve dünya döviz dolaşım merkezlerinden biri olarak terörist saldırılardan uzak olması direniş liderlerini kendilerini saklamaları açısından bu bölgeyi tercih etmeye itmiştir.

B.A.E’nin güvenilirliği konusundaki en büyük soru işareti 2009 Mart ayında Çeçen lider Sulim bin Yamadayev’in yine Dubai’de öldürülmesiyle ortaya çıkmıştır. Çeçen ordusu komutanlarından Yamadayev, Rusya yanlısı Çeçen Başkan Kadirov ile karşı karşıya geldiğinde ülkeyi terk ederek Dubai’ye geçmiş ve ardından orada bir suikasta kurban giderek ölmüştür. Bu olay Müslümanlar arasında büyük yankı bulmuş ve B.A.E’nin direniş için güvenli olup olmadığı sorgulanmaya başlamıştır. Bu olaydan yaklaşık bir yıl sonra Hamas liderlerinden el-Mabbah’ın yine Dubai’de öldürülmesi artık B.A.E’yi yeni şüpheli konumuna getirmiştir. Direniş liderlerinin Mısır’a sığınmayı tehlikeli bulmalarının peşine B.A.E’nin de kronik şüpheli durumuna düşmesi Müslüman âleminde sıkıntılı bir sürecin doğmasına sebebiyet vermiştir.

İran’ın geçen günlerde Kuveyt’i Amerikan kalkan projesine destek vermekle suçlaması ve ardından da Kuveyt’i bu konuda tenkit etmesi, bugünlerde direniş hattında yeni soruları gündeme getirmektedir. Bu sorulardan en önemlisi direniş liderleri için bir sığınak halini alan B.A.E eğer eski konumunu yitirmişse ve Mossad bu bölgede eskiden daha etkin bir rol üstlenmişse, bu durumda yapılması gereken ne olacaktır? Çünkü halen onlarca direniş lideri ve ailesi B.A.E’de barınmaktadır. Bunların büyük bir kısmı da Hamas ve Çeçen direniş hareketine mensup kişilerdir. Sorulan bir diğer soru ise, A.B.D gizli görüşmelerde Ortadoğu istikrar projesini direnişe bir umut olarak sunarken, Mossad artık ABD’den bağımsız mı hareket etmektedir bu coğrafyada?

Stephen Walt’a ait bir araştırma, Mossad’ın ABD içerisinden en fazla istihbarat sızdıran örgüt olduğunu gösteriyor. B.A.E’de olanları bu bağlamda okursak, çok farklı bir tablo da ortaya çıkacaktır sanırız. O da Dubai İstihbarat Masasının olayda Mossad eli olduğunu kabul etmesiyle oluşan tablonun son parçasını tamamlayacaktır. Mossad bugün Ortadoğu istikrar projesi içerisinde ABD ile aynı planları paylaşmıyor görünüyor. Çünkü İsrail, Hamas ve Hizbullah’ı gizli planlarla terörist saldırılar yapmakla suçluyor. Bugün Mossad’ın söz konusu bölgede yaptıkları Hizbullah ve Hamas’ın yaptığını söylediği eylemlerle aynı. Bu durum da İsrail’i kendiyle çelişen bir devlet haline getiriyor.

Gelinen nokta, direnişin resmi önderi konumunda olan İran’la, Ortadoğu’da istikrar planları yapan ABD’nin ileriki günlerde ortak müştereklerde yan yana gelebileceğine dair savları kuvvetlendiriyor. Ancak bu süreç, ABD direnişle yaptığı gizli görüşmelerde söylediği gibi gerçekten Ortadoğu’da istikrardan yanaysa, İsrail – ABD ilişkilerini de asgarî düzeye indirecektir.

B.A.E bugün direniş için kronik bir şüpheli haline gelmiştir. Bu yüzden direnişin en önemli gündemi sığınak olarak kullanılacak ülkenin neresi olduğudur. Çeçen direniş hareketine mensup birçok kişinin Türkiye’de yaşadığı bilinen bir gerçektir. Bu bağlamda B.A.E’nin bu şüpheli konumu kuvvetlendikçe ve Türkiye’de Mossad etkisi azaldıkça, Suriye ve İran’la birlikte ileriki günlerde Türkiye de direniş liderlerince iyi bir sığınak olarak düşünülecektir.

(Hüseyin Beheştî, SDE Asistan)




GENÇ DÜŞÜNCE KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE, “Türkiye’de İletişimin Denetlenmesi” analizi yayınlandı...
19.07.2010 11:06:02

SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay’ın yeni kitabı “Korku ve İktidar” kitapçılarda...
09.07.2010 09:38:27

SDE "Yeni Rusya" Çalışması Yayınladı...
07.07.2010 11:11:11

"Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi" 10-12 Aralık 2010 tarihinde gerçekleştirilecektir...
28.06.2010 16:15:43


<Temmuz 2010>
PtSaÇaPeCuCtPz
2829301234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930311
2345678

Anayasa Paketinin oylanacağı referandumda ne yönde oy kullanırsınız?

Evet
Hayır


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya