ENGLISH
09.09.2010
Ana Sayfa » Beyin Fırtınası ToplantılarıGeri Dön «

“Yükselen Çin ve Dünya Düzenine Etkisi”

30.01.2010 13:36:27

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) bünyesinde “Yükselen Çin ve Dünya Düzenine Etkisi” konulu IV. Beyin Fırtınası gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay’ın yaptığı toplantının yöneticiliğini ise Uzakdoğu Uzmanı Doç Dr. Erkin Ekrem üstlendi. SDE Ekonomi ve İş Konseyi Üyesi Hasan Altunkaynak, Doç. Dr. Selçuk Çolakoğlu, Dr. Barış Adıbelli ve Dr. Sinan Oğan’ın konuk olarak katıldığı toplantıda Çin’ in tarihsel arka planı ile beraber ekonomik göstergeleri uzmanlar tarafından değerlendirildi. Toplantıda Çin’de ‘milliyetçilik söylemi’ de konuşulan konular arasındaydı.

Çin’deki ekonomik yükselişin iç çelişkileri de beraberinde getirdiğinin ve bunun da içteki kırılganlıkları devam ettireceğinin belirtildiği toplantıda Çin ekonomisinin bağımsız bir ekonomi olmadığına da dikkat çekildi. Yanısıra Çin’in ekonomik altyapısına verdiği önemin dış politikasındaki aksaklıklarda temel neden olarak görülebileceğine de vurgu yapıldı. Bununla beraber Çin’de yaşayan 150-200 milyon civarında nüfusun fazlasıyla fakir kaldığının, istihdamın çok ucuz, sosyal haklarınsa hemen hemen olmadığının belirtildiği toplantıda kalıcı bir sosyal güvenlik yapısının olmaması sorununun sosyal patlamaları beraberinde getirebileceği ifade edildi.

“Çin’in Yükselişi, Ekonomik ve Sosyal Parametreler”
 
Doç Dr. Erkin Ekrem, iç etkenler ve uluslararası dinamikleri de göz önünde bulundurarak Çin’deki ekonomik yükselişin nasıl bir ortamda geliştiğini tarihsel olarak değerlendirmesinin ardından sözü Dr. Barış Adıbelli’ye bıraktı. Adıbelli, Çin’in ekonomik yükseliş parametrelerini anlayabilmek için Çin-Sovyet ilişkilerine de göz atmak gerektiğini belirtti.
 
 
Dr. Barış Adıbelli, “1949’dan 1960’lara kadar olan sürece baktığımızda Çin ekonomisi ağırlıklı olarak Sovyet Modeli üzerinde şekilleniyor. Ancak Kruşçev ile beraber başlayan Çin-Sovyet ayrışması, Sovyetler desteğini ortadan kaldırmıştır. Böyle olunca da Çin yola tek başına devam etmek zorunda kaldı. Bu süreç Çin’e bir bakıma kendi ayakları üzerinde durma şansı verdi. Fakat biz bu döneme daha çok bir tarafa yaslanma dönemi diyoruz. Zira Çin Amerika’ya yakınlaştığı dönemde Sovyetleri ‘sosyal emperyalist’ diye adlandırmıştır. Bu dönemden sonra yani bir tarafa yaslanma şeklinde kendini gösteren ekonomik tercihlerin değişmesinden sonra Çin kendini şekillendirmeye başlamıştır.”
 
“Çin 1970’lerden itibaren Amerika’ ya yanaşması 19792 da Afganistan işgalinde ABD ile birlikte hareket etmesi söz konusu oldu. Ancak 1980’lerden itibaren her iki tarafa da mesafeli duruş politikası benimsendi. Bu dönemde Çin kendi yolunu çizdi. Çin’in bu dönemlerde yaşadığı şey dışa açılamama sorunuydu. Ancak Çin zamanla buna alıştı. İdeolojisinde herhangi bir değişiklik yapmadan sadece bir gevşetme hareketi ile kapalı ekonomisinin dışa açılması yolunda çalışmalar yaptı.” 
 
Çin’in dışa açılması olgusunun çevresel etkenlerin ve içsel dinamiklerin paralelinde değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği toplantıda Çin’in ekonomik yükselişinin çok yönlü değerlendirmeler yapılarak tespit edilmesinin çok daha olanaklı olduğu dile getirildi.
 
“Çin’ de Milliyetçilik Olgusu”
 
Toplantıda Çin’ de kendini gösteren milliyetçilik ve bu olgunun toplum üzerinde ne çeşit bir etkiye sahip olduğu değinilen diğer konular arasında yerini aldı.
 
Doç. Dr. Selçuk Çolakoğlu, “Türkiye’ de aslında Çin konusunda bir bilgi eksikliği var. Çin konusu aslında dünyada 1990’lardan bu yana yoğunlukla konuşuluyor. Bunun üzerine çok sayıda makale yayınlandı bugüne kadar. Zira Çin 1990’lardan sonra ciddi bir yükselişe geçti. Çin’in bu yükseliş esnasında ve dışa açılırken kullandığı kapitalist ekonomik dinamiklerin içteki komünist yapıyı tasfiye etmesi gerekirdi. Ancak bu olmadı. Bütün bu dinamikler Çin’in dağılmasına neden olmadı çünkü burada dikkatle düşünmemiz gereken bir olgu daha var ve o da Çin Milliyetçiliği. Çin, milliyetçiliği devletin meşruiyetini sağlamak ve halk içerisindeki tartışmaları engelleyici bir ideoloji olarak kullanmaya başladı ve bu giderek artan tehlikeli bir yaklaşım olarak kendini göstermeye devam ediyor. Bu bağlamda değerlendirdiğimizde milliyetçilik olgusu Çin’de motivasyon kaynağı haline gelmiş durumdadır diyebiliriz. Dışarıdan baktığımızda biz Çin’i hala komünist bir ülke olarak gördüğümüz için yanlış algılamalara yol açtı bu durum. Dolayısıyla Çin bu şekilde kendi içerisinde çıkabilecek huzursuzlukları bu şekilde gidermeye çalıştı ”
 
Ardından tekrar sözü alan Dr. Barış Adıbelli, Çin’in dünyaya bakışı ve algılama sistemi üzerinde kısa bir değerlendirme yaparak Çin’e göre dünyada hiyerarşik bir devletler sistemi olduğunu ve bu hiyerarşinin en tepesine ise Çin’in kendisini oturttuğunu ifade etti. ‘Çin, kendi ekonomik modelini üçüncü dünya ülkelerinin bir zaferi’ olarak nitelendiriyor diyen Adıbelli, şunları kaydetti:
 
“Çin’ de eğer bir sosyal patlama meydana gelecekse anladığımız kadarıyla Çin hükümeti şu anda bunu önlemeye çalışıyor. Burada bir şeyin altını çizmek istiyorum köylüler Çin’ de çok önemlidir. Köylüler hanedanlık yıkarlar hanedanlık getirirler. Dolayısıyla şuan Çin köylü isyanından korkuyor.  Bütün bunlar göz önünde bulundurularak Çin’de Hu Jintao’nun yönetiminde 2004 yılından itibaren zenginleşmiş sınıfla altta kalanlar arasında bir ahenk yaratma girişimi başlatıldı. Ve sonradan bunu dış politikaya da uyarladırlar. Çin ve dünya arasında bir ahenk oluşturma girişimi başlattılar. Bunu yaparken de Konfüçyüs felsefesinden yararlandılar.”
 
 
Sonuç:
 
Çin’in yükselişinin engellenemez bir durumda olduğunun belirtildiği toplantıda Çin’in söz konusu ekonomik güçten istifade ederek ordusunu güçlendirdiği ve avantajlı durumda olduğu ifadelerine yer verilirken Büyükelçi Nüzhet Kandemir toplantıyı özetleyerek konuşmacıların analizlerini maddeler halinde sıraladı. Kandemir şunları kaydetti:
 
1-    Çin’de milliyetçilik faktörü giderek artarken Çin küresel güç olmaya dönük bölgesel bir güç olmaya devam etmektedir.
2-    Çin’de köylüler çok önemli bir faktördür. İmparatorluk yaratıp, imparatorluk yıkabilirler.
3-    Çin’ de bütün görüntüye rağmen barış kuvertürü altında bir gelişmeye öncelik veriliyor.
4-    Bu gelişen ülkede asgari 150 milyon nüfus normal standartların altında bir yaşam sürüyor.
5-    Çin uluslararası sürece kendini adapte ederken kendi sistemine yabancılaşmamış o sistemi reddetmemiştir.
6-    Çin’ de istihdam fazlasıyla ucuz, sosyal haklar hemen hemen yoktur. Böyle olunca da bu ekonomik yükselişin nereye varacağı konusunda birtakım soru işaretleri bulunmaktadır.
7-    Çin ekonomisi bağımsız bir ekonomi değildir.
8-    Çin’ de yükseliş iç çelişkileri de beraberinde getirmektedir ve bunları tetiklemektedir. Bu artan iç çelişkilere çok dikkat etmek gerekir. O halde iç durumda kırılganlıklar süregitmektedir.
9-    Çin’ de kalıcı bir sosyal güvence yapısının olmaması sorundur ve sorun olmaya devam edecektir.
10- Çin tüm bu parlak gelişmesine rağmen sosyal patlamaya gebe bir ülkedir. 
11-  Çin’ de ekonomik olgular dış-politik olgulardan önde gelmektedir. Çin’in uluslararası düzlemdeki etkisiz davranışları ekonomisine verdiği önceliğin bir yansımasıdır.
 
 
 
 
 



BEYİN FIRTINASI TOPLANTILARI KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



"Türkiye'de Ortak Bir Kimlik Olarak Ötekilik" adlı çalışma yayınlandı...
18.08.2010 10:17:15

SDE'de 19 Ağustos 2010 tarihinde "Kırgızistan’daki Mevcut Durum, Geleceğe Dönük Öngörü ve Türkiye’nin Buna Katkısı’’ konulu basın konferansı düzenlendi...
17.08.2010 11:29:23

SDE yaz etkinlikleri kapsamında 4 Eylül 2010 tarihinde Şanlıurfa'da "Referandum 2010-12 Eylül: Bu Sefer Demokrasi" Paneli gerçekleştirildi...
17.08.2010 10:41:51

SDE yaz etkinlikleri kapsamında 28 Ağustos tarihinde Van'da "Referandum 2010-12 Eylül: Bu Sefer Demokrasi" Paneli gerçekleştirildi...
17.08.2010 10:38:26

SDE yaz etkinlikleri kapsamında 21-22 Ağustos tarihlerinde Ankara ve İzmir'de "Referandum 2010-12 Eylül: Bu Sefer Demokrasi" Paneli gerçekleştirildi...
16.08.2010 13:18:54

‘‘TÜRKİYE’DE Ortak Bir Kimlik Olarak ÖTEKİLİK’’ konulu toplantı 18 Ağustos Çarşamba günü saat 14.00’te SDE'de gerçekleştirildi.
13.08.2010 15:47:26

SDE, "Referandumda Neyi Oyluyoruz?" kitapçığını yayınladı...
11.08.2010 10:53:38

SDE yaz etkinliklerinin ilki 9 Ağustos'ta İstanbul’da gerçekleştirildi...
08.08.2010 18:52:27

SDE, “Türkiye’de İletişimin Denetlenmesi” analizi yayınlandı...
19.07.2010 11:06:02

SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay’ın yeni kitabı “Korku ve İktidar” kitapçılarda...
09.07.2010 09:38:27


<Eylül 2010>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930123
45678910

Anayasa Paketinin oylanacağı referandumda ne yönde oy kullanırsınız?

Evet
Hayır


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya